1000Kitap Logosu
Louis-Jean Calvet

Louis-Jean Calvet

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
13
Okunma
0
Beğeni
127
Gösterim
Unvan
Yazar
İşte çeşitli yazıları kıyaslıyarak, dehanın araştırmaları içinde bu kadar karmaşık 1eserin mana­sını aramaktan bizi kurtaran sözler. Bizi burada il­gilendiren, kahramanın kendisidir. Kesin biçimini bulan dramla bize oldugu gibi görünen Doktor Fa­ust'dur; onun kişiligi, başına gelenlerin hikayesinden meydana çıkacaktır. Faust her gün görülegelen insanlardan degildir...
bence Marlow da güzel işlemiş Faustus u :)))
1çok defalar degiştirilmiş, kukla oyunları için değişik yönlerden kullanılmış olan Faust efsanesi­nin ruhu degişmemiştir. Yalnız Shakespeare'nin dahi öncüsü Marlow «Doktor Faustus'un hayat ve ölü­münün trajik tarihi» dramında Faust'u Tanrı'nın ve kaderin zulmüne karşı isyan etmiş 1Titan olarak göstermek, onun isyanını sevdirmek istemiştir. Fa­kat kafalar bu degişikligi kabule hazırlanmış degildi, zaten bu degişiklik ne kendini hissettirecek kuv­vette, ne de açıklıktaydı. Faust 1efsane gölgesi, 1hayal olarak kalıyordu. Ona hayat veren Goet­he oldu...
Faust;
Faust'u Goethe yaratmıştır. Ama onun ne adının de dış biçimini bulan Goethe değildir; oldukça eski 1kuklayı yakalamış, ona yeni 1ruh ver­miştir. Faust, halk geleneğinin sevdiği sihirbazı temsil ediyordu. Ortaçağ büyüye inanırdı : İnsan, Şeytana başvurarak yüksek sırları açıga çıkarabiliyor ve ya­zılı, mührlü 1anlaşmayla, ruhuna varıncaya ka­dar ona her şeyini verirse, her ölür olüye nasib olmı­yan dünya haziarına kavuşabiliyordu. Büyücülerin, gözboyayıcıların, bizzat şeytanın ve kullandıkları iksirlerin, değneklerin Ortaçağ edebiyatında bu ka­dar büyük 1yer tutması bundan ileri gelir...
...Dostoyevsky de Aptal'ında, müte­madiyen delilikle bilgelik (sagesse) 'in sınırlarında kalan bir kişi yaratmıştır; öyle ki ettiklerine ve söylediklerine bakarak hayran olmak mı, yoksa gül­mek mi gerektiğini sormaktan kendimizi alamayız; ama romanı okumaya devam ettikçe, içimizin heye­canla dolduğunu ve bu Aptal'ın, 1çok akla uygun insanlar arasında dikkatimizi çeken tek insan oldu­ğunu çok iyi biliriz. Don Kişot da böyledir...
...Çok açık, anlaşılması son derece kolaydır. Ço­cuklar onu gözden geçirirler, gençler okurlar, yetiş­ kinler anlar, yaşlılar da göklere çıkarırlar. Kısacası bu kitap her çeşit insan tarafından o kadar gözden geçirilmiş, o kadar okunmuş, o kadar ezberlenmiştir ki, insan ihtiyar, lagar 1at görür görmez: İşte Ros­sinante! demekten kendini alamaz. Nihayet bu hika­ye, okunabilecek hikayelerin en eğlenceli olanların­dan biridir. Hele yüz kızartacak tek 1kelimenin, inançlı 1katoliğe yakışmayacak tek 1düşünce­nin bulunmayışı bu hikayeyi daha eğlenceli kılmak­tadır. Cervantes'in kendisi eserinden böyle söz eder ve onun insanca ve evrensel karakterini 1kelimey­le gösterir: Don Kişot...
1
20 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.