Barış Yıldırım

Barış Yıldırım

Çevirmen
7.9/10
323 Kişi
·
923
Okunma
·
0
Beğeni
·
206
Gösterim
Adı:
Barış Yıldırım
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
171 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Okumayı bitirdiğimde ikinci kez okumaya karar verdiğim nadir kitaplardan Karakter Aşınması. Yaşam öyküleriyle, tarihle, fabrika imgeleriyle kapitalizm ve karakter üzerine yapılmış tartışmalarla; kapitalizmin evrimini ve bu değişikliğin insan yaşamına, değerlerine, karakterine yaptığı etkiyi tartışıyor Richard Sennett.

Genelde okuduğum kitapların altı çizili satırlarını paylaşmayı, kitap hakkında fikir vermesi açısından iyi bir yöntem sayarım ancak bu kitaptan alıntılar paylaşmayacağım. Altı çizilmiş her bir satır bir önceki satırla ya da bir önceki anlatılmış yaşam öyküsüyle bağlantılı, yahut bir sonraki yaşam öyküsüne bir bakış kazandıracak ek bilgi niteliğinde çünkü. Alıntılanacak satırların burada sergileyeceği yalın hal, kitap hakkında vermesi gereken fikri vermeyebilir. Bu açıdan bütüncül bir kitap, onu parçalara ayırarak okumak imkansız.

Richarde Sennett, karakteri oluşturan öğelerin; ekonomiden ve iş hayatının işleyişinden bağımsız olgular olmadığını söyleyerek, eski kapitalizm ile esnekliğe evrilen yeni kapitalizmin insan karakterine, komşuluk ilişkilerine, aile hayatına yansımasını işliyor kitabında. Kitap hakkında daha ayrıntılı bilgi almak isterseniz; Marmara Üniversitesi Din Psikolojisi anabilim dalında yüksek lisans yapan öğrencilerin Modern Psikiyati dersi hocası Prof. Kemal Sayar’ın gözetiminde hazırladıkları konu ve kitap sunumlarının yer aldığı bir blogu incelemenizi ve kitabı mutlaka okumanızı öneririm.

Kitabın arka kapağında yer alan tanıtım yazısı ise şöyle:

Yeni ekonomik düzenin büyülü sözcüğü “değişim”in doğası nedir, insanlara nasıl yansıyor? Her zaman kısa vadeye endeksli bir ekonomide kişi nasıl kalıcı değer ve hedeflere sahip olabilir? Her an parçalanan veya sürekli yeniden yapılanan kurumlarda, kişi kendi kimliğini ve yaşam öyküsünü nasıl oluşturabilir?

Küreselleşme olgusunu makro düzeyde inceleyen birçok kitap yayımlandığı halde, bu sürecin mikro düzeyi, insan karakteri üzerindeki etkileri pek az incelendi. Richard Sennett, Karakter Aşınması’nda bunu yapıyor. Ona göre sermayenin, günümüz ekonomisinin bütün dünyaya yayılmış dalgalı denizlerinde “hızlı kar”ın dışında bir başka amacı yok; şirketlerini piyasadaki anlık değişimlere müdahale edecek biçimde esnekleştirip, yeniden yapılandırıyor. Kişilerden sürekli kendisini yenilemesini, seyyar olmasını, risk almasını, rekabet becerisini geliştirerek yırtıcı bir karakter edinmesini, takım çalışmasında uyumlu olmasını bekliyor. Ancak eski kapitalizmin rutin ve monoton yapısına karşı savunulan bu politikaya yakından bakıldığı zaman sadece eski iktidar yapılarının rengini değiştirdiği görülüyor. Çalışanlar için esnekliğin anlamı ise yaşam boyu iş güvencesinin yok olması; sürekli iş ve şehir değiştererek yön duygusunu yitirmek; istikrarlı işlerin yerini geçici projelere bırakması ve bir işten diğerine, dünden yarına sürüklenen yaşam parçacıklarından beslenen, rekabetin körüklediği “güvensizlik” ve “kayıtsızlık” duygusu… Ve bir de karakter aşınması… Oysa insan karakteri, duygusal deneyimlerimizin uzun vadeli olması ve başkalarıyla girdiğimiz ilişkilere yüklediğimiz etik değerler üzerinden gelişir. Karakter, içsel bütünlük, ilişkilerde karşılıklı bağlılık ve uzun vadeli bir hedef için çaba harcamak biçiminde kendini gösterir. Yeni kapitalizm ise güvenmeyi, bağlanmayı ve uzun vadeli planlar yapmayı karlı bulmaz, reddeder.

