Emine Öztürk

Emine Öztürk

Yazar
9.0/10
3 Kişi
·
15
Okunma
·
0
Beğeni
·
948
Gösterim
Adı:
Emine Öztürk
Unvan:
Prof. Dr.
Doğum:
Erzurum, 1978
2001 yılında Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakultesi'ni tamamladı. 2003'de ayni üniversitede yüksek lisans eğitimini tamamladı. Doktorasını Marmara İlahiyat'ta tamamladı. Halen docent olarak görevini Kafkas Üniversitesi'nde sürdürmektedir.
Tevrat'ta en çok dikkati çeken yaratılış kıssasında Havva'ya yüklenen cadı kadın rolüdür. Adeta tüm insanlığın mahvından Havva sorumlu tutulmakta ve Havva günah keçisi ilan edilmektedir.
Feminizm, Avrupa kökenli bir fikir cereyanıdır. Feminizmin ortaya çıkışında etkin olan ilk faktör Avrupa tarihi boyunca kadına yapılan inanılmaz zulümler ve haksızlıklardır.Bu zulümler Avrupa kadınının "Biz de insanız" diye haykırmaya başlamasının en önemli sebebidir.
"Kadının giyotine gitme hakkı varsa, kürsüye çıkma hakkı da olmalıdır." Onu aslında ruhundaki dürüstlük mahkum etmiştir, ama o bu dürüstlükten hiçbir vakit vazgeçmemiştir.Gouges ,feminizm uğrunda ölen ilk kadındır.
Kur'anı Kerim'de kız evladın sadece mirastan erkeğin
aldığının yarısını almasını ..iki kadının şahitliğinin tek kadının şahitliğine eşit kabul edilmesi...
Köy enstitüleri, Cumhuriyet Devrimi'nin yarım kalmış bir mucizesidir. Bunu anlamak çok zor olmasa gerek, zira kaşık dahi tutmayı bilmeyen bir köy çocuğundan bir salon beyefendisi ortaya çıkarmak ancak bu devrimin sayesinde mümkün olabilmiştir.
Kilisenin kadınları cadı diye yakmak için şeytanın işaretinin varlığı tek başına yeterlidir. Şeytan işaretlerinin genellikle iki tür olduğu kabul edilmiştir: Görünenler ve görünmeyen işaretler, yani iyi bilinen ve kolayca bulunabilen benler, siğiller, lekeler, ve tuhaf ya da anormal noktalar ve yara izleridir.
Yücel'e göre eğitimde dört temel unsur vardır. Bunlar program, kitap, ders aletleri ve öğretmendir. Bunların en önemlisi öğretmendir. Çünkü bunların hepsini kullanan öğretmendir. Ona göre öğretmen, okul reformlarının ana unsurunu teşkil eder. Çünkü yapılacak reformlara can verecek öğretmendir.
Öğretmenin en büyük sevinci; yetiştirdiklerinin makamları, çalışmaları, başarıları topluma hizmetleri görüldükçe, bu öğretmen kendisini başka alemde görür. Ben onları kendimmiş gibi görüyorum.
1982 Hayat bilgisi kitabından bir şiir
Annem turşuyu kurdu
Sarımsakları soydu
Domates biberleri
Suyun içine koydu
Kışın korunmak gerek
Annem ördü yün yelek
Dolaptan çıktı hemen
Palto ,atkı ,eldiven
Babam harcadı para
Aldı bana kundura

Bu fikir yeni yetişen çocuğun kafasına işlenerek eğer
kız ise annesi gibi bir anne erkek ise babası gibi bir baba olması istenir..
Verda
Verda Feminist Teori ve Tarihsel Süreçte Türk Kadını'ı inceledi.
200 syf.
·Puan vermedi
Kitabın 40 sayfası içindekiler,bibliyografya,girişten oluşmuş.160 sayfa okunması gereken..
Yazarın emeğine sağlık fakat çok sıkıcı bir kitaptı.( Benden kaynaklı )
Felsefe ile ilgili terimsel kelime dağarcığınız azsa benim gibi altmış sayfayı anlamadan okuyacaksınız muhtemelen ve sıkılacaksınız.
Feminizmin nasıl ortaya çıktığını, hangi filozoflar hangi yazarlar bu akımda yer aldığı , kutsal kitaplarda kadının yerinin anlatıldığı yerli yabancı kaynaklardan yararlanılarak yazılmış bir eser.
243 syf.
·12 günde·9/10
Bu kitaba başladığımda Köy Enstitüleri ile ilgili hatrı sayılır bilgiye sahiptim. Köy Enstitüleri'nin ismini ilk defa 15-16 yaşlarındayken duymuştum ne yazık ki. Okullarımızda verilen eğitimde neden buna yer verilmediğini anlamak zor değil. Bizim böyle bir şey olduğunu öğrenmek için kendi merakımız ve araştırmamız olması şart yani. İş başa düştü dedim ve en derinine kadar incelemek istedim. Önce okulumuzdaki münazara uygulaması araştırmama vesile olmuştu ve başladım araştırmaya. Yeterli bilgiyi edinmiştim ancak beni doyurmuyordu, daha derinine inmek istiyordum. Sonra bir belgesel çıkarılacağını Köy Enstitüleri'ni konu alacağını duydum. İsmi de ''Yücel'in Çiçekleri'' olacaktı. Ancak bu belgesel sınırlı sayıda kişiye izletilecekti ve ben bunların arasında olamayacaktım. Ne kadar gönülden istediysem izlemeyi YouTube'da karşıma çıktı ve görür görmez izledim. Ardından da bu kitabı okuyunca her şey oturdu kafamda. Eğer Köy Enstitüleri ile ilgili hiçbir bilginiz yoksa önce bu kitabı okuyup sonra Yücel'in Çiçekleri'ni izlemenizi ya da tam tersini yapmanızı tavsiye ederim. Kitapta her şey apaçık ve objektif bir şekilde anlatılmış. Özellikle Cılavuz Köy Enstitüsü mezunları ile yapılan röportajlar kısmı harikulade olmuş. Bu röportajlar aynı zamanda kitabın objektivitesini de arttırmış. Son kısımda yer alan Kamil Taşkın Hoca'nın Hatıratı kısmı ise beni epey etkiledi. Öğretmenliğe yeni adım atmışken, Köy Enstitüleri'ni bilerek ve tanıyarak bu mesleği icra edecek olmak beni çok mutlu ediyor. Başta Mustafa Kemal olmak üzere; Hasan Ali Yücel, İsmail Hakkı Tonguç ve bu uygulamaya gönül veren tüm aydınlarımıza, kendi adıma, teşekkürü borç biliyorum. İyi ki geçtiniz bu dünyadan ve iyi ki bu bilinci bizde oluşturdunuz. Elimizden geldiğince yaparak, yaşayarak öğrenme metodunu uygulayacak ve yüzümüzde bir gülümseme ile sizleri anacağız.
Atilla
Atilla Cumhuriyet Dönemi Aydın Kimliği, Sekülerleşme ve Köy Enstitüleri'ni inceledi.
200 syf.
·Beğendi·9/10
Köy Enstitülerini, hem o dönem enstitülerde eğitim görmüş kişilerin ağzından dinlemek hem de günümüz eğitim sistemiyle karşılaştırmak istiyorsanız ve aydın kimliği, sekülerleşme gibi bir çok kavram hakkında bilgi sahibi olmak istiyorsanız bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
243 syf.
·1 günde
Uzun zamandır Köy Enstitülerini araştırmamla birlikte, kitapçı da kitapları incelerken göz göze geldiğim kitap. Beklemeden hemen alıp okudum. Şu an bile okullarda verilmeyen dersler kaç sene önce normal ders olarak öğretilmiş öğrencilere.
Öğrenciler tam donanımlı olarak yetiştiriliyormuş. Sadece öğrenmek için, sınavlardan geçmek için değil, hayatta karşılaşacakları bir çok problemi iyi bir şekilde çözebilmelerine de yardımcı olmuş. Ama siyasî sebeplerden ötürü kaldırılmış bu enstitüler. Eğer hala devam ediyor olsaydı her şey çok farklı olurdu. Demem odur ki eğer sizde merak ediyorsanız Köy Enstitülerini alın mutlaka okuyun.

Yazarın biyografisi

Adı:
Emine Öztürk
Unvan:
Prof. Dr.
Doğum:
Erzurum, 1978
2001 yılında Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakultesi'ni tamamladı. 2003'de ayni üniversitede yüksek lisans eğitimini tamamladı. Doktorasını Marmara İlahiyat'ta tamamladı. Halen docent olarak görevini Kafkas Üniversitesi'nde sürdürmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 15 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 33 okur okuyacak.