Stephen W. Hawking

Stephen W. Hawking

8.7/10
753 Kişi
·
1.908
Okunma
·
490
Beğeni
·
7.284
Gösterim
Adı:
Stephen W. Hawking
Tam adı:
Stephen William Hawking
Unvan:
İngiliz Fizikçi, Evrenbilimci, Astronom, Teorisyen ve Yazar
Doğum:
Oxford, İngiltere, Birleşik Krallık, 8 Ocak 1942
Çocukluğu ve eğitim yılları

Hawking sekiz yaşındayken, Kuzey Londra'dan 20 mil uzaktaki St Albans'a gitti. 11 yaşında St Albans okuluna kayıt oldu. Buradan mezun olduktan sonra babasının eski okulu Oxford Üniversitesi kolejine devam etti. Babasının tıpla ilgilenmesini istemesine karşın, o matematiği seviyordu. Fakat okulun matematik bölümü mevcut değildi. Bu yüzden onun yerine fizik öğrenimi görmeye başladı. Üç yıl sonra doğa bilimlerinde birinci sınıf onur madalyasıyla ödüllendirildi. Hawking daha sonra kozmoloji (evrenbilim) üzerine çalışmak üzere Cambridge'e gitti. O zamanlar Oxford'da evren bilimiüzerine çalışma yoktu. Cambridge'de danışman olarak Fred Hoyle'u istemesine karşın Dennis Sciama atanmıştı. Doktorasını aldıktan sonra ilk önce araştırma asistanı, daha sonra Gonville and Caius College'de profesör asistanı oldu. 1973'de Gökbilim Enstitüsünden ayrıldıktan sonra HawkingUygulamalı matematik ve Kuramsal fizik bölümüne geçti. 1979'dan sonra matematik bölümünde Lucasian matematik profesörü oldu. Bu profesörlük 1663 yılında üniversite parlemento üyesi olan Henry Lucas tarafından kurulmuştu. İlk olarak Isaac Barrow sonra 1669'da Isaac Newton'a verilmişti. Hawking, evrenin temel prensipleri üzerine çalıştı. Roger Penrose ile birlikte Einstein'ın Uzay ve Zamanı kapsayan Genel Görelilik Kuramının, Big Bang'le başlayıp karadeliklerle sonlandığını gösterdi. Bu sonuç Kuantum mekaniği ile Genel Görelilik Kuramı'nın birleştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyordu. Bu yirminci yüzyılın ikinci yarısının en büyük buluşlarından biriydi. Bu birleşmenin bir sonucuda karadeliklerin aslında tamamen kara olmadığını, fakat radyasyon yayıp buharlaştıklarını ve görünmez olduklarını ortaya koyuyordu. Diğer bir sonuç da evrenin bir sonu ve sınırı olmadığıydı. Bu da evrenin başlangıcının tamamen bilimsel kurallar çercevesinde meydana geldiği anlamına geliyordu.

Hastalığından sonraki yaşamı

Stephen Hawking 1960'ların başında 21 yaşındayken tedavisi olmayan Amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığına yakalandı. Motor nöronların zamanla yüzde seksenini öldürerek sinir sistemini felç eden; ancak beynin zihinsel faaliyetlerine dokunmayan bu hastalık, Hawking'i tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm etti. Ünlü bilim adamı, 1985 yılından bu yana sesini de yitirmiş olduğu için, koltuğuna yerleştirilmiş, yazıları sese dönüştürebilen bilgisayarı sayesinde insanlarla iletişim kurabiliyor. Şu anda Hawking, bilimsel uğraşlarında ve günlük yaşantısında çevresinden veailesinden büyük destek almaktadır. Konuşmak istediği anda, elindeki elekronik aleti sıkarak, sandalyesine bağlı özel bilgisayarının ekranına, dakikada ortalama 10 kelimeyi sıralayabilmektedir. Bu sessiz konuşan dehanın, özel bilgisayarının hafızasında yaklaşık 2600 kelime bulunmaktadır. Böylece herhangi bir kelimeyi söylemek istediğinde ekrana yazabilmektedir. Sağlıklı insanların konuşmalarında kullandığı kelime sayısı da 2500 civarındadır. Dolayısıyla Hawking, duygularını ifade etmede kelime sıkıntısı çekmemektedir.

