Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·112 syf.··
2022 1. kitabı
Hermogenes ve Kratylos Varlıkların sahip olmuş olduğu adların durumu üzerine bir miktar konuşurlar bu konuşmada Kratylos varlıklardan her birinin, Kendi doğasından gelen doğru bir adı bulunduğuna, ad denen şeyin bazı kimselerin aralarında anlaşarak, konuştukları dilin bir parçasını ve nesneleri tanımlamada kullanmaları sonucunda meydana gelmemiş tüm milletler için aynı olan bir doğru adın olduğunu savunuyordu Hermogenes ise farkli bir düşünce içerisindeydi bu sırada Sokrates’i görmüş ve onunda bu konu hakkındaki bilgilerini almak için bu soruyu Sokrates’e açmışlardır Ad, adı olduğu şeyin özüyle ya da doğasıyla, diğer bir deyişle, gerçekliğiyle ne kadar ilişkilidir? Dilin hem bilgi hem de varlıkla ilişkisi üzerine düşünürler .
KratylosPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2015350 okunma
7/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2021 11:46
Platonun kendi düşüncelerini ve Sokrates’in düşüncelerini anlatmak için yazdığı diyaloglardan biri. Linguist bir yaklaşımla doğru ismin ne olduğunu, kelimelerin, isimlerin özünü, dilin işlevini, Kratylos’la konuşması sonrası kafası karışan Hermogenes’in dil üzerine sorduğu sorulara cevap veren Sokrates, Hermogenes ve Kratylos arasında geçen diyaloglar. Nesnelerin, tanrıların, her şeyin isimlerinin temellerini neden o nesneyle o kişiyle bağdaştırıldığını mantık çerçevesi içinde açıklayan Sokrates’in anlatımları mevcut. Özellikle beden ve ruh kelimelerinin kökeni beni etkileyen kısımlardan. Orphikçilerin bakış açısına göre ele alınmış. Onlara göre beden ruhun mezarıdır, ruh kelimesi ise kastettiği şeyi bedenle birlikte ifade ettiğinden bu ismi alır. Hataların bedelini ruh ödemektedir, beden bir hapishanedir. Ruh cezası bitene kadar burada kalır. Düşündürücü bir yaklaşım. Kitapta Sokrates bu gibi bir çok anlatımla kelimelerin anlamlarını derinlemesine inceliyor. Linguistiğe merakınız varsa okumanız, incelemeniz gereken bir yapıt.
Felsefe
KratylosPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2015350 okunma
Krtylos ve Sokrates'i trolleyen Hermogenes
Puan vermedi·112 syf.··
2025 1. kitabı
Hermogenes'in Sokrates'i sayfalarca trollediği dil felsefesine giriş eseri. Hermogenes, sayfalar boyunca Sokrates'i onun adı nereden geliyor, bunun adı nereden geliyor, ona neden öyle demişiz, buna neden böyle demişiz şeklinde sorularla darlıyor. Sokrates de her birini ayrı ayrı ve detaylıca açıklıyor ve en sonunda "eee o kadar anlattık, sen ne düşünüyorsun?" diye soruyor ve Hermogenes "ya Sokrates, seni hiç dinlemedim ama bence haksızsın" diyor. Hermogenes, kaç yaşında adamsın yazık değil mi Atina'nın sıcağında, neminde Sokrates'e anlattırıp anlattırıp sana katılmıyorum demek. Platon (Eflatun) Kratylos
1000Kitap
KratylosPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2015350 okunma
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2024 00:00
Kratylos diyaloğu "isimler" üzerinden dil konusunu ele alıyor. İsimlerin nereden gelmiş olabilecekleri, ait oldukları nesne ve şeylerle ilişkileri üzerinde duruluyor. Eserde yer alan, Olimpos'un önde gelen tanrılarının isimleri üzerine yapılan konuşmalar epey ilgi çekici. İsimler önemlidir çünkü varlığın ve bilmenin önemli unsurlarından biridir. Bir rivayete göre Yaratıcı, Hz. Âdem'e ilkin isimleri öğretmiştir. Kratylos diyaloğu bu özellikleri sebebiyle dilbilimcilerin de inceleme konusu olmuştur.
KratylosPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2015350 okunma
9/10
·112 syf.··
2018 24. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2018 21:55
Diğer diyalog metinlerine nazaran bu daha bilimsel ilerledi. Dilin kökeninin tartışıldığı bu diyalog filoloji açısından ilk bilimsel çalışma olarak kabul görüyor. Ayrıca işitme engellilerin iletişimi, beden dili üzerine de konuşmalar geçiyordu. Konu dil bilimi olunca, ve tercüme okuyunca metinden kopmalar yaşanıyor, bundan dolayı yer yer zorlandım. Bu metni orijinal dilinde okumak şart aslında.
Felsefe
KratylosPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2015350 okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 20:25
Sokratik diyaloglarda söz konusu olan moral bilgi ve ahlaki erdem'ere dönük ilgi, olgunluk dönemi diyaloglarında da devam etmekle birlikte, Platon'un bu eserleri yazdığı sıralarda ilgisinin teknik anlamda daha soyut ve felsefi konulara kaydığı görülür. Zira bu diyaloglarda metafiziksel ve epistemolojik meselelere daha büyük bir ağırlık verilir, onlara daha güçlü bir biçimde vurgu yapılır. Gençlik diyaloglarıyla olgunluk dönemi diyalogları arasındaki en çarpıcı farklılık, İdealar kuramından oluşur. Platon bu diyaloglarda, İdealar kuramının metafiziksel, etik, epistemolojik ve mantıksal boyutlarını, antropolojisi ve politika anlayışıyla ilişki içinde gözler önüne serer.
Hayata Dair
KratylosPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2015350 okunma
İsimler, sadece isim değilmiş.
7/10
·112 syf.··
2025 50. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2025 13:05
Yeter artık, çözül dedirtmesi gayet doğal ve semiyolojinin atası gibi bir atlastı çıkarımlar. Okurken “Bu tartışmanın bana ne faydası var?” diye hissedebilecek okurlar için dilsel analizin faydası somutlaşmayabilir ancak beni yeterince tatmin etti. Sokratik yöntem iyi hoş da kıvılcımlı bir tartışma yoktu ortada, eleştirel düşünmeden çok dayanak sunmak amacıyla karşı tarafın yanıtını bilen sorular hakimdi diyaloglarda. Modern dil felsefesi (örneğin Wittgenstein, Saussure, Derrida) adların “doğal anlamı” fikrine ciddi itirazlar getirir. Platon’un yaklaşımı çağdaş düşüncede bazı bakımlardan aşınmış sayılabilir yine de mitlerden yola çıkarak başlangıcı verdiğine bakılırsa adlar konusunda gerçekliği sorgulatan Sokrates sayesinde hâlâ diri kalmıştır. Kratylos'ta üç karakter görülür: 1. Hermogenes: İsimler tamamen keyfîdir, tarzında yaklaşır. 2. Kratylos: İsimler doğal bağlantılar taşır; doğru adlandırma mümkündür, diye bakar. 3. Sokrates: Her iki tarafın da haklı olduğu noktalar var, ama mesele daha karmaşık, olduğunu sonlara doğru yüzünüze çarpar. Hermogenes “öznel ve uzlaşımsal”, Kratylos “doğal ve zorunlu”, Sokrates “karmaşık ve ihtiyatlı” yaklaşıyor. Kitabı okuyup dil hakkındaki kendi düşüncelerime geleyim. Tamamen toplumsal ve bazen oldukça incelikli (küçük bir örnek: Çeşm farsça göz demek, çeşme ile oldukça bağlantılı) ancak doğru adlandırmadan bahsedilemez, yalnızca doğru tanımlamadan söz edilebilir zira adlandırmalara doğru ya da yanlış gibi yargılar atfetmek doğasına aykırıdır çünkü her adlandırma birer nesnenin özünü zorunlu şekilde yansıtmak için değil, insan topluluğunun iletişim ihtiyacını karşılamak için vardır. Bu yüzden adlar doğrusal değil, işlevseldir. Dolayısıyla bir ada ‘yanlış’ demek, o topluluğun duyumsama ve kavrama biçimine yanlış demektir
