Okan Koç

Okan Koç

Tasarımcı
8.4/10
282 Kişi
·
887
Okunma
·
0
Beğeni
·
47
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
360 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Gurbet Hikâyeleri ve Yeraltında Dünya Var, Karay'ın öykülerinin ve romanının aynı kitapta toplanmış hali.

Yazarımızın siyasi görüşleri ve eserleri nedeniyle yaşadığı dönemde tepki alması, Anadolunun çeşitli illerine ya da ülke dışına sürgün edilmesi, yaşamını derinden etkilemiş. Gurbet Hikâyeleri'nde yer alan öykülerde, ülkesinden ayrı düşmüş bir insanın, vatan hasretini iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Hemen her öyküde kitabı kapatıp düşünmek, nefes almak, okuduklarınızı sindirmek ihtiyacı duyuyorsunuz. Uzun zamandır bu denli yürek burkan, sarsıcı öyküler, okumamıştım.
Öyküler kadar, roman kurgusu da çok başarılı. Yeraltında Dünya var, adını dolu dolu yaşatan, sürprizli bir eser olmuş, kısaca değinirsem;

Birinci Dünya Savaşı'ında, Filistin cephesinin çökmesiyle Alman birlikleri ellerinde kalan cephane sandıklarını Ferhan topraklarında bir çifliğe saklarlar. Sandıkların yerini belirten kroki yıllar sonra komiteciler için önemli olmaya başlar. Bir taraftan Ermeniler, diğer taraftan Almanlar, krokinin peşine düşerler. Ferhan topraklarında çiflik sahibi olan Nebil'in yolu tam bugünlerde Nihan'la kesişir. Bu tanışma tesadüf değildir. Bahsi geçen kroki Nebil'in çifliğindedir. Fakat Nebil ne krokiden ne de söz edilen defineden haberdardır.

Muhteşem bir kitap, iyi okumalar....
360 syf.
·Puan vermedi
ESKİCİ
Hasan ismi hem tarihimizde hem edebiyatımızda önemli bir yere sahiptir. Ulubatli Hasan, Kinali Hasan tarihten verebilecegimiz örnekler. Edebiyatimizda ise Su Çılgın Türkler kitabinda iki satirlik bir kucuk Hasan ismi gecer ki! Fedakarligi ise dünyaya bedeldir. Bu yüzden de cevremde adı Hasan olanlara karşı özel bir ilgim vardır.

Her okuduğumda satır satır bilmeme rağmen gözyaşlarımı tutamadığım iki hikaye vardır. Biri Kaşağı, diğeri Eskici. Ikisinde de kahramanlar Hasan adini tasir. Kaşağı şimdilik yuregimizde duradursun biz Eskici hikayesini biraz kurcalayalım.

5 yaşında bir çocuk düşünün, ana baba ölmüş. Çocuk haliyle, konuşması bile tam degil. Akrabalar kerhen bakıyorlar. Derken bambaşka bir diyarda yaşayan halasına gondererek vicdanlarini rahatlatiyorlar. Artik gorrvlerini yapmislardir.

Hasan binlerce kilometrelik yolu giderken değişen dil, kıyafet, iklim hepsine vakıf. Ve kendini dışlanmış hissediyor. Halasına vardığındaysa tamamen anlamadığı dili de ogrenmeyi reddediyor. Ve tek kelime konuşmaz oluyor. Susuyor susuyor.

Bu susuş, bence onun asaletinden. Doğrudur yanlıştır o ayrı bir konu. Diger dilleri inkar ettiginden de degil. Belki kaderine belki ona bir dilim ekmegi cok gören memleketine bir isyan. Bilemiyoruz artık.

Her cocuk gibi Hasan da eğlenceye oyuna düşkün. Ve eskiciyi seyrederken aradan geçen ayları unutup soruyor: "Çiviler agzina batmaz mı senin?" Çiviler sgzina batar mi bilmem de bu söz yüreklere batar. Hem de bir civi gibi degil mızrak gibi.

Hasan'ın altı aylık bir ömre bedel hasreti coşuyor eskicinin on yıllarca sürmüş hasretini tetikliyor. Varın gerisini düşünün.
Bitmesi istenilmeyen bir zaman dilimi ve geçip giden dakikalar ve gelen ayrılık.

Şu anda bile yurt dışına çıktığımızda çektiğiniz en büyük sıkıntı dil oluyor. Kaç tane dil bilirsek bilelim bir tane anadilimiz oluyor. Bir milleti bozmak istiyorsak dilinden baslamamiz gerekiyor. Burada Hasan'ın asaleti de bilmedigi halde biliyormuş gibi davranmasında bence.
360 syf.
·7 günde
Spoiler içerir!
Adından da anlaşılacağı üzere iki ayrı kitap tek kapak arasına toplanmış.