Stephen Hawking kuantum fiziği ve kara deliklerle ilgili iddialarıyla, bugün yaşayan bilim adamları arasında dünyada en çok tanınan isimdir. Kitapları, 40 dile çevrildi; evrenle ilgili çılgın teorik bilgilerini popüler hale getirmek için gereken maddi bağımsızlığı sağlayacak ve Cambridge Üniversitesi'ndeki uygulamalı matematik ve teorik fizik laboratuvarını geliştirecek kadar da sattı. Hawking, hastalığıyla gizemli bir kişilik oluşturmaktadır. Son kitabı “Ceviz Kabuğundaki Evren”de, dünyanın büyük bir felaket ile karşı karşıya kalabileceğini belirterek uzayda insan kolonileri kurulmasını gündeme getirmişti. Bir fenomen haline gelen ve milyonlarca satan “Zamanın Kısa Tarihi: Büyük Patlamadan Karadeliklere” kitabı, Hawking'e asıl şöhreti getirmişti. İlk kitabının yayımlanmasından bu yana gerçekleşen önemli buluşların ardındaki sırrı açığa çıkaran “Ceviz Kabuğundaki Evren”, “Zamanın Kısa Tarihi”nin bir devamı sayılabilir. Yeni kitabıyla yazar, bizleri çoğu kez gerçeklerin kurmacadan daha şaşırtıcı olduğu teorik fiziğin en üst noktalarına çıkarıyor ve evrenin temel ilkelerine dair anlaşılır yorumlarda bulunuyor. Görelilik kuramından zaman yolculuğuna, süper kütle çekiminden süpersimetriye, kuantum teorisinden M-Kuramı’na ve bütünsel beyin algılanımına kadar evrenin bilinen en kışkırtıcı sırlarına kapı aralayan kitap, Einstein’in “Genel Görelelik Kuramı” ile Richard Feynman'ın çoklu geçmiş düşüncesini birleştirerek evrende olup bitenleri tanımlayabilecek eksiksiz ve tek bir teori geliştirmeye çalışıyor. Okur, kitabı bir bilimsel eser olarak algılayabileceği gibi, rahatlıkla bir bilim–kurgu romanı gibi de değerlendirebilir. Hawking'in “karmaşık önermeleri günlük yaşamdan çekip aldığı analojilerle resmetme becerisi” buna imkân tanımaktadır. 2012'de “Büyük Tasarım” adlı kitabını da çıkartmıştır. Kitaplarında genellikle bir Yaradan'ın varlığını inkar eden Stephen Hawking, Her Şeyin Teorisi (Birleştirilmiş Alan Kuramı)’ne ulaşıldığı zaman, kainat’ın yaratım sürecinde, ‘Tanrı’ kavramına ihtiyaç olmadığını da net bir dille ifade etse de daha sonraları Kanal D Londra Temsilcisi Ayşegül Ekinci'nin röportajında, ilk kez Tanrı'ın varlığını kabul etti. Röportaj sırasında sorulan bir soruya Hawking'in çalışma ekibinin de şaşırdığı görüldü. Hawking, Tanrı ile ilgili sorulan soruya "Evrenin oluşumu bilimin gerçekliğine dayanır. Ama bu hiçbir şekilde, Bilim Kuralları'nı koyan ve onları da yaratan bir Tanrı olmadığı anlamına gelmez..." cevabını verdi.

Stephen Hawking, Einstein’dan bu yana dünyaya gelen en parlak teorik fizikçi olarak kabul edilmektedir. 12 onur derecesi almıştır. 1982'de CBE ile ödüllendirilmiş, bundan başka birçok madalya ve ödül almıştır. Royal Society'nin ve National Academy of Sciences (Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi) üyesidir.

Stephen Hawking yazdığı çocuk kitaplarıyla birlikte çocukları etkileyip onları evrenbilime yanaştırmıştır. Yazdığı kitaplar çocukların hayal dünyasını da genişletmiştir.
"Denklemler benim için çok daha önemlidir, çünkü politika bugün içindir, oysa ki bir denklem sonsuzluk içindir."
Dünyanın temelinde yatan düzeni anlamayı çok istiyoruz. Bugün bile neden burada olduğumuzu ve nereden geldiğimizi bilmeye can atıyoruz. İnsanlığın bilgi için duyduğu bu en derindeki arzu, sürekli arayışımız için yeterli gerekçeyi sağlıyor. Amacımız, içinde yaşadığımız evreni eksiksiz tanımlamaktan başka bir şey değil.
Son araştırmalar dört kişiden üçünün dünya nüfusunun yüzde yetmiş beşini oluşturduğunu söylüyor.
Stephen W. Hawking
Sayfa 51 - Zeplin , 1.Basım 2018
Son 200 yılda gezegenimizin nüfusu, her bir yıl için %1,9 oranında katlanarak büyüdü. Bu hızla artmaya devam ederse ve her 40 yılda bir nüfus ikiye katlanırsa, 2600 yılına geldiğimizde herkes kelimenin tam anlamıyla omuz omuza duracak.
Ne kadar öğrenirsen o kadar bilirsin. Ne kadar bilirsen o kadar unutursun. Ne kadar unutursan o kadar az bilirsin. Öyleyse öğrenmeye ne gerek var ?
Stephen W. Hawking
Sayfa 40 - Zeplin , Türkçesi : Zeynep Serinker , 1.Basım 2018
Tüm dünyada bugüne kadar 10 milyon civarında satış yapan ve bestseller listesine giren ilk fizik kitabı.

