Sarah Jio

Sarah Jio

Yazar
8.4/10
23,1bin Kişi
·
98,7bin
Okunma
·
4.693
Beğeni
·
106,3bin
Gösterim
Adı:
Sarah Jio
Unvan:
Amerikalı Gazeteci ve Yazar
Doğum:
Poulsbo, Washington, 18 Şubat 1978
Sarah Jio, 18 Mart 1978 yılında doğdu. Amerikalı yazar, çocukluğunu Washington’da geçirdi. Ardından Western Washington Üniversitesi’ne girdi ve İletişim Fakültesi’nden mezun oldu.

Sarah Jio, Glamour dergisinin baş yazarlarından biridir. Yazarın birçok dergide ve gazetede yüzlerce makalesi yayımlanmıştır. Gazetecilik bölümü mezunu olan Sarah Jio’nun gazetelerde ve dergilerde yayımladığı makalelerin konuları; yemek, beslenme, sağlık, eğlence, seyahat, kilo verme, alış-veriş, psikoloji, bebek ve çocuk bakımı üzerinedir.

Sarah Jio’nun ilk romanı Mart Menekşeleri, 2011 yılının Nisan ayında yayımlandı ve büyük başarı elde etti. Kısa zamanda Türkçe de dahil birçok dile çevrilen kitap, 2011 yılında Library Journal’ın “Yılın En İyi Kitabı” ödülüne sahip oldu. Kitap yazarlığı konusunda uluslararası başarıyı yakalayan Sarah Jio’nun diğer eserleri Böğürtlen Kışı, Son Kamelya, Yeşil Deniz Kabuğu, Agapi, Yağmur Sonrası ve 2016 yılında yayımlanan Kelebek Adası adlı kitaplardır.
336 syf.
·15 günde·5/10 puan
Şimdi size bir Sarah Jio kitabı’nın tarifini vereyim.
Malzemeler:
*1 adet ada
*Alabildiği kadar enerjik yaşlı insan (Şef elden ayaktan düşmüş yaşlı insanları kullanmamanızı öneriyor)
*İkinci dünya savaşından kalma zevkinize göre mektuplar ya da günlük
*İki fincan aşk
*Üç çay kaşığı gizem
*Bu gizemi çözecek bir adet 30 yaşlarında sevgilisi olmayan kadın
Kreması için:
*Mutlaka bir oturağın olduğu renkli bir fotoğraf
Hazırlanışı: Yukarıda belirttiğimiz malzemeleri bir kaba atıp 30 dakika boyunca mikserle karıştıp ardından önceden ısıtılmış fırında 3 ay pişiriyoruz. Aman biraz geciktirirseniz fırında okurlarınız kitabı unutacağından şef fırından çıkar çıkmaz okurla buluşmasını öneriyor. Yanında bir adet peçete ve kahveyle servis edebilirsiniz.
http://ahmedyasirorman.blogspot.com.tr/...rah-jio-kendini.html
360 syf.
·1 günde·8/10 puan
Son zamanların popüler yazarlarından Sarah Jio'nun en çok okunan romanıdır. Böğürtlen Kışı, Amerika'da ilkbaharın son aylarında sık sık yaşanan soğuk havanın halk arasındaki adıdır. Evet soğukluk başta olumsuz gibi gözükse de böğürtlenlerin açması için o soğuğu yemesi lazım.

Bir annenin gizemli bir şekilde kaybolan çocuğu için neler yapabileceğini harika bir şekilde anlatan roman duygusal açıdan hüzünlendirse de hayatımızdakilerin kıymetini bilmemiz açısından dersler veriyor. Sıkmadan okunabilecek macera-dram türü romandır. Bundan sonra yazarın Mart Menekşeleri kitabını da okumayı düşünüyorum.

Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
360 syf.
·Beğendi·10/10 puan
sarah jio muhteşem kalemiyle anlatıyor duygusal ve akıcı bir kitap.Üç günde okudum hiç sıkılmadan diğer sayfalara geçebiliyorsunuz hikaye yaratıcı.Kesinlikle okunması gereken bir kitap
360 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10 puan
"Böğürtlen Kışı ne demek? O akşam eve döndüğümüzde, biraz araştırma yapmak için masamın başına geçtim. Bu ifadenin, mevsim sonu görülen ani soğuklar için kullanılan eski bir meteoroloji terimi olduğunu öğrendim." diyor yazarımız Sarah Jio. Evet romanımızın ortaya çıkış noktasını bu doğa olayı oluşturuyor. Sarah Jio okuduğum ilk iki romanındaki gibi, Böğürtlen Kışı'nda da iki farklı dönemde yaşayan, benzer yaralara sahip iki kadının kesişen hikayelerini ele alıyor. Uzun zamandır okumak istediğim, kapağı ve konusu nedeniyle kış aylarına denk getirdiğim bu kitabı tek kelimeyle açıklayacak olsam, o kelime "kusursuz" olurdu.

