Sezen Aksu

Sezen Aksu

7.4/10
26 Kişi
·
87
Okunma
·
31
Beğeni
·
3.453
Gösterim
Adı:
Sezen Aksu
Tam adı:
Fatma Sezen Yıldırım
Unvan:
Türk Şarkıcı, Besteci, Söz Yazarı, Yapımcı.
Doğum:
Denizli, Türkiye, 1954
Fatma Sezen Yıldırım ya da bilinen adıyla Sezen Aksu (d. 13 Temmuz 1954; Sarayköy, Denizli), Türk şarkıcı, besteci, söz yazarı, yapımcı. Müzik kariyeri 1970 yılında katıldığı ‘Hafta Sonu‘ dergisinin açtığı ‘Altın Ses‘ yarışmasında altıncı olmasıyla başladı. 1975 yılında, Sezen Seley adıyla, ilk 45'liği Haydi Şansım'ı çıkardı. Çok az satan bu 45'liği Sezen Aksu adıyla piyasaya çıkardığı ikinci 45'liği Yaşanmamış Yıllar/Kusura Bakma izledi. 1979 yılında Atıf Yılmaz'ın yönettiği "Minik Serçe" filminde oynadı. "Minik Serçe", Aksu'nun rol aldığı ilk filmdir.
1990'lı yıllarda Kanal 6'da Sezen Aksu Show programını yapmaya başladı. 1981 yılında Sinan Özer ile İstanbul'da evlendi ve aynı yıl oğlu Mithat Can Özer doğdu.

1954-1974: Çocukluk ve Gençlik

Sezen Aksu, Denizli ilinin Sarayköy ilçesinde doğdu. Fen bilgisi öğretmeni ve Selanik'ten mübadelede gelen bir aileden olan Şehriban Hanım annesi, Pazar, Rize kökenli matematik öğretmeni olan Sami Yıldırım Bey de babasıdır. Aksu, üç yaşına kadar Denizli'de oturduktan sonra, ailesiyle İzmir'e taşındı. Nihat adındaki kardeşi ile beraber büyüyen Aksu, gençlik yıllarında birçok sanat dalına merak saldı. Bir süre Cengiz Bozkurt'tan resim dersleri aldı. Tiyatro ve dans derslerini de bu süreye sığdırdı. Bu sürede asi kişiliğiyle dikkat çeken Aksu, dansöz olma hayali kurmaya başladı.
Sanatçı, daha sonrasında, bu süreç için "Allah babama acıdı da şarkıcı oldum" demiştir. Aksu, 1970 yılında Hafta Sonu dergisinin açtığı, jüri başkanlığını Ajda Pekkan'ın yaptığı 'Altın Ses' yarışmasında altıncı olurken bir diğer pop sanatçısı Nilüfer birinci olmuştu. Böylece Nilüfer, Sezen Aksu'dan önce ilk albümünü yayımladı. 1973 yılında Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi'ne giren Aksu , 1974'te üç şarkısını bir plak şirketine gönderdi. Aynı yıl Kasım ayında Ali Engin Aksu ile evlenen sanatçı, okulundan da ayrıldı.
1974'ün son aylarında plak yapımı için İstanbul'a gitti.

1975-1982: Kırk beşlikler dönemi

1975'e girildiğinde piyasaya çıkan ilk kırk beşliğinin adı 'Haydi Şansım'dı. "Sezen Seley" adıyla yayınlanan bu kırk beşlik sadece elli kopya sattı. 1975 yılında içinde kendi şarkılarının yer aldığı ikinci kırk beşliği Yaşanmamış Yıllar/Kusura Bakma'yı çıkardı. Kendisini uzun süre kırk beşlik plaklar listesinde bir numara yapacak üçüncü kırk beşliği Olmaz Olsun/Vurdumduymaz'ı 1976 yılında çıkardı.
Sanatçı, sonrasında, 1976 yılında ilk sahne çalışmasına başladı. Bebek Belediye Gazinosu'nda sahne almaya başlayan Aksu, 1977 yılında Allahaısmarladık/Kaç Yıl Geçti Aradan, Kaybolan Yıllar/Neye Yarar kırk beşlikleri ve ilk otuz üçlüğü olan "Allahaısmarladık" albümlerini yayımladı.
« Yıllar yılı seviştik de neden mutlu olmadık.
Aşkımıza aşk değil yıllarca yalan kattık.

Sana son bir sözüm var, O da 'Allahaısmarladık' »
( Allahaısmarladık kapağında da bulunan bir dörtlük. )
1978 yılında Hurşid Yenigün'ün iki bestesi için söz yazan Aksu, Gölge Etme/Aşk kırk beşliğini yaptı. Yine aynı yıl, piyasadaki en eski Sezen Aksu albümü olma özelliğini taşıyan Serçe, çift LP olarak piyasaya çıktı. 1979 yılında İlk Gün Gibi/Yalancı ve Allahaşkına/Sensiz İçime Sinmiyor kırk beşlikleri piyasaya çıktı. Aynı yıl sanatçı, sinema sektöründe de göründü. Sanatçının ilk filmi, başrolünü Bulut Aras'la paylaştığı; "A Star is Born" (Tr: Bir yıldız doğuyor; Y: Frank Pierson; O: Barbra Streisand, Kris Kristofferson) filminden uyarlanan ve bir Atıf Yılmaz filmi olan Minik Serçe oldu. Sanatçı bu tarihten sonra Minik Serçe adıyla anılmaya başlandı. Bir ünlü doğarken, başka bir ünlünün sönüşünü anlatan film, o dönemde fazla beğeni toplamadı. Aksu, bu filmi 1999 yılında Okan Bayülgen'in Zaga programında tekrar seyretmiş ve bu rolüne gülmüştür.
1980 yılında Sevgilerimle albümünü çıkaran sanatçı, 1981'de Sezen Aksu Aile Gazinosu adlı müzikal için çalışmalar yaptı. Sanatçı, 10 Temmuz 1981'de Beşiktaş Evlendirme Dairesi'nde Sinan Özer ile evlendi. Ancak o sıralarda Aksu'nun Özer'den 4,5 aylık gebe olduğu konuşuluyordu. 11 Kasım 1981'de Aksu, oğlu Mithat Can Özer'i dünyaya getirdi. Sanatçı, aynı yıl Aralık ayında Sezen Aksu Aile Gazinosu için tekrar çalışmaya başladı.
1982 yılında Şan Müzikholü'nde Sezen Aksu Aile Gazinosu gösterime girdi. Adile Naşit, Şener Şen, Ayşen Gruda ve Altan Erbulak ile aynı oyunu paylaşan Aksu, sahnede yedi farklı karakteri canlandırdı. Sonrasında Firuze albümünü yayımlayan sanatçı, aynı yıl, dönemin popüler dergisi Hey tarafından "Yılın Kadın Şarkıcısı" seçildi. 1983 yılında Aksu, Hey'in Geleneksel Oskar Konseri'ne de Yılın Kadın Şarkıcısı olarak katıldı.

