Seval Şahin

Seval Şahin

YazarDerleyenÇevirmenEditör
7.8/10
30 Kişi
·
59
Okunma
·
6
Beğeni
·
295
Gösterim
Adı:
Seval Şahin
Unvan:
Yazar, Editör
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğretim üyesidir. Edebi biçimlerin sosyolojisi, edebiyatta gündelik hayat ve polisiye romanla ilgilenmektedir. 2011-2014 yılları arasında, “1884-1928’de Türkiye’de yayımlanmış telif polisiye eserlerin tarihi” üzerine TÜBİTAK destekli bir araştırma projesi yürütmüştür. Kültürel Sermaye, Kibar Hırsız ve Şehir (Bağlam Yayınları, 2011) ve Modernizmin Oyunu-Oyunun Modernizmi, Tanpınar’da Oyun (Kapı Yayınları, 2013) adlı kitapları bulunmaktadır. Hazırladığı kitaplar: Berna Moran, Edebiyat Üzerine Makaleler/Röportajlar (İletişim Yayınları, 2004), Tevfik Fikret - Düşünce Dergisi - Nüsha-i Mahsusa 1918 (Kitap Yayınları, 2006), Muallim Naci, Mehmed Muzaffer Mecmuası (Kitap Yayınları, 2006), Mehmed Asım Us, Karikatür-II. Meşrutiyet’in Ünlü Simaları (Kitap Yayınları, 2008), “Ne Güzel Suçluyuz Biz Hepimiz!” Sevgi Soysal İçin Yazılar (İletişim Yayınları, 2013); Ahmed Midhat Efendi - Hayatı - Romancılığı - Bir Eseri: “Şeytankaya Tılsımı” (MSGSÜ Yayınları, 2013), Süleyman Sûdî, E. Âli, Gece Kuşları, (Labirent Yayınları, 2013), Edebiyatın İzinde: Polisiye Edebiyat, Didem Ardalı Büyükarman ve Banu Öztürk ile (Bağlam Yayınları, 2013), Yervant Odyan, Abdülhamid ve Sherlock Holmes, Didem Ardalı Büyükarman, Banu Öztürk, Ayşe Şahin ve E. Şule Ayva ile (Everest Yayınları, 2014), Edebiyatın İzinde: Fantastik ve Bilimkurgu, Didem Ardalı Büyükarman ve Banu Öztürk ile (Bağlam Yayınları, 2015).
Sergi adabından sıkılan Ela, doğayı donduran, dinamikliğini silen natürmort resimlerin dünyasından da uzaklaşmak ister. Böyle bir şehir, bu şekilde bir sergi, böyle oluşturulmuş ölü-doğa resimleri, aynılığı sayısızca üreterek ''durmadan gelişen, oluşan güçlerden korunmak için gülünç bir sığınak'' işlevi görür ancak.
Eskici'de hummalı bir eşyalardan kurtulma faaliyeti ile karşı karşıyayız.Biriktirmeye, toplamaya dayalı bir dünya algısının özgürleştirmekten çok köleleştirmeye yol açtığının farkına varan kadının eşyalarını azaltarak özgürleşmeye çalışmasını anlatır. Kadın genişleyerek, doldurarak, sahip olarak kazanılan bir özgürlük anlayışından ''sığmayı, ufalmayı, sığışmayı becerebilmekle başlayan bir özgürlük anlayışına doğru yönelmektedir.
196 syf.
·10/10 puan
Bu kitabın bu kadar az okunmuş olması üzücü. Değişen bir zaman var ve artık whatsap'taki mavi çizgiler kadar birbirimizi beklediğimzi düşünürsek pek de şaşırtıcı değil bu mektuplaşma gibi adetlerin olmayışı yalnız, duygularımızın hızı da, sabrımızın yokluğu da tartışmaya değer bir gerçek olarak okunulası bir kitap diye düşünüyorum.
Özlemek, merak etmek, beklemek, bazen durmak anlamaya çalışmak ya da koşmak yetişmeye çalışmak gibi emeğe değer kavramları çekiştiriyor gibiyiz. Yani, anlamlarımız değişiyor gibi .Renkliliğin girdiği yaşamımızda renksiz mi kalıyoruz diye düşünüyorum doğrusu çünkü heyecanlarımız, tutkularımız bile hızın temposunda olmasın...yani olmasın umarım yanılıyor olmak istiyorum. Bir çok yazar 60-70-80 kuşaklarındaki birçok isimlerin mektupları var. Aşklar,acılar, hayal kırıklıkları,sevinçler, cinsel istekler, bağlılıklar, çığlıklar var sayfalarda. En çok dikkatimi çeken kuşakların hitap etme şekilleri, duyguların ortaklığı ve ne zenginleştiren farklılaştıran ifadeleri. Bugün hayaller, zevkler bile aynılaşmış gibi bu çok tuhaf değil mi oysa her birimiz ne kadar değişikken bu benzerlikler nereden geliyor sanki düşüneceğimiz, tartışacağımız ve kendi kendimizle uğraşacağımız bir şeyler var ve böyle bir oluşturulmuş çalışmalardan alabileceğimiz feyzler var gibi geliyor bana....
196 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Seval Şahin ve Tevfika İkiz'in yayına hazırladığı Aşk Mektupları kitabına 31 yazar, yazdıkları aşk mektubu ile katılmış. Banu Özyürek, Gamze Arslan, Mevsim Yenice gibi genç yazarların yanısıra Selim İleri, Buket Uzuner, Ethem Baran, Suzan Samancı gibi usta yazarlar da katkıda bulunmuş.Zevkle okudum.Tavsiye ederim.
Aklıma çok sevdiğim Pessoa şiiri düştü.Paylaşmasam çatlardım.