Birçok kişi kitabın ilkokul seviyesinde anlaşılır olduğunu ifade etmişse de kanaatimce bu tespit doğru değildir. Anlaşılması öyle söylendiği kadar da kolay olmayan bir kitaptır. Özellikle görelilik kuramları, parçacık kuramları, kara delikler, solucan delikleri vs. anlatıldığı yerlerde ortalık çok karışır. Fizik konusunda alt yapısı olmayan okurların zorlanacağı kısımlar oldukça fazladır. Ancak şu bir gerçek ki, bir bilim kitabına göre dili oldukça yalın ve akıcıdır.

Kolaylıkla başucu kitabı yapılabilir. Uyumadan önce ilaç niyetine bir bölüm okunup gözlerinizi kapadıktan sonra evrenle ilgili bilim kurgu romanlarını aratmayan rüyalar görülebilir.

Yazarı Stephen Hawking'in de açıkça kitapta yazdığı gibi kitabın konusu şudur: "Bizim amacımız çevremizdeki olayları ve kendi varoluşumuzu tam bir biçimde anlayabilmektir."

Sanırım yazarın bu sözünden sonra başka söze gerek kalmıyor. Dünya, yaşam, uzay, galaksi, fizik, din ve dünyanın sonu gibi konulara ilgi duyan okurların mutlaka okuması gereken bir eserdir.
"Zamanın Kısa Tarihi" ve "Büyük Tasarım" kitaplarından sonra okuduğum üçüncü S. Hawking kitabıdır. "Kara Delikler ve Bebek Evrenler", onun farklı üniversitelerdeki konuşmalarından ve muhtelif dergilerde yayınlanmış yazılarının bir arada kitap olarak takdim edilmiş halidir. Oldukça etkilendiğim ve bir o kadar da anlamakta zorlandiğim, artı Hawking'e sempati kazandıran eseri oldu.

Kitabı iyi ve kafi şekilde anlamamız için iki seçenekle karşılaşıyoruz: ya okumadan önce bazı konularda önbilgi edinmeli ya da okurken karşımıza çıktıkça ayrıca küçük bir araştrma yapmalıyız. Özellikle, antropik ilke, belirsizlik ilkesi, (bilimsel) determenizm, sanal zaman, süper sicim teorisi, spin, kara madde...vb gibi konularda edineceğimiz önbilgiler sadece bu kitabı değil, genellikle son yarım asırda yazılmış bilimsel kitapları anlama ve yorumlama kolaylığı sağlayabilir.

Stephen Hawking, bilim hiyerarşisinin tepesine tırmanarak aşağıya (geriye) doğru eleştirisel yaklaşım ortaya koyduktan sonra, o tepeden de öteye boylanarak (rahatsız adam) evrenimizin menşeini (köken, başlangıç), sonunun olup olmadığını ve onun perde arkasını sorguluyor. Hayal gücüne ve zekasına sözüm yok. Daha önce bende oluşmuş <bilimi kullanarak bizi teizm'e mi yoksa atieizm'e mi davet ediyor?> şüpheci fikrimden bu kitab sayesinde vazgeçmiş oldum.

Einstein ve Dirac'la bilimin seyrinde başlamış olan "1. devrim" dalgası S. Hawking'le ikinci kez başlamıştır diyebilirim. O -kendi ifadesiyle- Birleşik Kuram (diğer isimleriyle M-Theory, String Theory, Grand Union Theory) arıyor... Her şeyin her şeyle ilişkisini anlamlı kılan, akla uygun cevabını verebilecek kuram... Dinimizde bu arayışın cevabı Allah'tır. Her an var eden, her şeyi varlıkta tutan... Bilimin de vereceği cevap olacaktır. Bu cevaba götüren 'yolu ve süreci' (lütfen '' arasına dikkat) anlamanın Hawking'i okuyup anlamadan mümkün olabileceğine inanmıyorum.
Hawking gerçekten de yalın ve anlaşılır bir şekilde yazmış bu kitabı. Kimse ben dilinden anlamam diye okumazlık etmemeli.

