Emin Bebek

Emin Bebek

ÇevirmenTasarımcı
7.6/10
44 Kişi
·
73
Okunma
·
0
Beğeni
·
91
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
528 syf.
·25 günde·Beğendi·10/10
Başından sonuna kadar bana göre akıcı bir üslup ile yazılmış duygu yüklü bir kitap. Bir toplum düşünün dayanişmanın tavan olduğu, ölümün her an akılda olduğu, şükrü ve yaratanı her an akıllarında tutan. Ve gelen misafirlerle o toplumun kucük bir fitneyle dagilmasi, sapitmasi duzenini altust etmesi. Toplumda hiçbir fitnenin olmayip kendilerini küçük fitneden sonra daha büyük fitneyle karsi karsiya kalmalari ve kasabanin bölünmesi. Ve aşkı için yanan bir genç kızın uzun bekleyişi, sevdiğiyle yaşadigi anilarla yaşamaya alismasi, sırf sevdiginden baskalarini reddeden bir genc kiz. Erkekse ne kızdan haberi olan ne sevgiden haberi olan sadece beynini doldurmaya odaklanmış gönlünü boşaltmış, köreltmiş bir genç erkek.
Okunabilir tatlı bir kitap tavsiye ederim ben çok beğendim. :D
264 syf.
·12 günde·Beğendi·8/10
Türk destanlarının en bilinenlerini özet şeklinde sunan güzel bir kitap... Türk mitolojisi hakkında da çok güzel fikirler sunuyor. 272 sayfada Türk destanlarını öğrenmiş oluyorsunuz, daha ne olsun! Destanlarda geçen türk isimlerine bayıldım. Bilgi hazinemin genişlemesine sebep oldu.
250 syf.
·Beğendi·10/10
Oldukça etkileyici ve dokunaklı bir roman. Yaşadığı çevre ile kendi dünya görüşleri arasında kalan insanların hüzünlü hikayesi anlatılıyor eserde. Özellikle de kaybedilmiş bir insana hasretin elemi çok etkili biçimde hissettiriliyor. Okunmaya değer, kaliteli bir roman kanaatimce.
232 syf.
·15 günde·7/10
Dönemin modası olan araba sefası, Bihruz’un konaktan daha geniş çevreye açılmasını sağlar.Çamlıca ve Beyoğlu gezintileri burdan kaynaklanır.Özellikle Çamlıca Millet Bahçesi, onun aşkı için uygun bir zemin olur ve bu aşk unsuru ile roman bütünlük kazanır.
Bihruz Bey ne kadar o dönemki Osmanlı veya şark toplumuna benziyorsa araba içinde görüp sevdalandığı Periveş Hanım da sanki o dönem Avrupası'nı yansıtıyor. Derinine inmeden hayranlık duyulan, kulaktan dolma bilgilerle sevilen ama aslında zannedilenden farklı şekilde zuhur eden bir Periveş Hanım (Avrupa) görüyoruz. Periveş Hanım, blonde (sarışın) adıyla geçiyor tüm kitap boyunca. Tıpkı beyaz Avrupa gibi bir 'ten rengi' sıfatıyla görüyoruz onu.
Bihruz bey’in bütün dünyası, Fransız hayatı ve modasını taklittir. O, önce ‘’konak’’ta, sonra ‘’kalem’’de öğrendiği yarım yamalak Fransızcası ile konuşmayı alışkanlık haline getirir. Onun için Fransız kültürü ve ‘’Frenk usulü’’ esastır. Günlük yaşayışının büyük kısmında, yemekte, okumakta, çalışmakta bu tarz Hâkimdir.
Bihruz bey sevgilisine yazacağı mektubun örneğini ise Jean-Jacques Rousseau’nun Nouvelle hêloise’inden çıkarır. Mektubuna bir de şiir eklemek istedi, Fransız şiirinden bir örnek beğendi bunu ayen yazmayı bilinir diye istemedi. Şiir şeklinde tercüme etmeye Türkçenin izin vermeyeceğini ve Türkçenin yetersiz olduğunu düşünür daha sonra da kendi kendine Ah şu Türklerde adam gibi bir şair gelmemiş ki diyerek Türk şiirini ve şairini küçümsüyor ve yetersiz görüyor. Mektubunda yazdığı şiirde Siyeh-Çerde kelimisine sarışın olarak çeviren Bihruz bey kalemde arkadaşlarına Siyeh- Çerde kelimesinin anlamını sorması üzerine arkadaşları tarafından çeşit çeşit anlam yüklenir ve en sonunda esmer yüzlü manasına geldiği ortaya çıkınca Bihruz Bey sevgilisinin bu yüzden mektubuna yanıt vermediğini büyük bir hata yaptığının farkına varır. Fransızca kelimelere o kadar kendini kaptırmış ki kendi edebiyatındaki kelimelerin anlamını bilemez bir durumdadır.
Bihruz Bey elinde tüm imkanlar olmasına rağmen parayı har vurup harman savuran, entelektüel birikime değil de gösterişe para harcayan, içindeki cevheri keşfedememiş ve Keşif Bey gibi insanların elinde oyuncak olmuş birisi. Tıpkı elindeki gücü fark etmeyen ve özentilik içinde potansiyelini harcayan milletler gibi. Gönderdiği mektuplar Periveş Hanım'a hiç ulaşmasa da bundan habersizce kendi kendini yiyip bitiren bir karakter. Tıpkı Avrupa karşısında vakti zamanında elde ettiği üstünlüğü kaybedince aşağılık kompleksine yakalanıp, Avrupa tarafından ciddiye alınmadığını düşünerek bunu saplantı haline getiren ve tabiri caizse hastalanan uluslar gibi.

