Muzafer Sherif

Muzafer Sherif

3.5/10
2 Kişi
·
4
Okunma
·
5
Beğeni
·
824
Gösterim
Adı:
Muzafer Sherif
Tam adı:
Muzaffer Şerif Başoğlu
Unvan:
Türk asıllı ABD'li psikolog
Doğum:
Ödemiş, İzmir, Türkiye, 29 Temmuz 1906
Ölüm:
Fairbanks, Alaska, ABD, 16 Ekim 1988
İzmir Amerikan Koleji'nden sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi (1929). Aynı yıl İzmir Erkek Öğretmen Okulu'nda felsefe dersleri vermeye başladı. Hükümet tarafından ABD'ye felsefe tahsili yapmaya gönderildi, Harvard Üniversitesi'nde psikoloji dalında lisans eğitimi yaptı. 1932'de Ankara'da Gazi Eğitim Enstitüsü'nde psikoloji öğretmenliğine getirildi. Kısa süre sonra lisansüstü öğrenimi için ABD'de Harvard Üniversitesi'ne gitti. 1935'te Columbia Üniversitesi'nde doktora çalışmasını tamamladı. Almanya ve Fransa'daki üniversitelerde kısa süreli araştırmalar yaptıktan sonra 1937'de yeniden Gazi Eğitim Enstitüsü'ndeki görevine döndü.

1939'da Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü'nde psikoloji doçenti olarak ders vermeye başladı. 1940-1944 arasında Yurt ve Dünya, Adımlar ve İnsan dergileriyle Tan gazetesinde başta ırkçılık olmak üzere birçok konuda makaleler yazdı. Irk Psiklolojisi (1943) adlı kitabında üstün ırk kuramını ve Turancılığı eleştirdi. 1944'te, derslerinde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle Türkiye Komünist Partisi (TKP) davasında kovuşturmaya uğrayarak tutuklandı.[1] Ülke içinden ve dışından gelen yoğun tepkilerden sonra 1945'te serbest bırakıldı. Tutukluluğu sırasında Princeton Üniversitesi'nden gelen bir çağrıya uyarak, Şubat 1945'te ABD'ye gitti. Ertesi yıl Yale Üniversitesi'ne geçti. Oklahoma Üniversitesi'nde, daha sonra sosyal psikoloji alanında birçok deneyin gerçekleştirileceği Grup İlişkileri Enstitüsü'nü kurdu. ABD'ye yerleştikten birkaç yıl sonra ABD vatandaşlığına geçti. 1980'lerin başlarına değin görev yaptığı Pennsylvania Park Üniversitesi'nden emekliye ayrıldı.

Sherif sosyal psikoloji çalışmalarını temel olarak “ego psikolojisi” çerçevesinde ve birey ile grup arasındaki ilişkiler üzerinde yoğunlaştırdı. Bu bilim dalına çok önemli kuramsal katkılarda bulundu. “Norm oluşumu” alanında geliştirdiği özgün deneysel çalışmalar sonucunda, bireyin karmaşık ve belirsiz olaylara başkalarının değerleriyle baktığını saptadı. Bu kuramsal sonuçlar, “uyum” sorunu üzerinde çalışan araştırmacılar için de çıkış noktası oldu.

1936'da yayımladığı Psychology of Social Norms'ta (Toplumsal Normların Psikolojisi) kişinini üyesi bulunduğu gruplardan nasıl etkilendiğini inceleyerek toplumsal kuralların gruba göre belirlendiğini, gruplar değiştikçe kuralların da değişeceğini deneylerle ortaya koydu. Öte yandan gruplar arası çatışmanın toplumsal işbirliğini etkin biçimde engellediğini, tek bir grubun olanaklarının yetersiz kalacağı amaçlara ulaşmakta grup çatışmalarının azaltılabileceğini gösterdi. Sherif'e göre, grupların olağan dışı amaçlara yönelik çalışmaları bir süreç niteliği kazandığında, bir süre sonra olumlu bir “birikim” ortaya çıkabiliyordu.

Sherif'in sosyal psikolojiyi sistemleştirdiği An Outline of Social Psychology'de (1948; C.W. Sherif ile birlikte, Sosyal Psikolojinin Anahatları) kullandığı temel psikoloji kavramları, birçok bilim adamının toplumsal değişimle ilgili araştırmaları için anahtar işlevi gördü.
İnsanların bireyci, yarışmacı ve didinici olduğu ve hayatın bireysel kar ekseni etrafında döndüğü bir toplumda mal, mülk edinmek için büyük bir hırs olduğunu kimse yadsıyamaz.
Eser, daha çok bir ders kitabı niteliğinde. Konuları ele alış tarzına baktığımız zaman gayet akademik bir perspektiften yazıldığı gayet net anlaşılıyor. Bu sebeple konu hakkında az da olsa birikimi olan okurun tercih edeceği bir eser olduğunu düşünüyorum. Eserde, konularla alakalı olarak bazı deney ve gözlemlere yer verilmiş olsa da özellikle sosyal hayatta rollerin dağılımıyla alakalı ses getirmiş iki deneyin kitapta yer almasını dilerdim.

1-Philip Zimbardo, Stanford Hapishane Deneyi

2-John Calhoun, Universe 25

Özellikle bahsettiğim bu iki deney de kitapta yer almış olsa ve bu deneylerin sonuçları üzerine de inceleme yapılması tercih edilseydi, kitabın ana fikre dair daha sağlam bir dokunuşu olabilirdi diye düşünüyorum.

