Irene Némirovsky

Don Juan'ın Karısı yazarı
Yazar
7.5/10
248 Kişi
1.983
Okunma
50
Beğeni
8,3bin
Görüntülenme

Irene Némirovsky Yorumları ve İncelemeleri

Irene Némirovsky yorumları ve incelemelerini, Irene Némirovsky kitabı hakkındaki okur görüşlerini , Irene Némirovsky puanlarını 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
4/10
·144 syf.·
2024 124. kitabı
...YANILGI... Karakterimiz Yves, o dönemin çokça yankı uyandıran savaştan sonra kendine bir tatil yapmak için seçtiği yerde -Hendaye'da- Denise ile tanışır. Romanın daha sonraki yerlerinde aralarındaki anlaşılmaz ilişki ilerle kaydederek garip bir vaziyet alır. Zira ben ilk sayfalar da her ne kadar normal ilerlemiş de olsam ki yazarımız bir kadın olmasına rağmen mesleğinin gereği olsa gerek biraz garip üsluplu cümleler, tabirler kullanmış yine. Ona rağmen okuyucu çok da sıkmadan ilerleyen bir romandı kendisi. Romanın devamında yine bir tatil dönüşü Paris'te de devam eden bu iki karakterimizin çelişkili sular altında yaşanan ve hiç yaşanmaması gereken bu ilişki kitaba -yanılgı- başlığını vermeye sebebiyet göstermiştir. Konumuzun aşk üzerine kurulmasından da belli olacağı üzere Aşk kavramının birçok eserde olduğu gibi bu eserde de tuhaf bir döngü etrafında kadın ve erkek tarafının üzerinde yaratmış olduğu psikolojiye değinir. Nasıl değinmesin ki altüst etmiş karakterimizi, daha doğrusu alt üst etmekle kalmamış (zaten ne zaman kaldı ki:) tahmin edileceği üzere saçma sapan düşüncelerle yolunu yürümesine neden olmuştur. Bu arada atladığım çok önemli bir detay da var ki ana karakterimiz olan Yevs'in karşı koyamadığı sevdiceği evli bir kadın ve çocuklu... Her ne kadar kitaplarla kavga etmeyi sevsem de yazarımız bir kadın. Kendi döneminin vermiş olduğu o buhranlığı da kitabında hissettirerek ele almış bir eserdir bu. Ama bu durum, tabii ki de böyle bir olay örgüsüne mahal vermiyor da olabilirdi. (Yani en azından ben öyle düşünüyorum) Hatta ve hatta çok önemli bir detayı da atlamış bulundum ki.. ana karakterimiz Yves aslında kadından yaşça küçük bir çocuk. Evet! Çocuk.. ahh Yevs! Olay örgüsünü okurken hangi karakteri kızacağımı şaşırdım kadının büyük olmasına mı yanayım
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024698 okunma
6/10
·144 syf.··
2025 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2025 09:07
Henüz küçük bir çocukken Bolşevik isyanından kaçarak ailesi ile birlikte Fransa'ya gelen yazar , genç kız olduğu sıralarda birinci dünya savaşının etkilerini yaşarken Yanılgı adlı bu kitabı kaleme almış. Romanda, savaşın etkilerini üzerinde taşıyan genç bir asker ile evli bir kadının yasak aşkını konu edinmiş . Psikolojisi biraz bozuk olan ve içine kapanık olan gencin, içinde bulunduğu bu ruhani durumun, ilişkisine olan etkisini, ilginç ve karmaşık bir hale getirişini anlatmış. Genç adamın psikolojik halini anlayamayan ve ilişkiye tamamen kendi penceresinden bakan kadın bu gelgitli ilişkinin istemeden bitmesine sabep olmuş. Hikâyede kadının evli ve çocuklu olması kadını hiç rahatsız eden bir durum değil ayrıca kendi annesi bile bu durumu son derece normal karşılıyor hatta sevgilisini kendisine daha cok nasıl bağlayabilir diye taktikler veriyor. Ama biz hikâyede o dönemin insan üzerinde yarattığı etkilerini genç adamın tarafında görebiliyoruz. Yasak bir ask hikayesi üzerinden psikolojik bir kitap olduğunu düşündüğüm "Yanılgı" oldukça sürükleyici bir tarzda yazılmış, hoş ve biraz da ibretlik bir hikâye.
