Emin Türk Eliçin

Emin Türk Eliçin

YazarÇevirmen
8.1/10
7 Kişi
·
35
Okunma
·
1
Beğeni
·
353
Gösterim
Adı:
Emin Türk Eliçin
Unvan:
Türk Öğretmen, Çevirmen ve Yazar
Doğum:
Avanos, Nevşehir, Türkiye, 21 Mart 1906
Ölüm:
İstanbul, Türkiye, 16 Mart 1966
1927'de muallim mektebini bitirdi. Bir süre öğretmenlik yaptı fakat 1930'da yazıları yüzünden görevine son verildi. Almanya'da Siyasal Bilimler dalında eğitim gördü. 1937'de yurda dönünce Devlet Konservatuarı'na öğretmen olarak girdi. Bazı çeviriler yaptı. Gazete ile dergilerde öyküler yayınladı.

Öğretmenliğine yeniden son verilince, Samsun’da çevirmen olarak çalıştı. Daha sonra yaşamını İstanbul’da çevirileriyle sürdürdü. Resimli Ay, Yeni Edebiyat, Fikirler, Yağmur ve Toprak, Yeni Ufuklar, Ataç, Eylem, Yeni Tanin ve Gerçek dergilerindeki yazılarıyla tanındı. Resimli Ay dergisindeki ilk yazısı “Köyümde Neler Gördüm” ve Yeni Edebiyat’ta yayınlanan “Irgat Hasan ile Bacısı Şefika” adlı öyküsü yüzünden açılan davalarda aklandı. Dünya Mizahından Seçmeler (1971) adlı bir çeviri yapıtı da vardır. 16 Mart 1966'da öldü.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
"Fransa'da ya da bütün dünyada bir yahudi, hayat korkusu içinde titredikçe hiç bir fransız kendini güven altında sayamaz!!"der Sartre kitabının son kısmında. Yahudilerin sürgün edildiği aşağılandığı bir zamanda 1945 yılında bu kitabını yazar. Antisemit: Yahudilerin bazı haklarını kısmak, onları kimi ekonomik ve sosyal görevlerin dışında tutmak, yurttan kovmak ya da büsbütün yok etmek gerektiği düşüncesi ya da kısaca, yahudi düşmanı olarak tanımlanır. Yazarın o zamanki yahudileri göz önünde bulundurarak konumlarını, yasayislarini ele alip demokratlar topluluğu olarak nitelendirdiği yahudileri bir büyük patlamanın eşiğinde olduğunu ve geri dönüşlerinin diğer halklar için iyi olmayacağını anlattığı kitabı;"yahudilerimiz sürgünden öyle bir hıncla geri dönecekler ki, antisemitizmin yeniden hortlamasından korkulur." Cümlesinden bile açıkça anlaşılıyor. Hem korku hem dışlama hem de yadırgamama sonucu bu kitabı yazmayı düşünür. O zaman da Almanların yahudilere bakışı buydu çünkü, yahudi yahudi olarak kötüdür, dokunduğu her şeye bir kötülük, şeytanın bildiği iğrenç bir şey bulaştırır inancı mevcuttu. Sartre yahudilerin çektikleri zorlukları toplum tarafından nasıl dışlandıklarını o zaman ki tutumlarını ele alır sanırım bu zamanın yahudilerini görmüş olsaydı çok farklı bir düşüncesi olurdu yahudilere karşı..
Kitapta Kemalizm'i ideoloji olarak sağlamlaştırmak isteyen iki grup anlatılmakta. Kemalizm'i ilk defa ideoloji haline getirmek isteyenler, Kadro dergisi yazarları olmuştur. 1932 yılı ocak ayında yayına başlayan Kadro, kurucuları Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Şevket Süreyya Aydemir, Mehmet Şevki Yazman, Vedat Nedim Tör, Burhan Asaf Belge ve İsmail Hüsrev Tökin ile Kemalizm'i sağlamlaştırmak ve ideolojileştirmek yönünde yazılarını yazdılar. Yazarların hepsi Marksist kökenliydi (Daha doğrusu, TKP'den ihanetle atılan, cumhuriyet tarihinin ilk dönekleriydi). Kemalizm'e bir ideoloji şekli verirken, sık sık Marksizm'den alıntılar yaptılar. Ancak Atatürk ve İsmet İnönü, Türk Devrimine Marksizmin yakıştırılmasının yanlış olacağını söylediler ve Kadri Karaosmanoğlu'nun Tiran elçisi olması ile dergi dağıldı. Diğer grupta ise "devletçi iktisat" adlı politikası ile Hamdi Başar ortaya çıktı. ancak o da kabul görmedi.

