Ayhan Aktar

Ayhan Aktar

YazarÇevirmen
7.8/10
14 Kişi
·
13
Okunma
·
3
Beğeni
·
479
Gösterim
Adı:
Ayhan Aktar
Tam adı:
Prof. Dr. Ayhan Attar
Unvan:
Türk Akademisyen, Yazar ve Gazeteci
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1953
1953 senesinde İstanbul’da doğdu.

1977 yılında Boğaziçi Üniversitesi'nin Sosyoloji Bölümü'nden mezun oldu. Daha sonra ise, Birleşik Krallık'ın Canterbury kentindeki Kent Üniversitesi'nde yüksek lisans eğitimini tamamladı. 1980 senesinde Marmara Üniversitesi'nin Kamu Yönetimi Bölümü'nde Prof. Dr. Mübeccel Kıray'ın yanında asistan olarak çalışmaya başladı. İstanbul Üniversitesi'nde başladığı doktora tezini 1989 senesinde tamamladı. Aynı çalışma, "Kapitalizm, Azgelişmişlik ve Türkiye’de Küçük Sanayi" başlığı altında 1990 yılında yayımlandı. Kıbrıs Üniversitesi’nde profesör ünvanı ile görev yapmaktadır. 2000 yılında "Misafir Öğretim Üyesi" olarak Ann Arbor'da Michigan Üniversitesi, Sosyoloji Bölümünde ders vermiştir.

Daha sonraki yıllarda Türkiye'de devlet - gayri Müslim azınlık ilişkileri üzerine araştırmalarına başlayan Ayhan Aktar’ın Varlık Vergisi ve "Türkleştirme" Politikaları başlıklı kitabı 2000 yılında yayımlandı.

2006 yılında ise, Türk Milliyetçiliği, Gayrimüslimler ve Ekonomik Dönüşüm başlıklı kitabı yayımlandı. Daha sonra, Niyazi Kızılyürek ve Umut Özkırımlı ile birlikte yayına hazırladıkları "Nationalism in the Troubled Triangle: Cyprus, Greece and Turkey" başlıklı kitap 2010 yılında yayımlandı. 2011 yılında ise, "Yorgo Hacıdimitriadis'in Aşkale – Erzurum Günlüğü (1943)" ile Taraf gazetesindeki yazılarını derlediği "İlginç Zamanlar: Taraf yazılarından Seçmeler, 2008-2011" başlıklı kitapları yayımlandı. 2012 yılında ise, "Yüzbaşı Sarkis Torosyan'ın Çanakkale'den Filistin Cephesine" başlıklı anılarını yayına hazırladı.

2005 yılında, İstanbul'da toplanan "İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları" konferansının organizasyon komitesinde yer aldı. 2006 yılında Marmara Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünden emekli olan Ayhan Aktar, 2006-2007 yılında Lefkoşa'daki University of Cyprus'da "Department of Turkish and Middle Eastern Studies" bölümünde "Misafir Profesör" olarak ders verdi.

Prof. Aktar, 2010 yılından bu yana İstanbul Bilgi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde akademik çalışmaları sürdürmekdedir[1]. Aynı üniversitenin, Kültürel Çalışmalar ve "Greek-Turkish Relations" Yüksek Lisans Programlarında ve Uluslararası İlişkiler Lisans programında dersler vermektedir.

Radikal gazetesinde köşe yazarlığı yaptıktan sonra şu an Taraf gazetesinde İlginç Zamanlar adlı köşesinde köşe yazarlığı görevini yapmaktadır.
Atatürk İtalyan Elçisini Çankaya Köşk’ünde kabulü sırasında, elçi Antalya ve civarı ile ilgili olarak İtalya’nın niyetlerini dile getirdiği noktada Cumhurbaşkanı Atatürk özür dileyip kısa bir süre için müsaade ister. Bir kaç dakika sonra elbisesini değiştirip Mareşal üniformasıyla elçinin karşısına oturur ve şaşkınlık içindeki elçiye “Lütfen sözlerinize devam ediniz” der. Son derece zekice hazırlanmış bir mizansen ile Atatürk; bu tür emperyalist genişleme niyetlerinin karşısında siyasetin bitip savaşın başlayacağını ima etmiştir.
Türk ticaretinin belkemiğini oluşturan Rum ve Ermeni aracıların yerini doldurmaya çabalayan birçok Türk şirketi temsilcilik görevlerini ihmal ederek Ankara’ya koşarlar ve büyük devlet ihaleleri kaparak zengin olmaya çalışırlar. Zaten, son yıllarda Türkiye’de ticari ahlak da çöküntüye uğramıştır.
( İngiliz Büyükelçisi Kasım 1929)
Toynbee’ye göre “Doğu’ya milliyetçilik (fikrinin) aşılanmış olması, (Doğu toplumlarına) başından beri gittikçe azalan oranlarda mutluluk ve ferah getirmiştir.”
Aslında biz gerçek değerlerden ziyade, kişilerin harice itibarlarını değerlendiriyorduk.! Bizim memlekette din, iman ve paranın kimde olduğu belli olmaz ki! (Varlık Vergisi uygulaması sırasında) ancak adamın itibarına göre vergi tarh ediliyordu.
O güne kadar bir tür “sermaye vergisi” olarak düşünülen Varlık Vergisi’nin özel sektörde veya kendi başına çalışanlara uygulanması emri, bardağı taşıran son damla olur.
Varlık Vergisi listeleri asıldıktan sonra Salamon kahveye girmiş ve oradakilere sormaya başlamış
-Mişon, sen ne verdin?
-10.550 lira
-İyi paradır, iyi paradır.
-Kirkor, sen ne verdin?
-20bin 915 lira
-İyi paradır, İyi paradır.
-Ahmet Bey sen ne verdin?
-50 lira 10 kuruş
Salamon ellerini havaya kaldırmış:
-Ey büyük Atatürk, sen ne güzel söylemişsin “Ne Mutlu Türküm Diyene” diye
Aynı şekilde vergi kapsamına alınan ve özel kesime ait çeşitli işyerlerinde ücret karşılığı olarak çalışan “hizmetli” grubunun kişi başına düşen ortalama Varlık Vergisi ise 626.- liradır.
Saat üçde teskereler dağıldı
Ermeni evine fiğan kuruldu,
Niçe canlar ciyerinden ayrıldı,
Ağlayın hasretimiz kıyamete kaldı.

Mennuş İmanyan
244 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Varlık Vergisi adı altında yapılan hukuksuzluk ve zulmün Hitler faşizmine özentiden kaynaklandığı eserde açıkça öne serilmektedir.
Fakat ülkenin çalışan, üreten kesimlerinin mallarının devlet tarafından gasp edilmesi, aynı zamanda altın yumurtlayan tavuğun kesilmesi olduğu da inkâr götürmez.
Zira bu aptalca ve faşizan uygulamayla zaten sermaye sıkıntısı çeken ülkede mevcut sermaye de kaçıyor ve Türkiye Marshall Planı ve Marshall Yardımı tuzağına çekilerek, yarı sömürge durumuna düşüyor.
1950’den sonra ülkemizin Ankara’dan değil de Washington, Telaviv, Brüksel’den yönetilmesinde Ermeni Tehciri, Varlık Vergisi, 6/7 Eylül Olayları gibi faşizan uygulamaların payı herhalde inkâr edilemez.
Ayakta kalabilmek faşist diktatörlerin daima bir “öteki”ne ihtiyaç duymaları sebebiyle tarihimizin her döneminde “ötekiler” hiç eksik olmadı maalesef.
Öteki bazen Aleviler, bazen Kürtler, bazen dindarlar, bazen solcular, bazen Ergenekoncular, bazen FETÖ’cüler oldu ve ülkemizde faşizm hep baki kaldı.
Bizi dünyanın en geri, en yoksul, en adaletsiz ülkeleri arasına sokan ötekileştirme ve faşizm politikaları ile yüzleşmek isteyenlerin mutlaka okuması gereken, araştırma ve incelemeye dayalı, yansız bir eser.
246 syf.
·7 günde
Kitabı iki cilt halinde okudum. Yazıldığında büyük olasılıkla tek cilt halinde yazılmıştır. Ancak okurken ikinci cilt ilkinden daha farklı odak noktalarına sahipmiş gibi hissettim. İlk kitapta olay örgüsüne daha ağırlık verilirken ikinci ciltte daha çok uzun uzun felsefe, politika, din gibi konular üzerine konuşmalar hakimdi. Kitapta benim en favorim İppolit'in mektubuydu. Sadece o mektup için bile kitabın okunmaya değer olduğunu düşünüyorum. İppolit'in hikayesini çok derin ve işlenmeye değer buldum ancak kitap bu konuda beklentimi karşılamadı.
Üzerine konuştuğumuz eser dünyaca kabul görmüş Dostoyevski'nin eseri olduğu için düşüncelerimi çok da özgürce ifade edemiyorum ancak yere göğe sığdırılamayan yorumlar üzerine kitabı okumaya başlamam sonucu bir miktar da olsa hayal kırıklığı yaşadım. Bunun üzerine bu düşüncemi kendi eksikliğime vererek kendime bir Dostoyevski serisi oluşturdum. Uzun bir süre Dostoyevski okumak ve anlamak çabasında olacağım, bu okuma serisi sonunda gelişmiş olacağımı umuyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ayhan Aktar
Tam adı:
Prof. Dr. Ayhan Attar
Unvan:
Türk Akademisyen, Yazar ve Gazeteci
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1953
1953 senesinde İstanbul’da doğdu.