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024698 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·440 syf.··
2026 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 02:56
"Yazarın son nefesi saklı Fransız Süiti’nin sayfalarında." Yazarın yaşamının sonunu düşündüğümde, bu kitap kaçınılmaz olarak çok trajik geliyor bana. Okuması bu kadar ağır olduysa, bunun en büyük sebebi sanırım okurken Irène Némirovsky’nin Auschwitz’de öldürüldüğünü biliyor olmamdı. Bu bilgi, metni istemeden bir veda metnine dönüştürdü; her sahneye fazladan bir ağırlık eklendi sanki. Némirovsky bu kitabı yazarken henüz tutuklanmamış. Yazdıklarının bir gün bir bavuldan çıkıp okunacağını bilmiyor. En acısı da şuydu: Metni tamamlayacak zamanı olacağını sanıyordu. Oysa biz okur olarak şunları biliyoruz: Bu satırlar yazıldıktan kısa süre sonra Auschwitz’e gönderildiğini, roman için planladığı bölümlerin hiç yazılamadığını ve geride kalan defterlerin kızları tarafından elli yıl boyunca açılmadığını. Bu yüzden Fransız Süiti’nde yalnızca bir roman değil, yarım kalmış bir hayatın izi de var. Romanın kendisi kadar, yazılışı ve ortaya çıkış hikâyesi de sarsıcı derecede güçlü bence. Fransız Süiti’nde Irène Némirovsky, Nazi işgali altındaki Fransa’yı, sıradan insanların gündelik hayatları üzerinden anlatır. Eser aslında beş bölüm olarak tasarlanmış; ancak yazarın Auschwitz’de öldürülmesi nedeniyle yalnızca iki bölüm tamamlanabilmiş. İkinci bölüm, metnin asıl roman duygusunun belirginleştiği yer. Buraya kadar sabredebilirseniz, bir belgesel okuyor hissinden çıkıp gerçekten bir romanın içine girdiğinizi düşünebilirsiniz. Ama ne yazık ki bu duygu da uzun sürmüyor; çünkü roman tamamlanmamış. Sonunda geriye kalan şey şudur: Yarım kalmış bir edebiyat, yarım bırakılmış bir hayat. Ayrıca, romanın Dolce bölümüne dayanarak, İkinci Dünya Savaşı sırasında işgal altındaki Fransa’da geçen bir aşk öyküsünü anlatan filmi de var; Fransız Lucile ile Alman subayı Bruno arasındaki çekimi anlatır.
1000Kitap
Fransız SüitiIrene Némirovsky · Pegasus Yayınları · 2016276 okunma
"Erkekler fazla sevilmek istemezler"
Puan vermedi·144 syf.··
2024 4. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2024 04:06
Başlangıcından klasik bir yasak aşk hikayesi olacağını düsündüm ama aslında kitap kısa olmasına ragmen düsünceler cok derin yansıtılmis bence, karakterleri anlayıp aynı seyleri hissedebilirsiniz okurken hele Denise'i takıntılarıyla kendimin yerine koyduğum cok oldu. Açıkçası aşka dair garip ve realist bi bakış acisiyla yazilmis ve bi 90'lar filmi havasında okunur. Erkekler o zamanlar da cok farklı degilmis aslında "Erkekler fazla sevilmek istemezler" oldukca fazla yansıtılmis Yves Denise'nin aşkından eminken ondan bıkarken bunun kendine özel olmadığını görünce o aşkın degerlenmesi gerçekten o kadar cok sey gosteriyor ki basli basina. Denise telefon basinda gün boyu arama beklerken Yves onu gün icinde bir kez bile düsünmedi. Gercekten insanların ask tanımlarının farklı olduğunu düşünüyorum umarım herkes kendi ask tanımına uyan iliskiler yasarlar aksi halde herkes cok aci cekiyormus bu kitap da bir örneği...
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024698 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2025 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2025 23:48
Bu kitap uzun uzun konuşmuyor, bağırmıyor, drama kasmıyor. Ama insanı öyle bir boşlukta bırakıyor ki, ne düşüneceğini bilemiyorsun. Sanki iki karakteri bir odaya koymuşlar, anahtarı da içeri atıp dışarıdan kapatmışlar. Konuşmuyorlar, kaçamıyorlar, anlamıyorlar... biz de dışarıdan izliyoruz. Kadın duygularını gömmüş, adam sevdiğini sanıyor. Oysa iki tarafta da gerçek bir yüzleşme yok. Belki de baştan beri birbirlerine değil, kendi içlerindeki boşluğa tutulmuşlardı. Nemirovsky çok ses çıkarmadan yazıyor ama ne yazdığını iyi biliyor. Her cümle sakin ama isabetli. Sanki bir yazar değil de, insanın içinde yıllardır konuşmayan bir iç ses anlatıyor hikâyeyi. Bu kitapta ne mutlu son var, ne net cevap. Ama şu var: "Yanlış anladım" demek bazen çok geç kalmış bir cümle olabilir.
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024698 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2024 26. kitabı
Yanılgı / Irene Nemirovsky Yazarın hayatı aslında başlı başına bir roman gibi. Çehov’un hayatını yazdığı bir romanda duymuştum ilk kez ve mutlaka okumalıyım demiştim böyle bir ismi. Irene, Ukraynal’da Yahudi kökenli bir ailenin kızı olarak dünyaya gelir. Bolşevik Devrimi’nden sonra Fransa’ya yerleşirler Edebi çalışmalarının dikkat çekmeye başladığı sırada bu kez de N*zilerin kıskacına takılır ve Auschwitz imha kampında acı bir şekilde son bulur hayatı, 39 yaşındayken henüz. Ölümünün adından yıllar sonra kızları verdikleri bir röportajda bu eserlerin okunmasının edebi bir kazanım olması dışında tarihi bir hesaplaşma olduğunu da vurgularlar. N*ziler gerçek anlamda yok edememişlerdir onu, eserleri ölümsüzdür nasılsa. İntikam değilse de bir zaferdir bu. Yanılgı’da da bu sancılı süreçlerin izlerini görüyoruz. Henüz ilk romanıdır ve 23 yaşındadır Irene. ** Büyük Harp sonrası Fransa’sına gidiyoruz, 1920’li yıllara. Bir yanda savaşta duygusal açıdan sakatlanmış, her türlü yokluk ve ölüme tanıklık etmiş genç bir erkek; diğer yanda jet sosyete olarak anılan ve paraya para demeyen sınıfın temsili genç ve evli bir kadın, bir anne. Denise ve Yves. Bir yaz tatilinde tanışırlar ve aşık olurlar birbirlerine. Aşklarında görmezden gelmeye çalıştıkları toplumsal uçurum her geçen gün kendini daha da fazla hissettirmeye başlar. Kadın ve erkeğin doğasından kaynaklanan farklılıklar da eklenince aşk bir dengesizlik haline sebep olur. Ve öyle bir şey olur ki, bu tutku zinciri ya daha da kenetlenecektir ya da ilelebet ayrılacaktır birbirinden. Benim bir fikrim var ama aşk mı bir “Yanılgı”mıdır yaşananlar, buyrun siz karar verin. Renaudot Edebiyat Ödülü’ne değer görülen eser kırka yakın dile çevrilmiş ve beyaz perdeye de uyarlanmıştır. Zweig novelları
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024698 okunma