Tuğrul Tanyol

Tuğrul Tanyol

YazarÇevirmen
8.0/10
90 Kişi
·
192
Okunma
·
10
Beğeni
·
1259
Gösterim
Adı:
Tuğrul Tanyol
Unvan:
Türk Yazar, Şair, Akademisyen
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1953
1953’te İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Bilimler Bölümü’nü bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nde doktorasını tamamladı. Halen Marmara ve Yeditepe üniversitelerinde öğretim üyesi. Çeşitli dergilerde yayımlanan şiirlerinin yanı sıra şiirin ana sorunları üstüne yazılarıyla tanındı. 1985’te yayımlanan Ağustos Dehlizleri adlı yapıtıyla Behçet Necatigil Şiir Ödülü’ne değer görüldü. Nikos Kazancakis, Gabriel García Márquez, Sacha Guitry, Vicente Aleixandre gibi yazar ve şairlerin yapıtlarını dilimize kazandırdı.
ağacın dalı her şeye rağmen gökyüzüne uzanır,
avuçlamak istermiş gibi o ilk ışığı...
onun için,
karanlık adam hiç sevmezmiş yeşili...
çocuklarımızın çocukları
daha güzel bir güne
doğmayacaklar, bu kesin
giderek uzaklaşan
ayak sesleri insanlığın
...
Tuğrul Tanyol
Sayfa 40 - Kırmızı Kedi
80 syf.
·8/10
Tuğrul Tanyol iyi bir şair. Şiirin ne olduğunu bilen bir şair. Şiirlerinde farklı bir dil var. Klasik saf bir acı, iç yakan bir aşk yok. Dinsellik ve derinlik var şiirlerde. Çok güncel mısralar kurmuş.

Gizli bir yas, kapalı nedenler. Şiirle duyguları yüceltmiş. Kent odaklı, kültürlü şiirler. Ahmet Hamdi Tanpınar şiirlerinin günümüzdeki karşılığı olabilecek şiirler.

Yarın için notlar bölümünde Gezi Parkı, Soma, Ermenek, Nükleer Santral gibi 2013 2014 yılı ülke gündemindeki olaylar üzerine kurulu şiirler var. Son bölüm en beğendiğim kısım oldu.

2016 Attila İlhan ve Metin Altıok şiir ödüllerinin sahibi olur kendisi.
538 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Harika bir kitaptı. Beni çok fazla etkileyen kitaplardan birisi oldu. Büyük keyifle okudum. Mutlaka okumanızı öneririm. Uzun zamandır bu kadar iyi bir kitap okumadığımı fark ettim..
538 syf.
·10 günde·9/10
Nikos Kazancakis 'in Zorba isimli kitabını okuduktan sonra bir başka kitabını da okumak elzem olmuştu. Zorba'yi çok sevmiş, ardından filmini de seyrettikten sonra ( Antony Quinn müthiş bir oyunculuk göstermiş) kitabı hatmestim adeta. Malum, zorba kazancakis'i meşhur eden kitap. Zorba'da okura verilen mesajlar Kazancakis'in kişiliği hakkında ipuçları veriyordu zaten. Girit doğumlu, Osmanlı imparatorluğunu, Yunan işgalini Yunan ic savaşını gören bir yazar olarak oldukça özgürlükçü, idealist bir kişi. Türkleri çok iyi tanıyor yaşadığı coğrafya itibariyle. Her romanında illa ki bir Türk figür bulunuyor. Özgürlükçü, aydınlanmacı fikirleri çevresini pek memnun etmemiş, dışlanmış, aforoz edilmiş. Bu deneyimler bu kitapta da kendini gösteriyor. Nobel ödülünü bir oyla kaybetmiş.

