Erkal Yavi

Erkal Yavi

Tasarımcı
8.1/10
93 Kişi
·
55
Okunma
·
0
Beğeni
·
34
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
191 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
"Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu" sözleriyle kalbimde büyük bir yer edinen Ataol Behramoğlu'nun bu şiir kitabı, şu ana kadar okuduğum tüm şiir kitaplarının anası oldu. Bugüne kadar okuduğum şiir kitapları bana büyük duygular hissettirmedi maalesef. İlki bununla yaşadım diyebilirim.

Sevmediğim ya da bana duygusunu hissettirmeyen tek bir şiir bile yoktu kitapta. Severek okudum ve elimden bırakamadım, kitabı resmen postitlere boğdum. Eğer güzel bir şiir kitabı tavsiyesi isterseniz şiddetle tavsiye ederim. Şiir kitabını okumasanız bile bence bu yazarın 'Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var' adlı şiirini mutlaka okumalısınız. Keyifli okumalar:)

"Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana"
Gamze
Gamze Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var'ı inceledi.
191 syf.
·1 günde·8/10
“Şiir
Yaşam üstüne ve her şey üstüne
En özlü
Ve en güzel şeyleri söylemektir”

Ataol Behramoğlu barış ve sevdanın şairidir. Yalın bir dille toplumu gerçekçi bir şekilde ele aldığı şiirleri bir çırpıda okumamak elde değil . Lirik ve ateşli bir kalemi var o lirik ruhu her dize de hissedebilirsiniz.
128 syf.
·1 günde·10/10
"Birini yasamaya zorlamak adaletsizlik midir? Aci cekmenin kacinilmaz oldugu bir dunyaya hic gelmemis olmak tercih edilebilir mi?"

Dogmamis Cocuga Mektup, icinde cok cesitli sorgulamalar barindiran sadece annelige degil yasama, canliliga, aciya, varolusa, kadina, erkege, esitlige dair izler olan muhtesem bir eser.

Elimden birakamadan bitirdigim, akici ayni zamanda dusundurucu bu kitap tavsiyemdir.
102 syf.
·Beğendi·6/10
Alman dilinin tanınmış özgün yazarlarından birisi olan Peter Handke' nin bu eserinde tersine çevrilmiş bir Don Juan karşımıza çıkıyor.
Sanat dünyasında çapkınlığı ün salmış " Don Juan " bu kitapta karşımıza bir gezgin olarak çıkıyor.Ve ayrıca bu kitap Don Juan'ın ( kendi ağzından,kesin ve hakiki ) öyküsü diye takdim ediliyor.İyi okumalar diliyorum.
296 syf.
·11 günde·Beğendi·8/10
Kitap AKP'nin kamu ihaleleri yasasını yıllar boyunca 43 kez değiştirdiğini söylüyor ve 21-b maddesini nasıl yandaş şirketlere para aktarmak için kullandığını veriler ile gösteriyor.

21-b kısaca deprem, yangın gibi acil durumlarda devletin hızlı iş yapması için davetli ihale modelini kullanmasına olanak veriyor ancak bizim ülkede maşallah hiç yangın, deprem gibi afetler bitmiyor herhalde.
128 syf.
·9 günde·5/10
Bir kitap yazmak isteseydik ve bunun özgün bir şey olmasını isteseydik şüphesiz bu şekilde yaratıcı bir kitap oluşturmak isterdik...
...
Bir kadın ki doğmamış çocuğunu, mektuplar yazıyor. Anne karnındaki cenin haldeki çocuğa mektuplar yazıyor, daha doğrusu kitapta parçalar halinde yazılar var diyebiliriz. Tabi beni meraka iten şey, bu çocuk dünyaya gelecek mi sorusunun cevabıydı ve bu sorunun cevabını aldım.
...
Kadının hamilelik sürecinde yazdığı yazılar, bir noktada bazı şeylere eleştiridir, daha doğrusu bir kadının içindekilerin dışavurum halidir yazılanlar. Bunları yazmak ise dönemine göre epey cesaret işi ve itiraf işidir. Oriana Fallaci; kitapta kadına yönelik zorbalıklardan, toplumsal baskılardan, annelik hissiyatları gibi konulardan dem vuruyor...
...
Erkek okurların empatiyle, kadın okurların rahatlıkla okuyabileceği bir kitap.
128 syf.
·7 günde·8/10
Düşünmeyi seven her kadının okuması gereken bir kitap. Her kadın okusun diyemiyorum maalesef. Bakamayacağı çocuğu doğuran sonrasında yetiştirme yurtlarına bırakan, sonra yetmiyormuş gibi tekrar çocuk doğuran kadınlar bu kitabı anlamayacaktır. Birini seviyorsun, sevişiyorsun, hamile kalıyorsun. Ve kadın ve çocuk olarak toplumda dışlanmaya mahkumsun. Ama erkek yapar deyip geçilebiliyor bu olay, sanki çocuğu kadın tek başına yapmış gibi. Veya hala özel şirketler kadın çalışan alırken evlilik çocuk istemediğine dair söz alıyorlar. Erkeklerle eşit seviyede olmak için çabalıyoruz, geçmek falan değil bakın hala tüm dünya eril yönetimde. Sadece eşit olmak için onlardan daha iyi olmak zorundayız. Kadınsın çalışma, kadınsın cerrah olma, kadınsan elin lezzetli olmalı. Çünkü erkek diplomana değil yaptığın pilava bakar dimi? Hala bu algıda yetişiyor ve yetiştiriyoruz. Bu kitap bana çok şey düşündürdü. Her bölümü aynı hazzı yaşatıyor diyemem ama 400 sayfalık masalsı bir romanı okuyup sadece zevk almaktansa 120 sayfalık bir iç çekişme okuyup hayatı anlamaya çalışırım daha iyi.
296 syf.
·6 günde·9/10
Kitap Ak Parti dönemi 21/b ihaleleri hakkında yazılmış. Ama konu ile ilgisi olan benim gibi insanlar için beklediğim ihaleler hakkında detaylar çok yok. Tabiki yazardan bu detaylara ulaşmasını beklemek biraz fazla olmasına rağmen bir umut içimde vardı. Konu ile ilgili köşe yazılarının toplanması bazı fazla bilgi kirliliğine sebep olsada 21/b nin tabiatı gereği öğrenemeyeceğimiz bir çok ihalenin bilgileri bizlere gösterilmiş. Anlatılan ihaleler hakkında inşallah bir gün detaya sahip oluruz.
Bu ihaleler hakkında veya bugüne kadar yapılan alımlar hususunda gerekli incelemelerin yapılıp usülsüzlük ve yolsuzlukların tespitinin toplumumuzun yapısı sebebiyle başarılı olacağını düşünmemekle birlikte ( ki bu zamana kadar gelen hiç bir hükümet için böyle bir uygulama yapılmadı veyahut yapılamadı ) gün gelir toplumumuzun akıllanması ve cehaletini atarak doğru kararları, tepkileri zamanında verebilmesi dileği ile herkese iyi okumalar...
128 syf.
·4 günde·10/10
Burada,dışarıda sayısız efendin olacak.Bunların ilkide ben olacağım üstelik.İstemeden ,belki bilmeden,benim için doğru ve gerekli,ama senin için de öyle olmayan şeylere zorlayacağım seni.Örnekse,işte şu minicik tatlı patikler.Benim için dünya tatlısı şeyler,ama ya senin için?İlk giydirdiğimde bar bar bağıracak,tekmeler atacaksın.Ama ben hiç aldırmadan gene de giydireceğim,hatta yoksa üşütürsün diyeceğim ve zamanla alışacaksın.Boyun eğecek,evcilleşeceksin,öyle ki gün gelecek ayağın çıplak olduğundan acı çekeceksin.Ve bu,upuzun bir kölelik zincirinin başlangıcı olacak.Bu kitap aykırı bir kitap pat pat anlatıyor böyle kitapları seviyorum bu kitapta öyle duygular tattımki böyle saatlerce üzerine anlatabilirim ve yazarın dediği gibi yalnızca döl yatağında birer yumurtayken eşitiz biz ve bu sözler beni çok etkiledi mutlaka okunması gerek bana göre tavsiye ederim ve kitabın son sözünde dediği gibi sen öldün,ben de ölüyorum.Ama hiç önemli değil,çünkü yaşam ölmez...
128 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Kitabı henüz bitirdim. Son 30 sayfaya girilirken epey yorulmuş ve sıkılmış hissettim ancak bunun beninle alakalı olabileceği kanısındayım. Zira son 20 sayfa oldukça önemli şeyler anlatılıyor hem de gayet güzel bir şekilde anlatılıyor.

Genel değerlendirmem ise; okuması oldukça kolay, okunması gereken hatta bir çok kadına lise çağlarından itibaren okutulması lazım gelen bir kitap. Kitapta kadınların tutucu toplumlardaki sıkışmışlığına ve maruz kaldıkları cinsiyetçi yaklaşımlara bolca yer verilerek tüm bu zorluklara rağmen güçlü kalınabileceğine ve neden güçlü kalınması gerektiğine dair çok güzel kısımlar mevcut.

Feminizm'in doğru uygulanmasının bir örneği olan kitabı çok beğendim. Kişinin kendiyle ve başına gelen beklenmedik gebelik sonucu "doğmamış çocuğu" ile sürekli bir fikir savaşı halinde olması ve bir yandan tutucu topluma karşı durması beni çok etkiledi.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 55 okur okudu.
  • 79 okur okuyacak.