Judith Kerr

Judith Kerr

YazarÇizer
7.1/10
62 Kişi
·
238
Okunma
·
5
Beğeni
·
1.403
Gösterim
Adı:
Judith Kerr
Unvan:
Alman Asıllı İngiliz Yazar
Doğum:
Berlin, Almanya, 14 Haziran 1923
Almanya doğumlu İngiliz yazar ve çizer Judith Kerr, göz alıcı resimli kitapları ve çarpıcı romanlarıyla çağımızın en etkili edebiyatçılarından biri. Çocukluğunda 11 farklı okula giden ve II. Dünya Savaşı yıllarında Kızıl Haç'ta görev alan Kerr, otobiyografik eseri "Hitler Oyuncağımı Çaldı" ile dünya çapında büyük yankı uyandırmıştır.
Kızlar oğlanların varlığını hiç fark etmiyorlarmış gibi davransalar da aslında zamanlarının çoğunu dikkatlice indirdikleri göz kapaklarının altından onları izleyerek geçiriyorlardı.
Francine, oyuncaklarını döktükçe döküyordu.
-Sizinkilere ne oldu?
Max içlendi:
-Tümünü uzaklarda bırakmak zorunda kaldık...Sanırım onlarla şimdi Hitler oynuyor.
160 syf.
·5 günde·7/10 puan
"...Naziler der ki Yahudiler şerefsizdir."

İnsanları kategorize etmeyi, ötekileştirmeyi bıraksak nasıl olur?! Bi' deneyelim bence.

Örneğin ben başka birinin gözünde bir Müslüman, bir Türk veya X grubunun üyesi değil de "İNSAN" olayım...
Tabii şahısları bireysel olarak değil de, peşin yargılayabileceği bir grubun içinde görmekten hoşlananlar rahatsız olabilir. Böyle insanların, bireyleri değil de grupları tanımayı tercih ettiğini biliyorum. İnsanı, ruhunun derinlerine inmek yerine bir grubun ETİKETİNE bakarak yargılamak daha az efor gerektirir.
Ve elbette bu etiketler o 'grubun' en kötülerine bakılarak damgalanır alınlarımıza. Eric Hoffer'ın da dediği gibi "Bir ırkı, ulusu veya herhangi bir grubu, onun en kötü üyelerine bakarak değerlendirme eğilimi vardır."

Şöyle bir düşünün. Daha on yaşındasınız ve "Hitler" denen adamın biri çıkıp diyor ki "BUNDAN SONRA KİMSE BENİM İSTEMEDİĞİM ŞEKİLDE KONUŞMAYACAK, YAZMAYACAK. HATTA DÜŞÜNMEYECEK!"
Ve maalesef Hitler gibi insanlar(?!) hâlâ var.

Ve geceleri rüyanıza girip uykunuzu kaçıran bu lanet olası adam kafasına göre toplu katliamlar yapıyor. Çünkü onun istediği gibi konuşmuyor, onun istediği gibi düşünmüyorsunuz. Çünkü fanatik insanlar yalnızca kendi bencil dünyalarını bilirler ve yalnızca kendi taraftarlarına empati yaparlar.

Nazi toplama kampları bunun en büyük örneğidir belki de. Tarihte insanlıktan nasibini hiç almamış olaylardan biridir kanımca. Yaklaşık 3,5 milyon Yahudi'nin yalnızca YAHUDİ OLDUĞU İÇİN canına kıyılan ve daha milyonlarcasının Hitler'in istediği gibi düşünmediği için öldürüldüğü yerdir.
Bu kamplarda birine babanızın, annenizin götürülme riskini ve bu riskle yaşamayı düşünün şimdi de. Azımsanmayacak miktarda bir paranın babanızın başına koyulduğunu... Neredeyse her yıl ülke, okul, dil değiştirmek zorunda kaldığınızı ve hiçbir yere ait olmadığınızı düşünün...
İşte böyle bir ortamda ailenin herşey demek olduğunu genç yaşta anlayan meraklı bir kızın öyküsü bu kitap. Bu öykü, tüm zulüm mağdurlarının öyküsü.

Konuyla alakalı güzel bir otobiyografik roman. Ancak 'herhangi bir roman' olarak okunduğu takdirde de olabildiğine sıkıcı olur diye tahmin ediyorum.

Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar.
264 syf.
·1/10 puan
Daha once hic bir yazarı ve eserini negatif eleştirmedim ama bu kitabı okumuş olsaydınız bana hak verirdiniz.

Sıradan bir ailenin,sıradan yaşamlarını anlatan bir kitap. Romanın ismi biraz ilgimi çekmişti, halbuki içeriği ismiyle alakasız.Nazi'lerin yuhudileri yaptıkları zulmü sadece tek sayfada anlatıyor "kısacık" yani. Romanın başlarında ortalari guzeldir herhalde diye devam ettim ortaları başından berbattı. Ortalarında ise bir bitirme mecburiyeti hissettim çünkü sadece 60 sayfaya yakın kalmıştı, bitirene kadar sanki beynime işkence etmek için bu kitap yazılmış hissine kapıldım, neyseki kitap bitti ve kurtuldum.Bu kitabı Türkçe'ye çeviren kişi acaba Türk okurlara düşmanlığı mı vardı ? Bilmiyorum ama kelimenin tam anlamıyla berbat bir kitaptı.
264 syf.
·Puan vermedi
Göç: insanların yer değiştirme hareketi... peki bu yer değiştirme sonucunda yaşananlar
Bir çocuğun gözünden nazi zulmünden kaçan bir ailenin serüveni anlatıyor.
Evet okurken güzel ve sürükleyici bir kitap ama kitap bitince içinize bir şey oturuyor, çünkü günümüzde hala göçler devam etmekte ve biz de göç alan bir ülkeyiz. Afgan, suriyeli ve ıraklı o kadar fazla göç etmiş çocuk neler yaşıyor acaba, içlerinde nasıl fırtınalar kopuyor...
264 syf.
·4 günde·7/10 puan
Göç: insanların yer değiştirme hareketi. Peki bu yer değiştirme sonucunda yaşananlar? Kitap,
bir çocuğun gözünden nazi zulmünden kaçan bir ailenin serüvenini anlatıyor. Babalarının yazdıkları yüzünden Almanya'dan kaçmak zorunda kalan bir aile önce Fransa'ya daha sonra da İngiltere'ye sürüklenir. Gittikleri ülkelere uyum sağlamaya çalışmaları, göçmen olmanın zorlukları sade bir dille anlatılmış. Ortaokul öğrencilerinin ilgisini çekeceğini düşünüyorum.
215 syf.
·Puan vermedi
Hitler oyuncağımı çaldı. Yalnız Anna'nın oyuncağını değil üstelik, kendisine vazife olmayan binlerce, hatta onbinlerce çocuğun oyuncağını çaldı. Anna da bu Yahudi çocuklardan biri. Babası ünlü bir yazar olan Anna, bir mülteci, bir göçmen konumuna geliyor ülkesinden kaçarak. Tek sebebi ise, Hitler. Hitler'in kanlı politikaları ve gözü doymaz hırsı. Anna önce İsviçre'ye sonra Fransa'ya ve en sonunda da İngiltere'ye gidiyor ailesiyle beraber. Bu dönemde ünlü yazar olan babası, kah iş bulamıyor kahsa kiralarını bile ödeyemeyecek hale geliyor. Savaş, herkesi yaralayan tek şey belki de. Anna bir mülteci olmanın zorluğunun farkına vardığındaysa, bunun o kadar da zor olmadığını düşünüyor, çünkü daima ailesi yanında. Bu cümle bile benim için çok fazla şey ifade etti. Bir insan, ailesi yanındayken birçok zorluklara göğüs gerebilir, karşısında cesaretle dikilebilir. Anna belki de bu savaşta şanslı olan çocuklardan birisi, ne de olsa o Hitler'in işgal ettiği koltuğun olduğu ülkede değil, başka ülkelerde yaşadı. Oysa Hitler'le aynı ülkede yaşamak zorunda kalan onbinlerce Yahudi, ölüme, eziyete ve işkenceye mahkum kaldılar.
İnsan olmayı seçmediği bir şeyden ötürü, hayatı ellerinden alınmamalı ve ülkesinden kaçmak zorunda bırakılmamalı. Mülteciliği, savaşı derinlerinizde hissedeceğiniz kısa bir hikaye.
264 syf.
·Puan vermedi
Bu kitabı bundan 6 ay önce okumuştum ama o zamanlar burayı kullanmadığım için yorum girememistim. Bugün tesadüfen bir inceleme ile karşılaştım. Bir okur bu kitap hakkında yanlış bir ön bilgiye sahip olarak okumuş. Kendisi bu kitabın "İkinci dünya savaşı "hakkında ele alınmış bir kitap olduğunu düşünmüş. Bu yüzden minik bir açıklama yapma gereği hissettim kendimde.
Öncelikle bu kitap zamanında olayları canlı olarak görmüş bir kişinin yarı otobiyografik bir kitabidir. Çok küçükken yaşadığı olayları ilerleyen yaşlarda derlemiş ve faşizmin aslında sadece orduda yer alan askerlere değil halkın ,aydınların , çocukların da etkilendiği bir yönetim şekli olduğunu ; tüm bu olaylardan , zorbaliktan nasıl ailesi ile kaçmak zorunda olduğunu anlatmıştır.
Kısacası lütfen bir kitabı alırken öncesinde bir araştırma yapınız ve hem böyle bir kitaba hem de değerli vaktinize ziyanda bulunmayiniz.
264 syf.
·5/10 puan
Bu kitabı kitap fuarında satan kişinin ısrarla önermesiyle aldım. Beklentim çok yüksekti ama kitap beklentimi karşılamadı. Çok sade bir dille yazılmış tamamen günlük olaylarla dolu olan bir kitap. Kitabın başlığı kitaptan çok şey beklemenize sebep oluyor, ama öyle değil. Kitapta hitler döneminin o zorlu yanlarını 'bizim beklediğimiz' gibi anlatmıyor. Küçük bir kızın o dönemdeki hayatını,değişikliklerini anlatıyor. Artık bir şey olsun diye bekliyorsunuz sürekli ama olmuyor. Olaylar oradan oraya hızla atlayıveriyor. Peki neden 5 puan diye soracak olursanız; 1.neden kitapta -bence- anlatılmak istenen o dönemden sadece alt orta sınıf insanların etkilenmediğini, üst sınıf sayılabilecek insanların da kendince etkilendiğini anlatıyor. Kitabımızın ana kahramanı Anna ve o dönem Almanya'da ünlü bir yazar olan babasının ve ailesinin yaşamak zorunda kaldıkları değişimleri anlatıyor. Kitap Anna'nın(küçük bir çocuk) dilinden yazılmış bu da kitaptan daha fazla etkilenmemizi sağlıyor. 2.neden ise kitabı bitirdiğimde farkettiğim bir neden: Yaşanan olaylar aslında yazarımızın bizzat başından geçen olaylar. Anna ismi de kendi isimlerinden biri. Yani Hitler döneminde halka göre daha üstün bir yaşamı olan bir ailenin yaşadığı zorlukları bir çocuğun gözlemlerinden okuyorsunuz. Bir de kitap tam araya sıkıştırmalık tarzda bir kitap. Ağır bir dili olmadığı için çok hızlı okunuyor. Önerir misin derseniz, çok çok merak ederseniz alabilirsiniz. Ama gidin alın diyebileceğim bir kitap değil.
264 syf.
·19 günde·6/10 puan
Açıkcası kitap beklentimi karşılamadı. Çizgili Pijamalı Çocuk kitabını ve Zirvenin Dibindeki Çocuk kitabını okurken Nazilerin yapmış oldukları zulümleri, korkunun insan psikolojisine etkisini, yaşanan acıları hissedebilmiştim fakat bu kitapta o hissiyatı yakalayamadım. Yahudi bir ailenin Almanya’dan kaçtıktan sonraki yaşantıları anlatılıyor. Okurken sıkıldım. Kitap yarım kalmasın diye zorlama olarak okudum. Bu kitap yerine başka kitap almanızı tavsiye ederim.
264 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Bloğumdan alıntılana yapıyorum.

Yahudi bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen yazarımız, 1933’te ailesi ile Almanya’dan kaçmak zorunda kalır. Çünkü babası Alfred Kert’in Nazileri eleştiren yazıları Yazarımızın kendi hayatına değindiği bir kitap. Berlin’de nedeniyle ilk olarak İsviçreye, sonra Paris’e son anda gitmeleri; Paris’ten de İngiltere’ye gitmesinin izlerini gördüğümüz bir kitap. Yazarımızın “Dainty Teyzenin Üstüne Yağan Bombalar” ve “Uzaktaki İki Kız” isimli iki kitabı sa Londra’da geçirdiği yıllar, sanat oluşana gitmesi ve evlenmesini konu olarak almış. Mog serisi ile de tanıyanlar vardır.

Yazarımızı Anna olarak gördüğümüz bu kitapta, babasının gazetede Hitleri ve düşüncelerini eleştirmesi nedeniyle Fransa’ya giden trene son anda yetişmesi ve oradan da İngiltere’ye gidişleri sürecinde yaşadıkları; yeni hayatlarına uyum sağlama çabaları anlatılıyor. Okurken tüylerinizin ürpereceği bir kitaptı. Keyifli okumalar.

Yazarın biyografisi

Adı:
Judith Kerr
Unvan:
Alman Asıllı İngiliz Yazar
Doğum:
Berlin, Almanya, 14 Haziran 1923
Almanya doğumlu İngiliz yazar ve çizer Judith Kerr, göz alıcı resimli kitapları ve çarpıcı romanlarıyla çağımızın en etkili edebiyatçılarından biri. Çocukluğunda 11 farklı okula giden ve II. Dünya Savaşı yıllarında Kızıl Haç'ta görev alan Kerr, otobiyografik eseri "Hitler Oyuncağımı Çaldı" ile dünya çapında büyük yankı uyandırmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 238 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 78 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.