1983-1985: Eurovision deneyimi

1983 yılında Sezen Aksu, Eurovision'a katılma kararı aldı. Söz ve müziği Ali Kocatepe'ye ait "Heyamola" parçası, Ali Kocatepe ve Coşkun Demir ile birlikte seslendirildi. Türkiye finaline kalan bu parça Eurovision finallerinde Türkiye'yi temsil edemedi. 1983 yılında "Heyamola" parçasının 45'liği "Hey Dergisi" tarafından yılın plağı seçildi. Aynı yıl Aksu, Sinan Özer'den boşandı.
1984 yılında sanatçı tekrar Eurovision adayı oldu. Halay, 1945 ve Merhaba Ümit adlı parçalarla Türkiye finaline kaldı. İlk olarak "Merhaba Ümit"i eleyen Aksu Türkiye finalinde "Halay" ve "1945"i seslendirmeye karar verdi. Türkiye finali gerçekleşmeden iki hafta önce Türkiye'ye gelen yabancı bir arkadaşı Aksu'ya sadece "1945"i seslendirmesini önerdi. "1945"'in sözlerinin tüm dünyayla ilgili olduğunu düşünen Aksu bu parçanın yurtdışında da ülkemizi daha iyi temsil edeceğini düşünerek "Halay"dan vazgeçti. Türkiye finalinde "1945"i seslendiren Sezen Aksu, beklenenin aksine bu kez de seçilememişti.
1985 yılında Aksu, Eurovision Türkiye finaline bir kez daha katıldı. Bu seferki şarkının adı Küçük Bir Aşk Masalı'ydı. Sözleri Aksu'ya ait olan bu şarkıyı Sezen Aksu ve Özdemir Erdoğan birlikte seslendirdi ama sonuç değişmedi. Eurovision'da Türkiye'yi temsil etme hakkını bir türlü kazanamayan Aksu, 1985'ten sonra bir daha yarışmaya katılmadı.

1984-1989: Seksenler

Sanatçı, 6 Eylül 1984'de Sen Ağlama albümünü piyasaya çıkardı. TRT'nin denetiminden geçemediği için önceleri televizyonda şarkıları yayımlanmayan Aksu, 1985'in başından itibaren bu fırsatı elde etti. Şarkılar TRT'de yayımlanmaya başlar başlamaz albüm büyük bir ilgi gördü ve satış listelerinin haftalarca zirvesinde yer aldı. Aksu, albümün 56. haftasında "Hey Dergisi"ne yaptığı açıklamada "Bekliyordum ama bu kadarını değil... Ne yalan söyleyeyim, 1 yılı aşkın sürece listelerde kalacağımı sanmıyordum. Tüm müzikseverlere candan, gönülden teşekkürlerimi sunuyorum." şeklinde beyanatta bulundu.
1985`de, sanatçı "Bin Yıl Önce, Bin Yıl Sonra" isimli müzikal için hazırlandı. Müzikal, 1986 yılının ilk haftasından itibaren gösterime girdi. Şan Müzikholü'nde kapalı gişe oynayan bu müzikal, dönemin dünyasını ve Türkiye'sini Ti'ye alıyordu. Sahnede büyük beğeni toplayan Aksu, sahneyi Şener Şen, İlyas Salman, Ayşen Gruda gibi isimlerle paylaştı.
1986'da "Git" ile büyük beğeni toplayan sanatçı, "Onyedi" dergisinin Ocak 1986 sayısında okuyucu anketinde "1985'in en büyük kadın şarkıcısı" seçildi. Aksu, 1988 yılında "Sezen Aksu'88"'i çıkardı. Aynı şekilde 1989 yılında "Sezen Aksu Söylüyor" albümüyle beliren Aksu, bu albümle çok büyük bir beğeni topladı.
1989 yılında Sezen Aksu beyaz perdede göründü. Yönetmenliğini Yavuz Özkan'ın yaptığı "Büyük Yalnızlık"ta Sezen Aksu, başrolü Ferhan Şensoy ile paylaştı. Film, 1990 yılındaki Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Görüntü dalında ödül aldı. Filmin müzikleri Aksu'nun yapımcısı Onno Tunç'a aitti. Filmin müziklerinden "Aşk Irmakları", dört yıl sonra Uçurtma Bayramları adıyla Levent Yüksel'in ilk albümünde yer alacaktı.