1977 yılında Boğaziçi Üniversitesi'nin Sosyoloji Bölümü'nden mezun oldu. Daha sonra ise, Birleşik Krallık'ın Canterbury kentindeki Kent Üniversitesi'nde yüksek lisans eğitimini tamamladı. 1980 senesinde Marmara Üniversitesi'nin Kamu Yönetimi Bölümü'nde Prof. Dr. Mübeccel Kıray'ın yanında asistan olarak çalışmaya başladı. İstanbul Üniversitesi'nde başladığı doktora tezini 1989 senesinde tamamladı. Aynı çalışma, "Kapitalizm, Azgelişmişlik ve Türkiye’de Küçük Sanayi" başlığı altında 1990 yılında yayımlandı. Kıbrıs Üniversitesi’nde profesör ünvanı ile görev yapmaktadır. 2000 yılında "Misafir Öğretim Üyesi" olarak Ann Arbor'da Michigan Üniversitesi, Sosyoloji Bölümünde ders vermiştir.

Daha sonraki yıllarda Türkiye'de devlet - gayri Müslim azınlık ilişkileri üzerine araştırmalarına başlayan Ayhan Aktar’ın Varlık Vergisi ve "Türkleştirme" Politikaları başlıklı kitabı 2000 yılında yayımlandı.

2006 yılında ise, Türk Milliyetçiliği, Gayrimüslimler ve Ekonomik Dönüşüm başlıklı kitabı yayımlandı. Daha sonra, Niyazi Kızılyürek ve Umut Özkırımlı ile birlikte yayına hazırladıkları "Nationalism in the Troubled Triangle: Cyprus, Greece and Turkey" başlıklı kitap 2010 yılında yayımlandı. 2011 yılında ise, "Yorgo Hacıdimitriadis'in Aşkale – Erzurum Günlüğü (1943)" ile Taraf gazetesindeki yazılarını derlediği "İlginç Zamanlar: Taraf yazılarından Seçmeler, 2008-2011" başlıklı kitapları yayımlandı. 2012 yılında ise, "Yüzbaşı Sarkis Torosyan'ın Çanakkale'den Filistin Cephesine" başlıklı anılarını yayına hazırladı.

2005 yılında, İstanbul'da toplanan "İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları" konferansının organizasyon komitesinde yer aldı. 2006 yılında Marmara Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünden emekli olan Ayhan Aktar, 2006-2007 yılında Lefkoşa'daki University of Cyprus'da "Department of Turkish and Middle Eastern Studies" bölümünde "Misafir Profesör" olarak ders verdi.

Prof. Aktar, 2010 yılından bu yana İstanbul Bilgi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde akademik çalışmaları sürdürmekdedir[1]. Aynı üniversitenin, Kültürel Çalışmalar ve "Greek-Turkish Relations" Yüksek Lisans Programlarında ve Uluslararası İlişkiler Lisans programında dersler vermektedir.

Radikal gazetesinde köşe yazarlığı yaptıktan sonra şu an Taraf gazetesinde İlginç Zamanlar adlı köşesinde köşe yazarlığı görevini yapmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 13 okur okudu.
  • 23 okur okuyacak.