Sennett Karakter Aşınması’nda gelişmiş bilgisayarlarla üretilen ekmeğin kalitesinden çok, ekmeği yiyenlerin hayatına bakıyor ve soruyor: “Bu sistem insanın yaşamına değer ve anlam katıyor mu?” Ve ekliyor “değişim, kitlesel ayaklanmalarda değil, ihtiyaçlarını birbirleriyle paylaşan insanların arasında, toprakta yeşerir. İnsanları birbirleri için kaygılanmaz hale getiren bir rejimin, meşruiyetini uzun süre koruyamayacağından eminim.”
171 syf.
·5 günde·10/10
Çoğu zaman duymak istediklerimizi bize söyleyen kitaplar okuruz ya hani. Eğer sınırlarını genişletmek istiyorsan, görüş açını büyütmek ve daha fazlasını anlayabilmek istiyorsan ilk bakışta sana çok ters görünen fikirleri okumalısın. Evet bunu epeydir biliyordum. Ama bir süredir fark ettim ki her yeni okuma beni daha da tek doğrultulu okumaya çekmiş. Bu kitap ise tam bir ters köşeydi benim için. Kabul edeceğimi zannetmediğim, yok canım öyle şey mi olur, nasıl öyle düşünülür dediğim birçok meseleyi barındırıyor diyebilirim. Kendimi eleştirel teori okuyorum diye avuttuğum marksist kitaplar da gözümün önünde belirmedi değil.

Sağlam bir sosyolojik okuma yapmak isteyenler için kesinlikle tavsiye ederim. Dili ise içeriğinin karşısında beklenmedik biçimde akıp gidiyor. Okuduğum onlarca romandan daha akıcı ve sürükleyiciydi. Yeni ve sürekli yenilenen bu dünyaya biraz olsun içinden çıkıp da farklı bir açıdan bakmak isteyenler mutlaka okumalılar.
408 syf.
·Puan vermedi
Beklentiyi yükseltmemek gerek (zira ben çok yükseltmiştim). Kitabı alma nedenim merlin ve Kral Arthur efsanesine karşı ilgili olmamdı. Bu kitabı okumaya başladığımda itiraf etmeliyim ki hayal kırıklığına uğradım. Yazarın bunu bir senaryo havasında yazdığı çok açık, bu benim pekte hoşuma gittiği söylenemez. Kitap ilerledikçe daha sürükleyici olsa da çeviriden kaynaklandığını düşündüğüm bir çok teknik sıkıntısı vardı ve birçok insanın kafasında canlandırdığı merlin imajından çok farklı bir insandı ana karakter. Bu yüzden beğenmedim. Kitabın devam serisi olan 11 kitabı okumayı düşünmüyorum.
171 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Merhaba , değerli Binkitap ailesi:)

  Kısa bir süre  önce başladığım ancak incelemesini şimdi yapıp, 'okudum' notunu düştüğüm Richard SENNET'in Karakter Aşınması isimli kitabı ile buradayım. 
  Kitabında kapağında konusunu, bütünsel olarak açıklamış: "Yeni kapitalizmin kişilik  üzerindeki  etkileri"
 Kitap bu konu bağlamında 8 bölümden  oluşup, kapitalizmin kişilik üzerindeki etkilerini farklı bölüm başlıkları altında incelemiş. Yazar, bu incelemeyi  oluştururken pek çok yazar ve kitabı (kitabın arkasında zengin bir dizin bölümü var) dayanak alarak ve örneklemelere yer vererek ikna edici bir inceleme  ortaya çıkarmış. 
 *Sürüklenme* bölümü ile başlayan  yazar, esnek kapitalizmin kişilik  ve karakter üzerine yaptığı  saldırıya ayna tutar. Kapitalizmin bir anda evrilerek gelen güçlü değişim akımı karşısında  'bireyin' mesleğinde ya da işinde tutunabilme, ayak uydurabilme ya da mevcut konumumu  koruyarak 'kariyer' dediğimiz liyakatlı ilerlemeyi, nasıl sürdürebiliğine ya da sürdürülebilir olmasının mümkün olup olmadığına,  çeşitli bilimsel doktirin ve makaleler  dayanaklandırıp gözlemdiği örnekler ile ortaya koyar. 
Diğer  7 bölümde de  (rutin, esnek, okunaksız, risk,iş etiği, başarısızlık,tehlikeli bir zamir)  düşüncelerini delil ve argümanlarla ortaya koyar.