Bu romanın vermek istediği mesajlar aslında oldukça bilindik. Tipik bir ezen - ezilen ilişkisi var. Ezenler yine bilindik bir şekilde Tanrı'nin gücünü yanlarına almışlar. Yunanistan'ın bir köyünde kendini Tanrı'nin gölgesi ilan eden bir papaz, bir Türk ağa ve köyün yaşlı ekabirleri köylüleri bir güzel somuruyorlar. Kendileri bolluk içinde yaşarken, köylülerin açlikla mücadele etmesi bize yabancı bir durum değil aslında. Türk edebiyatının çeşitli örneklerinde bu konu işlenmiştir zaman zaman.

Ana karakterlerden papazin parasız cenaze kaldirmadigini, vaftiz yapmadığını, nikah işlemleri yapmadığını okuyoruz mesela. Köyün zenginlerinden ladas'in , köylülerin tarlalarına, bağlarına çöktüğünü okuyoruz. Yargıcıürlü hile ve dolaplarında tanık oluyoruz.

Hikaye o kadar bize yakın ki, onlari eleştiren, onlara boyun eğmeyen birkaç kisi için Bolşevik etiketi yapıştırılıyor, tanrıya düşman ilan ediliyor. Onlara yağmacı deniliyor, dinden aforoz ediliyor. Çirkinliklerin adresi değişiyor, ama hep güçsüzler eziliyor.

Kazancakis'in müthiş bir üslubu ve mizahi bir yönü var. Bu tip romanları seviyorsanız bu romana da bayilacaksiniz. Hikaye akıcı, çeviri çok iyi. Can kalitesi mevcut yani.

Son söz Kazancakis'in.
" Hiç bir şey beklemiyorum, hiç bir şeyden korkmuyorum, özgürüm."
538 syf.
·Beğendi·10/10
Nicos kazancakis bu eseriyle gönlüme ilelebet tahtını kurmuştur. Mezar taşında "hiç birşey ummam, hiç kimseden korkmam özgürüm" yazar afaroz edilmiş lakin tabiri caizse diğer dünyadan ders verir. Amaç edinmeme yardımcı olduğun için minettari nicos..
538 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
Okuduğum ilk Kazancakis kitabı ve sanırım başlangıç olarak en ideali. Dili çok sade ve akıcı. Öykü ise buram buram Anadolu. Sanki Yaşar Kemal okuyormuşum gibi geldi. Tabii Yaşar Kemal'in insana, görmediği yerleri, bilmediği tatları yaşıyormuş gibi hissettirdiği betimlemeleri yok bu kitapta.
Anadoluda Likovrissi adında bir rum köyünde geçiyor öykü, kurtuluş savaşının hemen öncesi sanırım. Paskalya sırasında köyün ileri gelenleri, 7 yılda bir yapılan ve gelecek yıl yapılacak İsa'nın çarmıha gerilişi ve dirilişini canlandıracak oyun için isa ve havarilerini seçmeye karar verirler. Köy halkından belirledikleri kişileri bilgilendirip bundan sonra tavırlarına ve davranışlarına dikkat etmeleri ve hristiyanlığa yakışır davranmaları konusunda uyarırlar.
Bu arada, köyleri yakılıp dağıtılmış bir hristiyan topluluğu Likovrissi’ye gelir. Aç ve yoksul durumdaki bu insanlara köyün tamamına yakını sırtını döner. Oyun için seçilmiş İsa- Manolios- ve havarileri bu insanlara yardımcı olmaya çalışır ve onları yakındaki Sarakina dağına yerleştirirler.
Bundan sonrası tam bir ezen, ezilen hikayesine dönüşüyor. İsa ve havariler kendilerine salık verilen öğütlerin köyün 'hristiyanları' papaz, yargıç ve diğer ekabirler tarafından yerine getirilmediğini görüp Sarakina'daki cemaatin papazı Fortis'in bilge ve mütevazi davranışlarından etkilenirler.
Başta köyün ileri gelenleri ve ağası olmak üzere tüm köylülerin acımasızlığı, sarakina’da yaşam savaşı veren açlıktan çocuklarının ölümünü gören ve üstüne bolşevikle suçlanıp eziyet gören halkın öyküsü, İsa- Manolios ve ‘havarileri’ etrafında incilden metaforlarla anlatılıyor.
Ve sonuçta yine, dini ve otoriteyi kullanan güçlülerin, haklıları ezip mağlup ettiği bir mücadele görüyoruz.
538 syf.
·13 günde·Beğendi·8/10
Yazar bir dönem Hz.isa’nın özgürlük, eşitlik için yaptığı mücadele sonucunda yapılan eziyet ve haksızlığın yıllar sonrası yine tarihin tekerrür ettiğini göstererek bolluk içinde yaşayan insanların hak, hukuk, eşitlik ve özgürlük için müdahale veren bir toplumu nasıl afaroz edildikleri, rahatlarının bozulmaması için neler yaptıklarını gözler önüne sererken, kendilerine hristiyan olarak gösteren kişilerin Hz. İsa’nın yolundan ayrılarak kendilerince ve çıkarlarınca nasıl bir İsa oluşturdukları gözler önüne sermektedir. Yazar çok akılca ve ustalıkla kaleme aldığı kitapta hem hristiyanlara hemde müslümanlara vurmaktadır.
Yeniden Çarmıha Gerilen İsa Nikos Kazancakis
66 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Ansızın Yaz