Evren hakkında verdiği bilgilerin herkesin ufkunu genişleteceğine şüphesiz inanıyorum.
Uzay bir yana quantum fiziğinin başlangıç ve gelişimini herkesin anlamasını ve bir o kadar da ürpermesini sağlıyor.

Quantum fiziğini öğrenip dili tutulmayan biri hiçbirşey anlamamış demektir.
Her ne kadar kapak resmi ve basımıyla 'kolay' kitap gibi gözükse de konusu ve anlattıklarıyla 'zor' kitap bence. Ancak bu kesinlikle üslupla alakalı değil. Hatta aksine, içeriğine göre çok anlaşılır, terimlere boğulmadan ayrıca çok da samimi yazılmış bir kitap. Bölümler halinde ilerliyor ve son bölüm anlatılanların toparlanması niteliğinde bir sonuç bölümü. Daha sonra ise fiziğin günümüzdeki konumuna gelmesinde büyük katkısı olan üç önemli adamın kısa biyografisi yer alıyor. En sona ise sözlük eklenmiş.
Peki neden zor?
Kitap betimlemelerle dolu. Ama sandığınız gibi betimlemeler değil. 'Evren, evren olmadan önce nasıldı, sonradan bu haline nasıl geldi, bir yıldız nasıl oluşuyor, yıldızın ölümü nasıl oluyor, bir elektron nasıl davranıyor, evren nasıl genişliyor, ne zaman büzüşüyor, kara deliklere seyehat eden bir astronotun başına neler geliyor, solucan delikleri bizi geçmişe veya geleceğe nasıl götürüyor?' gibi sorulara verilen betimleyici, bilimsel cevaplar. Ancak bu cevaplar gözlemleyemediğimiz olayların, gözlemleyemediğimiz cevapları olunca fizik temeli olmayanlar kitabı okurken zorlanabilir. En azından kitabı okumadan önce klasik-modern fizik, kozmoloji, termodinamik kanunları, antropik ilkeler, atomun yapısının açıklanmasında kullanılan kimya terimleri hakkında az da olsa araştırma yaparsanız çok daha rahat okursunuz diye düşünüyorum. Gerçi ben de modern fiziğin birçok konusunu bilmeme rağmen kitabı tamamen anladığımı söyleyemem ama :)
Onun dışında üslup olsun, anlaşılması zor bir konuyu açıklamak için verilen günlük hayattan örnekler olsun, zaman zaman samimi bir şekilde tanrının sorgulanması olsun, çok değerli bir kitap. Hele bir de modern fiziğe biraz ilginiz varsa tadından okunmaz :)
Açıkçası kitabın tamamını anlamak benim için zor çünkü belli bir temel istiyor. Bu açığı da googledan araştırma yaparak kapattım diyebilirim. Tabii ki de yine kuantumu/evren teorilerini çözdüm yaladım yuttum değil. Fakat genel bir fikir sahibi oldum. Siz de böyle bir kitap peşindeyseniz tavsiye ederim. Ayrıca kitap çok satmasına rağmen bir o kadarda az okunan bir kitapmış yapılan araştırmalara göre. :)
Kadim zamanlardan günümüze kadar filizoflar ve bilim adamlarının geliştirdiği kuramaları irdeleyerek bunu kitabına genel olarak yansıtan Stephen Hawking, kuantum kuramına kadar geliştirilmiş olan bilimsel kuramların doğa yasalarını ve evrenin yaratılışını tam anlamıyla anlamak ve açıklamakta yetersiz kaldığını savunuyor.Hatta bilim adamlarını cazibesine kaptırmış olan kuantum kuramını da yetersiz buluyor.Atomaltı düzeyde yüzde yüzlük geçerli olan kuantum kuramları maalesef uzay-evren düzeyinde yetersiz kalıyor.Ama her şeyin kuramı olan M-kuramı geliştirilip -bilim adamları üzerinde çalışıyor- bütün düzey ve boyutlarda geçerliliği deneylerle ispatlanıncaya kadar şimdilik en geçerli kuram kuantum kuramıdır.

S.Hawking hayal gücüne fazlasıyla inananlardandır.Aynı zamanda her şeyin bilimsel izahı olduğunu ve olması gerektiğini ifade ediyor.Bu yüzdendir ki, bilimsel determinizmi tatmin etmeyen kuramları yetersiz buluyor ve kitabı okurken görüyoruz ki haklı olduğunu kanıtlaya biliyor.

Mevzubahis "prestijli" konular olduğu için kitabın zor anlaşıla bilicek olması normaldir.Ama okurken şahid oluyoruz ki, Hawking "Büyük Tasarım"ını hakikaten de büyük tasarlamış, şanına yakışır şekilde kaleme almıştır.

Ben Kuran-ı Kerim'e ve onun bilimselliğe aykırı olmadığına hatta bilimi de aştığına inanmış ve iman etmişim. Bunun yanısıra bilime gönül verenleri ve dünyamıza, evrenimize bilimsel yorum yapma gayretinde olanları takdir edebilmem gerektiğini düşünüyorum.

İçinde yaşadığımız evren ve dünyamıza S.Hawking gözüyle bakmayı denemenizi öneririm.
-Fizik? -Kullanmıyorum,teşekkürler.
-Astronomi? - Galileo Galilei… hayraneyyyy
Gelin, bu kitap tam bize göre. Bin türlü kurama boğmamış bir içerik, yalın, pirüpak bir anlatım… Hatta anlatmış, içi rahat etmemiş görseller eklemiş yetmemiş örnekler vermiş bunları yaparken minimum düzeyde terim kullanmış ve buna rağmen bir de en arkaya sözlük eklemiş daha ne olsun? Biz ‘fizik’sel engelliler(!) için dev hizmet. Okuyalım ki artık en azından ışık yılı denilince fonumuzda “nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım” çalmasın; okuyalım ki görelilikten anladığımız şey güzellik olmasın. Bu incelemeye rast gelmiş sayısal beyinler abarttığımı düşünebilirler ama diğerleri, siz beni anladınız. Biz de öğrenebiliriz ha gayret :)
Kitaptan: Bu kitaptaki her sözcüğü hatırlasaydınız hafızanız yaklaşık iki milyon bilgi parçasını kaydetmiş olurdu: beyninizdeki düzen yaklaşık iki milyon birim artmış olurdu. Ancak bu kitabı okurken yiyecek formundaki en az bin kalori düzenli enerjiyi, ısı yayma ve ter yoluyla çevrenizdeki havaya kaybettiğiniz ısı formundaki düzensiz enerjiye çevirmiş olacaksınız.

Ancak endişelenmeye gerek yok çünkü kitaptaki her sözcüğü hatırlamayacaksınız zaten. Dahası konulara aşinalığı olmayanlar çoğu anlatılanı da anlamayacaktır. Bu yüzden herkesin ha deyince okuyup anlayabileceği bir kitap değil. Ama bu, yazarının anlatımından kaynaklanmıyor aksine oldukça yalın bir anlatım ve güzel benzetmeler var. Yani bu kitabın en çok satan fizik kitabı olduğu bir gerçek ancak en çok yarıda bırakılan kitap olduğunu da duydum ben:) Okumaların zamanlarını iyi belirlemek gerekiyor o yüzden. Popüler olana atlamak her zaman durumumuza uygun olmayabilir. Belli bir temel edindikten sonra genel bir çerçeve çıkartabilecektir okuyan.
Her şeyden önce bu yazının bir incelemeden ziyade bir saygı duruşu niteliğinde olduğunu belirtmek isterim.

Stephen Hawking. 21. yüzyılın en önemli bilim insanlarından birisi. Düşünsenize biz onun yaşamının bir kısmına şahitlik etmiş insanlarız. Yıllar sonra çocuklarımıza ve belki torunlarımıza bahsederken onun yaşadığı dönemde biz de vardık diyeceğiz. Einstein, Tesla, Edison ve diğerleri. Belki bunlarla aynı dönemde bulunmadık ama Stephen Hawking'i gördük.

Biraz uzun bir yazı olacak bunu baştan söylemem gerekiyor. Ben Stephen Hawking'le tam olarak The Bing Bang Theory dizisine zaman zaman konuk oyuncu olmasıyla tanıştım. Sheldon'ın zekasını ona benzetmesiyle bir süre merak etmiş ve daha sonra araştırmaya başlamıştım. Araştırdıkça elbette kendimden utandım. Çünkü yüzyılın en önemli bilim insanlarından birini TV aracılığıyla tanıyordum. Kendimi teselli etmek için en azında tanıdım dedim içimden.