Sarah Jio ülkemizde oldukça sevilen bir yazar ve bana sorarsanız gösterilen ilgi ve sevgiyi hak ediyor. Ben de yazarın kitaplarını dilimize çevrilme sırasına göre okumak istedim. Mart Menekşeleri ve Yağmur Sonrası'nın ardından sıra dillerden düşmeyen Böğürtlen Kışı'na geldi. Mart Menekşeleri ve Yağmur Sonrası genel itibariyle aşk temasını ele alırken; Böğürtlen Kışı daha farklı bir konuya sahip. 1933 yılında başlayıp günümüze uzanan bir köprü, Vera Ray ve Claire Aldridge isimli iki kadının hayatları... 1933 yılının Mayıs ayında karlar altında kalan Seattle şehrinde Vera Ray oğlu Daniel'ı büyütmek için gece çalışan bir kadındır. Bir sabah işten eve döndüğünde oğlunun yatağını boş bir şekilde bulur. Öte yandan bundan yıllar sonra yine aynı şehirde ve yine karlar altında muhabir Claire Aldridge patronunun isteğiyle bu doğa olayı hakkında makale yazmak zorundadır. Claire araştırmaları sırasında şu gazete küpürü ile karşılaşır: "Üç yaşındaki Daniel Ray'in 2 Mayıs sabahı Seattle'daki evinde kaybolduğu bildirildi." Çocuğunu kaybetmenin nasıl bir acı olduğunu bilen Claire'in yapmak istediği tek bir şey vardır: Vera ve küçük oğluna ne olduğunu bulmak.

Böğürtlen Kışı bir annenin çocuğu için neler yapabileceğini anlatan, umudun ve umutsuzluğun karakterler aracılığıyla neredeyse hissedilebilir hale geldiği bir kitap. Sarah Jio okuyanlar bilir, yazarın oldukça duru bir dili var ve bu da kitaplarında akıcılığı ve okurun sıkılmamasını sağlıyor. Açıkçası ben bu kitabı okurken tek bir paragrafta bile sıkıldığımı hatırlamıyorum. Okuduğum kitapları genelde yaşarım ve bu kitabı okurken özellikle son sayfaları gözlerim dolu dolu okudum. Bir kitap bende bu hisleri uyandırabiliyorsa o kitap için eleştiride bulunabileceğim bir nokta yoktur. Konu, kullanılan dil, olayların kurgulanışı, tamamı mükemmeldi. Birbirinden güzel alıntılarla, dopdolu bu 353 sayfayı okumak, hissetmek harika; sonuna gelmek ise üzücüydü.

Kitabın arka kapağında şöyle yazıyor: Bu öyküyü yüreklerinizden kolay kolay silip atamayacaksınız. Ve evet ben bu kitabı yüreğimden uzun süre silip atamayacağım...
312 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bir annenin çocuğu için neler yapabileceğini anlatan böğürtlen kışı konu, dil ve olayların kurgulanışı ile tam anlamıyla mükemmel. Kitap harika bir anlatıma sahip olup, okuyucunun sıkılmasına kesinlikle izin vermiyor.
Böğürtlen kışı, herkesin okuması gereken bir kitap.
312 syf.
·2 günde·1/10 puan
Kitabı bitirdiğim gibi inceleme yazmak istemedim. Sarah Jio ile 5 yıl önce tanışmıştım. Ve gerçekten, harika, naif, kibar bir kadındı. Ama hiç okumamıştım kitaplarını. Günümüz yazarlarını okumuyorum-okuyamıyorum. Bir şans verdim ve başladım. Tam manasıyla rezillik. Bu yüzden inceleme yapmadan önce, sakinleşmeyi bekledim.

Bir kadının, onu seven bir adamı, aşk adı altında boynuzlamasını, aldatmasını ve bunu da sahte bir vicdan azabı ile resm ettiği kötü bir kitap. Bunu seven insanlar var aklım almıyor ve genelde de kadınlarımız oluyor bu. Hayır entrikanın, sevginin ayaklar altına alınmasını, yozlaşmanın neyini seviyorsunuz? Bu kitabı okuyup da beğenenleri hayatımın herhangi bir alanın da ciddi anlamda görmek ya da düşünmek; midemi bulandırıyor.

Bir okuyucunun kendisini bir kitapta bulamaması çok kötü bir olay. Sevmediğim, sevemediğim ve zorla okuduğum bir çok kitap oldu yalnız bu kitaplar da bile kendimi bulmuş ve herhangi bir yere koymuştum. Bu kitap ise bana tamamıyla yabancıydı. İki yabancı oturduk ve konuştuk yalnız hiç anlaşamadık. Her şey her cümle tamamıyla doğallıktan uzak, içinde kocaman bir sahtecilik barındırıyordu. Seni seviyorum diyip başka bir adamla sevişmesi? What the fuck!! Modern kitapların, modern dünyada gördükleri bu mu gerçekten? Rezillik. Modern zaman, bu sahtecilikten daha fazlasını barındırıyor içinde. Aşk yaratmaya çalışıp içine boynuz doldurmak boktan bir olay.

