Benjamin Jowett, dokuz kardeşin üçüncüsü olarak Londra’nın Camberwell semtinde dünyaya geldi. Babası, Yorkshire kökenli, üç nesildir İngiltere Kilisesi’nin Evanjelik hareketine bağlı bir ailenin mensubu olup kürk ticaretiyle uğraşıyordu ve Mezmurlar’ın metrik çevirisini hazırlamıştı. Annesi Isabella Langhorne ise şair ve Plutarkhos çevirmeni John Langhorne’un akrabasıydı.
Jowett, 12 yaşında St Paul’s School’a yerleştirildi ve kısa sürede üstün klasikçi yetenekleriyle tanındı. On sekiz yaşına geldiğinde Oxford’daki Balliol College’a açık burs kazanarak akademik hayatına burada devam etti. 1836’da başladığı eğitimini 1839’da birincilikle tamamladı ve henüz öğrenciyken kolejde Fellow seçildi. Bu dönem, Oxford’daki Tractarian hareketin yükseliş yıllarıydı. Jowett kısa bir süre Yüksek Anglikan görüşlere ilgi duysa da daha sonra A.P. Stanley ve Arnold ekolünün etkisiyle liberal teolojik anlayışı benimsedi.
Teolojik Tartışmalar ve Reform Çabaları
1840’lardan itibaren Oxford Üniversitesi’nin idari ve akademik yapısında reform yapılması gerektiğini savunan hareket içinde yer aldı. 1845 ve 1846 yazlarını Stanley ile Almanya’da geçirerek Alman eleştirel teolojisini yakından inceledi. Bu çalışmalar, özellikle F.C. Baur’un görüşlerinden etkilenmesine yol açtı. 1855’te yayımladığı St. Paul Üzerine adlı eseri, özgün yorumları nedeniyle Ortodoks çevrelerde tepki topladı ve ona karşı güçlü bir teolojik muhalefet oluştu.
1850’li yıllarda Jowett, Florence Nightingale ile entelektüel bir dostluk kurdu. İkili, özellikle Hindistan’daki sağlık koşulları ve kamu hizmetleri üzerine fikir alışverişinde bulundu. Jowett, Nightingale’i Hindistan’daki reformlara yaptığı katkılardan dolayı “Hindistan Valilerinin Mürebbiyesi” olarak tanımladı.
Oxford’daki Etkisi ve Akademik Çalışmalar
1855’te Regius Yunanca Profesörü olarak atanan Jowett, Balliol College’da uzun yıllar öğretmenlik yaptı. Öğrencilerine bireysel ilgi göstermesi ve onların entelektüel gelişimlerinde etkili olması nedeniyle “büyük öğretmen” olarak anıldı.
Teolojide karşılaştığı muhalefete rağmen akademik üretkenliğini sürdürerek Essays and Reviews adlı tartışmalı eserin hazırlanmasına katkıda bulundu. Bu çalışmalar, üniversite içindeki gelenekçi çevrelerin maaş artışını yıllarca engellemesine yol açtı. Nihayet 1865’te yapılan inceleme sonucunda profesörlük ödeneği artırıldı.
Bu yıllarda Jowett, Platon’un diyaloglarının kapsamlı çevirisine başladı. On yılı aşkın süren emeğinin ürünü olan bu çeviri, 1871’de yayımlandı ve İngiltere’de Platon’un geniş bir okur kitlesine ulaşmasını sağladı. Akademik çevreler, bazı eleştiriler getirmelerine rağmen eseri genel olarak bir başarı olarak değerlendirdi.
Balliol Koleji Müdürlüğü ve Reformlar
1870’te Balliol College müdürlüğüne seçilmesi, Jowett’in üniversite üzerindeki etkisini daha da artırdı. Koleji, disiplinli çalışma ortamı ve güçlü akademik geleneğiyle dönemin önde gelen eğitim kurumlarından birine dönüştürdü. Üniversitedeki teolojik sınav zorunluluğunun kaldırılması gibi birçok önemli reformun gerçekleşmesinde rol oynadı.
Son Yılları ve Ölümü
1880’li yıllarda sağlık sorunları yaşayan Jowett, büyük çaplı akademik projelerini tamamlayamadı. Yine de Aristoteles ve Tukidides üzerine çalışmalarını sürdürdü. Hiç evlenmeyen Jowett, 1 Ekim 1893’te Oxford’da hayatını kaybetti. Cenazesi, dönemin en görkemli törenlerinden biri olarak St Sepulchre Mezarlığı’na defnedildi.
Mirası
Jowett, ilahiyatçı, klasik filolog, öğretmen ve üniversite reformcusu olarak İngiliz akademik tarihinin en etkili isimlerinden biri kabul edilir. Öğrencileri arasında daha sonra devlet yönetiminde önemli konumlara yükselen çok sayıda kişi bulunur. Florence Nightingale’in onun için söylediği şu sözler, entelektüel gücünü özetler niteliktedir:
“Bay Jowett, Platon’un ona kattığı kadar Platon’a dehasını kattı.”