1990-1999: Doksanlar

1990'larda Sezen Aksu, yapımcı olarak dinleyicilerin karşısına çıktı. Böylelikle 1990'ların müziğinde çok önemli bir yer ettiği gibi Sertab Erener, Harun Kolçak, Aşkın Nur Yengi, Levent Yüksel, Işın Karaca, Hande Yener, Yıldız Tilbe gibi birçok ismi müzik piyasasına kazandırdı ve birçok önemli sanatçıya destek oldu.
1990'da ilk olarak Sezen Aksu'nun o sıralardaki vokalisti Aşkın Nur Yengi, "Sevgiliye" albümüyle müzikseverlerin karşısına çıktı. Bir Sezen Aksu yapımı olan albüm bir milyon kadar sattı.
1991'de Aşkın Nur Yengi'nin ikinci albümü "Hesap Ver"in yapımını da üstlendi. Albüm Yengi'nin ilk albümü gibi yüksek bir satış elde etti. Aynı yıl müzik yönetmenliğini Onno Tunç'un yaptığı "Gülümse" çıktı. Albüm, 2 milyonu aşan bir satış rakamı elde etmişti. Albümün bu kadar çok satmasının sebeplerinden biri Aksu'nun hitap kesimiydi. Aksu, bu albümle halkın tüm kesimlerine hitap etmekteydi. 1992'de, Avrupa'da albümün hit şarkılarından "Hadi Bakalım"ın teklisi yayımlandı.
1992'de Aksu vokalistlerine albüm yapmaya devam etti. Sertab Erener ile çalışan Aksu, Erener'in ilk albümü "Sakin Ol"u yayımladı. Albüm beklenenin üzerinde satış rakamları elde etti. Bu albümden birkaç ay sonra, 1993'te Levent Yüksel ile çalışan Aksu bu kez Yüksel'in ilk albümü "Med-Cezir"i satışa sundu. Bu albüm de yüksek bir satış rakamına ulaşarak Levent Yüksel'i 90'larda tanınır biri hâline getirdi.
Sanatçı, aynı yıl kendi albümü olan "Deli Kızın Türküsü"nü piyasaya sürdü. Albümde Uzay Heparı ile çalışan Aksu, farklı tarzlar denedi. Bu farklı albümden "Küçüğüm" ve "Masum Değiliz" gibi tanınan Aksu şarkıları çıktı. Albümün etkisi sürerken, 20 Mayıs 1994 tarihinde albümde beraber çalıştığı Heparı, motosikletiyle oyuncu Demet Akbağ'ın duran haldeki arabasına çarparak bitkisel hayata girdi. O dönemde altı aylık evli olan ve kazadan önceki gün baba olacağını öğrenen Heparı, 31 Mayıs tarihinde öldü. Aksu, bu olayın ardından, Uzay Heparı'yı anmak üzere "Yas" adlı bir şarkı besteledi. Ancak kendisi bu şarkıyı okumak yerine, Levent Yüksel'in sonraki albümüne koydu. Tüm bu çalkantılardan sonra, Aksu, Sertab Erener'in ikinci albümü "Lâ'l"in yapımını üstlendi. Bu albüm de yüksek bir satış elde ederken Sezen Aksu, 90'ların müziğinde önemli bir yer elde etti.
Bir sene sonra, 1995 yılında Aksu, "Işık Doğudan Yükselir" albümünü yayımladı. Albümde pop müzikten çok Anadolu müzikleri yer almaktaydı. Yunus Emre'nin, Mevlana'nın ve Aşık Daimi'nin eserleri bulunmaktaydı. Fahir Atakoğlu'nun da iki eseri vardı. Bunlardan birincisi, sonradan yayımlanan "Alâturka" adlı şarkıyken, diğeri de "Yaktılar Halim'imi" idi. Gülümse'nin müziğini yapan Arto Tunç'un da bu albümde iki bestesi vardı. Albümde yer alan bir başka şarkıda Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun aşağıdaki dizeleri yer almaktaydı;
« Bu Anadolu var ya bu Anadolu. Bu misli menendi görülmemiş cömert ana. Bu her yanı meme, bu her yanı dudak, bu her yanı gül. Bu zırnık almadan veren, habire veren yedi gül. »
1996'da Nazan Öncel'in Sokak Kızı albümünde bulunan "Erkekler de Yanar" ve "Bırak Seveyim Rahat Edeyim" şarkılarına vokalist olarak eşlik etti. Aynı yıl Zerrin Özer'in ünlü "Paşa Gönlüm" klibinde yer aldı.
Aralık 1997'de satışa çıkan "Düğün ve Cenaze" yine eleştirilen bir Aksu albümüydü. Albüm yoğun eleştiriler sonucunda yüksek bir satış rakamı elde edemedi. Albüme adını veren şarkıyla beraber dokuz tane Goran Bregoviç, bir tane Kurtis Jasavev bestesinden oluşan albümün sözlerini Aksu, Pakize Barışta ve Meral Okay ile birlikte yazdı. 1998 yılında albümün en ses getiren şarkısı "Erkekler"in teklisi yayımlandı. 1998'in Nisan ayında ise Levent Yüksel'in üçüncü albümü "Adı Menekşe" piyasaya çıktı.
1998'in Aralık ayında Aksu, Adı Bende Saklı adlı albümünü piyasaya çıkardı. '80'lerin melankolik, yer yer arabesk Sezen Aksu albümlerini anımsatan "Adı Bende Saklı" farklı çevreler tarafından beğenildi. Sözü ve müziği Selami Şahin'e ait olan "Ben Sevdalı Sen Belalı", "Tutuklu" ve "Adı Bende Saklı" şarkıları o dönemin en bilinen şarkıları haline geldi. 1999'da bunu "Sarı Odalar" teklisi izledi. Parçanın klibi, İstanbul'a yapılması amaçlanan 3. köprüye karşı çıkmak amacıyla Arnavutköy'de çekildi.