Sonrasında CHP, 1 sene sonra, Kemalizm'i resmi ideoloji haline getirdi.

1945'te CHP'nin tüzüğünden de çıkartılan Kemalizm sıfatladırması, daha sonra Yön Dergisi ile tekrar anılacaktı.

Emin Türk Eliçin, yarım kalan kitabında Kemalizm'i tekrardan ele alıyor ve Kemalizm'in aşılması yönünde görüş belirtiyor. Sonradan edinilen bilgilerle birlikte bu tespitin isabetli olduğunu görüyoruz.
Hani vardır ya, tamam ilginç de, adını bile ansam başa bela olacak ! ürktüğümüz korktuğumuz konuları dile getiren cesur yazarlar .
İşte bu kitabın tanımını böyle yapıyorum.
Yola çıktığı arkadaşı bile ürktüğü için onu terk ediyor . Konu psikanaliz .
Her şey soyut ispatı zor . 2018 de beyin ile ilgili kitapları okuduktan sonra bu adama hayran olamamak imkansız . ( Freud ) Ve bize bu enfes biyografiyi armağan eden üstat Stefan Zweig'e ...
"Fransa'da ya da bütün dünyada bir yahudi, hayat korkusu içinde titredikçe hiç bir fransız kendini güven altında sayamaz!!"der Sartre kitabının son kısmında. Yahudilerin sürgün edildiği aşağılandığı bir zamanda 1945 yılında bu kitabını yazar. Antisemit: Yahudilerin bazı haklarını kısmak, onları kimi ekonomik ve sosyal görevlerin dışında tutmak, yurttan kovmak ya da büsbütün yok etmek gerektiği düşüncesi ya da kısaca, yahudi düşmanı olarak tanımlanır. Yazarın o zamanki yahudileri göz önünde bulundurarak konumlarını, yasayislarini ele alip demokratlar topluluğu olarak nitelendirdiği yahudileri bir büyük patlamanın eşiğinde olduğunu ve geri dönüşlerinin diğer halklar için iyi olmayacağını anlattığı kitabı;"yahudilerimiz sürgünden öyle bir hıncla geri dönecekler ki, antisemitizmin yeniden hortlamasından korkulur." Cümlesinden bile açıkça anlaşılıyor. Hem korku hem dışlama hem de yadırgamama sonucu bu kitabı yazmayı düşünür. O zaman da Almanların yahudilere bakışı buydu çünkü, yahudi yahudi olarak kötüdür, dokunduğu her şeye bir kötülük, şeytanın bildiği iğrenç bir şey bulaştırır inancı mevcuttu. Sartre yahudilerin çektikleri zorlukları toplum tarafından nasıl dışlandıklarını o zaman ki tutumlarını ele alır sanırım bu zamanın yahudilerini görmüş olsaydı çok farklı bir düşüncesi olurdu yahudilere karşı..
freud sen deli misin akilli misin. nesin belki seni bu kitapta cozerim dedim ama baktim iyice senin bilinmeyen yonlerden bahsetmis. bi sey cizemedim ama bana mantikli geldin

Yazarın biyografisi

Adı:
Emin Türk Eliçin
Unvan:
Türk Öğretmen, Çevirmen ve Yazar
Doğum:
Avanos, Nevşehir, Türkiye, 21 Mart 1906
Ölüm:
İstanbul, Türkiye, 16 Mart 1966
1927'de muallim mektebini bitirdi. Bir süre öğretmenlik yaptı fakat 1930'da yazıları yüzünden görevine son verildi. Almanya'da Siyasal Bilimler dalında eğitim gördü. 1937'de yurda dönünce Devlet Konservatuarı'na öğretmen olarak girdi. Bazı çeviriler yaptı. Gazete ile dergilerde öyküler yayınladı.

Öğretmenliğine yeniden son verilince, Samsun’da çevirmen olarak çalıştı. Daha sonra yaşamını İstanbul’da çevirileriyle sürdürdü. Resimli Ay, Yeni Edebiyat, Fikirler, Yağmur ve Toprak, Yeni Ufuklar, Ataç, Eylem, Yeni Tanin ve Gerçek dergilerindeki yazılarıyla tanındı. Resimli Ay dergisindeki ilk yazısı “Köyümde Neler Gördüm” ve Yeni Edebiyat’ta yayınlanan “Irgat Hasan ile Bacısı Şefika” adlı öyküsü yüzünden açılan davalarda aklandı. Dünya Mizahından Seçmeler (1971) adlı bir çeviri yapıtı da vardır. 16 Mart 1966'da öldü.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 35 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 108 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.