Aynı konak içindeki annesiyle bile iletişim kuramayan, Batılı olayım derken kendisi bile olamayan, öldüğünü zannettiği kadının mezarını ararken onu karşısında bulan fakat bu sefer de onunla arasında pek ortak nokta olamayacağını fark eden Bihruz Bey’i görüyoruz.
Kayıp Rıhtım
Kayıp Rıhtım Türk Halk Kültüründe Memoratlar ve Halk İnançları'ı inceledi.
288 syf.
·Puan vermedi
Kitapta, her akademik çalışmada âdet olduğu üzere, ilk üç bölüm boyunca memoratın tanımı, yapısı, icrası ve işlevi üzerine duruluyor. Yine âdet olduğu üzere, bu ve ileriki bölümlerdeki izahlar ağır sayılmayacak bir akademik dille kaleme alınmış. Yer yer tekrarlar, üstünden geçmeler ve örnekler vasıtasıyla okurun konuyu kavramasına gayret gösterilmiş. Akademik dile aşina olmayanlar bazı kısımları kavramada biraz zorlanabilirler. Telafi etmesiyse kolay; önceden verilen bilgilerle pekiştirerek ilgili kısmın üstünden bir kez daha geçmek yetiyor. Zaten bahsettiğim tekrar, üstünden geçme ve örnekler bu pekiştirme hususunda okurun yardımcısı oluyor.

Tanım ve örneklerle kavramın ve kapsamının pekiştirildiği kısımsa dördüncü bölüm. 12 ana başlık altında kategorize edilmiş, toplamda 400’ü aşkın hikâyecik barındırıyor. Cinlere dair geleneksel motiflerden ufolar gibi günümüz modern folkloruna kadar uzanan bu hikâyecikler, memorat kapsamında, bizzat tecrübe edenin veya tecrübe edenin tanıdığı vasıtasıyla aktarılan deneyimlerden oluşmakta. Her ana başlıkla ilgili varlıkların, şahsiyetlerin (veliler, şehitler, vb.) veya farklı kişilerin ve tecrübe edilen sıra dışı hadiselerin doğaları tanıtıldıktan sonra onlarla alakalı memoratlar sıralanıyor. Aynı kategorideki memoratlar arasındaki benzeşme ve ayrışma noktaları uyarınca, deneyimin nitelik, nicelik ve kapsamı iyice zihne nakşediliyor. Ve nakşetme, farklı memorat türlerinin oluşum süreçleri arasındaki benzeşme ve ayrışma noktasında, memoratın doğası hakkında birikime dönüşüyor.

Cemalettin Sipahioğlu

İncelemenin tamamı: https://kayiprihtim.com/...ademik-bir-yolculuk/
Furkan Alyakut
Furkan Alyakut Türk Halk Kültüründe Memoratlar ve Halk İnançları'ı inceledi.
288 syf.
·Beğendi·8/10
Sevgili Özkul hocam ile Isparta kitap fuarında 2 saat vakit geçirme fırsatım olmuştu. Bu 2 saatlik süreçte benim için imzaladığı ve bilgi verdiği bu kitabı büyük bir merak, korku ve hayret ile bir çırpıda okudum.
Özkul hocamız kitabı yazarken şahıslardan ve mekanlardan birebir yararlanmış ve Türk halkının Memoratlarına ve inançlarına güzel bir bakış açısı ile değinmiştir.
Fizikötesi konulara merakı olanlara şiddetle tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 73 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 75 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.