Kitapta özellikle son bölümlerde Freud'un Grup psikoloji kitabına geniş şekilde yer verilmiş. -Ülkemizde eser Grup Psikoloji ve Ego Analizi ismi altında yayımlanmıştır- Freud'un toplumda ki rollerimize dair bireyin etken faktörünün ego olduğu, egonun ise libido ile harekete geçtiği varsaydığı için, grup psikolojisini belirleyen faktörün libido olduğu tanımlanmıştır. Freud'un eseri kısa ve hızlıca okunabilir. Tavsiyem, Freud'un eserini kitaptan önce okuyup ya da hızlıca göz atıp esere girilmesidir. Keyifli okumalar dilerim.
"Psikoloji veya Sosyal Psikoloji hakkında ortalama bir okur olarak bilgi sahibi olayım" diyen ortalama bir okur için çok da cazio olmayan bir kitap. Bahsi geçen konularda çok daha çekici ve dolu dolu alternatif kitaplar bulunabilir.
Akademik amaçlı okumak isteyenler için de sanki biraz,, bilemedim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Muzafer Sherif
Tam adı:
Muzaffer Şerif Başoğlu
Unvan:
Türk asıllı ABD'li psikolog
Doğum:
Ödemiş, İzmir, Türkiye, 29 Temmuz 1906
Ölüm:
Fairbanks, Alaska, ABD, 16 Ekim 1988
İzmir Amerikan Koleji'nden sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi (1929). Aynı yıl İzmir Erkek Öğretmen Okulu'nda felsefe dersleri vermeye başladı. Hükümet tarafından ABD'ye felsefe tahsili yapmaya gönderildi, Harvard Üniversitesi'nde psikoloji dalında lisans eğitimi yaptı. 1932'de Ankara'da Gazi Eğitim Enstitüsü'nde psikoloji öğretmenliğine getirildi. Kısa süre sonra lisansüstü öğrenimi için ABD'de Harvard Üniversitesi'ne gitti. 1935'te Columbia Üniversitesi'nde doktora çalışmasını tamamladı. Almanya ve Fransa'daki üniversitelerde kısa süreli araştırmalar yaptıktan sonra 1937'de yeniden Gazi Eğitim Enstitüsü'ndeki görevine döndü.

1939'da Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü'nde psikoloji doçenti olarak ders vermeye başladı. 1940-1944 arasında Yurt ve Dünya, Adımlar ve İnsan dergileriyle Tan gazetesinde başta ırkçılık olmak üzere birçok konuda makaleler yazdı. Irk Psiklolojisi (1943) adlı kitabında üstün ırk kuramını ve Turancılığı eleştirdi. 1944'te, derslerinde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle Türkiye Komünist Partisi (TKP) davasında kovuşturmaya uğrayarak tutuklandı.[1] Ülke içinden ve dışından gelen yoğun tepkilerden sonra 1945'te serbest bırakıldı. Tutukluluğu sırasında Princeton Üniversitesi'nden gelen bir çağrıya uyarak, Şubat 1945'te ABD'ye gitti. Ertesi yıl Yale Üniversitesi'ne geçti. Oklahoma Üniversitesi'nde, daha sonra sosyal psikoloji alanında birçok deneyin gerçekleştirileceği Grup İlişkileri Enstitüsü'nü kurdu. ABD'ye yerleştikten birkaç yıl sonra ABD vatandaşlığına geçti. 1980'lerin başlarına değin görev yaptığı Pennsylvania Park Üniversitesi'nden emekliye ayrıldı.

Sherif sosyal psikoloji çalışmalarını temel olarak “ego psikolojisi” çerçevesinde ve birey ile grup arasındaki ilişkiler üzerinde yoğunlaştırdı. Bu bilim dalına çok önemli kuramsal katkılarda bulundu. “Norm oluşumu” alanında geliştirdiği özgün deneysel çalışmalar sonucunda, bireyin karmaşık ve belirsiz olaylara başkalarının değerleriyle baktığını saptadı. Bu kuramsal sonuçlar, “uyum” sorunu üzerinde çalışan araştırmacılar için de çıkış noktası oldu.

1936'da yayımladığı Psychology of Social Norms'ta (Toplumsal Normların Psikolojisi) kişinini üyesi bulunduğu gruplardan nasıl etkilendiğini inceleyerek toplumsal kuralların gruba göre belirlendiğini, gruplar değiştikçe kuralların da değişeceğini deneylerle ortaya koydu. Öte yandan gruplar arası çatışmanın toplumsal işbirliğini etkin biçimde engellediğini, tek bir grubun olanaklarının yetersiz kalacağı amaçlara ulaşmakta grup çatışmalarının azaltılabileceğini gösterdi. Sherif'e göre, grupların olağan dışı amaçlara yönelik çalışmaları bir süreç niteliği kazandığında, bir süre sonra olumlu bir “birikim” ortaya çıkabiliyordu.

Sherif'in sosyal psikolojiyi sistemleştirdiği An Outline of Social Psychology'de (1948; C.W. Sherif ile birlikte, Sosyal Psikolojinin Anahatları) kullandığı temel psikoloji kavramları, birçok bilim adamının toplumsal değişimle ilgili araştırmaları için anahtar işlevi gördü.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 4 okur okudu.
  • 15 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.