Giriş Yap

Carol Livoti

Yazar
8.8
24 Kişi
57
Okunma
0
Beğeni
122
Gösterim
Reklam
·
Reklamlar hakkında

Hakkında

Reklam
·
Reklamlar hakkında

İncelemeler

Tümünü Gör
304 syf.
Hadi Ahlak Sarsalım - Cinsel Sağlık Üzerine Okuma Etkinliği
Gelin bir miktar yargı kıralım, seks – vajina – penis diyerek prim kasalım, ne var bu bilgileri okusak da sussak kimselere söylemeden içimize doğru bilgilensek? Ama sen konuşmazsan, ben konuşmazsam, o konuşmazsa nasıl aydınlanacak bu karanlık zihinler? Nasıl kendilerini keşfedecek kadınlar, erkekler? Affedersiniz, erkeklere açık bu sektör, o yüzden incelemem boyunca penise ve erkeklere evin dış direği muamelesi göstereceğim :D bu erkeklerin suçu diye değil, sadece kadınların kendi keşfi olması gerektiğini düşündüğüm için; daha doğrusu ‘öncelikle’ kendi keşifleri olmalı. İncelememde, seks – vajina – penis – mastürbasyon vs. diyeceğim, bu kelimelerin imledikleri nesnelerle her gün muhatap olup burada okuyunca duyar kasacaklar duyarlarını benden uzakta kassınlar, aksi halde ben onları duyar manyağı yaparım, bilgilerine.. :) Öte yandan bu inceleme aynı zamanda bir etkinlik incelemesidir, daha önce yapıldı mı bilmiyorum ama bu incelemeyi etkinliğe dönüştürme fikri geldi aklıma, genel olarak cinsellik ve kadın-erkek cinselliği üzerine yaptığım okumalarda bu fikir aklımdaydı, yani Cinsel Sağlık Üzerine Okuma Etkinliği, dolayısıyla sizleri bu etkinliğe davet ediyorum. İnceleme biterken önereceğim kitaplar dahil olmak üzere, siz de bildiğiniz ve önerdiğiniz kitaplarla bu inceleme etkinliğine katılabilirsiniz. Yorum kısmından bildirmeniz yeterli, ayrıca inceleme – alıntılarla da desteklerseniz bilinçlenme konusunda müthiş olur. İnceleme etkinliği süresi sınırsız. Ben ölene kadar açık arkadaşlar, ben öldükten sonra Dora ile devam edersiniz.. :D Küçüklükten itibaren durmadan kullanmak zorunda kaldığımız (dışkılama için) bir noktada orada olduğunu yadsıdığımız bir organımız var, cinsel organ. Cinsel organ çünkü cinsiyete özgü olarak değişiyor, erkeklerde bu penis iken kadınlarda vulva olarak adlandırılıyor, fakat bilinen adıyla vajina da denebiliyor. Ben vajina diyeceğim yazı boyunca siz anlayın ki salt vajinal açıklıktan bahsetmiyorum, vulvanın tamamından bahsediyorum. Anatomi haliyle incelemek isterseniz diye buraya Vikipedi sayfasındaki genel ve bilinen haliyle resim ve bilgiyi ekliyorum, tr.wikipedia.org/wiki/Kad%C4%B1n_%C3... Tüm kadınların kendi cinsel organlarını tanıması gerekiyor (en az erkekler kadar), hem sağlık hem cinsel yaşamları için. Bu kitap her ikisi için de bilgilere sahip, erkekler genellikle penisleriyle içli dışlılar, demek istediğimi anlıyorsunuz durmadan ona bağlı onunla bir hayat yaşıyorlar, kadınlar ise vajinalarını unutarak yaşıyorlar, unutmaya zorlanıyorlar. Dolayısıyla cinsel organları ile kadınlıkları arasında kocaman bir duvar örülüyor, o duvara biz toplum diyelim. Toplum kadının kendisini bu açıdan tanımasını istemiyor ama ileride yaşayacağı her türlü cinsel problemde kadını suçluyor. Benim burada ana problemim öncelikli olarak genç kadınların kendi cinsel organlarını ve dolayısıyla kadınlıklarını keşfetmesidir. Dolayısıyla bu öncelikle kişisel araştırma, okuma, bilinçlenme ve en sonunda o organ ile tanışmayla gerçekleşir. O organı, dışkılama – mastürbasyon - seks – doğum için kullanmanın ötesinde kadınlığınızı simgeleyen bir imge olarak tanıyın. Özellikle bir namus olgusu söz konusu kadınla vajinası arasında. Namusunuzun ölçüldüğü organı görmezden gelerek ‘’namuslu’’ olmak aman şimdi felsefe okursam dinden çıkarım demek kadar iki yüzlüce geliyor bana. Önce şunu anlayalım; o organ sizin namus organınız değil, aynı erkeklerin penisleriyle namuslarının ölçülmemesi gibi kadınların da vajinalarıyla namusları ölçülmez, aksini iddia eden zihinsel ve bedensel namussuzdur. Namus kavramına ait sevgili Sezen Aksu’nun Namus şarkısını dinlemenizi naçizane öneririm. Hakiki namus cinsel organla, bekaretle, sizin cinsel hayatınızla ilgili konuşmaz. Namus sizin erdemliliğiniz, dürüstlüğünüz, adaletliliğinizle ilgilenir, namus sizin beyninizin bakir(e)liği ile ilgilenir. Oysa toplumun yarattığı bozuk namus, yine toplumun insanları bir fanusa tıkarak kendi arzularını o insanlar üzerinden yürüttüğü basit bir kelime olarak insanları baskılamaktadır. O nedenle rica ediyorum kendi bedeninizi keşfederken; dinden, namustan, ahlaktan ve bilumum baskı kodlarından sıyrılın. Doğarken tek doğdunuz ölürken de tek öleceksiniz. O beden sizin ve tek sahibi de sizsiniz. O sizin mülkiyetiniz, bir başkasının değil. O nedenle o bedene yapacağınız ve o bedenle diğer bedenlerin izni dahilinde yapacağınız her türlü eylem sizi ilgilendirir başkasını değil. Öte yandan kadınların erkeklerden bu konuda daha fazla baskılandığı aşikar, bir zamanlar ‘alınıp-satılan’ kadın tabii ki kendi bedenine yabancı bir geçmişe sahip. Penis ne kadar dışarıda ve belirginse, vajina o kadar içeride ve belirsizdir. Gizlenmiştir, bunun illa ki biyolojik ve korumaya dayalı alt sebepleri var fakat bu şu demek değil; kadın kendi bedenine yabancılaşmalı. Vajina Monologları diye bir kitap okumuştum bakabilirsiniz, orada bir soru vardı, daha önce dediğim gibi penis kadar önde ve belirgin bir organ değil kadınların cinsel organı dolayısıyla kadının onu keşfetmesi için ayna benzeri bir nesneye ihtiyacı var, ''Kendi cinsel organınıza aynadan baktınız mı'?' sorusu soruldu kadınlara, ''..ya da hiç gördünüz mü?'' Çoğu kadın, ‘’Hayır.’’ cevabını verdi. Ne kadar acı ki kendilerine ait bir organa yabancılaşmış milyonlarca kadın var. Şu an bu dediklerimi kadınlar çok iyi anlayacaklar, hadi benimle birlikte bir yaşam serüvenine adım atalım; doğuyoruz, kız bebek olarak bu dünyaya geliyoruz. Türkiye bazında konuşacağım, daha bebek – çocuk iken oğlanlar ‘pipi’leri ile fıldır fıldır gezerken kızlar tuvalete girdiklerinde bile anneleri tarafından hep bir korumaya alınıyorlar. (Lütfen bunu tecavüz ile bağdaştırmayın zira oğlan çocuğuna da tecavüz edildiğine çok şahit olduk, mevzu korumak değil mevzu kodlama.) Daha sonra, oğlan çocuk penisiyle oynamaya başlıyor, kendi çevresinde onun büyüklüğüne göre değer görmeye başlıyor, işeme yarışında en uzağa işeyerek bir değer kazanmaya çalışıyor. Ki penis sertleşme ve boşalma ile zaten oğlan çocuğunu kendini daha hızlı keşfetmeye zorluyor. Hele sünnet var ki dillere destan, ‘erkeklik’ için (Sağlık diyenler de mevcut ama benim konum penisin ‘ucundan’ kesilip kesilmemesinin sağlıksal sonuçları değil.) ucundan azıcık veriyorlar sonrası zurnalı davullu düğün, resmen oğlanlara düğün yapıyor bu toplum, kız çocukları kanadıklarından utanırken… Hem de kanama sebepleri üremek iken. Devam ediyoruz, kız