2000-2009

Sezen Aksu'nun Maltepe Üniversitesi konserinden bir görünüm, 9 Temmuz 2009.
2 Haziran 2000 tarihinde Aksu, yeni albümü Deliveren'i çıkardı. Bu albümde "Oh Oh", "Sarı Odalar", "Kahpe Kader" ve "Keskin Bıçak" gibi dönemin en bilinen şarkıları bulunmaktaydı. Albüm, bir milyona yakın sattı. Aksu, bir açıklamasında Deliveren adının içindeki şeytanla meleği yönlendiren anlamına geldiğini belirtti.
2001 yılında sağlık sorunlarıyla uğraşan Aksu'nun o yaz verdiği altı konser büyük ilgi gördü. Aksu'nun altı yıldır vokalistliğini yapan Işın Karaca, 2001 Eurovision Şarkı Yarışması'nın seçmelerine katıldı ancak seçilemedi. Bu yılın sonunda Karaca'nın ilk albümü "Anadilim Aşk" yayımlandı. Albüm, baştan sona Sezen Aksu imzası taşıyordu.
20 Mayıs 2002 tarihinde Sezen Aksu, "Şarkı Söylemek Lazım" albümünü satışa sundu. Bu albüm sanatçının DMC firmasından çıkarttığı ilk albümdü. 12 Haziran 2002'de albümü takiben konser turuna çıkan sanatçı, Türkiye'nin bütün dillerini ve medeniyetlerini bir araya getiren "Türkiye Şarkıları" isimli konser serisini sundu. Konserlerde sanatçıya Rum, Ortodoks, Ermeni ve Musevi korolarıyla birlikte Diyarbakır Belediyesi Çocuk Korosu da eşlik etti. Sahnede Türkçe, Kürtçe, Ermenice ve Rumca şarkılar, türküler söylendi. Sanatçı konserinin sonunda "Şarkı Söylemek Lazım"ı ve Mevlana'nın sözlerinden oluşan "Yeniliğe Doğru" şarkısını söyledi.
Bu konser dizisi sadece Türkiye'de değil birçok ülkede de haber oldu. AP ajansının çektiği bir fotoğraf birçok ülkede yayımlandı. 2003 yılının başında Beşiktaş'ta BKM'de Unplugged konserler veren Sezen yoğun ilgi üzerine konserlerine önce Maltepe Yayla Sanat Merkezi'nde daha sonra Türkiye'nin değişik şehirlerinde devam etti. 2003 yazı bitmeden sanatçının yeni albümü "Yaz Bitmeden" çıktı. Biri enstrümantal olmak üzere dört yeni şarkı içeren albümde ayrıca daha önce başka yorumcuların seslendirdiği Sezen Aksu şarkıları vardı. Yeni şarkılardan biri olan "Farkındayım"a Van'ın Gevaş ilçesinde klip çekildi.
Sezen Aksu'nun 2005 yılında piyasaya sürülen yeni albümü Bahane, beklenenin de üzerinde ilgi gördü. Aksu'nun kariyerinin 30'uncu yılını dolduruşunun anısına yayınlanan "Bahane" albümü, piyasaya çıktığı ilk iki haftada 320 bin sattı. Albümdeki yapıtlar arasından "Perişanım Şimdi", "Eskidendi, Çok Eskiden" ve "Yanmışım Sönmüşüm Ben" şarkılarına klip çekilirken "Bahane", sene sonunda Türkiye'nin 2005 yılı
Fatma Sezen Yıldırım;
Bilinen sahne adıyla Sezen Aksu,Türk Müziğinin şüphesiz altın harflerinden biri.

Türkiye'de yaşayan en iyi söz yazarı ve Şiir tarihimizin en büyük kadın şairlerinden biri.
Evet,şair demekte ve en iyisi olduğunu düşünmemde bir sakınca görmemekteyim.

Eksik Şiir bana göre,akıl sahibi insanın kapağını bile açmaması gereken kitap.Ama,

Eski şarkılarda gezinmek, "aa bu şarkının sözleri aslında böyle miymiş" demek ve Minik Serçeye bir kez daha hayran kalmak için muazzam bir yapıt. "Her Şeyi Yak'ı,Tutuklu Kaldım'ı,Sarı Odaları,Tükeneceğizi ve seslendirdiği 197 şarkısını şiir halinde görebileceğiniz yaralayıcı bir kitap.Bazı şarkı sözlerini çok iyi hatırlarken ve mırıldanırken,bazıları da eminim hiç rastlaşmadığınız satırlara denk gelecek.

Sezen Aksu, Eksik Şiir’in önsözünde kitabın hazırlanışını "bu kitap yakınlarımın, çoklukla da şarkılarımdaki sözlerle daha fazla ilişki kuranların, uzun yıllardır süregelen ısrarları sonucu oluştu." sözleriyle özetliyor.Kendine göre olumsuzlukları da aşağıdaki gibi belirtiyor.

"Örneğin gittiğiniz herhangi bir yerde birilerinin hemen albümünüzü çalmaya başlayarak gösterdiği incelik ve nezaket sizin için nasıl azaba dönüşebilir mümkün değil kestiremezsiniz.Hatta bazen bütün hata ve kusurlarınızın yüzünüze vurulduğu,sonsuza dek kendinizi dinlemeye mahkum edilip cezalandırıldığınız fantezisine kadar akıl yoldan çıkabilir"

Kitabın ismine gelirsek,Sezen Aksu, "düz düşününce zaten vardılar, ortadaydılar; müziğini çekip aldığınızda şiire ne kadar yakın durursa dursun eksik kalan o sözler bir araya toplandığında bir bütünlük oluşturabilir miydi?" diyerek ismin eksik şiir olması hakkında bize ipuçları veriyor ve bana kalırsa bu satırlar,şairin şarkı sözü olduklarını bildikleri ve müziksiz eksik kalacaklarını düşündükleri için eksik şiir diye adlandırılmışlar.

