Erol Erduran

Erol Erduran

YazarDerleyenÇevirmen
8.8/10
199 Kişi
·
399
Okunma
·
0
Beğeni
·
347
Gösterim
Adı:
Erol Erduran
Unvan:
Yazar
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
96 syf.
·1 günde·8/10
Kaderin tüm beklentilerini yerine getirmesinden dolayı tadacağı tüm dünyevi zevkleri tatmasından kaynaklı olarak bir tür ruhsal iktidarsızlık yaşayan ve yaşamda tutkuyla yer alabilme arzularını yitiren yani varoluşsal sancılar çeken seçkin bir burjuvanın, sınıfının kalıplarını kırma sürecini işleyen, haz veren edebi yönü ve güçlü psikolojik alt yapısıyla Zwieg eseridir.
0 ÷
/\ /
|
/\
Öyküde yoğun duyguları ve toplumunun içinde bulunduğu sınıfsal yarılmaya dair sağlam mesajları verebilmeyi başarmış. düşündüren aforizmaları, karakterin ruh haline bürünmemizi kolaylaştıran metaforları ve sanatsal değeri yüksek betimlemeleri ile çok güçlü bir eser.
96 syf.
·2 günde
Sağ gösterip sol vuran bir kitap desem yanlış olmaz sanırım. Kitabın başlangıcında bir aşk hikayesinin detaylarını öğreneceğinizi beklerken, bambaşka bir hikayenin kucağına düşeceksiniz.

24 saatlik süreçte bir kadının birbirinden farklı duyguların peşinde savrulduğunu izlemek..evet izlemek diyorum çünkü öylesine güzeldi ki betimlemeler, okumadım, gördüm, duydum, dokundum. Aslında “bir” kadının değil, “her” kadının yaşamındaki 24 saate örnek niteliğinde. Hangimiz siyahla beyazın iç içe geçtiği duygu devinimlerine kapılmıyoruz, hangimiz ben her an ama her an sadece mantığım ile hareket ederim diyebiliyoruz ki?

Zweig’ın diğer kitapları ile kıyaslarsam üstlere koymam ama yine de okunası...
688 syf.
·10/10
Kutsal kitap
"Bugün sinemalara giden insanların ilkel insandan hiçbir farkı yoktur. Çünkü ilk insan da mağaranın derinliklerine gidip karanlıkta duvara resimler çizmekteydi"
688 syf.
·22 günde·Beğendi·10/10
Tarih öncesinden günümüze kadar; sanatın gelişimini, duraksamalarını, her devrin yöntemlerini , bu yöntemlerin düştüğü çıkmazları , dönemin şartlarıyla birlikte inceleyen yapıt. Sanatla ilgili olmayan insanların çok rahat anlayabileceği, akıcı bir dille yazılmış. Üstelik okumak çok keyifli. Kalın bir kitap, ara ara okurum göz atarım derseniz keyif alamayabilirsiniz çünkü her bölüm birbiriyle iç içe geçmiş atıflardan oluşuyor. Yoğun bir okuma yaparak daha fazla verim elde edilebilir. Bittikten sonra keşke unutmasam dediğim, etkilendiğim bir çok bilgiyle uğurladım kitabı. Çok beğendim. Ve belki herşeyden önemlisi; aldığım hazdan, bilgiden de önemlisi yoğunlaştırılmış bir okumayla birlikte nesnelere veya doğaya bakışımda hissettiğim değişiklik . Tanımadan şükran duyduğumuz, kompleks bilgileri böyle sade ve güzel iletebilen yazarlar , iyi ki varlar.
96 syf.
·Beğendi·7/10
yetmişli yaşlarına merdiven dayamış bir kadının içinde sakladığı 24 saatlik bir sırı konu alan kitaptır. bu sırrın içerisinde geç kalmış bir itiraf ve biraz da saplantı görüyoruz. (bu bana yalom'un Ölüm Korkusunu Yenmek kitabını anımsattı nedense...) ahlak kurallarının kadın üzerinden anlatılırken ne kadar da acımasız biçimde dillendirildiğini bir kez daha bu kitapta gördüm. Psikolojiye ya da empatiye meyiliniz varsa bu kitap sizi daha da hoşnut edecektir.
688 syf.
·10/10
Tarih oncesi ilkel topluluklardan başlayarak günümüz sanat anlayışına kadar uzanan, her dönem ve kitaya göre şekillenen uzun bir yaratma öyküsü. Yeni başlayanlar için biraz uzun olsada sade ve yalın, ayrıntı arayanlar içinde kaynakçasi zengin eşsiz bir eser.
704 syf.
Bazen sorular sorduğum ve öylesine bir sayfa açıp cevabına baktığım inanılmaz eğlenceli bir kitap, tabi en son " sen sahtekar mısın? " diyerek açtığım sayfada "evet,fazla zorlama" yazması beni baya güldürdü. Cevap arayanlara iyi gelecek nitelikte bir kitap.
688 syf.
·Beğendi·9/10
Sanatın Öyküsü

İnsanlık tarihi boyunca insanın kendine her zaman meşgale olarak üretmiş olduğu maddi ve manevi kültürel değerler olmuştur. Çünkü insan gündelik yaşamda temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonrası kalan boş zamanın meşgul edecek bir arayışı hep olmuştur. Bir türlü sabit kalamayan insan, hem maddi hem de manevi kimi uğraşlarla geriye kalan zamanlarını değerlendirmişlerdir. Yarı Göçebe toplulukların kaldıkları Mağara duvarlarındaki figürler aslında bu minvalde değerlendirilebilir. Kuşkusuz bu ilk belirsiz duvar figürlerin sanatsal anlamda, yaşadığımız çağdaki post-modern dedikleri sanatsal ürünlerde bir farkı yoktur. Hatta üstün bile sayılabilir çünkü ilk olma özeliğini taşımaktadır. İnsan her zaman aşağı yukarı benzer süreçleri yaşamışlardır. Doğaya ve yaşama karşı anlam arayışında çok fazla bir değişim olmamıştır. Sadece bilim ve teknik alandaki gelişmeler işimizi daha kolaylaştırmıştır.

E.H. Gombrich’in “ Sanatın Öyküsü” kitabı önemli bir yer tutmaktadır. Kitap ilkin 1950’ler de basılmış, zamanla yazar tarafında kısmi güncellemeler yapmıştır. Kitap sanat tarihi açısında özelikle; Mimari, Resim ve Heykelcilik konularda tam klasik bir başyapıttır. Yazar eserinde teorik anlamda sanat tarihi irdeleyerek başlamaktadır. Ve bu yüzde kendi has üslubunu ortaya koymaktadır. Yazarın bu eser de temel tez olarak ortaya atığı şey, sanatın göreceli olduğunu mutlak bir belirlemeden kaçınılması gerektiği belirtmektedir. Ona göre sanat yoktur ama sanatçı vardır. Çünkü sanatın sürekli dönüşümü aslında ömrünün sanatçıya bağlı olduğunu belirtmektedir.
Kitap, sanatın öyküsünün geçmişini, 1800’lerden itibaren batılı misyoner ve gezginlerin, ilk toplumlara ait eserlere ulaştıkları örnekleri irdeleyerek başlamaktadır. Ancak esas üzerinde durduğu dönem batı dünyasında reform ve rönesans ile başlayan süreci ile başlamaktadır. Bu anlamda yazarı batı merkezici olarak eleştiri getirilebilir ama bu sanatsal faliyetlerin Batı’da zirveleştiği gerçeğini ortada kaldırmaz. Tabi bu dönemleri irdelerken özelikle sanatın öyküsünün esinlendiği Mezopotamya ve antik Yunan-Roma dönemlerine sık sık göndermeler yapmaktadır. Aslında sonraki süreçleri ayrı ayrı dönemler olarak değerlendirmektedir. Bu konuda aşağı yukarı beli bir fikire sahibiz. Ve inceleme modern dönem sonrası post-modern döneme kadar getirmektedir.
Özelikle sanat tarihine ilgisi olan herkesin okunması gereken bir başyapıttır. Her kese öneririm.
688 syf.
·110 günde·Beğendi·10/10
Sanat tarihi ile ilgili en aydinlatici, kapsamli, guvenilir bir kitap. Tarih oncesi ilkel topluluklardan baslayip modernizme kadar uzanan genis kapsamli bir eser. Kitap bitse bile herkesin ara ara eline alip sayfalarini karistirmak isteyecegi yeniden bilgilerini tazelemek isteyecegi harika bir kitap. Bunlara ek olarak kitapta yer alan eserlerin yuksek cozunurlukte ve ayrintili bir sekilde incelenmeye olanak saglayacak bicimde olmasi Sanatin Oykusu adli bu kitabi taçlandiran bir diger ozellik diyebilirim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Erol Erduran
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 399 okur okudu.
  • 130 okur okuyor.
  • 895 okur okuyacak.
  • 28 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları