Tahsin Ünal

Tahsin Ünal

YazarÇevirmen
8.8/10
32 Kişi
·
98
Okunma
·
1
Beğeni
·
960
Gösterim
Adı:
Tahsin Ünal
Unvan:
Tarihçi, Fikir Adamı, Emekli Albay, Harp Okulu Öğretmeni, Yazar
Doğum:
Karaman, 25 Nisan 1920
Ölüm:
Mekke, 17 Temmuz.1988
Tahsin Ünal, 25 Nisan 1920 tarihinde Karaman’ın Akçaşehir kasabasında doğdu. İlk ve Ortaokulu Karaman’da okudu. 1936 yılında gittiği Konya Lisesi'nin Edebiyat kolundan 1939'da mezun oldu. 1940 yılında askeri öğrenci olarak İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünde başladığı eğitimini Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde tamamladı. 1944 yılında Yedek Subay Okulu Komutanlığı'nda Piyade Sınıfı Kıta eğitimi yaptı ve Maltepe Askeri Lisesi'nde Tarih öğretmeni olarak göreve başladı.

1945 yılında Karaman’ın tanınmış müderrislerinden Mahmut Fevzi Erdoğdu hocanın kızı, Fatma Kevser hanımla evlendi. Bu evlilikten Bahadır, Mukadder, Mükerrer ve Fevziye isminde 4 çocuğu dünyaya geldi. 1947 yılında Kuleli Askeri Lisesi Tarih öğretmenliğine atandı. 1952 yılında Ankara Kara Harp Okulu'nda göreve başladı ve 1974 yılında Albay rütbesiyle bu görevden emekli oldu.

Bu arada Tarih dalında doktorasını yapmış olan Dr. Tahsin ÜNAL emekli olduktan sonra MHP saflarında siyasete atıldı. MHP Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen Dr. Tahsin Ünal 12 Eylül 1980 Askeri darbesine kadar bu görevini sürdürdü. 12 Eylül'de Alpaslan Türkeş ile tutuklananlar arasında bulunan Dr. Tahsin Ünal, önce Dil Okulu'na kapatıldı. Daha sonra milletvekili olmayan yöneticilerle birlikte Mamak Askeri Cezaevi'ne gönderildi. Burada bir süre kalan Dr. Tahsin Ünal'a, Harp Okulu'nda öğretmenliğini yaptığı subaylar tarafından "Kafes'te" akıl almaz işkenceler ve hakaretler edildi. MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası'nın görüldüğü mahkemede, sorgusu sırasında mahkeme heyetine hitaben "Bugün burada Faşist Devlet kurmak için yargılanıyorum ve utanıyorum. Çünkü ben şerefli bir Türk subayıyım. Harp Okulu'nda yıllarca öğretmenlik yaptım. Sizler de dahil binlerce subay yetiştirdim. Evlatlarım ben hanginize faşistliği övdüm veya öğrettim." şeklinde çok duygulu bir konuşma yapmış ve gözyaşlarını tutamamıştır.

Genç yaştan itibaren makale ve kitap yazmaya başlayan Dr. Tahsin Ünal’ın piyasada 24 adet yayınlanmış eseri bulunmaktadır.

Dr. Tahsin Ünal, Hacc farizasını yerine getirmek üzere gittiği Mekke'de geçirdiği bir kalp krizi sonucu 17 Temmuz.1988 günü vefat etmiş ve cenazesi de o mübarek beldeye defnedilmiştir. Rahmetli Dr. Tahsin Ünal hakkında "DR. TAHSİN ÜNAL HAYATI-ESERLERİ-KİŞİLİĞİ VE DÜŞÜNCELERİ" isimli Ali Güler ve Suat Akgül tarafından hazırlanmış bir de eser bulunmaktadır.
Neticede, dünün fakirleri, yahut orta hallileri bugün zengin oldular. Burjuvazi de diyebileceğimiz bu sınıf, kozmopolit idi. Bu sınıf kahve ve bakkalları ile Rum, modları ile Fransız, paltoları ile İngiliz, telakkileri ile hümanist veya beynelmilel, musikileri ile İtalyan yahut İspanyol, servetleri ile egoist idiler. Kıyafetlerimizde, musikimizde, ahlak sistemimizde, inanç sistemlerimizde görülen bugünkü keşmekeşliği, bundan başlatmak mümkündür.
Bir tanıdığın evinde yatıya kaldığım gece onun kitaplığında bulmuştum. Okumayı bırakamadım bitinceye kadar. Gerçekten günümüz insanı için de faydalı olabilecek bir eser.
Dönüp dolaşıp tekrar elinize alacağınız, ara ara sayfalarını karıştıracağınız bir öğreti kitabı.
Bilgeliğe ve derinliğe giden uzun yolda, bu kitap karşınıza muhakkak çıkacaktır.
Kitapta Osmanlı devlet adamlarının faziletini anlatan birbirinden güzel nükteler, anekdotlar var.Son zamanlarda sosyal medyada sıkça paylaşılan "Müslümana haram gayrimüslime helal olan" çeşmenin hikâyesi başımızı önümüze eğerek düşünmemizi gerektiriyor.Ahmet Vefik Paşa'nın herkese siz nerelisiniz diyerek memleketini sorması üzerine gayrimüslimler göğsünü gere gere cevap verdiği hâlde yaşlı bir dedenin utana sıkıla "Ayıptır söylemesi Türküm Paşa hazretleri" demesi üzerine Ahmet Vefik Paşa celallenip "Türküm demek neden ayıp olacakmış ben de Türk'üm" der.Bunun üzerine dede bocalayıp "Siz de Türk müsünüz Paşa hazretleri,Türk'ten hiç paşa olur mu paşa hazretleri"diye şaşkınlığını ifade eder."Ahmet Vefik Paşa "Paşa ne kelime üç kıtaya hükmeden Osmanlı padişahları da Türk" der ve arkasını dönerek oradakilere sezdirmeden ağlamaya başlar.Bunu okurken tüylerim diken diken oldu.
En sevdiğim anektod ise adeta beni anlatıyor.Nazır Bey de benim gibi dalgın bir adam.Çok meşgul olduğu zaman kapısına "Nazır Bey bugün meşgul.Girmeyiniz." yazısı asılırmış.Nazır bey bazen sabahları erken saatte gelir.Yazıyı görünce nazır beyin kendisi olduğunu unutarak "Nazır Bey meşgulmuş rahatsız etmeyelim diyerek geri dönermiş.
Bir seferde okunabilecek bir kitap değil, anlamanın yıllar sürebileceği bir kitap. Bir yol kitabı olarak genelde arabada tutuyorum. Saatler süren yol boyunca küçük bir parçayı düşünmek için iyi bir fırsat buluyorum. Keşke Nietzsche gibi gün boyunca dağlarda yürürken düşünebilseydim ama günümüz şartlarında direksiyon başında sakin düşünmek üzere müsait. Ayda en fazla 2 sayfa ilerleyebiliyorum ancak bu salyangoz ilerlemesi çok keyifli.
kong tse( yani konfüçyüs), lao tse'den seromaniler hakkında bilgi almak için tshou ülkesine gitmiştir. lao tse ona şöyle demiştir: ''bahsettiğin insanlar, kemikleriyle birlikte çürüdüler, yalnızca sözleri kaldı''. ayrıca şöyle demiştir:'' bir soylu zamanı geldiğinde yükselir; zamanı gelmezse herşeyi bırakır ve otların büyümesine izin verir. iyi bir tüccarın, sanki hiçbir şeyi yokmuş gibi, hazinelerini derine sakladığını ve mükemmel erdeme sahip bir soylunun dış görünüşüyle cahil gibi göründüğünü duydum. dostum, kibirli halinden ve çeşitli isteklerinden vazgeç. tüm bunlar, kendi özün için değersizdir. sana söyleyecek başka bir şeyim yoktur!''

kong tse, ülkeden ayrılmış ve şöyle demiştir: ''kuşlar; uçabildiklerini biliyorum. balıklar; yüzebildiklerini biliyorum. vahşi hayvanlar; koşabildiklerini biliyorum. koşanlar iplerle, yüzenler ağlarla, uçanlar da oklarla yakalanır. ancak ejderhanın rüzgarın ve bulutların üzerinde nasıl uçtuğunu ve gökyüzüne nasıl çıktığını anlamıyorum. bugün lao tse'yi gördüm, ejderhaya benziyor.''
Çin felsefesini güzel , yalın bir dille anlatan bir kitap ... Tao 'yol' demektir Te 'erdem' ching de 'kitap veya rehber ' demektir . Yani bu kitap yol kitabi erdem kitabı anlamına gelir.