Biraz fazla uzattım,
Hayatım boyunca -bu kitaptan öncede- günümüz şarkıcılarının ve söz yazarlarının edebiyat üstüne yoğunlaşmaları durumunda bunun müziğe ve sanata olan yansıması düşündüm.Sabahattin Ali'nin şiirlerinin seslendirilmesi ve çoğunun bilinen şarkıların başında gelmesi beynimdeki müzik edebiyat ateşini yaktı.
Müzik,edebiyat,tiyatro,karikatür ve hepsini tek bir sözcükle içine alan sanat,dişli bir çark gibi ve çarkların hepsinin sorunsuz,eksiksiz çalışması halinde toplumuzu yüceltecek.
Şiirler öyle muhteşem ki her şiiri ikinci defa okuyorum. Her şiirde kendimden ufaktan da olsa birşeyler buluyorum. Her şiiri bir öncekinden daha çok hayran bırakıyor Sezen Aksu ya
Sezen Aksu'yu şarkılarıyla tanıyoruz. Ben kendisini "Sarı Odalar" ile tanımıştım. Daha bir çok şarkısının yeri de ben de ayrıdır. Her şarkısını olmasa da çoğu şarkısını severim. Ama tabi Hüsnü Arkan, Cem Adrian hadi biraz daha eskilere gideyim Gülden Karaböcek varken öyle sürekli, her gün dinlediğim biri değildir. Listemde ilerilerde yer alır. Şimdi bunlar kitapla ne alaka diyebilirsiniz. :)

Kitabını görünce bir de çok hesaplı bir fiyatı olduğundan almak istedim. Farklı bir şeyler beklemiştim. Lakin beklediğim gibi olmadı. Çünkü zaten olan şeylerin toplanıp kitaplaştırılmış hali. Kitap 1975 ile 2006 yıllarında çıkan şarkılarının sözlerini içeriyor.
Kendisi önsöz de müzikleri alıp sözleri koyduğumuz zaman ortaya eksik bir şey çıktığından bahsetmiş. Kitabın adı bu yüzdendir ki Eksik Şiir olmuş.
Her neyse Sezen Aksu'nun şarkı sözleri bir kenarda dursun derseniz alıp okuyabilirsiniz.
Ben okurken bazen zorlandım. Çünkü aklımın şarkılara gidip kendimi okumak yerine mırıldanırken buldum hep. Ayrıca bazı şarkıların sözleri nedense bana bazı şiirleri, şarkıları çağrıştırdı. Çok benziyorlar ya da ben benzettim.

Kitap sayesinde öğrendiğim en önemli şeyse, başka sanatçılardan severek dinlediğim bir çok şarkının sözlerinin de Sezen Aksu'ya ait olması oldu. :)
Minik Serce' nin butun sarkilarinin toplandigi her kutuphanede bulunmasi gereken bir kitap.
Sezen Aksu şarkıları ile hayatıma girmiş bir insan. Her şarkısında kendimde bir iz bulduğum için bu kitabı almak istiyorum her şiirinde kendimden bir parça bulacağıma inanıyorum
Sezen Aksu nun hayranıyım ve yazın kitabın çıktığını görünce hemen interaktif alışveriş sitelerine baktım. Fiyatı görünce değer mi değmez mi değerlendirmesi yapıp almadım. Doğum günümde yakın bir arkadaşım aldı ve hemen okudum. Kitap kapağa bakınca çocuk kitabı gibi duran ama okuyunca ders alabileceğiniz türden. Eğer sizde ben gibi merak edip paraya kıyamayanlardansanız emin olun kitap vereceğiniz paraya değecek.

Yazarın biyografisi

Adı:
Sezen Aksu
Tam adı:
Fatma Sezen Yıldırım
Unvan:
Türk Şarkıcı, Besteci, Söz Yazarı, Yapımcı.
Doğum:
Denizli, Türkiye, 1954
Fatma Sezen Yıldırım ya da bilinen adıyla Sezen Aksu (d. 13 Temmuz 1954; Sarayköy, Denizli), Türk şarkıcı, besteci, söz yazarı, yapımcı. Müzik kariyeri 1970 yılında katıldığı ‘Hafta Sonu‘ dergisinin açtığı ‘Altın Ses‘ yarışmasında altıncı olmasıyla başladı. 1975 yılında, Sezen Seley adıyla, ilk 45'liği Haydi Şansım'ı çıkardı. Çok az satan bu 45'liği Sezen Aksu adıyla piyasaya çıkardığı ikinci 45'liği Yaşanmamış Yıllar/Kusura Bakma izledi. 1979 yılında Atıf Yılmaz'ın yönettiği "Minik Serçe" filminde oynadı. "Minik Serçe", Aksu'nun rol aldığı ilk filmdir.
1990'lı yıllarda Kanal 6'da Sezen Aksu Show programını yapmaya başladı. 1981 yılında Sinan Özer ile İstanbul'da evlendi ve aynı yıl oğlu Mithat Can Özer doğdu.

1954-1974: Çocukluk ve Gençlik

Sezen Aksu, Denizli ilinin Sarayköy ilçesinde doğdu. Fen bilgisi öğretmeni ve Selanik'ten mübadelede gelen bir aileden olan Şehriban Hanım annesi, Pazar, Rize kökenli matematik öğretmeni olan Sami Yıldırım Bey de babasıdır. Aksu, üç yaşına kadar Denizli'de oturduktan sonra, ailesiyle İzmir'e taşındı. Nihat adındaki kardeşi ile beraber büyüyen Aksu, gençlik yıllarında birçok sanat dalına merak saldı. Bir süre Cengiz Bozkurt'tan resim dersleri aldı. Tiyatro ve dans derslerini de bu süreye sığdırdı. Bu sürede asi kişiliğiyle dikkat çeken Aksu, dansöz olma hayali kurmaya başladı.
Sanatçı, daha sonrasında, bu süreç için "Allah babama acıdı da şarkıcı oldum" demiştir. Aksu, 1970 yılında Hafta Sonu dergisinin açtığı, jüri başkanlığını Ajda Pekkan'ın yaptığı 'Altın Ses' yarışmasında altıncı olurken bir diğer pop sanatçısı Nilüfer birinci olmuştu. Böylece Nilüfer, Sezen Aksu'dan önce ilk albümünü yayımladı. 1973 yılında Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi'ne giren Aksu , 1974'te üç şarkısını bir plak şirketine gönderdi. Aynı yıl Kasım ayında Ali Engin Aksu ile evlenen sanatçı, okulundan da ayrıldı.
1974'ün son aylarında plak yapımı için İstanbul'a gitti.

