Françoise Balibar

Françoise Balibar

Yazar
8.8/10
4 Kişi
·
15
Okunma
·
1
Beğeni
·
886
Gösterim
Adı:
Françoise Balibar
Unvan:
Fransız Yazar, Fizikçi
Doğum:
1941
Françoise Balibar, Denis Diderot-Paris VII Üniversitesi’nde fizik dersleri verdi. Albert Einstein’ın beş ciltlik “Seçme Yapıtlar”ının (OEuvres choisies) Fransızcaya çevrilmesi, notlandırılması ve yayımlanmasından sorumlu CNRS ekibini yönetti.
Bilinmeyen birinin yazdığı bir yazı: “Göreceliğin kısa tanımlanması: Evrende - bilebildiğimiz kadarıyla - tutunabileceğimiz hiçbir şey yoktur.” Einstein bu yazının altına kendi eliyle şunu eklemiştir: “Okundu ve onaylandı”. Bununla birlikte, “bilebildiğimiz kadarıyla” ifadesinin tartışılabilmesi gerekir. Çünkü söz konusu olan, sorgulanabilecek bir bilginin tartışılması değil, fizik kuramının temel aldığı şu ilkenin tartışılmasıdır: Dünya üzerinde ayrıcalıklı hiçbir düşünce yoktur.
“ Modern eğitim girişiminin, kutsal araştırma merakını şimdiye kadar bütünüyle boğmamış olması gerçek bir mucize. Çünkü bu kırılgan bitki, yüreklendirmeye, özellikle de özgürlüğe gerek duyar; bunlar olmazsa ölür. Gözlem yapma ve araştırma zevkinin zorlamayla ya da görev duygusu aşılamakla sağlanabileceğini düşünmek büyük hatadır. Sağlıklı, yırtıcı bir hayvanın bile, bir kırbacın sürekli tehdidi altında, aç olmadığı halde yemeye zorlanarak yırtıcılığını yitireceğini düşünüyorum. “
..” insanların yasa önünde eşitliğini, konuşma ve öğretim verme özgürlüğünü kabul etmeyen” bir hükümetin buyruğunda olmak istemediğinden...
Uzayın eğimli olduğunu söylemek, bir noktadan bir başka noktaya giden en kısa yolun, Euklid geometrisinde olduğu gibi, bir doğru değil, bir eğri olduğunu söylemektir. Başka bir deyişle, okulda öğretilen Euklid geometrisi bize dünyanın gerçeğini açıklamaz.
Bütün dünyada çocuklara, bilimin Meryem Ana'sı Marie Curie'nin allanıp pullanış efsanesi anlatılır, okulun özgürleştirmekle yükümlü olduğu kızlara Curie bir model gib sunulur.
“ Dünyanın rasyonel ya da en azından anlaşılır olduğu inancının - bu inanç, din duygusuna bağlanır - , belirli bir çizginin üzerindeki her bilimsel çalışmanın temelini oluşturduğuna kuşku yoktur. Bu inanç, benim Tanrı kavrayışımı oluşturur. Bu aynı zamanda Spinoza’ nın da inancıdır. “
Zamanın genişlemesinin etkisi, bir parçacığın yaşam süresinin, onun ışık hızına yakın bir hızla geçtiğini gözlemleyen bir gözlemci için, artmış gibi görünmesidir. Söz konusu genişleme, parçacığı gözlenebilir kılacak kadar büyük olabilir, oysa bu, saniyenin milyonda biri kadar bir süre için gerçekleşir.
Uzayın, içine yerleştirilen cisimler üzerine her zaman etkimesi ve bu cisimler tarafından değişikliğe uğratılması, kuşkusuz, genel görecelik kuramının getirdiği en büyük yeniliktir. İnsanlar kafalarının içinde, uzayı doğal olarak, içine cisimlerin yerleştirildiği ve içindeki uzayın bu cisimlerden etkilenmediği boş bir kutu olarak canlandırır. Klasik fizik -1915 yılına kadar- dünya hakkında kendiliğinden oluşmuş bu görüşü değiştirmedi. Newton, bu büyük kutunun içine yerleştirilmiş cisimler arasına kuvvetler, çekim kuvvetleri koydu; örneğin, dünya ile dünya yüzeyine doğru düşmeye bırakılan bir taş arasındaki kuvvetler. Ne var ki bu kuvvetlerin, söz konusu cisimlere bir hareketi, taşın düşme hareketini aktarmaktan başka etkisi yoktur; dünya çok ağır olduğundan, hareketsiz kalır. Bunlar uzayı değişikliğe uğratmaz. Şu anlamda ki, bunlardan biri “mutlaktır”: Onu hiçbir şey etkileyemez. Einstein dünya hakkında bambaşka bir görüş ileri sürer: Uzayın içinde yer alan cisimler -dünya, taş, güneş,siz, ben- onu değişikliğe uğratır ve başka cisimler tarafından meydana getirilmiş değişikliklerden etkileniriz.
“ ... Her türlü deneyimden bağımsız olarak insan düşüncesinden çıkmış olan matematik, nasıl oluyor da gerçek dünyadaki cisimlere kusursuz olarak uygulanabiliyor? İnsan aklı deneyin yardımı olmaksızın, yalnızca kendi düşünme etkinliğiyle, gerçek cisimlerin kendilerine özgü niteliklerini keşfedebilir mi?... Bana öyle geliyor ki, matematik önermeler, gerçeklikle bağıntılı olmakla birlikte, kesin değildir; öte yandan, kesin olmakla birlikte, gerçeklikle bağıntılı değildir. “
144 syf.
·7 günde·8/10
Einstein sadece bir bilim adamı değil bir Mit aynı zamanda. Onu bu kadar ünlü yapan, T shirtlerin, kupaların vs. bir çok şeyin üzerine o meşhur dil çıkaran pozunun basılmasının nedeni çok iyi kuramlarının olması mı ? Belki bilim dünyasında bu açıdan yeri apayrı ama biz sıradan insanlar için ilginç tarzı -özellikle saçları- ve tabi ki atomu parçalayan adam olarak biliyor olmamız. Hani derler ya bazıları için; keşke aynı çağda yaşasaydım onunla diye. Ben iyi ki Einstein' dan çok sonra doğmuşum diyorum. Bugün onun yaptıklarını, düşündüklerini okumak kanıtlandığını görmek bana keyif veriyor. Dolayısıyla bu da çok keyifli bir kitaptı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Françoise Balibar
Unvan:
Fransız Yazar, Fizikçi
Doğum:
1941
Françoise Balibar, Denis Diderot-Paris VII Üniversitesi’nde fizik dersleri verdi. Albert Einstein’ın beş ciltlik “Seçme Yapıtlar”ının (OEuvres choisies) Fransızcaya çevrilmesi, notlandırılması ve yayımlanmasından sorumlu CNRS ekibini yönetti.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 15 okur okudu.
  • 13 okur okuyacak.