 Geçmişte  yaşam alanı bularak günümüzde  devasa bir  etkiye ulaşan ' kapitalizm' bugün sabah yataktan kalkar kalkmamıza tutun da, uykuya daldığımız ana kadar yaşamımızda kendisini gösterir.   Hızlı üretilip, ışık hızı  ile tüketilen bu 'popüler kültür' çağında  insanın belli bir yaşa kadar koruyabilidiği (ve hatta artık belli bir yaşı  da oldukça daraltan) karakteri bu dalgalı ve derin maddi kaygılar denizinde nasıl direnebilir?  Nasıl bir rota izleyip istenilen hedefe  ulaşılabilir? Ya da bu hırçın dalgalı denizde 'gerçek bir hedef belirlemek ve risk almak' doğru  mudur? Bunlar kitabı okuduğum  süre boyunca aklıma gelen sorulardan birkaç  tanesi. 
 Kitap içinde bulunduğumuz  bu çağda  ' nasıl bir yol izlemem gerektiği'ni değil de 'nelerin  farkında olmam gerektiği'ni  gösterdi. 
    Bu yolu sizin de görmenizi ister ve kitap için  değerli zamanınızdan ayırmanızı isterim. Sağlıkla kalın, mutlu kalın:) Richard Sennett Richard Sennett Richard Sennett
408 syf.
·4/10
Üstnot: (İncelemeyi buraya atmayı unutmanın rezilliği.. neyse.)

Biliyorum çok geç ama... sevdiğim bir kitaba bile yorum yapmaya üşenirken Merlin'e yapmak... (yapacağım benzetmeyi hak etmediğine karar verdiğim için bu kısmı yazmaktan vazgeçtim. Hiçbir şey o kadar kötü olamaz )

Merlin benim yıllarca merak ettiğim bir seri oldu. Her fuar parodi standından Merlin'e bakarak geçerdim. Sonra geçen tüyap fuarından ilk iki kitabı alma fırsatım oldu ve ben epey heyecanlıydım. Kocaman, güzel bir fantastik dünya okuyacağım, sonra da dizisini izleyeceğim ve benim de çok sevdiğim fantastik bir dünya olacak.. Planım buydu. Bu yüzden Merlin'i daha az yoğun olduğum bir dönemde tadına vararak okumak istemiştim. Kendisinin Yüzüklerin Efendisi gibi bir dünyaya sahip olduğunu düşünüyordum çünkü..

Sonra okumaya başladım. İlk sayfalarda yazılış tarzından ilk şoku yemiştim zaten. Bu ne yani falan olmuştum ama bu daha başlangıç, ilerledikçe daha iyi olacak diye kendime güvence verdim. Devam ettim, ettim, ettim ve devam ettikçe hayal ettiğimden ne kadar farklı ve berbat bir kitap olduğunu gördüm. Bu cnr fuarında geri kalan kitapları almaktan KIL PAYI kurtulmuştum.. Gerçekten okuduktan sonra almadığım için O KADAR sevindim ki size anlatamam.

Kitabın üstünde 'dizi hayranları bayılacak!' tarzı bir yazı var. Ben dizi hayranı olsam bu kitabı geri dönüşüm kutusuna falan atardım. Resmen hakaret falan yani. Dizisini izlemedim ve EMİNİM Kİ kitaptan kat ve kat daha iyidir. Çünkü kitap ancak bir dizinin senaryosu olabilecek kadar bir derinliğe sahipti. Her şey çok saçmaydı.