️Bütün aşk mektupları
Gülünçtür.
Aşk mektubu olmazdı onlar eğer olmasalardı
Gülünç.
Ben de zamanında yazdım aşk mektupları,
Başkaları gibi, Gülünç.
Aşk mektupları, eğer aşk varsa, İster istemez
Gülünç.
Ama, her şey bir yana,
Asla aşk mektubu
Yazmamış olanlardır sadece Gülünç.
Ah, yazdığım zamanlara geri dönsem
Farkında olmadan
Gülünç
Aşk mektupları...
Aslında bugün
Benim anılarımdır
Bu aşk mektuplarına dair
Gülünç
Olan.
(Vurgulanan bütün kelimeler, Vurgulanan duygular gibi
Doğal olarak
Gülünç.)
Fernando Pessoa
Çeviri Işık Ergüden
674 syf.
·5 günde·6/10 puan
Roman tam anlamıyla Servet-i fünun dönemini yansıtmaktadır. Roman, Ahmet Cemil’in mai hayal dünyası ile başlayıp, siyah umutsuz gece ile sona erer. Mai kurduğumuz hayaller, siyah ise hayatın gerçeğidir. Kitabı orijinal metninden okumanızı o eski kelimeleri de öğrenmenizi tavsiye ederim. Halid Ziya’nın bu kitapta betimlemelerini de çokça görüyoruz. Ahmet Cemil’ in hem mai hem de siyah hayatına tanık oluyoruz biraz da karamsar bir kitap.
196 syf.
·2 günde·7/10 puan
Uluslararası Psikanaliz Etkileşimleri Derneğinin İstanbul grubunun toplantısının konusu "aşk mektuplarından sosyal medyaya" olunca bir çok yazardan aşk mektubu yazmaları istenmiş ve sonrasında bu yazarların mektuplarını herkesin duyması gerektiğine hükmederek bunları kitaplaştırarak bizlerin de okumasını sağlamışlar. İşte kitap böyle oluşmuş. Böyle toplama kitapların en sevdiğim özelliği yeni yazarlar keşfettirmesi. Ben içinde Bülent Çallı'yı, Ayşegül Devecioğlu'nu, İsmail Güzelsoy'u, Kerem Işık'ı, Nihan Kaya'yı görünce atladım resmen kitaba.

