Necdet Neydim

Necdet Neydim

YazarÇevirmenEditör
7.7/10
293 Kişi
·
222
Okunma
·
2
Beğeni
·
200
Gösterim
Adı:
Necdet Neydim
Unvan:
Türk Yazar ve Çevirmen
Doğum:
Ödemiş, İzmir, Türkiye, 1955
1955’te İzmir’in Ödemiş ilçesinde doğan Necdet Neydim, İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu Almanca Bölümü’nden mezun oldu. Halen İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Çeviribilim Bölümü Almanca Mütercim Tercümanlık Anabilim Dalı’nda doçent olarak çalışıyor. Bertolt Brecht, Peter Härtling, Günter Grass, Erich Kästner, Janosch gibi yazarların yapıtlarını dilimize kazandıran Neydim, şiir ve öykü çevirilerinin yanı sıra çocuk edebiyatı üzerine kuramsal çalışmalar yapıyor. Bugüne dek çoğu Bu Yayınevi tarafından yayımlanan belli başlı kitapları, Çocuk ve Edebiyat (2000), Çeviri Çocuk Edebiyatı (2003), Genç Kız Edebiyatı (2005), İlköğretimde Çocuk Edebiyatı (2007). İlk şiir kitabı Sen Islık Çalmayı Bilir misin? (1. baskı: 2008, 7. baskı: 2012) ve ardından İki Gözüm Üzümüm (1. baskı: 2012, 2. baskı: 2013) Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlandı. Çocuk ve İlkgençlik Kültürü ve Edebiyatı Araştırmacıları Derneği’nin (ÇİKEDAD) ve Çocuk Araştırmaları Merkezi’nin (ÇAM) kurucu başkanı, Çocuk Hakları Koalisyonu ve Çocuk İhmal ve İstismarını Önleme Platformu’nun kurucu üyesi olan Neydim, eşi ve kızıyla birlikte İstanbul’da yaşıyor.
80 syf.
·4/10
Ay ışığı Sokağı.
Koridor Yayınlarının bez ciltli kitabını elime aldığımda daha güzel hislere sahiptim aslında.
Kitap farklı öykülerden oluşuyor. Birbirleriyle bağ-alakadan söz edilemez hal böyle iken.
Yalnız hep dediğim gibi Zweig okumayı sevmiyorum. Bu kişisel bir tercih. Ancak merak ederek elime aldığım kitap bende bir umuda sebep olacak sanmıştım. Yanılmışım. Öyküler pek bölük , pek yalın. Okurken zevk alma ya da sayfayı değiştirmek için harekete geçirecek bir gücü yok. Bu yazarı severler için yine de daha kötülerini söylemek istemiyorum. Bende sınıfta kaldı.
88 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Zweig'in Satranç'tan sonra ikinci okuduğum kitabı yine bir gemi seyahati içerisinde hikaye örgüsünü kurmuş.

Kitaba başlayıp bitirmeniz o kadar hızlı oluyor ki daha uzun olsaydı hissine kapılıyorsunuz.

Hayatta pişmanlıklar bir anlıktır ,bazen bu pişmanlıklar sizi esir alır ve bu duygudan kurtulmak için onun peşinden koşarsınız . Ancak önünüze ne çıkarsa çıksın onu engelleyemezseniz. Amok koşucusu gibi ya başkasına yada kendinize zarar verirsiniz...
112 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Okuduğum yüzlerce çocuk kitabı içinde birinci sıraya hangisini koyarsın deseler kesinlikle Benjamin Anna'yı Seviyor derdim.Bu benim bu kitabı ikinci okuyuşum. Yıllar önce okumuştum ilk defa. Yine aynı keyfi aldım. Yine birinci sırada...Kitap 1980 yılında Zürih Çocuk Kitabı Ödülünü almış. İnanın hiç şaşırmadım. Benjamin ( okunuşu Benyamin'dir.) 4. Sınıfa gitmektedir. Sınıfa bir gün Anna adında herkesten farklı bir kız gelir. Üzerinde eski moda bir elbise vardır. Sıska, soluk yüzlü bir kızdır. Saçı tek örgülü ve çok uzundur. Benjamin başlangıçta ondan hiç hoşlamaz hatta berbat bulur. Tam onu baştan aşağıya süzerken Anna başını kaldırır ve Benjamin' e bakar. Benjamin sarsılır. Anna'nın kocaman kahverengi gözleri vardır. Benjamin'in aklından geçen tek düşünce... Böyle gözleri de olmazdı ki insanın! İşte böyle ilk karşılaşmalarını kitaptan alıntılarla yazdım. Çocukça bir aşk hikayesi okumak isterseniz bu kitabı sakın kaçırmayın.O kadar saf o kadar sıcak ki...
112 syf.
·Beğendi·10/10
Merhabalar can dostlarım... Hemen konuya girerek kitabı bitirdiğim zamanki duygularımı aktararak başlamak istiyorum...

Öncelikle ben Edgar'ın yerinde olsaydım babasına annesinin yaptığı her şeyi anlatırdım... Hiç kimse tam arada bir şeyler geçmemiş bile olsa evlilik bağını böylece sadakatsizlikle bozmaya hakkı yok... Elbette kitabımız 12 yaşındaki çocuğumuzun ilk olgunluk zamanlarına geçiş süreci ve toyluk ile yetişkinlik arasında kalan seçimlerini anlatsa da ben bu kadar iyimser olacağımı düşünemiyorum... Karakterime çok ters ...

Öte yandan kitabımızı anlatma kısmına gelecek olursak ana karakterimiz Edgar'ın duygularının böylesine aşağılık bir şekilde kullanılması bana çok dokundu ve içimde o çocuğu alıp sevmek istedim... Çünkü kitaba benzeyen bir olay başıma geldi ve o zaman yapmam gereken şeyi gerçekten yapamadığım için pişmanlık duyuyorum... İnsanlara, özellikle yetişkinlere karşı aşırı derecede kin doluyum... Ve daha bir sürü şey...

Okuyun okutun efendim... inanın okurken kendinizden geçeceksiniz...
80 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Her bir pencere camının ardında her daim yazgının beklediğini, her bir kapının bir yaşantıya açıldığını hissettim. Harika bir kitap treni kaçırınca kaldığı yerdeki yaşantılarından bahsediyor.
88 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Seçimleriniz ile başladığım Amok an itibari ile bitti... Sıcağı sıcağına yorumuma geçiyorum...

Amok... Malezya'lılarda bir tür sarhoşluk durumu diye kitabımızda geçiyor ve anlatıcımız ekliyor "Cinnet, bir tür insan kuduzu, kabul etmeyen ölümcül, anlamsız bir obsesif saplantı krizi..."

Kitabın olay örgüsü bu kelime üzerinde gelişiyor... Zamanının iyi doktorlarından biri iken zayıf noktası olan otoriter kadın baskısı yüzünden başına belalar alması ve Hindistan'a uzanan yolculuğu amansız olaylara gebe bırakıyor... Ülkede tanıdığı ilk beyaz insan olan hastası odasına geldiğinde doktorun bıktığı otoriter kadın imajı gelen hastada da gözlemlediği için kadına adeta meydan okurcasına karşılık veriyor... Kadın evlilik dışı ilişki ile hamile kalır ve yasaklara rağmen doktordan çocuğu aldırmasını ister... Doktor ise hem bu otoriter kadın baskısını hem de kibirli bakışları kaldıramaz ve ahlaksızlık teklif eder... Kadının bu isteği duyması ile önüne set çektiği korku ve öfke acaba hangi kader örgüsüne birleşecekti?.. Ve adam böyle davranmanın verdiği pişmanlık yardımseverlik ile perçinleşince adeta sapkınlık noktasına çıkan kadını arama dürtüsü nerelere götürdüğünü görünce biz okurları çok şaşırtıyor...