Kitabın başında çevirmen zaten her şeyi basit bir şekilde anlatmış. Güzel ders alınabilecek bir kitap Tao te Ching... Felsefeyi seven herkes okumalı ;)
Kesinlikle sözlükle okunması gereken bir kitap. Ben eski yayınını okumuş olsam da yeni yayında da bir sürü yabancı kelime var. Ama geçmişi aydınlatan önemli bir eser. Ayrıntılı bir şekilde sebep ve sonuçlarıyla birlikte 1700-1958 tarihi arasındaki olaylar verilmiş. Tarihle ilgilenenlerin okumasını tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Tahsin Ünal
Unvan:
Tarihçi, Fikir Adamı, Emekli Albay, Harp Okulu Öğretmeni, Yazar
Doğum:
Karaman, 25 Nisan 1920
Ölüm:
Mekke, 17 Temmuz.1988
Tahsin Ünal, 25 Nisan 1920 tarihinde Karaman’ın Akçaşehir kasabasında doğdu. İlk ve Ortaokulu Karaman’da okudu. 1936 yılında gittiği Konya Lisesi'nin Edebiyat kolundan 1939'da mezun oldu. 1940 yılında askeri öğrenci olarak İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünde başladığı eğitimini Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde tamamladı. 1944 yılında Yedek Subay Okulu Komutanlığı'nda Piyade Sınıfı Kıta eğitimi yaptı ve Maltepe Askeri Lisesi'nde Tarih öğretmeni olarak göreve başladı.

1945 yılında Karaman’ın tanınmış müderrislerinden Mahmut Fevzi Erdoğdu hocanın kızı, Fatma Kevser hanımla evlendi. Bu evlilikten Bahadır, Mukadder, Mükerrer ve Fevziye isminde 4 çocuğu dünyaya geldi. 1947 yılında Kuleli Askeri Lisesi Tarih öğretmenliğine atandı. 1952 yılında Ankara Kara Harp Okulu'nda göreve başladı ve 1974 yılında Albay rütbesiyle bu görevden emekli oldu.

Bu arada Tarih dalında doktorasını yapmış olan Dr. Tahsin ÜNAL emekli olduktan sonra MHP saflarında siyasete atıldı. MHP Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen Dr. Tahsin Ünal 12 Eylül 1980 Askeri darbesine kadar bu görevini sürdürdü. 12 Eylül'de Alpaslan Türkeş ile tutuklananlar arasında bulunan Dr. Tahsin Ünal, önce Dil Okulu'na kapatıldı. Daha sonra milletvekili olmayan yöneticilerle birlikte Mamak Askeri Cezaevi'ne gönderildi. Burada bir süre kalan Dr. Tahsin Ünal'a, Harp Okulu'nda öğretmenliğini yaptığı subaylar tarafından "Kafes'te" akıl almaz işkenceler ve hakaretler edildi. MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası'nın görüldüğü mahkemede, sorgusu sırasında mahkeme heyetine hitaben "Bugün burada Faşist Devlet kurmak için yargılanıyorum ve utanıyorum. Çünkü ben şerefli bir Türk subayıyım. Harp Okulu'nda yıllarca öğretmenlik yaptım. Sizler de dahil binlerce subay yetiştirdim. Evlatlarım ben hanginize faşistliği övdüm veya öğrettim." şeklinde çok duygulu bir konuşma yapmış ve gözyaşlarını tutamamıştır.

Genç yaştan itibaren makale ve kitap yazmaya başlayan Dr. Tahsin Ünal’ın piyasada 24 adet yayınlanmış eseri bulunmaktadır.

Dr. Tahsin Ünal, Hacc farizasını yerine getirmek üzere gittiği Mekke'de geçirdiği bir kalp krizi sonucu 17 Temmuz.1988 günü vefat etmiş ve cenazesi de o mübarek beldeye defnedilmiştir. Rahmetli Dr. Tahsin Ünal hakkında "DR. TAHSİN ÜNAL HAYATI-ESERLERİ-KİŞİLİĞİ VE DÜŞÜNCELERİ" isimli Ali Güler ve Suat Akgül tarafından hazırlanmış bir de eser bulunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 98 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 99 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.