Emin Türk Eliçin

Emin Türk Eliçin

YazarÇevirmen
8.3/10
37 Kişi
·
81
Okunma
·
2
Beğeni
·
414
Gösterim
Adı:
Emin Türk Eliçin
Unvan:
Türk Öğretmen, Çevirmen ve Yazar
Doğum:
Avanos, Nevşehir, Türkiye, 21 Mart 1906
Ölüm:
İstanbul, Türkiye, 16 Mart 1966
1927'de muallim mektebini bitirdi. Bir süre öğretmenlik yaptı fakat 1930'da yazıları yüzünden görevine son verildi. Almanya'da Siyasal Bilimler dalında eğitim gördü. 1937'de yurda dönünce Devlet Konservatuarı'na öğretmen olarak girdi. Bazı çeviriler yaptı. Gazete ile dergilerde öyküler yayınladı.

Öğretmenliğine yeniden son verilince, Samsun’da çevirmen olarak çalıştı. Daha sonra yaşamını İstanbul’da çevirileriyle sürdürdü. Resimli Ay, Yeni Edebiyat, Fikirler, Yağmur ve Toprak, Yeni Ufuklar, Ataç, Eylem, Yeni Tanin ve Gerçek dergilerindeki yazılarıyla tanındı. Resimli Ay dergisindeki ilk yazısı “Köyümde Neler Gördüm” ve Yeni Edebiyat’ta yayınlanan “Irgat Hasan ile Bacısı Şefika” adlı öyküsü yüzünden açılan davalarda aklandı. Dünya Mizahından Seçmeler (1971) adlı bir çeviri yapıtı da vardır. 16 Mart 1966'da öldü.
Gerçekten Avrupa uygarlığı emperyalizm döneminde
büyüme ve gelişme olanaklarının son sınırlarına dayanarak
ağır bunalım ve dünya çapında savaşlar aşamasına
girmiş, yarattığı değerler eskidiği için kendine yenilerini
aramaya başlamış, artık başkasına taze can ve ideal kaynağı
olmaktan çıkmıştı. Onun bu sonuncu durumunu ve
çeşitli hastalıklarını inceleyip tanımadıkça o pörsümüş ve
çürümüş değerlerin ölümsüz, bağımsız ve her istiyen toplumca
alınıp özümsenebilir olduğunu sanmak sakınılmaz
bir yanılgı idi.
115 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Psikoloji denince akla hemen onun adı gelir,
Daha önce bir yerde karşılaşmamama rağmen şuan öyle demek geldi içimden çünkü yaptıklarıyla çağına damgasını vuruyor ve inanılan şeyleri bıçak gibi kesip, yaptığı şeyi utanmadan sıkılmadan haykırıyor.
'Devrimci' Sigmund Freud.

Bir de Stefan Zweig var tabi duymuşsunuzdur adını bir kitabını...

İşte bu kitap bu iki ismin birleştiği bir yer... Hikayeleriyle ün yapan Zweig bu kitabında Freud 'u konu ediniyor, Freud' un macerasını eleştirel bir gözle okuyucuya sunuyor.

Kimdir bu genç doktor?
Bu dünyaya meydan okuyan,
Ardında sadece kendi bilim dalına değil hemen her bilim ve inanca etki eden şahsiyet kimdir?
Ne yaptı peki, nasıl yaptı?
Eğrisi neydi, doğrusu neydi?

Freud ve Psikanaliz hakkında güzel bilgiler bulabileceğiniz ki buna Zweig 'in kalemi de eklenince tatlı bir yolculuk oluyor.