Popülaritenin etkisinde kalmış demek isteyeceğim ama dilimin varmadığı bir kitap. Çünkü popülaritenin ta kendisi olmuş. İlk defa kocaman bir fincanda da bol köpüklü latte ya da bmv ya da tek taş pırlanta çok garipti baksanıza bir kadın düşünün tek derdi alışveriş yapmaya geç kalıyor olması olsun.
Okuduğum kitapların bir doğallığı, güzelliği, samimiyeti var. Bu kitabın içtenliği yoktu. Acılar içinde seni seviyorum derken bile, bana komik geliyordu bu olay. Çünkü samimi değil. Kitap samimi değil. Bir okuyucunun beğeneceğine kesinlikle inanmıyorum. Popülaritenin etkisinde kalanlar okuyucu değildir zaten.

Adam geliyor kadın tribe giriyor: ay makyajım yok, ay saçım düzgün değil, ay elbisem temiz değil. Abi bir kadın bundan fazlası olmalı yaa. Bir kadın bu kadar basit olmamalı. Size, sizin ne kadar aptal olduğunuzu gösteren şeylerden hoşlanmayın.

Bu kitap insanın ruhunu doyurmaz. Ona canlılık katmaz onu aydınlatmaz karanlığın içinde öylece bırakır etkisiz ve zaman kaybı. Okumayın. Okutmayın.
360 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
Sıcak bir kahve ile soğuk kış günlerinde, battaniyeye sarılıp da bambaşka bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız bu kitabı okuyun derim.
Sarah Jio’dan her kitaptan farklı bir şey öğreniyorum. Böğürtlen kışı ilkbaharın son aylarında sık sık yaşanan soğuk havanın halk arasındaki adıdır.
Bir böğürtlen kışında gece evde 3 yaşındaki oğlunu daniel’i bırakmak zorunda kalan çaresiz Vera Ray döndüğünde oğlunu bıraktığı evde bulamaz.. Seksen sene sonra yeniden yaşanan Böğürtlen Kışı’nda gazeteci olan Claire önceki böğürtlen kışını araştırır ve karşısına Vera Ray’in hikayesi çıkar ve bu hikayeyi çözmeye karar verir.
Başladığınız anda elinizden bırakamayacağınız bir kitap. Dili sade ve yalın olmasına karşın olayların birbirine bağlanması kitabı heyecanlı hale getirmiş. Bir çok duygunun harmanlanarak okura sunulduğu harika bir kitap.
347 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10 puan
2.dünya savaşı yıllarında, pasifiklerde bir ada olan Bora Bora'da yaşanan; kalbinize dokunacak, hüzünlenerek ve duygulanarak okuyacağınız bir aşk hikayesi.

Sarah Jıo yalın ve akıcı diliyle size aşkın gücünü yaşatacak...

İyi okumalar

Yazarın biyografisi

Adı:
Sarah Jio
Unvan:
Amerikalı Gazeteci ve Yazar
Doğum:
Poulsbo, Washington, 18 Şubat 1978
Sarah Jio, 18 Mart 1978 yılında doğdu. Amerikalı yazar, çocukluğunu Washington’da geçirdi. Ardından Western Washington Üniversitesi’ne girdi ve İletişim Fakültesi’nden mezun oldu.

Sarah Jio, Glamour dergisinin baş yazarlarından biridir. Yazarın birçok dergide ve gazetede yüzlerce makalesi yayımlanmıştır. Gazetecilik bölümü mezunu olan Sarah Jio’nun gazetelerde ve dergilerde yayımladığı makalelerin konuları; yemek, beslenme, sağlık, eğlence, seyahat, kilo verme, alış-veriş, psikoloji, bebek ve çocuk bakımı üzerinedir.

Sarah Jio’nun ilk romanı Mart Menekşeleri, 2011 yılının Nisan ayında yayımlandı ve büyük başarı elde etti. Kısa zamanda Türkçe de dahil birçok dile çevrilen kitap, 2011 yılında Library Journal’ın “Yılın En İyi Kitabı” ödülüne sahip oldu. Kitap yazarlığı konusunda uluslararası başarıyı yakalayan Sarah Jio’nun diğer eserleri Böğürtlen Kışı, Son Kamelya, Yeşil Deniz Kabuğu, Agapi, Yağmur Sonrası ve 2016 yılında yayımlanan Kelebek Adası adlı kitaplardır.

Yazar istatistikleri

  • 4.693 okur beğendi.
  • 98,7bin okur okudu.
  • 934 okur okuyor.
  • 22,2bin okur okuyacak.
  • 667 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları