Emel Erdoğan

Emel Erdoğan

Çevirmen
8.1/10
48 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
16
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
96 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Üç kısa hikayeden oluşan bir kitap. Üçü de gayet güzel. İnsana kendisini sorgulatan hikayeler.

Rus yazarların kitapları bana pek hitap etmiyor. Bu yüzden onlara karşı biraz ön yargılıyım. Ama bu kitabı beğendim. Okumanızı tavsiye ederim.
96 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitapta toplam üç hikaye var
1.si İnsan ne için yaşar?

Yüce Yaratıcı, ölüm meleğini üç sorunun yanıtını öğrenmesi için insan suretine büründürerek dünyaya gönderir.

Melek dünyada başına gelen olayların akabinde, üç sorunun yanıtını öğrenir.
Gelelim sorular ve yanıtlarına:
*İnsanın içinde ne barındırır?
İnsanın içinde sevgi barındırır.
*İnsana ne verilmemiştir?
İnsana ölümün ne zaman geleceğinin haberi verilmemiştir.
*İnsan ne için yaşar?
İnsan Yaratıcı'ya inanması sebebiyle iyilik yapmak için yaşar.

Melek bu üç bilgiyi ve yaratıcısının sonsuz merhametini öğrendiği için, tekrar göğe yükselir.

2.si İnsana ne kadar toprak lazım?

Hikayede evli bir adam var adı Pahom. Bu adam her geçen gün daha fazla toprak satın almak istiyor.
Hatta bir gün toprak satın almak için yardımcısı ile yola koyuluyor.
Köy halkına para karşılığında toprak satın almak istediğini söylüyor.
Lakin köy halkından hiç beklemediği bir cevapla karşılaşıyor.
O'na "bir günde gün batımına kadar yürüyerek sınırlarını çizeceğin arazi senindir," deniliyor.
Pahom şaşırıyor ve hemen teklifi kabul ediyor; heyecandan Pahom'u sabaha kadar uyku falan tutmuyor.

Sabah olunca ilk işi istediği arazinin sınırını çizmek için yanına kürek ve erzak alıyor.
Yolculugunda hep daha fazlasını isteyip durmadan yürüdüğü için dizlerinde artık derman kalmıyor ve yoruluyor. Geri dönmek için arkasına baktığında da başladığı yerden epey uzaklaşmış olduğunu görüyor.
Ne kadar süre kaldı diye gökyüzüne doğru kafasını kaldırıyor ki Güneş batmak üzere...
Hemen koşarak başlangıç noktasina geri dönmeye çalışıyor.
Tabi bir taraftan da hayıflanıyor, "keşke aç gözlülük yapmasaydim, şimdi yetişmem imkansız," diyor.
Başladığı yere geri dönüyor fakat, ölmüş olarak.
Yardımcısı da küreğini kaptığı gibi Pahom'u alıp gömüyor.

Özetle hikayede anlatılmak istenen insan elindekiyle yetinmeyi bilmezse Pahom gibi aç gözlülüğünün kurbanı olur.

3.sü Bey ile Uşak'ı

Bir bey ve Nikita adında içkiye tövbe etmiş bir uşak var. Bu ikisi, uşağın sürdüğü kızağa binerek yola çıkıyor. Beyin amacı elindeki birikimiyle orman almak. Hava şartları çok kötü kar gittikçe bastırıyor ve beyin tek düşündüğü orman almak neyse...

Sonra Bey ve uşağı yolculukta dinlenmek için tanıklarına gidiyor orada biraz soluklanıp tekrar yola koyuluyorlar ki yoğun bastıran karda göz gözü görmüyor ve kayboluyorlar.

Ardından Uşak, Bey'e "atında çok yorulduğunu daha fazla yola devam edemeyeceklerini, şurada bir köşede geceyi geçirmelerini," söylüyor.
Bey de kabul ediyor.

Uşak sabah uyandığında ise üzerinde beyinin donarak öldüğünü görüyor.
Kendisi kurtulunca da evine dönüyor ailesinden hellalik alıp, son nefesini veriyor.

Bu hikayede anlatılmak istenen: beyin yaptığı fedakarlıktı. Çünkü bey ceketini usağının üzerine örtüp, uşağını donmaktan kurtarmıştı, kendisinin donma pahasına rağmen...