Kitabın konusu genel olarak Emrys mi artık neydiyse adlı bir çocuğun boğulmaktan son anda kurtulup bir kıyıya çıkmasıyla başlıyor. Ancak çıktığında geçmişine, kim olduğuna ya da nereden geldiğine dair hiçbir fikri yok. Adını bile bilmiyor. Ve onunla aynı gün kıyıya vurmuş ve annesi olduğunu iddia eden bir kadınla yaşamaya başlıyor.

Gel zaman git zaman Emrys bazı özel güçleri olduğunu fark ediyor. Bunları test etmeye başlıyor. Ancak sonra çok kötü bir şey oluyor. Bu harika güçler çok kötü bir felakete yol açıyor ve Emrys, güçlerini bir daha kullanmamaya yemin ediyor.

Bu olaydan sonra annesi gibi olan kadınla birlikte (ismini unuttum) beş yıldır yaşadıkları köyü terk edip bir kiliseye yerleşiyorlar. Emrys burada güçleri yüzünden depresyona giriyor, kim olduğunu, nereden geldiğini, ailesinin kim olduğunu ve en çok da yuvasının nerede olduğunu öğrenmesi gerektiğini, daha fazla böyle yaşayamayacağını söylüyor. Annesi gibi olan kadın her ne kadar istemese de onu tutamayacağını anlıyor ve gitmesine müsaade ediyor. Böylelikle Emrys'in evini bulma yolculuğu başlıyor.

Beş yıl önce kıyıya vurduğu kayalıklara gidiyor ve kendine bir sal yapıyor. Sonra kendini denizin insafına bırakıyor.

Devamında elbette başına çok farklı olaylar geliyor. Gözlerini Druma Ormanı'nda açıyor ve orada yeni arkadaşlar ediniyor. Onlara yardım etmek için kendi amacından vazgeçiyor ama tabii elbette bu onu amacına ŞANS ESERİ daha da yaklaştırıyor. Ben her kitapta farklı bir diyara gidip en sonunda kendi yuvasını bulacağı bir kurguya dayalı olduğunu düşünüyordum ama cevabı asla bilemeyeceğim çünkü seri 12 kitapmış ve ben elbette kendime bu zulmü yapacak değilim.

Zaten senaryo kitabı olduğu için eleştirebileceğim pek bir şey yok çünkü nasıl kitap filmleri çoğunlukla berbat oluyorsa dizi/film kitapları da aynı oranla, hatta DAHA DA FAZLA berbat oluyor. Çok bir şey beklememek lazım. Eğer böyle olduğunu bilseydim zaten hayatta okumazdım.

Sadece beni en çok hayal kırıklığına uğratan şey, Emrys'in gerçek isminin geldiği kısım oldu.. Böyle aptalca bir şey görmedim ben. Serinin adı Merlin ama kitapta Merlin yok, Emrys'in o olduğunu biliyorsunuz ama Merlin adı nereden, nasıl geldi merak ediyorsunuz haliyle. Sonra kitabın sonunda sevgili Ria dünyanın en saçma açıklamasıyla Emrys'e senin adın Merlin diyor... Merlin de, "hee, çok mantıklıymış, oki." diyor. Yorum yapamıyorum bile...

Siz, siz olun. Merlin'i okumadan direk diziye geçin. Çünkü kitap tam manasıyla bir ç-ö-p.
408 syf.
·5 günde·Beğendi·6/10
Lise yıllarında dizisini çok büyük bir beğeniyle tutkuyla izlediğim Merlin.!
Merlin'e hayranlığımı fanlık boyutunda yaşadım o yıllarda. Aradan zaman geçti ve kitap raflarında bir kitap gördüm!
MERLİN.
Pek tabi aldık efendim basılan seriyi büyük bir heyecanla ve başladık ilk kitabı okumaya...

***
Diziden bağımsız okumak gerekiyormuş onu anladım daha ilk satırlarda.. Kitaptaki Merlin daha çocuk. Geçmişini arayan bir çocuk. Geçmişini ararken başına gelenlere tanık oluyoruz. Az biraz büyüler, sihirli güçler, farklı ortamlar var elbette kitapta. Ama tamamen giriş kitabı.
Az olay, çok durum.
Kitabın kalınlığı 'vay be şimdi bunda ne maceralar vardır!' dedirten cins. Ama yazılar büyük anlatım dümdüz olunca o koca sayfalar su gibi bitiyor. Aşırı sade anlatımı kitabı basitleştirmiş kabul edelim. Ama yinede güzeldi bee..
216 syf.
·Puan vermedi
Geçmişin silinemezliği ve geleceğin meçhul hali bu kitap. Boguldum okurken, bunları yaşamak istemediğimi zaten biliyorum ama şimdi tam emin oldum. Ne kimseye yük olmak isterim ne o kadar fedakarlık yapmak zorunda kalmak. Hiç bir zaman siyam olacak kadar bütünleşebileceğime inanamiyorum. Zor. Bu tip bir hayatın getirdiği götürdüğünün yanında hiç kadar. İnsan her zaman bir parça özgür bir parça yalnız olabilmeli bütün planlarında. Bu kitabı hiç sevmedim ama bir kez daha okuyacağıma eminim.
408 syf.
·8/10
Dizisine aşık biri olarak (çocukluğumdan beri en sevdiğim şeylerden biridir) büyük bir beklenti ile başladım ve aldım. Dizi ile uzaktan yakından alakası yok ama kendince mantıklı bir hikayesi var. Dili çok sadeydi ki neredeyse bir ara kitabı alıp zihin gücünü kullanarak ilerletmeye çalışacaktım, kötü değil ama beklentim çok yüksekti. Sonlara doğru toparlıyor ama düzeliyor ikinci kitabı okursunuz.
İncelemeyi yapmamın sebebi eğer kardeşiniz ya da öğrencileriniz varsa bu kitabı gönül rahatlığı ile okuma alışkanlığı kazandırmak için okutabilirsiniz. Onların hayal dünyası için heyecanlı bir başlangıç olur. Merak ve heyecan 10-18 yaş arası için olmazsa olmaz bir şey. Ve bunu kitaplardan (gerçek kitap diyorum) en güzel şekilde alabilmesi bir kazanç olur. Kısacası okuyun, okutun :))
408 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Merlin'i öyle büyük bir heyecanla elime almıştım ki. Diziden ötürü beklentim oldukça yüksekti fakat okumaya başladıktan kısa bir süre sonra hayal kırıklığı yaşadım.
Kitabın en sevemediğim kısmı dili oldu.Çok sadeydi. Hatta sadelik kısmı rahatsız edecek düzeyde fazlaydı. Aynı şekilde konu bakımından da kesinlikle beklentimin altında kaldı. Kitaplığımdaki 2. Ve 3. serisini okuyup devamını almamayı planlıyorum.
171 syf.
·5 günde·Beğendi·6/10
Yeni kapitalizmin insan karakteri üzerindeki etkisi konulu bir kitap.
Dinamik, belirsiz, rutini neredeyse olmayan, otorite figurlerinin degismis oldugu yeni kapitalizmde insanlarda aidiyet duygusunun olamayisi, yoneticilerin emir veren kisilerden sozde destekleyici ya da yol gosterici kimliklerine bürünmüş olmasi, enine yayilan bir iş ağınin calisanlar arasinda olusturdugu kopukluklari anlatan bir kitap. Elbette bu saydiklarimdan daha fazlasini iceriyor. Ancak kapitalizmdeki degisimi ve mevcut durumu ayrintili anlattigi halde bunun bireyin karakteri uzerine olan aşındırıcı etkisine cok detayli girememis gibi algiladim ben. Bu konuda beklentimi karsilamadi. Ozellikle konuya ilgi duyan arkadaslarin keyifle okumasini dilerim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Barış Yıldırım

Yazar istatistikleri

  • 923 okur okudu.
  • 63 okur okuyor.
  • 828 okur okuyacak.
  • 20 okur yarım bıraktı.