Gurbet hikayeleri ile başlamak isterim.
Sürgüne gittiği Ortadoğu'yu anlatmış yazar bize. Memleket özlemi ele alınan asıl konu. Toplamda on yedi hikayenin bulunduğu kitap -Sait Faik kadar olmasa da- başarılı. Yüzümde hüzünle karışık bir gülümseme ile okumuş olduğum hikayeler içeriyor.

Gelelim Yer Altında Dünya Var'a. Gurbet Hikayeleri'ne nispeten daha zevkle okudum.
Nebil ve Nihan'ın tekmeli-tokatlı(!) tanışma faslı ardından yakınlaşmaları... Ferhan arazisi üzerinde, Nebil'e halasından kalan arsa, define olduğunun anlaşılması... Nihan'ın ortadan kaybolmaları... Üstüne üstlük Nebil'e deli olduğunu söylemeleri derken merakla okuduğum bir kitap oldu. Sürekli değişen olay örgüsüne uyum sağlamak zor! Sonu nasıl bitecek diye beklerken tüm bunların kurgu olduğunu öğrenmek hayli hayal sukutuna uğrattı.
Bolca esrarlı... Biraz maceralı...

Herkese tavsiye ederim:)
Ayla Yayan
Ayla Yayan Gurbet Hikayeleri - Yeraltında Dünya Var'ı inceledi.
@siir_avcisi·14 Eyl 2019·Kitabı okumadı
Henüz beş yaşında, yetim ve öksüz...
Koca dünyada acı dolu, küçücük yüreğine nakış nakış işlemiş; ölümün soğukluğu, insanlığın vefasızlığı...
Hasan anne ve babasının ölümünden sonra yakınları tarafından Filistin'de yaşayan halasının yanına gönderilir.
evinden ve yurdundan uzaklaştıkça kendisinden farklı dillerde konuşan insanlarla devam ederken yolculuğa Kendini yabancı ve yalnız hisseder. Hayfa’ya vardığında onu trene bindirirler. Yolculuk boyunca geçip giden her şey sadece belleğine değil yüreğine de kazinmaktaydi.
Halası ücra bir kasabada yaşamaktadır. Yol ilerledikçe geçtiği manzaralar da farklılaşır, düşünceleri ve hisleri de..
Hayfa'ya vardığında farklı bir kültürle tanışır daha çok sessizleşir. Zamanla Arapçayı anlamaya başlar ancak konuşası gelmez, kendi dilini konuşmak ister.
Kendisini yapayalnız hissettiği bir anda evin önüne ayakkabı tamirine gelen bir eskici görür, izlemeye başlar. Fiziki yapısı ve malzemeleri ile Hasan'ın dikkatini çeker. Dalgınlıkla eskiciye
*çiviler ağzına batmaz mı* diye sorar.
Çiviler eskicinin ağzına batar mi bilmem ama bu cümle yüreğime mızrak gibi saplandı..
Eskici de bir Türktür ve kaynaşmaları uzun sürmez. Hasan'ın anlattıkça anlatası gelir, eskicinin dinledikçe dinliyesi.. İkisinin de memleket özlemleri depreşir. Eskici işini bitirip gitmek için hazırlanırken Hasan’ın gözyaşları söz yaşları ile karışır. Hasan’ı teskin etmeye çalışan eskici de kendini tutamaz, onun da gözlerinden nağme nağme yaşlar süzülür..
Aslında ikisinde ihtiyacı olan şey bu, küçük Hasan'ın acılarının memleketine olan özlemi eskicinin ise bilmediğim öyküsüne olan hasreti..
.
Hikayenin teması memleket özlemi.
Anlatım türü öyküleyici anlatim
Bakış açısı ilahi bakış açısı
Anlatılmak istenen; nerde olursan ol, kaç yaşında olursan ol, daima ait olduğun, kendini ait hissettiğin yeri özleyeceksin...
.
360 syf.
·8/10
Refik Halid Karay. Osmanlı ve Türkiye dönemlerinin muhalif ismi. Ömrü sürgünlerde geçiyor. Sürgün yıllarında Anadolu ve gurbette yazdığı hikayelerin toplandığı bu kitapları okuduğunuzda karşınıza iki şey çıkıyor : İstanbul Türkçesi ve Gerçekçilik.

Hikayenin Anadolu'ya inmesini sağlayan ve Türkçe yı en iyi kullanan yazar olmayı hak ettiği söylenebilir. Ancak hikayeleri fazla gerçekçi, neredeyse hiç sürpriz yok. Bu durumuyla edebiyatın fotoğrafçısı gözüyle bakılabilir ona. Yine de günümüz bakış açısıyla bile bu hikayelerde betimlemeler oldukça çarpıcı. Çoğu kez Durum Kurgusu olarak planlanmış bu metinler her zaman okunabilir boyutlarda kalacak.

Gurbet Hikayeleri'ni beğendim. Kimbilir bir zamanlar sahip olduğumuz ve bugünlerde tekrar mücadele etmek zorunda kaldığımız Sam, Halep, Filistin acılarım depresmis olsa gerek.
552 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Manzum hikayeleme tekniği; Mehmet Akif' in
Özellikle Küfe ve Bayram şiirinde çok beğendiğim bir yazma biçimi. Günümüz Türkçesine uyarlanmadigi için dini manzumeler zor okunuyor. Fakat şairimizin fikriyatini, kalemini tanımış oluyoruz. Edebiyatımızdaki manzum hikayenin detaylarını biraz paylasmak ve manzum türde yazan diğer şairlerimizi eklemek isterim.
*
Yaşanmış ya da yaşanması muhtemel olayların kişi, zaman ve mekan unsurlar çerçevesinde oluşmasına hikaye, bu hikayelerin nazım şeklinde yani şiir biçiminde yazılmasına ise “Manzum Hikaye” denir. Tanımdan da anlaşılacağı gibi bu türün mensur (düzyazı) hikayelerden ayrılan tek yönü şiir şeklinde yazılmış olmasıdır. Bu hikayelerde şiirlerde olduğu gibi kafiye düzeni sağlanmaya çalışılır. Böylelikle sosyal, ahlaki ve toplumsal olayların kafiyeden yararlanılarak daha etkili şekilde ifade bulması amaçlanır.

Edebiyatımızda manzum hikayelerin ilk örneklerine Recaizade Mahmut Ekrem ve Muallim Naci’de rastlarız. Ancak bu türü dikkat çekici bir şekilde kullanan, bir tür haline getiren ilk isim ise Servet-i Fünun sanatçısı Tevfik Fikret olmuştur. Daha sonra Mehmet Akif Ersoy yazdığı başarılı manzum hikayeleriyle dikkat çekmiştir.

Manzum Hikaye’nin Özellikleri

Manzum hikayenin, düzyazıyla oluşturulmuş olan hikayeden olay, zaman, mekan ve kişi unsurları olarak bir farkı yoktur.

Genellikle ders çıkartılabilecek olaylar işlenir.

Ahlaki, sosyal ve toplumsal konular sıklıkla işlenmiştir.

Ders verme ve doğru olana yönlendirme gibi amacı bulunduğundan didaktiktir.

Şiirlerde olduğu kafiye ve ölçü bulunur.

En önemli temsilcileri Tevfik Fikret ve Mehmet Akif Ersoy’dur.

Beş Hececiler de manzum hikaye denemesi yapmışlardır.

Her olay manzum hikayenin konusu olabilir.

Olay hikayelerinde olduğu serim, düğüm ve çözüm bölümlerinden oluşmaktadır.

Hikayeler dörtlük, beyit ya da bent şeklinde yazılabilir.

Normal hikaye yerine bu tarzda hikaye yazmaktaki amaç verilmek istenen mesajların etki düzeyini arttırmaktır.

Manzum hikaye temsilcileri: Tevfik Fikret, Mehmet Akif Ersoy, Recaizade Mahmut Ekrem, Muallim Naci, Ziya Gökalp, Orhan Veli…
358 syf.
·15 günde
Lisedeyken edebiyat hocamız bu kitabı okumamızı söyleyip sınav yapacaklardı. İnsanı bir şeye mecbur edince yapmak istemiyor tabii... Bundan 8 yıl sonra aldım elime kitabı okumaya başladım olaylar okadar ilginç gelişiyor ki her bölümde bir tahmin yapmaya çalıştım acaba böyle mi olacak şöyle mi derken sonlara doğru yazar hiç akla gelmeyecek bir çelişkiye düşürdü. Sonunda olayın gerçekliğini öğrenmek için nefesimi tutup okumaya başladım okadar akıcı ve heycanlandırıcıydı. Gerçekten okumaktan zevk aldım herkese tavsiye ederim.
1304 syf.
·9/10
Çokkkkkk uzun bir yolculuktu
Bir o kadarda sürükleyici ,sinir bozucu haksızlıklar ,kanun adı altında işlenen cinayetler
"Her şeyi kaybettiğiniz zaman, kaybedecek hiçbir şeyiniz kalmıyor.
360 syf.
·2 günde
Kitap, iki kitap birleştirilerek oluşturulmuş. İlk kitap, Refik Halid Karay'ın sürgündeyken yazmış olduğu Gurbet Hikâyeleri. Yazar bu hikâyeleri Şişli, Lübnan ve Halep'te yazmış. İlk 100 sayfa birinci kitaba ait. İkinci kitap ise Yer Altında Dünya Var adlı roman. Refik Halid bu romanda ise aşk, yalnızlık ve macera temalarını işlemiş. Yoğun bir şekilde hasret teması da var, İstanbul'a olan hasretini eserlerine yansıtmış.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 887 okur okudu.
  • 32 okur okuyor.
  • 383 okur okuyacak.
  • 19 okur yarım bıraktı.