Ahmet Dinççağ

Ahmet Dinççağ

Yazar
6.0/10
1 Kişi
·
3
Okunma
·
0
Beğeni
·
389
Gösterim
Adı:
Ahmet Dinççağ
Tam adı:
Prof. Dr. Ahmet Sait Dinççağ
Unvan:
Türk Akademisyen, Yazar
Doğum:
Ankara, Türkiye, 1952
1952 yılında Ankara’da doğdu. Galatasaray Lisesi’nde orta eğitimden sonra 1971’de girdiği Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü’nden 1 yıl sonra ayrıldı. 1972 yılında İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesine girdi. 1978 yılında Tıp öğrenimini tamam layarak Tıp Doktoru unvanını aldı. 1978-79 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri, Georgetown Üniversitesinde çalıştı. 1980-81 yıllarında vatani görevini tamamladıktan sonra 1982 yılında İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalında ihtisasa başladı.

1986 yılında “Operatör” unvanını aldı. Mecburi hizmetini 1986-1989 yılları arasında M.E.B. Validebağ Öğretmenleri Hastanesinde Operatör olarak tamamladı. 1989 yılında İ.Ü. İstanbul Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalında baş asistan olarak göreve başladı. 1993 yılında “Genel Cerrahi Doçenti”, 1999 yılında “Profesör” unvanını aldı. Halen İ.Ü. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalında aktif görevini sürdürmektedir. Fakültenin eğitimi iyileştirme çabalarından “Eğitim Becerileri Kursları”nda öğretim üyeliği yaparak; eğitime büyük katkı sağlamaktadır. Tıp Etiği ve Tıp Hukuku Derneği kurucularındandır.

Ulusal ve uluslararası yayımlanmış 150’den fazla bilimsel makalesi, “Görsel ve Sözel Anamnez Teknikleri”, “Beni Anlıyor musun?”, Sevgili Doktorum Anla Beni” ve “Can Suyu” başlıklı 4 kitabı mevcuttur. İngilizce ve Fransızca bilen Prof. Dr. Ahmet Sait DİNÇÇAĞ, evli ve bir çocuk babasıdır.
" Kimse kendisinden farklı bir kişi olamaz. Kişi olmak istediği kişiye benzemek yönünde diretse bile ancak onun karikatürü olur."
"İnsan yaşlıysa 'geçmişi ile şimdi', gençse 'şimdi İle gelecek' arasında bir ikilem içindedir. Şimdide nasıl yaşayacağımızı bilmediğimizden, şimdiyi geçmiş ve gelecek için bir basamak olarak kullanıyoruz."
"Düşün...
Kim üzebilir seni senden başka
Kim doldurabilir içindeki boşluğu
Sen istemezsen?
Kim mutlu edebilir seni,
Sen hazır değilsen?
Kim yıkar, yıpratır sen izin vermezsen?
Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?
Her şey sende başlar, sende biter
Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme
Tükettirme içindeki yaşama sevgisini...
Ya çaresizsiniz, ya da çare sizsiniz..."

NİETZSCHE
"Zihnimiz arsız bir çocuk gibi gelişmiştir. Her zaman daha fazlasını ister, hiç doymaz, yüzsüz bir dilenci gibidir."
"Şayet insanlara bir şeyi sürekli tekrarlarsan, insanlar buna yavaş yavaş inanmaya başlar. Bu tekrarlar asırlar boyu durmadan yinelenirse söylenenler kalıtsal hale gelir. Yahudilerin Almanya'da öldürülmelerinin yanlış olduğunu tüm dünya, hatta kendileri tarafından söylense de Hitler Almanya'da hala bir kahramandır ve yaptıkları onlara göre doğrudur. Bu bir şartlanmadır ve kişilere daha çocukluğundan itibaren verildiğinden bunu onların kafasından silmek imkansızdır."
"Kaz yavrusu bir şişeye konur ve o şişenin içinde beslenip büyütülür. Kaz o kadar büyümüştür ki şişenin ağzından çıkamamaktadır. Müritten çözümü istenen şey, kaza ve şişeye zarar vermeden kazın şişeden nasıl çıkarılacağıdır. Mürit haftalarca gecesini gündüzüne katarak düşünür ama bir çözüm yolu bulamaz. Bir gün aniden farkeder ki ustası aslında kazla ve şişeyle ilgilenmemektedir. Bu hikayede kaz da şişe de birer semboldür. Şişe burada zihni, kaz ise müridi yani kendisini imgelemektedir. Hemen ustasına gidip çözümünü bildirir. Ustası "Tamam olayı anlamışsın, şimdi kazı şişenin dışında tut o zaten asla şişenin içinde olmamıştı, onu içeri koyan ve orada tutan sendin." der."
Gerçekten sağlıklı ve başarılı insanlar genellikle iyi uyumayı , gün içinde sakinlige zaman ayırmayı , acele etmeden yemek yemeyi , güneşle birlikte uyanıp , erken yatmayı alışkanlık haline getirmişlerdir .
"Hararet nardadır, sacda değildir
Keramet baştadır, taçta değildir
Ne ararsan kendinde ara
Kudüs'te, Mekke'de, Hac'da değildir."
Bedendeki en küçük birimden başlayarak organların duyguların düşüncelerin birbirleriyle olan bütünlüğünü ele alarak ; kisideki stres durumu ve hastaliklarin nedenlerini ve çözümlerini sunan bir sağlık kitabı diyebilirim. kişisel gelişim ,suyun hayatımıza faydaları , kansere ve strese çözümler konusunda düşüncelerimizi ve hayatımızı tekrar gozden gecirmemizi öneren bir kitap.okumanizda fayda görüyorum..

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Dinççağ
Tam adı:
Prof. Dr. Ahmet Sait Dinççağ
Unvan:
Türk Akademisyen, Yazar
Doğum:
Ankara, Türkiye, 1952
1952 yılında Ankara’da doğdu. Galatasaray Lisesi’nde orta eğitimden sonra 1971’de girdiği Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü’nden 1 yıl sonra ayrıldı. 1972 yılında İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesine girdi. 1978 yılında Tıp öğrenimini tamam layarak Tıp Doktoru unvanını aldı. 1978-79 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri, Georgetown Üniversitesinde çalıştı. 1980-81 yıllarında vatani görevini tamamladıktan sonra 1982 yılında İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalında ihtisasa başladı.

1986 yılında “Operatör” unvanını aldı. Mecburi hizmetini 1986-1989 yılları arasında M.E.B. Validebağ Öğretmenleri Hastanesinde Operatör olarak tamamladı. 1989 yılında İ.Ü. İstanbul Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalında baş asistan olarak göreve başladı. 1993 yılında “Genel Cerrahi Doçenti”, 1999 yılında “Profesör” unvanını aldı. Halen İ.Ü. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalında aktif görevini sürdürmektedir. Fakültenin eğitimi iyileştirme çabalarından “Eğitim Becerileri Kursları”nda öğretim üyeliği yaparak; eğitime büyük katkı sağlamaktadır. Tıp Etiği ve Tıp Hukuku Derneği kurucularındandır.

Ulusal ve uluslararası yayımlanmış 150’den fazla bilimsel makalesi, “Görsel ve Sözel Anamnez Teknikleri”, “Beni Anlıyor musun?”, Sevgili Doktorum Anla Beni” ve “Can Suyu” başlıklı 4 kitabı mevcuttur. İngilizce ve Fransızca bilen Prof. Dr. Ahmet Sait DİNÇÇAĞ, evli ve bir çocuk babasıdır.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 7 okur okuyacak.