Tuğrul Tanyol'dan okuduğum ilk kitap. 66 sayfaya sığdırılmış; kolayca yazılabilir gibi görünen ancak okudukça anlam kazanan imgelerle dolu bir kitap. Tanyol, "neden güzel olan her şeyde bir acı var" (s. 23) diyerek bu çağa olan isyanını Ansızın Yaz'a yedirmiş durumda. Okuru zinde tutmayı başaran şairin mısralarında birikimini görmek mümkün. Şiire ilgi duyan herkesin okuyabileceği bir kitap: Ansızın Yaz. Saygılarımla.
207 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
İlk okuduğum Marquez eseri oldu, ben yazarın dilini oldukça beğendim, karakterlerin çokluğu, olay örgüsünün soru işaretleri ile merak uyandırması, olayların hem yüzeysel hemde yer yer ince detaylarının olması oldukça hoşuma gitti. Hikayenin adı belirsiz bir ülkenin bir kasabasında geçmesi, ana karakterlerden birinin adının verilmemesi bana biraz José Saramago'nun Körlük kitabını anımsattı, konu ve içerik olarakta oldukça benzer diyebiliriz. Hikayemiz oldukça çarpıcı ve düşündürücü, toplumun hem siyasal, hem ahlaken, hemde bireysel çöküşünü gözler önüne seriyor...
538 syf.
Dinin tarih üzerine etkisini vurgulayan, İncil'eki olayların bir yunan köyünde tekrar yaşanmasını anlatıyor. Yazar Zorba ve bu kitabı yüzünden kilise tarafından afaroz edilmiştir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Tuğrul Tanyol
Unvan:
Türk Yazar, Şair, Akademisyen
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1953
1953’te İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Bilimler Bölümü’nü bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nde doktorasını tamamladı. Halen Marmara ve Yeditepe üniversitelerinde öğretim üyesi. Çeşitli dergilerde yayımlanan şiirlerinin yanı sıra şiirin ana sorunları üstüne yazılarıyla tanındı. 1985’te yayımlanan Ağustos Dehlizleri adlı yapıtıyla Behçet Necatigil Şiir Ödülü’ne değer görüldü. Nikos Kazancakis, Gabriel García Márquez, Sacha Guitry, Vicente Aleixandre gibi yazar ve şairlerin yapıtlarını dilimize kazandırdı.

Yazar istatistikleri

  • 10 okur beğendi.
  • 192 okur okudu.
  • 12 okur okuyor.
  • 208 okur okuyacak.