Okumalısın...
180 syf.
·48 günde·Puan vermedi
"Fransa'da ya da bütün dünyada bir yahudi, hayat korkusu içinde titredikçe hiç bir fransız kendini güven altında sayamaz!!"der Sartre kitabının son kısmında. Yahudilerin sürgün edildiği aşağılandığı bir zamanda 1945 yılında bu kitabını yazar. Antisemit: Yahudilerin bazı haklarını kısmak, onları kimi ekonomik ve sosyal görevlerin dışında tutmak, yurttan kovmak ya da büsbütün yok etmek gerektiği düşüncesi ya da kısaca, yahudi düşmanı olarak tanımlanır. Yazarın o zamanki yahudileri göz önünde bulundurarak konumlarını, yasayislarini ele alip demokratlar topluluğu olarak nitelendirdiği yahudileri bir büyük patlamanın eşiğinde olduğunu ve geri dönüşlerinin diğer halklar için iyi olmayacağını anlattığı kitabı;"yahudilerimiz sürgünden öyle bir hıncla geri dönecekler ki, antisemitizmin yeniden hortlamasından korkulur." Cümlesinden bile açıkça anlaşılıyor. Hem korku hem dışlama hem de yadırgamama sonucu bu kitabı yazmayı düşünür. O zaman da Almanların yahudilere bakışı buydu çünkü, yahudi yahudi olarak kötüdür, dokunduğu her şeye bir kötülük, şeytanın bildiği iğrenç bir şey bulaştırır inancı mevcuttu. Sartre yahudilerin çektikleri zorlukları toplum tarafından nasıl dışlandıklarını o zaman ki tutumlarını ele alır sanırım bu zamanın yahudilerini görmüş olsaydı çok farklı bir düşüncesi olurdu yahudilere karşı..
344 syf.
·Beğendi·8/10
Kitapta Kemalizm'i ideoloji olarak sağlamlaştırmak isteyen iki grup anlatılmakta. Kemalizm'i ilk defa ideoloji haline getirmek isteyenler, Kadro dergisi yazarları olmuştur. 1932 yılı ocak ayında yayına başlayan Kadro, kurucuları Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Şevket Süreyya Aydemir, Mehmet Şevki Yazman, Vedat Nedim Tör, Burhan Asaf Belge ve İsmail Hüsrev Tökin ile Kemalizm'i sağlamlaştırmak ve ideolojileştirmek yönünde yazılarını yazdılar. Yazarların hepsi Marksist kökenliydi (Daha doğrusu, TKP'den ihanetle atılan, cumhuriyet tarihinin ilk dönekleriydi). Kemalizm'e bir ideoloji şekli verirken, sık sık Marksizm'den alıntılar yaptılar. Ancak Atatürk ve İsmet İnönü, Türk Devrimine Marksizmin yakıştırılmasının yanlış olacağını söylediler ve Kadri Karaosmanoğlu'nun Tiran elçisi olması ile dergi dağıldı. Diğer grupta ise "devletçi iktisat" adlı politikası ile Hamdi Başar ortaya çıktı. ancak o da kabul görmedi.

Sonrasında CHP, 1 sene sonra, Kemalizm'i resmi ideoloji haline getirdi.

1945'te CHP'nin tüzüğünden de çıkartılan Kemalizm sıfatladırması, daha sonra Yön Dergisi ile tekrar anılacaktı.

Emin Türk Eliçin, yarım kalan kitabında Kemalizm'i tekrardan ele alıyor ve Kemalizm'in aşılması yönünde görüş belirtiyor. Sonradan edinilen bilgilerle birlikte bu tespitin isabetli olduğunu görüyoruz.
115 syf.
·Beğendi·10/10
Hani vardır ya, tamam ilginç de, adını bile ansam başa bela olacak ! ürktüğümüz korktuğumuz konuları dile getiren cesur yazarlar .
İşte bu kitabın tanımını böyle yapıyorum.
Yola çıktığı arkadaşı bile ürktüğü için onu terk ediyor . Konu psikanaliz .
Her şey soyut ispatı zor . 2018 de beyin ile ilgili kitapları okuduktan sonra bu adama hayran olamamak imkansız . ( Freud ) Ve bize bu enfes biyografiyi armağan eden üstat Stefan Zweig'e ...
115 syf.
·16 günde·8/10
Psikanalizin kurucusu Sig(is)mund FREUD'un biyografisini en usta biyografi yazarlarından olan Stefan ZWEIG'den okumak istemez misiniz? Hitler tarafından kitapları toplatılıp yakılmış olan psikiyatri üstadının hayatı, görüşleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgiler içeren bir kitap. Freud hakkında merak edilenler, Zweig'in usta kalemi ve müthiş anlatımıyla sunuluyor okura.
136 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
"Fransa'da ya da bütün dünyada bir yahudi, hayat korkusu içinde titredikçe hiç bir fransız kendini güven altında sayamaz!!"der Sartre kitabının son kısmında. Yahudilerin sürgün edildiği aşağılandığı bir zamanda 1945 yılında bu kitabını yazar. Antisemit: Yahudilerin bazı haklarını kısmak, onları kimi ekonomik ve sosyal görevlerin dışında tutmak, yurttan kovmak ya da büsbütün yok etmek gerektiği düşüncesi ya da kısaca, yahudi düşmanı olarak tanımlanır. Yazarın o zamanki yahudileri göz önünde bulundurarak konumlarını, yasayislarini ele alip demokratlar topluluğu olarak nitelendirdiği yahudileri bir büyük patlamanın eşiğinde olduğunu ve geri dönüşlerinin diğer halklar için iyi olmayacağını anlattığı kitabı;"yahudilerimiz sürgünden öyle bir hıncla geri dönecekler ki, antisemitizmin yeniden hortlamasından korkulur." Cümlesinden bile açıkça anlaşılıyor. Hem korku hem dışlama hem de yadırgamama sonucu bu kitabı yazmayı düşünür. O zaman da Almanların yahudilere bakışı buydu çünkü, yahudi yahudi olarak kötüdür, dokunduğu her şeye bir kötülük, şeytanın bildiği iğrenç bir şey bulaştırır inancı mevcuttu. Sartre yahudilerin çektikleri zorlukları toplum tarafından nasıl dışlandıklarını o zaman ki tutumlarını ele alır sanırım bu zamanın yahudilerini görmüş olsaydı çok farklı bir düşüncesi olurdu yahudilere karşı..
256 syf.
·10/10
Nerde okumuştum hatırlamıyorum, diyordu ki: Bir kitabı bitirdikten sonra asla okumaya başlamadan önceki insan değilsinizdir, değişmişsinizdir. Kitabı kapattıktan sonra nedense bu cümleyi düşündüm ve kitap içeriğinde gelişen bazı olayların maalesef ülkemizde bazı benzerlikler barındırdığını gördüm. Bu fikre kapılmama neden olan cümle şuydu. "Sadece mahkemelerin, efendilerin elinde olması bile yeter." Size de tanıdık geldi değil mi? Hayal ürünü deyip geçemeyeceğim ve etkisinden bir süre çıkamayacağım bir kitap bu. Acımasız plütokrasi anlayışının demir ökçesi altında ezilenlerin romanı. Distopya türünün en güzel örneklerinden kehanetlerle dolu, ancak kehanet olarak kalmamış gerçekleşmiş olayların bütünü. O kadar gerçek ki olayların hayal ürünü olduğuna inanmıyorsunuz. Elime aldım ve bitirdim her açıdan doyurucu mükemmel bir yolculukoldu benim için. Ne diyebilirim ki herkes okumalı.
112 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Kitaba diyeceğim yok ama ciddi anlamda rezalet bir çevirisi var. İmala hataları, noktalamalar, eksiklikler havada uçuşuyor maalesef. Diğer yandan Stefan Zweig’tan bekleyeceğiniz türden bir çalışma. Yani söz konusu biyografi olunca yapıyor bu işi.
84 syf.
·2 günde·8/10
Franz Altheim bu kısa kitabında Hunlar ve Sasaniler üzerinde kısa bir araştırma yaparak, Asya'nın Avrupa'yı hemen her açıdan nasıl etkilediğini ve Asya'nın coğrafi bir özelliği olarak orada yaşanan olayların coğrafyanın diğer ucunda da etkisinin hissedildiğini açıklamaya çalışıyor. İçerisinde çok verimli ve düşündüren bilgiler bulunmakta. Konuya alaka duyanların bir günde okuyabileceği bir eser.
115 syf.
·Puan vermedi
freud sen deli misin akilli misin. nesin belki seni bu kitapta cozerim dedim ama baktim iyice senin bilinmeyen yonlerden bahsetmis. bi sey cizemedim ama bana mantikli geldin

Yazarın biyografisi

Adı:
Emin Türk Eliçin
Unvan:
Türk Öğretmen, Çevirmen ve Yazar
Doğum:
Avanos, Nevşehir, Türkiye, 21 Mart 1906
Ölüm:
İstanbul, Türkiye, 16 Mart 1966
1927'de muallim mektebini bitirdi. Bir süre öğretmenlik yaptı fakat 1930'da yazıları yüzünden görevine son verildi. Almanya'da Siyasal Bilimler dalında eğitim gördü. 1937'de yurda dönünce Devlet Konservatuarı'na öğretmen olarak girdi. Bazı çeviriler yaptı. Gazete ile dergilerde öyküler yayınladı.

Öğretmenliğine yeniden son verilince, Samsun’da çevirmen olarak çalıştı. Daha sonra yaşamını İstanbul’da çevirileriyle sürdürdü. Resimli Ay, Yeni Edebiyat, Fikirler, Yağmur ve Toprak, Yeni Ufuklar, Ataç, Eylem, Yeni Tanin ve Gerçek dergilerindeki yazılarıyla tanındı. Resimli Ay dergisindeki ilk yazısı “Köyümde Neler Gördüm” ve Yeni Edebiyat’ta yayınlanan “Irgat Hasan ile Bacısı Şefika” adlı öyküsü yüzünden açılan davalarda aklandı. Dünya Mizahından Seçmeler (1971) adlı bir çeviri yapıtı da vardır. 16 Mart 1966'da öldü.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 81 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 253 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.