1975-1982: Kırk beşlikler dönemi

1975'e girildiğinde piyasaya çıkan ilk kırk beşliğinin adı 'Haydi Şansım'dı. "Sezen Seley" adıyla yayınlanan bu kırk beşlik sadece elli kopya sattı. 1975 yılında içinde kendi şarkılarının yer aldığı ikinci kırk beşliği Yaşanmamış Yıllar/Kusura Bakma'yı çıkardı. Kendisini uzun süre kırk beşlik plaklar listesinde bir numara yapacak üçüncü kırk beşliği Olmaz Olsun/Vurdumduymaz'ı 1976 yılında çıkardı.
Sanatçı, sonrasında, 1976 yılında ilk sahne çalışmasına başladı. Bebek Belediye Gazinosu'nda sahne almaya başlayan Aksu, 1977 yılında Allahaısmarladık/Kaç Yıl Geçti Aradan, Kaybolan Yıllar/Neye Yarar kırk beşlikleri ve ilk otuz üçlüğü olan "Allahaısmarladık" albümlerini yayımladı.
« Yıllar yılı seviştik de neden mutlu olmadık.
Aşkımıza aşk değil yıllarca yalan kattık.

Sana son bir sözüm var, O da 'Allahaısmarladık' »
( Allahaısmarladık kapağında da bulunan bir dörtlük. )
1978 yılında Hurşid Yenigün'ün iki bestesi için söz yazan Aksu, Gölge Etme/Aşk kırk beşliğini yaptı. Yine aynı yıl, piyasadaki en eski Sezen Aksu albümü olma özelliğini taşıyan Serçe, çift LP olarak piyasaya çıktı. 1979 yılında İlk Gün Gibi/Yalancı ve Allahaşkına/Sensiz İçime Sinmiyor kırk beşlikleri piyasaya çıktı. Aynı yıl sanatçı, sinema sektöründe de göründü. Sanatçının ilk filmi, başrolünü Bulut Aras'la paylaştığı; "A Star is Born" (Tr: Bir yıldız doğuyor; Y: Frank Pierson; O: Barbra Streisand, Kris Kristofferson) filminden uyarlanan ve bir Atıf Yılmaz filmi olan Minik Serçe oldu. Sanatçı bu tarihten sonra Minik Serçe adıyla anılmaya başlandı. Bir ünlü doğarken, başka bir ünlünün sönüşünü anlatan film, o dönemde fazla beğeni toplamadı. Aksu, bu filmi 1999 yılında Okan Bayülgen'in Zaga programında tekrar seyretmiş ve bu rolüne gülmüştür.
1980 yılında Sevgilerimle albümünü çıkaran sanatçı, 1981'de Sezen Aksu Aile Gazinosu adlı müzikal için çalışmalar yaptı. Sanatçı, 10 Temmuz 1981'de Beşiktaş Evlendirme Dairesi'nde Sinan Özer ile evlendi. Ancak o sıralarda Aksu'nun Özer'den 4,5 aylık gebe olduğu konuşuluyordu. 11 Kasım 1981'de Aksu, oğlu Mithat Can Özer'i dünyaya getirdi. Sanatçı, aynı yıl Aralık ayında Sezen Aksu Aile Gazinosu için tekrar çalışmaya başladı.
1982 yılında Şan Müzikholü'nde Sezen Aksu Aile Gazinosu gösterime girdi. Adile Naşit, Şener Şen, Ayşen Gruda ve Altan Erbulak ile aynı oyunu paylaşan Aksu, sahnede yedi farklı karakteri canlandırdı. Sonrasında Firuze albümünü yayımlayan sanatçı, aynı yıl, dönemin popüler dergisi Hey tarafından "Yılın Kadın Şarkıcısı" seçildi. 1983 yılında Aksu, Hey'in Geleneksel Oskar Konseri'ne de Yılın Kadın Şarkıcısı olarak katıldı.

1983-1985: Eurovision deneyimi

1983 yılında Sezen Aksu, Eurovision'a katılma kararı aldı. Söz ve müziği Ali Kocatepe'ye ait "Heyamola" parçası, Ali Kocatepe ve Coşkun Demir ile birlikte seslendirildi. Türkiye finaline kalan bu parça Eurovision finallerinde Türkiye'yi temsil edemedi. 1983 yılında "Heyamola" parçasının 45'liği "Hey Dergisi" tarafından yılın plağı seçildi. Aynı yıl Aksu, Sinan Özer'den boşandı.
1984 yılında sanatçı tekrar Eurovision adayı oldu. Halay, 1945 ve Merhaba Ümit adlı parçalarla Türkiye finaline kaldı. İlk olarak "Merhaba Ümit"i eleyen Aksu Türkiye finalinde "Halay" ve "1945"i seslendirmeye karar verdi. Türkiye finali gerçekleşmeden iki hafta önce Türkiye'ye gelen yabancı bir arkadaşı Aksu'ya sadece "1945"i seslendirmesini önerdi. "1945"'in sözlerinin tüm dünyayla ilgili olduğunu düşünen Aksu bu parçanın yurtdışında da ülkemizi daha iyi temsil edeceğini düşünerek "Halay"dan vazgeçti. Türkiye finalinde "1945"i seslendiren Sezen Aksu, beklenenin aksine bu kez de seçilememişti.
1985 yılında Aksu, Eurovision Türkiye finaline bir kez daha katıldı. Bu seferki şarkının adı Küçük Bir Aşk Masalı'ydı. Sözleri Aksu'ya ait olan bu şarkıyı Sezen Aksu ve Özdemir Erdoğan birlikte seslendirdi ama sonuç değişmedi. Eurovision'da Türkiye'yi temsil etme hakkını bir türlü kazanamayan Aksu, 1985'ten sonra bir daha yarışmaya katılmadı.

1984-1989: Seksenler

Sanatçı, 6 Eylül 1984'de Sen Ağlama albümünü piyasaya çıkardı. TRT'nin denetiminden geçemediği için önceleri televizyonda şarkıları yayımlanmayan Aksu, 1985'in başından itibaren bu fırsatı elde etti. Şarkılar TRT'de yayımlanmaya başlar başlamaz albüm büyük bir ilgi gördü ve satış listelerinin haftalarca zirvesinde yer aldı. Aksu, albümün 56. haftasında "Hey Dergisi"ne yaptığı açıklamada "Bekliyordum ama bu kadarını değil... Ne yalan söyleyeyim, 1 yılı aşkın sürece listelerde kalacağımı sanmıyordum. Tüm müzikseverlere candan, gönülden teşekkürlerimi sunuyorum." şeklinde beyanatta bulundu.
1985`de, sanatçı "Bin Yıl Önce, Bin Yıl Sonra" isimli müzikal için hazırlandı. Müzikal, 1986 yılının ilk haftasından itibaren gösterime girdi. Şan Müzikholü'nde kapalı gişe oynayan bu müzikal, dönemin dünyasını ve Türkiye'sini Ti'ye alıyordu. Sahnede büyük beğeni toplayan Aksu, sahneyi Şener Şen, İlyas Salman, Ayşen Gruda gibi isimlerle paylaştı.
1986'da "Git" ile büyük beğeni toplayan sanatçı, "Onyedi" dergisinin Ocak 1986 sayısında okuyucu anketinde "1985'in en büyük kadın şarkıcısı" seçildi. Aksu, 1988 yılında "Sezen Aksu'88"'i çıkardı. Aynı şekilde 1989 yılında "Sezen Aksu Söylüyor" albümüyle beliren Aksu, bu albümle çok büyük bir beğeni topladı.
1989 yılında Sezen Aksu beyaz perdede göründü. Yönetmenliğini Yavuz Özkan'ın yaptığı "Büyük Yalnızlık"ta Sezen Aksu, başrolü Ferhan Şensoy ile paylaştı. Film, 1990 yılındaki Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Görüntü dalında ödül aldı. Filmin müzikleri Aksu'nun yapımcısı Onno Tunç'a aitti. Filmin müziklerinden "Aşk Irmakları", dört yıl sonra Uçurtma Bayramları adıyla Levent Yüksel'in ilk albümünde yer alacaktı.

1990-1999: Doksanlar

1990'larda Sezen Aksu, yapımcı olarak dinleyicilerin karşısına çıktı. Böylelikle 1990'ların müziğinde çok önemli bir yer ettiği gibi Sertab Erener, Harun Kolçak, Aşkın Nur Yengi, Levent Yüksel, Işın Karaca, Hande Yener, Yıldız Tilbe gibi birçok ismi müzik piyasasına kazandırdı ve birçok önemli sanatçıya destek oldu.
1990'da ilk olarak Sezen Aksu'nun o sıralardaki vokalisti Aşkın Nur Yengi, "Sevgiliye" albümüyle müzikseverlerin karşısına çıktı. Bir Sezen Aksu yapımı olan albüm bir milyon kadar sattı.
1991'de Aşkın Nur Yengi'nin ikinci albümü "Hesap Ver"in yapımını da üstlendi. Albüm Yengi'nin ilk albümü gibi yüksek bir satış elde etti. Aynı yıl müzik yönetmenliğini Onno Tunç'un yaptığı "Gülümse" çıktı. Albüm, 2 milyonu aşan bir satış rakamı elde etmişti. Albümün bu kadar çok satmasının sebeplerinden biri Aksu'nun hitap kesimiydi. Aksu, bu albümle halkın tüm kesimlerine hitap etmekteydi. 1992'de, Avrupa'da albümün hit şarkılarından "Hadi Bakalım"ın teklisi yayımlandı.
1992'de Aksu vokalistlerine albüm yapmaya devam etti. Sertab Erener ile çalışan Aksu, Erener'in ilk albümü "Sakin Ol"u yayımladı. Albüm beklenenin üzerinde satış rakamları elde etti. Bu albümden birkaç ay sonra, 1993'te Levent Yüksel ile çalışan Aksu bu kez Yüksel'in ilk albümü "Med-Cezir"i satışa sundu. Bu albüm de yüksek bir satış rakamına ulaşarak Levent Yüksel'i 90'larda tanınır biri hâline getirdi.
Sanatçı, aynı yıl kendi albümü olan "Deli Kızın Türküsü"nü piyasaya sürdü. Albümde Uzay Heparı ile çalışan Aksu, farklı tarzlar denedi. Bu farklı albümden "Küçüğüm" ve "Masum Değiliz" gibi tanınan Aksu şarkıları çıktı. Albümün etkisi sürerken, 20 Mayıs 1994 tarihinde albümde beraber çalıştığı Heparı, motosikletiyle oyuncu Demet Akbağ'ın duran haldeki arabasına çarparak bitkisel hayata girdi. O dönemde altı aylık evli olan ve kazadan önceki gün baba olacağını öğrenen Heparı, 31 Mayıs tarihinde öldü. Aksu, bu olayın ardından, Uzay Heparı'yı anmak üzere "Yas" adlı bir şarkı besteledi. Ancak kendisi bu şarkıyı okumak yerine, Levent Yüksel'in sonraki albümüne koydu. Tüm bu çalkantılardan sonra, Aksu, Sertab Erener'in ikinci albümü "Lâ'l"in yapımını üstlendi. Bu albüm de yüksek bir satış elde ederken Sezen Aksu, 90'ların müziğinde önemli bir yer elde etti.
Bir sene sonra, 1995 yılında Aksu, "Işık Doğudan Yükselir" albümünü yayımladı. Albümde pop müzikten çok Anadolu müzikleri yer almaktaydı. Yunus Emre'nin, Mevlana'nın ve Aşık Daimi'nin eserleri bulunmaktaydı. Fahir Atakoğlu'nun da iki eseri vardı. Bunlardan birincisi, sonradan yayımlanan "Alâturka" adlı şarkıyken, diğeri de "Yaktılar Halim'imi" idi. Gülümse'nin müziğini yapan Arto Tunç'un da bu albümde iki bestesi vardı. Albümde yer alan bir başka şarkıda Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun aşağıdaki dizeleri yer almaktaydı;
« Bu Anadolu var ya bu Anadolu. Bu misli menendi görülmemiş cömert ana. Bu her yanı meme, bu her yanı dudak, bu her yanı gül. Bu zırnık almadan veren, habire veren yedi gül. »
1996'da Nazan Öncel'in Sokak Kızı albümünde bulunan "Erkekler de Yanar" ve "Bırak Seveyim Rahat Edeyim" şarkılarına vokalist olarak eşlik etti. Aynı yıl Zerrin Özer'in ünlü "Paşa Gönlüm" klibinde yer aldı.
Aralık 1997'de satışa çıkan "Düğün ve Cenaze" yine eleştirilen bir Aksu albümüydü. Albüm yoğun eleştiriler sonucunda yüksek bir satış rakamı elde edemedi. Albüme adını veren şarkıyla beraber dokuz tane Goran Bregoviç, bir tane Kurtis Jasavev bestesinden oluşan albümün sözlerini Aksu, Pakize Barışta ve Meral Okay ile birlikte yazdı. 1998 yılında albümün en ses getiren şarkısı "Erkekler"in teklisi yayımlandı. 1998'in Nisan ayında ise Levent Yüksel'in üçüncü albümü "Adı Menekşe" piyasaya çıktı.
1998'in Aralık ayında Aksu, Adı Bende Saklı adlı albümünü piyasaya çıkardı. '80'lerin melankolik, yer yer arabesk Sezen Aksu albümlerini anımsatan "Adı Bende Saklı" farklı çevreler tarafından beğenildi. Sözü ve müziği Selami Şahin'e ait olan "Ben Sevdalı Sen Belalı", "Tutuklu" ve "Adı Bende Saklı" şarkıları o dönemin en bilinen şarkıları haline geldi. 1999'da bunu "Sarı Odalar" teklisi izledi. Parçanın klibi, İstanbul'a yapılması amaçlanan 3. köprüye karşı çıkmak amacıyla Arnavutköy'de çekildi.