Önce görsel kaynaklara baktım. Şu belgeseli izleyebilirsiniz sizde
https://www.youtube.com/watch?v=gc0a85arRV8
Ve şuna da göz atabilirsiniz;
https://www.youtube.com/watch?v=AJ0w6KvpbZM

Henüz yirmili yaşlarında doktorlar tarafından en fazla iki yıl ömür biçilen bir adam. Çocukluk yıllarında "kötü" notların sahibi. Biyolojiden hoşlanmayan bir adam. Kim derdi ki çağın en önemli insanı olacak. İki yıl yaşasa mucize olur dedikleri adam 76 yaşında hayata gözlerini yumdu. Bu 76 yıllık sürece onlarca kitap, Tekillik Teorisi, Kara Deliklerin İşleyiş Prensibi, Hawking Radyasyonu ve nice teori ve kuramlar sığdırdı. Ayrıca sanatçı bir kişiliği de vardı ve bunu da bazı TV dizilerine katılarak yansıttı.Ve bütün bunları ASL hastalığından dolayı bir tekerlekli sandalye üzerinde gerçekleştirdi. Tek kelime bile konuşamazken bilime yön verdi.
2014 senesinde hayatı beyaz perdeye aktarıldı. Dileyenler "Her Şeyin Teorisi" olarak aratıp internet üzerinden izleyebilirler. Bir link bırakıyorum bende.
http://720pizle.com/...of-everything.html/2

Ve Zamanın Kısa Tarihi. Bu kitapla kendisine "Evrenin Efendisi" lakabı takıldı. Çünkü fizikle alakalı bir kitap ilk kez çok satanlara girmişti ve bunu 237 hafta boyunca sürdürdü. Onu tanımamın üzerinden geçen yaklaşık 4 senenin ardından okudum bu kitabı. Yön vermek, az da olsa yardımcı olmak amacıyla diyeceğim birkaç cümle var sizlere kitap hakkında.

Dilinin oldukça sade olduğunu görmüştüm internette kısa bir araştırma yapınca. Buna itirazım yok. Fakat fizikle, uzayla, Kara Deliklerle, kuantum, sicim teorisi, tekillik, genişleyen evren teorisi, şişme kuramına hiç aşina olmayanlar için biraz zorlayıcı olacaktır. Burada çok bilmişlik yapıyor gibi anlaşılmak istemem. Çünkü bu konuları az çok kendimce araştırıp merak eden biri olarak kitap yine de zorlayıcı oldu benim için. Aslında okuduklarımı anlayabiliyorum fakat birine anlatırken aynı başarıyı gösteremiyorum. Hawking daha çok geçmişten günümüze doğru anlatıyor teorileri, kuramları. Kıyaslamalar yapıyor. Anlayabilmemiz için örneklemeler yapıyor. Olabildiğince basit tutuyor ama temelde Fizik ve uzay olduğunu unutmamak gerek. Kitabı okumaya başlamadan önce birkaç gün ayırıp yukarıdaki ve onlara benzer başlıklar araştırıp biraz ön bilgiye sahip olmak yararınıza olacaktır.

Sanırım başta belirttiğim saygı duruşu amacımdan biraz uzaklaştım. Burada bitirmem gerektiğini biliyorum. Kesinlikle her okurun kütüphanesinde olması gerek bir kitap diyerek noktalıyorum.

Unutmadan şu linkten Barış Özcan'ın onun hakkında hazırladığı videoya bakmak size iyi gelecektir;
https://www.youtube.com/watch?v=FgorLc4K2eA
Şuna da göz atmayı unutmayın;
https://www.youtube.com/watch?v=HJ7zbzJZsjs

Ve son olarak bu şarkıda da Pink Floyd, Stephen Hawking'le özdeşleşen o mekanik sesi kullanmıştır.
https://www.youtube.com/watch?v=beo_V3BnOfo
Şuna da göz atmayı unutmayın;
https://www.youtube.com/watch?v=HJ7zbzJZsjs

Sevgi, kitaplar ve bilimle kalın.
Merhaba okur,
Fiziğe karşı olan sempatim yüzünden Stephen Hawking'in bu kitabını gerçek manada çok okumak istiyordum. Ama kitap bende yoktu. Yaşadığım yerdeki aramalar sonucu bu kitabı okulumun kütüphanesinde buldum. Ama kitap 1980'lerde basılmıştı, neyse önemli olan kitabı bulabilmem idi.

