Dr. Yusuf Acar

Dr. Yusuf Acar

Yazar
9.8/10
8 Kişi
·
8
Okunma
·
5
Beğeni
·
20
Gösterim
Adı:
Dr. Yusuf Acar
Unvan:
Yazar
Doğum:
1973
"Yusuf Acar, 1973’de Gelibolu’da doğdu. Yüksek lisansını "Yerel Yönetimler", doktorasını Siyaset Bilimi üstüne yaptı.
Gençlik yıllarında ülkenin ilk yerel televizyonlarından birini kurup, programlar hazırladı. Sonrasında uzun süre ticaret, kısa bir süre bürokrat olarak görev yapan yazarın ilk kurmaca öykü kitabı olan “Hediye” dışında, yayına hazırlık aşamasında olan “İdeololjik Körlük” isimli akademik/ders kitabı bulunmaktadır."
"Çok mu severdin anneanneni?"diye sordu Şeker,itirafına yorum yapmayan Bilgeye."sevilmez mi anneanne ya?"dedi hüzünle."Küçüklüğümün meleğiydi,sonra gerçekten melek oldu.Insanlar sadece bebekken ve çok yaşlandığında günahsız oluyorlar galiba.Ya sen?Sen sevmez miydin?""severdim tabi ama anneannem uzaktaydı.Ben daha çok babamın zulmünden beni devamlı koruyan babaannemi severdim. ""Aaa,babaların kızları ile arası hep iyidir aslında.Sen kötü müydün babanla,avukat?"diye sordu Bilge...
"Geriye bakıp hafızamı yokladığımda aklımda hep aynı eski anı canlanır.Küçücük bir kız çocuğu olarak babamla el ele yürüyorduk;başım öndeydi.Galiba bayram gezmesine,dedemlere gittiğimiz bir andı gözümde bu canlanan.Başka türlü babam elimi tutmazdı çünkü.Dedemlerin evinin önünden geçen cadde kalabalık olduğu için,onun korkusundan tutardı elimi...Bir tek o caddeden karşıya geçerken."
"Babadan görmediği sevgiyi elin adamlarında aramasınlar ve sevgi dilenmek zorunda kalmasın, omuzları dik ve özgüvenli olsunlar diye kız çocuklarına onları sevdiğini gösteren babalar artmalı. Kızlarını şımartan, parkta onunlayken çığlık çığlığa bağırmayı öğreten babalar olmazsa, günün birinde hep bağırılan, hep incinen kadınlar olurlar, sesleri dahi çıkmaz. Çünkü nasıl ses çıkaracaklarını bilmezler."
İnsanların yaşam dediği şey, her türlü standart davranışa ve sohbete uygun kalıplaşmış hazır cümlelerini değiş tokuştan ibarettir. Eğer her günün sonunda o gün edilen cümlelerin, yapılan eylemlerin raporlarını bir yaşam yazıcısından çıkarıp karşılaştırma imkânı olsa, gün içinde edilen cümlelerin nerdeyse tamamının her gün aynı olduğunu görürsünüz.
Arada okunan kitaplar, seyredilen değişik filmler, dinlenen müzikler ise çoğu zaman çevrenizde benzer alışkanlıklara sahip insan yokluğundan dolayı içinizde birikip sağa sola saçılan öteberiye döner.
Nasıl olacaktı, sonu nereye varacaktı hiç bilmiyor ama Sinan’ı seviyordu.
Çünkü Sinan olduğu kişiyse, yani Meryem’e gösterdiği gerçek Sinan’sa ve o bunu yaşayamıyorsa ölmekte de bir beis görmüyordu.
Hayata ihanetti çünkü bu.
Ankara’ya geldiğinden beri şu son zamanlara kadar hissettiği yalnızlık hissinin onu salaklaştıran etkilerini hatırladı yine. Bir paket bulaşık makinesi tabletinin aylardır bitmemesiydi yalnızlık. Ya da “nasıl olsa gören yok” diye beyazları renklilerle birlikte çamaşır makinesine atmak ve rengârenk iç çamaşırları ile gezmek demekti.
Şubeden getirdiği ifade tutanaklarının üstündeki zımba telini tırnağıyla çıkarıp, kalp yapmaya başladığında çok yalnız olduğuna ikna olmuştu.
Sonra…
Sonra hiç beklemediği bir anda hayatının ortasına düştü Meryem.
296 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Nefis bir kitap uzun zamandır böyle bir duygu fırtınası hissetmemiştim.okuyucunun direkt kalbi hedef alınmış tam isabet.Hikayelerin geçtiği mekanlar ,kahramanlarının birbirinden farklı kişisel özellikleri çok güzel tanımlanmış verilen sosyal ve psikolojik mesajlar bizi aynı zamanda şiirsel bir anlatımla da Buluşturuyor
296 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Birçok duyguyu bir arada yaşayacağınız, heyecanla ve keyifle okuyacağınız bir kitap. Herkesin kendinden bir şey bulacağı da muhakkak. Hikayelerin keyfine keyif katan birçok kıymetli kaynaktan alıntılar da var. Okuyan herkeste bir iz bırakacaktır.
296 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitap 7ayrı hikayeden 296 sayfadan oluşmaktadır.yazarın da dediği gibi ikinci el kelimeleri yeniden kullanarak yazdığı hikayelerde herkesin her kesimin kendinden birşeyler bulabilmesi muhtemel.her hikâyede karekodların içine gizlenmiş muhteşem sürprizler ve her hikâyenin sonunda insanın kanını donduracak ilginç mektuplar.Dr.Yusuf Acar karşılaştığım en ilginç yazarlardan biridir.
296 syf.
·1 günde·10/10 puan
Artık yeni bir tarzımız var. Akademik Roman...Beni çok farklı yerlere aldi götürdü. Hayallerinizi, kırgınlıklarınızı ya da sevinçlerinizi en önemlisi de mutlaka kendinizden birşeyler bulacağınızdan eminim.
296 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Bir Çanakkaleli olarak hikayenin Çanakkale’de sonlanması da ayrı bir güzellikti benim için. Öncelikle çok akıcı bir dilinin olması ve anlatım gücünün yüksek olması harika, o anı (o atmosferi) kitabın içindeki hayal kahramanları ile birlikte yaşadığım çok an oldu. Çok heyecanlı sürükleyici her biri ayrı ama bir bütün çok iyi anlatılmış hikayeler. Şeker gibi çok etkileyici bir kahramanı olan sevdiklerinize alabileceğiniz şeker gibi bir Hediye

Yazarın biyografisi

Adı:
Dr. Yusuf Acar
Unvan:
Yazar
Doğum:
1973
"Yusuf Acar, 1973’de Gelibolu’da doğdu. Yüksek lisansını "Yerel Yönetimler", doktorasını Siyaset Bilimi üstüne yaptı.
Gençlik yıllarında ülkenin ilk yerel televizyonlarından birini kurup, programlar hazırladı. Sonrasında uzun süre ticaret, kısa bir süre bürokrat olarak görev yapan yazarın ilk kurmaca öykü kitabı olan “Hediye” dışında, yayına hazırlık aşamasında olan “İdeololjik Körlük” isimli akademik/ders kitabı bulunmaktadır."

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 8 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.