2000-2009

Sezen Aksu'nun Maltepe Üniversitesi konserinden bir görünüm, 9 Temmuz 2009.
2 Haziran 2000 tarihinde Aksu, yeni albümü Deliveren'i çıkardı. Bu albümde "Oh Oh", "Sarı Odalar", "Kahpe Kader" ve "Keskin Bıçak" gibi dönemin en bilinen şarkıları bulunmaktaydı. Albüm, bir milyona yakın sattı. Aksu, bir açıklamasında Deliveren adının içindeki şeytanla meleği yönlendiren anlamına geldiğini belirtti.
2001 yılında sağlık sorunlarıyla uğraşan Aksu'nun o yaz verdiği altı konser büyük ilgi gördü. Aksu'nun altı yıldır vokalistliğini yapan Işın Karaca, 2001 Eurovision Şarkı Yarışması'nın seçmelerine katıldı ancak seçilemedi. Bu yılın sonunda Karaca'nın ilk albümü "Anadilim Aşk" yayımlandı. Albüm, baştan sona Sezen Aksu imzası taşıyordu.
20 Mayıs 2002 tarihinde Sezen Aksu, "Şarkı Söylemek Lazım" albümünü satışa sundu. Bu albüm sanatçının DMC firmasından çıkarttığı ilk albümdü. 12 Haziran 2002'de albümü takiben konser turuna çıkan sanatçı, Türkiye'nin bütün dillerini ve medeniyetlerini bir araya getiren "Türkiye Şarkıları" isimli konser serisini sundu. Konserlerde sanatçıya Rum, Ortodoks, Ermeni ve Musevi korolarıyla birlikte Diyarbakır Belediyesi Çocuk Korosu da eşlik etti. Sahnede Türkçe, Kürtçe, Ermenice ve Rumca şarkılar, türküler söylendi. Sanatçı konserinin sonunda "Şarkı Söylemek Lazım"ı ve Mevlana'nın sözlerinden oluşan "Yeniliğe Doğru" şarkısını söyledi.
Bu konser dizisi sadece Türkiye'de değil birçok ülkede de haber oldu. AP ajansının çektiği bir fotoğraf birçok ülkede yayımlandı. 2003 yılının başında Beşiktaş'ta BKM'de Unplugged konserler veren Sezen yoğun ilgi üzerine konserlerine önce Maltepe Yayla Sanat Merkezi'nde daha sonra Türkiye'nin değişik şehirlerinde devam etti. 2003 yazı bitmeden sanatçının yeni albümü "Yaz Bitmeden" çıktı. Biri enstrümantal olmak üzere dört yeni şarkı içeren albümde ayrıca daha önce başka yorumcuların seslendirdiği Sezen Aksu şarkıları vardı. Yeni şarkılardan biri olan "Farkındayım"a Van'ın Gevaş ilçesinde klip çekildi.
Sezen Aksu'nun 2005 yılında piyasaya sürülen yeni albümü Bahane, beklenenin de üzerinde ilgi gördü. Aksu'nun kariyerinin 30'uncu yılını dolduruşunun anısına yayınlanan "Bahane" albümü, piyasaya çıktığı ilk iki haftada 320 bin sattı. Albümdeki yapıtlar arasından "Perişanım Şimdi", "Eskidendi, Çok Eskiden" ve "Yanmışım Sönmüşüm Ben" şarkılarına klip çekilirken "Bahane", sene sonunda Türkiye'nin 2005 yılı

Yazar istatistikleri

  • 31 okur beğendi.
  • 87 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 53 okur okuyacak.

Yazarın sıralamaları