Bu kitabın çok fazla satmasını neredeyse hiç denklem kullanmadan(e=mc2 hariç) sade ve akıcı bir dille yazılmasına bağlıyorum.Kitabı yaklaşık olarak 3 günde bitirdim. Bu kitap benim için anlaşılabilirdi ama diğer okurların inceleme ve yorumlarını okuyunca, diğer okurlara zor geldiğini anladım. belki de fizik ile ilgili önceden de biraz bilgim olduğu için bana kolay gelmiştir.

Bu kitabı okumanızı tavsiye ederim, hele ki bilime ilginiz varsa kesinlikle okumanız gereken bir yapıttır.

Bu arada bu inceleme benim ilk incelemem olacak.
Buraya kadar kıymetli zamanınızı bu yazıyı okumakla harcadığınız için teşekkür ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Stephen W. Hawking
Tam adı:
Stephen William Hawking
Unvan:
İngiliz Fizikçi, Evrenbilimci, Astronom, Teorisyen ve Yazar
Doğum:
Oxford, İngiltere, Birleşik Krallık, 8 Ocak 1942
Çocukluğu ve eğitim yılları

Hawking sekiz yaşındayken, Kuzey Londra'dan 20 mil uzaktaki St Albans'a gitti. 11 yaşında St Albans okuluna kayıt oldu. Buradan mezun olduktan sonra babasının eski okulu Oxford Üniversitesi kolejine devam etti. Babasının tıpla ilgilenmesini istemesine karşın, o matematiği seviyordu. Fakat okulun matematik bölümü mevcut değildi. Bu yüzden onun yerine fizik öğrenimi görmeye başladı. Üç yıl sonra doğa bilimlerinde birinci sınıf onur madalyasıyla ödüllendirildi. Hawking daha sonra kozmoloji (evrenbilim) üzerine çalışmak üzere Cambridge'e gitti. O zamanlar Oxford'da evren bilimiüzerine çalışma yoktu. Cambridge'de danışman olarak Fred Hoyle'u istemesine karşın Dennis Sciama atanmıştı. Doktorasını aldıktan sonra ilk önce araştırma asistanı, daha sonra Gonville and Caius College'de profesör asistanı oldu. 1973'de Gökbilim Enstitüsünden ayrıldıktan sonra HawkingUygulamalı matematik ve Kuramsal fizik bölümüne geçti. 1979'dan sonra matematik bölümünde Lucasian matematik profesörü oldu. Bu profesörlük 1663 yılında üniversite parlemento üyesi olan Henry Lucas tarafından kurulmuştu. İlk olarak Isaac Barrow sonra 1669'da Isaac Newton'a verilmişti. Hawking, evrenin temel prensipleri üzerine çalıştı. Roger Penrose ile birlikte Einstein'ın Uzay ve Zamanı kapsayan Genel Görelilik Kuramının, Big Bang'le başlayıp karadeliklerle sonlandığını gösterdi. Bu sonuç Kuantum mekaniği ile Genel Görelilik Kuramı'nın birleştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyordu. Bu yirminci yüzyılın ikinci yarısının en büyük buluşlarından biriydi. Bu birleşmenin bir sonucuda karadeliklerin aslında tamamen kara olmadığını, fakat radyasyon yayıp buharlaştıklarını ve görünmez olduklarını ortaya koyuyordu. Diğer bir sonuç da evrenin bir sonu ve sınırı olmadığıydı. Bu da evrenin başlangıcının tamamen bilimsel kurallar çercevesinde meydana geldiği anlamına geliyordu.

Hastalığından sonraki yaşamı

Stephen Hawking 1960'ların başında 21 yaşındayken tedavisi olmayan Amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığına yakalandı. Motor nöronların zamanla yüzde seksenini öldürerek sinir sistemini felç eden; ancak beynin zihinsel faaliyetlerine dokunmayan bu hastalık, Hawking'i tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm etti. Ünlü bilim adamı, 1985 yılından bu yana sesini de yitirmiş olduğu için, koltuğuna yerleştirilmiş, yazıları sese dönüştürebilen bilgisayarı sayesinde insanlarla iletişim kurabiliyor. Şu anda Hawking, bilimsel uğraşlarında ve günlük yaşantısında çevresinden veailesinden büyük destek almaktadır. Konuşmak istediği anda, elindeki elekronik aleti sıkarak, sandalyesine bağlı özel bilgisayarının ekranına, dakikada ortalama 10 kelimeyi sıralayabilmektedir. Bu sessiz konuşan dehanın, özel bilgisayarının hafızasında yaklaşık 2600 kelime bulunmaktadır. Böylece herhangi bir kelimeyi söylemek istediğinde ekrana yazabilmektedir. Sağlıklı insanların konuşmalarında kullandığı kelime sayısı da 2500 civarındadır. Dolayısıyla Hawking, duygularını ifade etmede kelime sıkıntısı çekmemektedir.