Ve sır nasıl kutsalca saklanabilir, ne kadar insan bir söz uğruna kendisinden pay verir sorunlarına çok rahat cevaplar bulabilirsiniz...

Okuyun okutun efendim...
80 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Stefan Zweig’in bir çok kitabında olduğu gibi bu kitapta da betimlemeleri baya yoğundu. Ancak şunu farkettim normalde başka yazarların betimlemelerinde çok sıkılırdım Stefan Zweig’de ise sıkılmıyorum. Kalemini o kadar ustalıkla kullanmış ki kitabın sonu nasıl biticek acaba diye düşünmekten kendimi alamadım.
80 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
İyi ki Stefan Zweig okumaya bu kitapla başlamamışım. Sizi temin ederim ki "Bilinmeyen Bir Kadının Metubu" yazarı ile "Ay Işığı Sokağı" yazarı arasında çok fark var.. Şunu söyleyeyim; en önemlisi 1. ağız yakışmamıştı bu kitaba. Öyküye diyelim. Hiç hissedemedim kendimi karakterde. Amaçsız gibiydi. Biraz esprili anlatılsa; Güldür güldür`ün, "Cimri koca" skeci sanacaktım.. Olabilir tabii, her kitap da efsaneleşecek diye bir şey yok. Stefan Zweig okumaya devam^^..
88 syf.
·Beğendi·9/10
Korku'nun yeryüzündeki en güçlü his olduğunu ve bir insana her şeyi yaptırabileceğini bu kitapla bir kez daha anlıyorsunuz. Yasak olan şeylerin insana tatlı gelmesi durumu ve sonrasında bitmek bilmeyen bir azap.. Vicdan azabı. İnsan ailesini, eşini veya arkadaşını aldatabilir ama vicdanından kaçamaz. Vicdanın kendisinden hesap sorma
zamanı geldiğinde sonu gelmeyen kör karanlık bir kuyu gibi korku insanı zamanla bitirir. Öldürmeden, süründürür..

Yazarın biyografisi

Adı:
Necdet Neydim
Unvan:
Türk Yazar ve Çevirmen
Doğum:
Ödemiş, İzmir, Türkiye, 1955
1955’te İzmir’in Ödemiş ilçesinde doğan Necdet Neydim, İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu Almanca Bölümü’nden mezun oldu. Halen İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Çeviribilim Bölümü Almanca Mütercim Tercümanlık Anabilim Dalı’nda doçent olarak çalışıyor. Bertolt Brecht, Peter Härtling, Günter Grass, Erich Kästner, Janosch gibi yazarların yapıtlarını dilimize kazandıran Neydim, şiir ve öykü çevirilerinin yanı sıra çocuk edebiyatı üzerine kuramsal çalışmalar yapıyor. Bugüne dek çoğu Bu Yayınevi tarafından yayımlanan belli başlı kitapları, Çocuk ve Edebiyat (2000), Çeviri Çocuk Edebiyatı (2003), Genç Kız Edebiyatı (2005), İlköğretimde Çocuk Edebiyatı (2007). İlk şiir kitabı Sen Islık Çalmayı Bilir misin? (1. baskı: 2008, 7. baskı: 2012) ve ardından İki Gözüm Üzümüm (1. baskı: 2012, 2. baskı: 2013) Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlandı. Çocuk ve İlkgençlik Kültürü ve Edebiyatı Araştırmacıları Derneği’nin (ÇİKEDAD) ve Çocuk Araştırmaları Merkezi’nin (ÇAM) kurucu başkanı, Çocuk Hakları Koalisyonu ve Çocuk İhmal ve İstismarını Önleme Platformu’nun kurucu üyesi olan Neydim, eşi ve kızıyla birlikte İstanbul’da yaşıyor.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 222 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 38 okur okuyacak.