İnsan ve Toplum
KratylosPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2015350 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2021 1. kitabı
Bir Platon diyaloğu daha biter. Diyalog Sokrates, Hermogenes ve Kratylos arasında geçer. Diyaloğun konusu ise nesnelere verilen adlar nasıl oluşmuştur? Kratylos'a göre bu adlar, insanlardan daha büyük olan bir güç tarafından verilmiştir, Hermogenes'e göre insanlar uzlaşarak bu adları oluşturmuştur. Sokrates ise bu konuyla ilgili bir şey bilmediğini ama onlarla birlikte zevkle araştıracağını söyler. Sonra sırasıyla adları ele alırlar. Başta Tanrı isimlerinin nasıl verildiği üzerinde dururlar. Bu konuda temel dayanakları Homeros'un eserlerdir. Sonra insana doğaya dair isimler tek tek incelenir. Sorgulama bu şekilde ilerleyerek erdem isimlerinin nasıl olduğuna kadar gelinir. Diyalogda nesne isimlerinin nasıl verildiği tartışılırken Herakleitos'un değişim anlayışı da eleştirilir. Çünkü değişen nesneler incelenemez. Oysa Sokrates'a göre (aslında Platon'a göre) değişmeyen aynı kalan adlar incelenmelidir. Beni çok düşündüren bir diyalog oldu. Sahi dildeki isimler nasıl oluştu? Dill nasıl oluştu? İnsanlar adları nesnelerin şekillerine bakarak mı verdiler? Yoksa Kratylos'un dediği gibi bu adlar üstün bir güç tarafından mı oluşturuldu? Bu diyalog, Platon'un en çok araştırılan diyaloğu olmuş. Dilin kökeni hakikaten çok ilginç bir konu. Felsefeye ilgi duyuyorsanız okumanızı tavsiye ederim.
KratylosPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2015350 okunma
7/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2021 323. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2021 03:45
Dilin kökenine inilen bir roman olduğundan, çok dikkatli okunması gerekiyor eserin. Yani bana göre geçerliliğini kaybetmiş midir? Bir bakıma evet. Neden? Hatırlayalım, Agatha Christie’nin ortalama 100 sene önceki kullanılan dili kullanması ve güncel İngilizce bile farklıyken, aynı dili konuşanların bile okurken zorlanmalarını düşünelim. Cumhuriyet’in ilk dönemlerindeki nezih dile girmeden 96’da vefat eden Zeki Müren’in diliyle şimdiki konuşma dilini görelim. Aslında kitap Dilin Temeli üzerine, ilk anlamları üzerine ilerliyor ama mantık aynı. Günümüzde birçok kelime çok farklı anlamlarında kullanılıyor. En basitinden Kayısı, Şeftali, Kiraz gibi çok sevilen meyveleri çok farklı anlamlarda kullanan bir grup hatta örgüt türedi yani. Kelimeler en masum hallerinde, en doğru şekilde kullanıldığında çok daha güzel olur kanımca. Ben arkadaşlarımla sohbet ettiğim zamanlarda cümlenin sonuna ‘Nokta’ koyuyorum diye laf yiyorum yani. Nokta koymak karşınızdakine kırgın olduğunuz anlamına gelmiyor aksine çok basit ama cümle bitti demek yani. Bu yüzden kitap olumlu ama modası geçmiş eserler arasında kalıyor, birçok bilim kitabı gibi bir yerde. Yine de güzel ve mantıklı ilerliyor. İyi okumalar dilerim..
KratylosPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2015350 okunma
İsim-Müsemma
8/10
·112 syf.·
2020 275. kitabı
Krtylos,Devlet, Phaedros ile birlikte Platon'un olgunluk dönemi diyaloglarından. Her ne kadar Grekçe kelimeler üzerinden olsa da ad ve adlandırılan varlığın arasındaki ilişkiyi, diğer bir deyişle etimoloji üzerine ilginç görüşler içeriyor. Aşağıda bağlantısını verdiğim Erman Gören'in Klasik Düşünce Okulu seminer çalışmaları içerisinde yer alan anlatımını ısrarla tavsiye ederim. youtube.com/watch?v=dhp8mH7...
Felsefe
KratylosPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2015350 okunma

Yazar Hakkında

Platon (Eflatun)Yazar · 59 kitap
Antik/klasik Yunan Filozofu, Matematikçi, Felsefi Diyaloglar Yazarı ve Batı Dünyasındaki İlk Yüksek Öğretim Kurumu Olan Atina Akademisinin Kurucusu Eski Yunan filozofu (Atina İ.Ö. 428-ay.y.İ.Ö. 348/347). Soylu bir ailenin oğlu olan Eflatun (ya da Platon), parlak bir Öğrenim görerek, sanatın her dalında kendini gösterdi (çok genç yaşta şiirler, trajediler yazdı); Kratilos'tan bilim dersleri aldı. Sokrates'le tanışınca (İ.Ö. 407) felsefeye yönelip, gerek beden, gerek kafa yapısı bakımından siyasete yatkın olmadığından, o karışık yıllarda siyasetten uzak kaldı. Demokrasiyi küçümserken, Otuzlar Meclisi'yle iktidara gelen dostlarının yönetimini daha da beter buldu. Sokrates'in Ölümünden sonra Megara'da Eukleides'in yanına çekildi; sonra yolculuklar yaparak Kyrene'de matematikçi Theodoros'la tanıştı. Mısır'a bir yolculuk yapıp, İtalya'ya giderek Tarento ve Lokroi'deki pyhthagorasçı çevrelerle ilişki kurdu. İ.Ö. 388'e doğru Dionysos'un kaynı Dion tarafından, Syrasos'u pek etkileyemedi. Atina'ya dönerek, Akademi Gymnasionu'nda Yunanistan'ın dört bir yanından gelen Öğrencilere ders verdi. İ.Ö. 367 ve İ.Ö. 361'de iki kez daha Sicilya'ya gittiyse de, Genç Dionysos'u da etkilemeyi başaramadı ve felsefe ile tiranlığı bağdaştırmaktan vazgeçti. Atina'ya dönüp, Akademi'de ders vermeyi sürdürerek, söylentiye göre bir şölen sırasında öldürüldü. Eflatun'un bütün yapıtları günümüze kalmıştır: Felsefe ve felsefeyle bağlantılı konularda yazılmış 26 diyalog. Karşılıklı konuşmalar biçiminde yazıldıkları için bunlara "diyalog" denirse de, tümünü diyalog diye adlandırmak belki doğru olmaz; çünkü, sözgelimi Sokrates'in mahkemede yaptığı konuşmayı içeren Savunma ve daha birkaç yapıtı, temelde monologdur. Gene de, tarihsel kişilere dayansın ya da dayanmasın, bütün yapıtlarını kişilerin ağzından yapılan konuşmalar biçiminde yazdığı için, tümü bu anlamda tiyatrovaridir. Birkaçı dışında, diyalogların tümünde, Sokrates odak kişidir. Platon olan isminin neden Türkçede "Eflatun" olduğu: - Arapçada [p] sesi yoktur. Yabancı dillerden alınan [p] Arapçada daima [f] oluyor. - Arapçada [o] sesi de yok. Bu da daima [u]ya dönüşüyor. - Arapçada kelime başında çift sessizi telaffuz etmek imkânsız. Türkçe ispor veya siteyşın gibi, ya başına ya arasına mutlaka bir sesli katıyorlar. Dolayısıyla filozofun Arapça adı "Felâtûn" veya "Eflâtûn". Türkçeye Arapçadan Eflatun olarak aktarılmış.