çocuğu ve oğlan çocuğu yavaş yavaş ergenliğe yaklaşıyor, erkekler kendi aralarında yine bir penis mücadelesine girerken aynı zamanda ‘milli’ olma olayı yani ilk kez seks yapma olayı ile yine bir güç yarışına giriyorlar, ne gücü bu? Daha fazla döl atımı gücü. Çünkü ne kadar çok kadınla birlikte olurlarsa o kadar değer görüyorlar toplumda. Neyse, genç kızlar ise o dönemde regl olmaya başlıyorlar, nedir regl? Bazı erkeklerin, ‘’Iyyy..’’ dediği, ama döl atıp üremeye çalışırken işe yarayan ölü (döllenmeyen) yumurtaların atılma süreci.. Genç kızların çoğunun korkuyla karşıladığı, kanları giydikleri kıyafete geçtiğinde deli gibi utandıkları, pedleri bile nerelerine gizleyeceklerini bilemeden tuvalete koştukları döneme regl dönemi deniyor. Ha bir de şiddetli ağrıların ve hormonsal sıkıntıların, duygusal baş dönmelerin eşlik ettiği bu dönemde, genç kız kadın olmanın sancısını çekiyor. Hem de düğünsüz :D eğlence yok yani, ooo bizim genç kızımız kadın mı oluyor diye ödüllendirme yapılmıyor çoğu ailede. Bize ‘’ödüller’’ de verilmiyor, aksine dışlanıyoruz yine ya da yobazsa çevremiz, evlendiriliyoruz. Evet genç kızın kadın olma ödülü aşağılık zihniyetlerde evlilikle ödüllendiriliyor. Çünkü onların gözünde çocuk pırtlatan kocaman bir delik kadınlar, o delikte kaybolmaları dileğiyle.. Dolayısıyla bu süreçte eğer yobaz bir zihniyete sahip ailenin içindeyseniz genç kızlar için evlilik yaşının geldiği anlamına geliyor çünkü artık ‘kadın’ yani eşittir ‘anne’ olabilir anlamına eş oluyor. Dolayısıyla bazı anneler kızlarının regl oluşlarını babadan gizlerler. Yani yine bir gizlenme var, kadın o organa elinden gelse düşman olacak, hem kanıyor hem namus bekçiliği yapıyor hem içinde lanet olası bir zar var onun yırtılması demek toplumda aşağılanma, linçlenme ve yer yer ölüm demek. Hakikaten kadın nasıl tanışsın ki bu organla? Resmen toplum bir ip takmış kadının vajinasına, oradan oraya onunla değerli kılıp onunla değersizleştiriyor. Son zamanlarda sırf bu ip yüzünden kızlık zarı diktirme ameliyatlarının arttığını söylemiş miydim? O. diye adlandırılmamak için özgürce yaşadıkları cinselliğin toplum gözünde geldiği anlama kendilerini teslim etmemek için, yine kadınlıklarıyla toplumun bezini birbirine diktiriyor bu kadınlar. Toplum; ‘’Evlenene kadar bakireyse değerli, değilse değersiz. Evlendikten sonra çocuk yapabiliyorsa değerli, yapamıyorsa değersiz. Evlendikten sonra doğurduğu o çocuklara iyi bakabiliyorsa değerli, bakamıyorsa değersiz.’’ Farkında mısınız? Vajina ile değerliyiz ve değersiziz. Kendinize dokunamazsınız, neden dokunamazsınız biliyor musunuz? Çünkü herkes kodlarınızda sizi izler, anne – baba – akrabalar – din ulan tanrı bile işi gücü bırakır gelir oturur köşeye ki siz kendinize dokunacak mısınız dokunmayacak mısınız ona bakar :D neden? Çünkü siz kadınsınız, kadınlar anne olmak için varlardır, kadın olmak kendi bedenlerini tanımak için değil. Ama peki erkekler? Onlar daha pipileriyle kıçlarını sallaya sallaya gezerken 1-2 yaşında erkeklerdi zaten, onlar için babalık döl atımı, bir görev değil. En azından toplumun gözünde seks açısından bakıldığında kadınlarınki kadar ciddi bir görev değil. Onların da cinsel açıdan pek çok sıkıntısı oluyor bu toplum denen varlığın baskısında, belki onu da başka bir incelemede bir erkek okur anlatmak ister. :) O nedenle kendinizi tanımak adına bir şeyler yapmak isterseniz, günahı-toplumu-ahlakı ve mümkünse erkekleri dışarıda bırakarak biraz kendinizle tanışın ve bu kitabı okuyun. Kitapta kadınlar açısından hem cinsel sağlık hem de öğütler mevcut. Özellikle bir anne dilinden anlatıldığı için bana samimi geldi. Zaten bu kitabı anne-kız yazıyor, o nedenle de içerisinde eğlenceli diyaloglar da mevcut. Dili esprili ve net. Yani sizi bir şeyleri açıklamak için bulmacanın içine sokmuyor. Kitabın içerisinde regl, bakım, seks, mastürbasyon, hamilelik, kürtaj, menopoz, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, hamilelikten korunma, rahim sorunları vs. anlatılıyor. İncelemelerimi okuyanlar bilir aslında, ben incelemeyi kitabı anlatmaktan ziyade kitaba ve kitabın ana mesajına dair kendi görüşlerimi anlatmak için kullanırım. Dolayısıyla kitapta okuyacağınız şeyleri burada size ancak mini şekilde özetleyebilirim ve sizi bu tarz kitapları okumaya teşvik edebilirim. İçerisinde anne kızın konuşmaları da var, ben okurken sanki annem benimle bu konuları konuşuyor gibi hissettim, arada yazar kendi hastalarından – danışanlarından örnekler vermiş, gebelikten korunma için kullanılan doğru ve yanlış yöntemlerden bahsetmiş. Keza cinsel yolla bulaşan hastalıklardan nasıl korunulması gerektiğini anlatmış. Orgazm ve seks sırasında yaşanabilecek aksaklıklardan söz ederek mevcut olasılıkları okura en sade şekliyle anlatmış. Ayrıca yazarımız 82 yaşında ve hiç orgazm olmamış bir nineye taktik verip orgazm olmasını sağlayacak kadar idealist. :D Mastürbasyon yöntemlerinden ve bunun cinsel sağlık açısından önemine değinmiş. Seks ve seksin içeriğinden (anal – oral) bahsetmiş. Külot seçiminden, vajinal egzersizlerden, vajina temizliğinden, vajina üzerine yapılan dövmelerden vs. bile bahsetmiş. Rahim hastalıklarından, kürtajdan ve yumurtalık borusundan bahsetmiş. Ayrıca vajina üzerine mitlerden de söz ederek beni güldürmüştür. :D Gerçekten öğrenmek açısından ideal bir kılavuz diyebiliriz Bir incelemenin daha sonuna gelirken, hepinizi tekrar Cinsel Sağlık Üzerine Okuma etkinliğine davet ediyorum, malum beni bilen bilir ben pek kuralları sevmem hele de bu kuralları koyanlar kimsenin görmediği yerde bu kuralları yıkan insanlar Nietzsche'nin deyimiyle ahlaksız ve namussuz ''ahlak ve namus şövalyeleri'' ise. :) Yorumlara etkinliğe katılmak istediğiniz kitapları yazabilirsiniz, ben de yorumda önereceğim kitapları ekleyeceğim. Bu kitabı okumak isterseniz yine yorumda mail adresi yazarsanız gönderirim. Hemcinslerim, lütfen bedeninizin her organının sadece sizin için var olduğunu unutmayın, kendinizi keşfetmekten çekinmeyin. Özellikle de bu kişisel bir tercih değil de bir başkasının, toplumun, ahlakın ya da dini inancınızın baskısı ise bunu kırın. Eğer siz kendinizi tanır, kendinizi sever ve kendinizle mutlu olursanız inanın, ailenizle, arkadaşlarınızla, eşinizle ve üremek isterseniz (üremeyin! :D) çocuğunuzla da daha doğru ve daha mutlu bir ilişkiniz olur. Vajinanızla kadınlığınızın arasındaki o iğrenç perdeyi kaldırın, cinsiyet özgürlüğünün en önemli adımı kendini keşfetmektir. Keşfinizin hızlı ve başarılı olmasını ümit eder, hepinizin 82 yaşındaki teyzenin azminden faydalanmanızı temenni ederim. :D mega.nz/file/sbgyzBTZ
·
92 yorumun tümünü gör
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.14