Stephen Hawking kuantum fiziği ve kara deliklerle ilgili iddialarıyla, bugün yaşayan bilim adamları arasında dünyada en çok tanınan isimdir. Kitapları, 40 dile çevrildi; evrenle ilgili çılgın teorik bilgilerini popüler hale getirmek için gereken maddi bağımsızlığı sağlayacak ve Cambridge Üniversitesi'ndeki uygulamalı matematik ve teorik fizik laboratuvarını geliştirecek kadar da sattı. Hawking, hastalığıyla gizemli bir kişilik oluşturmaktadır. Son kitabı “Ceviz Kabuğundaki Evren”de, dünyanın büyük bir felaket ile karşı karşıya kalabileceğini belirterek uzayda insan kolonileri kurulmasını gündeme getirmişti. Bir fenomen haline gelen ve milyonlarca satan “Zamanın Kısa Tarihi: Büyük Patlamadan Karadeliklere” kitabı, Hawking'e asıl şöhreti getirmişti. İlk kitabının yayımlanmasından bu yana gerçekleşen önemli buluşların ardındaki sırrı açığa çıkaran “Ceviz Kabuğundaki Evren”, “Zamanın Kısa Tarihi”nin bir devamı sayılabilir. Yeni kitabıyla yazar, bizleri çoğu kez gerçeklerin kurmacadan daha şaşırtıcı olduğu teorik fiziğin en üst noktalarına çıkarıyor ve evrenin temel ilkelerine dair anlaşılır yorumlarda bulunuyor. Görelilik kuramından zaman yolculuğuna, süper kütle çekiminden süpersimetriye, kuantum teorisinden M-Kuramı’na ve bütünsel beyin algılanımına kadar evrenin bilinen en kışkırtıcı sırlarına kapı aralayan kitap, Einstein’in “Genel Görelelik Kuramı” ile Richard Feynman'ın çoklu geçmiş düşüncesini birleştirerek evrende olup bitenleri tanımlayabilecek eksiksiz ve tek bir teori geliştirmeye çalışıyor. Okur, kitabı bir bilimsel eser olarak algılayabileceği gibi, rahatlıkla bir bilim–kurgu romanı gibi de değerlendirebilir. Hawking'in “karmaşık önermeleri günlük yaşamdan çekip aldığı analojilerle resmetme becerisi” buna imkân tanımaktadır. 2012'de “Büyük Tasarım” adlı kitabını da çıkartmıştır. Kitaplarında genellikle bir Yaradan'ın varlığını inkar eden Stephen Hawking, Her Şeyin Teorisi (Birleştirilmiş Alan Kuramı)’ne ulaşıldığı zaman, kainat’ın yaratım sürecinde, ‘Tanrı’ kavramına ihtiyaç olmadığını da net bir dille ifade etse de daha sonraları Kanal D Londra Temsilcisi Ayşegül Ekinci'nin röportajında, ilk kez Tanrı'ın varlığını kabul etti. Röportaj sırasında sorulan bir soruya Hawking'in çalışma ekibinin de şaşırdığı görüldü. Hawking, Tanrı ile ilgili sorulan soruya "Evrenin oluşumu bilimin gerçekliğine dayanır. Ama bu hiçbir şekilde, Bilim Kuralları'nı koyan ve onları da yaratan bir Tanrı olmadığı anlamına gelmez..." cevabını verdi.

Stephen Hawking, Einstein’dan bu yana dünyaya gelen en parlak teorik fizikçi olarak kabul edilmektedir. 12 onur derecesi almıştır. 1982'de CBE ile ödüllendirilmiş, bundan başka birçok madalya ve ödül almıştır. Royal Society'nin ve National Academy of Sciences (Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi) üyesidir.

Stephen Hawking yazdığı çocuk kitaplarıyla birlikte çocukları etkileyip onları evrenbilime yanaştırmıştır. Yazdığı kitaplar çocukların hayal dünyasını da genişletmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 490 okur beğendi.
  • 1.908 okur okudu.
  • 214 okur okuyor.
  • 3.054 okur okuyacak.
  • 128 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları