Öncelikle kitapta işlenen fikir yaratılan dünya çok güzel ve yazım kurgusu başlıkların altında özet niteliğindeki bir iki satır sizin kitaptan kopmamanızı sağlıyor.
Kitabın ortalarına doğru böyle bir fikir nasıl düşünülmüş diye hayret ederken biraz daha ilerledikçe aklıma izlediğim labirentten kaçış filmi geldi ve ordan esinlenilmiş ve çoğu yerini oradan aldığını farkettim.
Filmden biraz daha farklı bir konu işlesede sonuç olarak çok yakınıydı. Daha tahmin edilemez bir son beklerdim ama tabiki de okunmasını kesinlikle tavsiye ettiğim bir kitap.
Bundan elli yıl sonra... İnsanlık pek çok sorunun üstesinden gelmiş, teknoloji epeyce ilerlemiş. Teknoloji sayesinde günlük yaşamındaki pek çok soruna çözüm bulan insanlar artık sonsuz mutluluğun ve tanrısallığın peşine düşmüşler.
Tam da bu sıralarda patlak veren bir salgın tüm dünyayı kasıp kavuruyor. Bir tür biyolojik silah olarak ortaya çıkan ve yalnızca kadınları öldüren salgın sayesinde kadın bir anda dünyanın en değerli hazinesi haline geliyor devletler için... Ve kaçınılmaz bir şekilde büyük bir dünya savaşı patlak veriyor.
İşte tam da bu kaosun ortasında kalan bir felsefe profesörü bir yandan ailesini ararken bir yandan da virüse karşı doğal bağışıklığı olan küçük bir kızın hayatını kurtarma mücadelesi veriyor.
Kitapta kadınların yeryüzünden silinmesiyle dünyanın nasıl bir cehenneme dönüğü güzel işlenmiş. Yazarı Morpheus adını kullansa da yerli bir yazar. Kitap Paradigma Yayınlarından çıkmış. Konusu ve kurgusu itibariyle oldukça enteresan bir kitap. Keyifli okumalar diliyorum
Son KadınMorpheus · Paradigma Akademi Yayınları · 202021 okunma
#okudumbitti #kitapyorumu
Herkese merhaba,bilim kurguyu sevenler,yoruma bekliyorum.
2079 yılında patlak veren "Dumuzi" virüsü ile başlayan vakalar.Ve 1 sene sonra aşının bulunması ile rahat bir nefes alınmıştır.Bir grup bilim insanın ve Profesör Rudolf'un Aritanya'ya gidişi ve bu bölgede her şeyin güzel olup,yalnız mutluluğun olmaması herkese ilginç gelmiştir.24 Ocak 2083 yılında ise ortaya çıkan "Lucy" virüsü ile artık insanlık hepten bitme noktasına gelmiştir.İşin garip tarafı bu virüs sadece Kadınları öldürüyordur. Aritanya dönüşü uçağın düşmesi ve Rudolf'un Marsilya'da bir sığınakta gözlerini açması bu işin boyutunu gözler önüne sermiştir.Ailesine ne olduğunu merak eder ve Paris'e doğru yola çıkar.Ta ki yolda küçük kız LUCY ile karşılaşana dek.
Dumuzi virisü nasıl ortaya çıktı?
Aritanya'da insanlar neden mutsuz?
LUCY virisü nasıl patlak verdi?
Sadece neden kadınlar ölüyor?
Uçağın düşme sebebi ne?
Rudolf'un ailesine ne oldu?
Küçük kız LUCY nasıl hayatta kaldı?
Günümüz anlatılıyor dediğinizi duyar gibiyim ama yanılıyorsunuz.Çünkü bu öyle bir virüs ki sadece kadınları ve kız çocuklarını hedef alıyor ve kısa sürede ölümlerine neden oluyor,hem de korkunç bir şekilde.İnanın sanki film izliyorum hissine kapıldım.Her sayfası ayrı bir heyecan,merak yüklüydü.Bilhassa o sonlara doğru yaşanılan olaylar,adrenalin had safhadaydı.Ama o son,aslında sonun başlangıcı desem daha doğru olacak.Benden bu kadar devamı kitapta.Bilim kurgu sevenler,size güzel bir öneri ile geldim.Seveceğinize eminim.Keyifli okumalar diliyorum.
Bir arkadaşımın önerisiyle tereddütle aldığım kitabı neredeyse soluksuz okudum diyebilirim. Bazen okuduğunuz kitabın etkisinden bir süre kurtulamazsınız. İşte bu da öylesi kitaplardan. Kitabın evrenin ve yaşamın gerçekliğini sorgularken sizi bir polisiye maceranın içine sürüklemesi, kahramanın şizofreni ile gerçek arasında sıkışıp kalmasını iliklerinize kadar hissettirmesi ve bunu şok bir finalle sonlandırması artı yönleri... Bilim kurgu türünden hoşlananlar için oldukça güzel bir kitap.
Günümüz…Kuantum felsefesiyle ilgili yeni keşifleri açıklamaya çalışan bir profesör. Bundan bin yıl önce Bağdat sokaklarında acımasız ve cahil insanların elinden zavallı bir kadını kurtaran bir yün eğiricisi. Binlerce yıl önce yaşayan ve insanlara eşitlik, adalet ve aydınlanmayı aşılamaya çalışan bir ayakkabı tamircisi… Aralarında binlerce yıl olan bu adamların ortak özellikleri ne? Evrendeki herşey bir ve tek şey midir yoksa?
Bilim, mistisizm, fantastik öğeler… Yılana dönüşen asalar, hile ve entrikalar… SAPKIN'ı bir solukta okudum. Çok etkilendim. Kısalığına rağmen hemen her sayfada, her bölümde çağları aşan bir felsefesi var… Keşke hiç bitmeseydi dediğim kitaplardan oldu benim için…
SON KADIN
“İnsanlar zengindi ama eksik olan bir şeyler hep vardı. Mutluluk… Gerçek dünyada aradığı mutluluğu bir türlü bulamayanlar mutluluğu sanal dünyalarda arar olmuştu. İnsanlar zengindi, her türlü imkâna sahipti fakat mutlulukları gerçek değil sanaldı.”
“Dünyayı kasıp kavuran kaos, sıradan insanları bile acımasız teröristler haline getirmişti. İnsanlar artık yaşamak için öldürmek zorundaydılar.”
“Dünyada her şeye sahip olmak her şeyi kaybetme korkusunu da birlikte getirir. Hiçbir şeye sahip olamamak da bunun acısını… Yalnızca kendini düşünen benciller de mutsuzdur çünkü ne kadar isteseler de sonunda dünyanın kendi etraflarında dönmediğini anlarlar.”
“Gelişen teknoloji ilginç bir şekilde insanları yabancılaştırıyor ve yalnızlaştırıyordu.”
✏ Profesör Rudolf, Adrian, Tommy, Thelma, Lucy, Spark, kara timsahlar, Michael Kirk, Melisa ve diğer karakterler ile farklı bir eserin içerisinde beraberce yol aldık. Eserde çok fazla karakter ismi olmasına rağmen ana karakterleri tanıyınca okuyucunun aklını karıştırmıyor.
✏ Öncelikle ilk okumaya başladığımda tarihler konusunda hatırlayamama emin olamama çok sık yazılınca bir tuhaf geldi. İlerleyen sayfalarda konuya hakim olmaya başlayınca eser sizi ışınlanmış gibi içine çekiyor, ne de olsa ileri teknoloji var eserde ;) esere dalınca adeta bir bilim kurgu filminin içine düşmüş gibi hissediyordunuz. Bazı kısımlarda okuma esnasında öyle bir tepkili sözlerim olmuş ki vardiya arkadaşım gerçek sandı. Profesörün işlerinden dolayı ailesine zaman ayıramaması ve bu durumun onu üzmüş olması beni de etkiledi. Çoğu ebeveyn işleri nedeni ile ailesini, çocuklarını ihmal ediyor. Onlar ile geçirmesi gereken zamanları hep erteliyor ancak bazen de bazı şeyler için geç kalmış oluyoruz. İçme sularının tükenmesi, içecek temiz su bulamama ne
Son KadınMorpheus · Paradigma Akademi Yayınları · 202021 okunma