Ahmet Rifat Bilge, Türkoloji çalışmalarıyla tanınan bilim insanı ve öğretmen. Kâşgarlı Mahmud'un Dîvânü Lugati't-Türk adlı eserinin neşir ve tercümesini yapmış, döneminin birçok filozof ve araştırmacısıyla yakın ilişkiler kurmuştur.
Kilis’te bulunan Cedit Mahallesi’nde 1874’te dünyaya geldi. Hem muallim hem de Kilisli unvanını kullandı. Ruştiye’yi Kilis’te tamamladıktan sonra çeşitli hocalardan özel dersler aldı. 1892 yılında Kilis Müftüsü Keçikzade Abdurrahman Efendi'den icazet aldı. 18 yaşındayken İstanbul’a gelerek ders almaya devam etti. Selim Sabit Efendi’nin kendisine katkısı büyük oldu. Darülmuallim ve Mekteb-i Hukuk'ta eğitimini tamamladı. Üsküdar İdadisi, Vefa İdadisi, İstanbul ve Kabataş liseleri, Medresetü'l-kudat ve Gazi Osman Paşa Sultanisi’nde Türkçe, Arapça, Farsça ve Tarih öğretmenliği görevlerinde bulundu. 1953 yılında Ankara'da vefat etti ve Cebeci Asri Mezarlığı'na defnedildi.
Onun en bilinen hizmeti ise, 1914-1915 yıllarında Ali Emiri Efendi tarafından bir sahafta bulunup satın alınan Divânü Lügâti’t-Türk adlı Türk dil, kültür ve edebiyatı için paha biçilmez bir değer taşıyan eserin ortaya çıkmasına yaptığı hizmettir. Varlığı bilinen fakat kendisi asırlardır bulunamayan bu kitabın ele geçme ve ortaya çıkarılma hikâyesini uzun uzun anlatmıştır Muallim Rıfat. Ali Emiri Efendi kitabı bulduğunu keyifle etrafına ilan etmesine rağmen onu kimseye göstermeye yanaşmaz. Kendisini evine kadar bu amaçla ziyarete gelen hemşehrisi Ziya Gökalp’e bile... Araya Talat Paşa da girince, yalnız Kilisli Muallim Rıfat’a güvenebileceğini, basılması için ona teslim edebileceğini söyler.
“Kilisli M. Rifat” imzasıyla basında sık sık yazıları çıktıktan başka Evliya Çelebi Seyahatnâmesi’nin ilk altı ciltlik yayımına katılmış, ayrıca eserin bazı yönlerden değerlendirmesini yapan makaleler de kaleme almış olan hemşerisi ve adaşı Dr. Kilisli Rifat’la karıştırılmamak için kendisi isminin başında daima “muallim” unvanını kullanmıştır. Doktor olan daha sonra Kardam, kendisi ise Bilge soyadını almıştır.