Her insanın aşkı yaşaması farklı ve yaşadığını okura yaşatması çok zordur. Ben aşkı yaşayanın, o devinimi yaşadığı gibi anlatmasını ve okurun da o duyguyu hissetmesi için Allah ne verdiyse yazmasını her zaman çok sıkıcı bulurum. Sevdiğinin aşkından ölmeler, o yaşanılan duygunun uzun uzun betimlenmesi beni kitaptan soğutan en önemli şeylerdendir. Bir de duyulan aşkın farklı bir biçimde anlatılması var ki bunu bu kitapta en güzel ve farklı olarak Banu Özyürek -kendisi zaten "Bir günü bitirme sanatı" kitabında da sıyrılan bir yazardı - yapmış diyebilirim. Kitapta daha uzun yazdıklarını okumayı isteyeceğim Ferat Emen, Ethem Baran gibi insanları tanımak da çok güzeldi.
196 syf.
·9/10 puan
Uluslararası Psikanaliz Etkileşimleri Derneği 'nin "Aşk Mektuplarından Sosyal Medyaya" konulu toplantısında edebiyat için ne yapılabilir sorusunun ardından Tevfika İkiz, bugünün çağdaş yazarlarına bir aşk mektubu yazmaları konusunda çağrıda bulunur, bu çağrıya kulak veren: Ayşegül Devecioğlu, Bahri Vardarlılar, Banu Özyürek, Buket Uzuner, Bülent Çallı, Cem Kalender, Ercan y Yılmaz, Ersan Üldes, Ethem Baran, Fatma Barbarosoğlu, Ferat Emen, Ferhat Özkan, Gamze Arslan, Gönül Kıvılcım, İsmail Güzelsoy, Jaklin Çelik, Kerem Işık, Menekşe Toprak, Mevsim Yenice, Nihan Kaya, Nisan İğdem, Niyazi Zorlu, Sema Aslan, Selim İleri, Sezer Ateş Ayvaz, Sinem Sal, Suzan Samancı, Yavuz Ekinci, Zeynep Aliye, Zeynep Kaçar, Zeynep Rade'nin katkılarıyla ortaya bu şahane eser çıkar. Her biri yazara özgü, kalbe dokunan metinlerdi ve tanışmadığım yazarlardan tadımlık yazılar okumak açısından da çok verimli oldu benim için. Bütün mektupları çok sevdim; fakat Niyazi Zorlu'nun Soma'da hayatını kaybetmiş bir maden işçisinin ağzından eşine yazdığı mektubu, ve Gamze Arslan 'ın asla bırakmak istemediği bir sevgiliye yazdığı mektubu çok çok sevdim. Çok keyifli bir çalışma, mutlaka tavsiye ederim.
112 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Gece Kuşları, Süleyman Sûdî ile E. Âli tarafından 1914 yılında yazılmış olan Osmanlı polisiye öyküsüdür. Bu öykünün konusu, Osmanlı emniyeti ile hırsızlar arasındaki karşılıklı mücadeledir.
Polisiye edebiyatı tarihimizin ilk başarılı örneklerinden sayılan bu eserde, Maurice Leblanc'ın ünlü centilmen hırsız karakteri Arsene Lupin örnek alınmıştır. Türk Arsene Lupin olarak karşımıza çıkan Nahid Sami karakteri aracılığıyla emniyet teşkilatının zayıflıkları gösterilmektedir.
Gece Kuşları, ayrıca, dönemin sosyal yaşantısı hakkında da önemli ipuçları vermektedir. Polisiye edebiyatın henüz başlangıcında olmasına rağmen, yerli bir polisiye karakteri başarıyla çizildiğinden okunmaya değer bir eser olarak görülmelidir...
674 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
Serveti Fünun edebiyatını başlatan eser, aynı zamanda Batılı anlamdaki ilk romanımız. Tanpınar'a göre Türkiye'de nesli namına konuşan ilk eser. İsmi Mai (Mavi) ve Siyah ancak hikaye baştan sona siyah. Üst düzey ruh analizleriyle bireyi anlatan 'karanlık' bir roman. Baş karakter Ahmet Cemil edebiyat tarihimizin en önemli ve ilk 'tutunamayanı' olabilir. Okurken Genç Werther'in Acıları ve Martin Eden romanlarını anımsadım. 1898 tarihli ilk baskısına göre hazırlanan İletişim Yayınlarının eleştirel basımı muazzam. Haliyle günümüzde kullanmadığımız ya da öğrenemediğimiz kelime sayısı çok. Her sayfada ortalama 10 kelimenin anlamı dipnot şeklinde verilmiş. Yavaş olsa da orijinalinden okumayı daha çok seviyorum. Birçok kelime öğrenmeyi sağlıyor. Eski kelimelere aşina olmayanlar için günümüz Türkçesiyle basılanlar daha mantıklı  olabilir. Ancak o zaman da eserin dili namına ne kalır bilemiyorum. Hülasa, bu önemli klasik öyle ya da böyle bir şekilde okunmalı.
230 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Sherlock Türkiye'de
06.09.2020

On bir yazarın katkılarıyla oluşturulmuş başarılı bir polisiye derlemesi.Bu tarz çalışmaları bir kitap ile onlarca yazar tanıtması nedeniyle de seviyorum.Kitap adı tüm hikayelerin ülkemizde geçtiğini düşündürebilir ancak karakter değil kalemler bizden.Hikayelerde Sherlock kimi zaman alışık olduğumuz karakter şeklinde, kimi zaman bir lakap , kimi zaman onun yerine geçen bir taklitçi bedeninde karşımıza çıkıyor.
214 syf.
·Puan vermedi
Polisiye türü hangi kitapla başladı, Türkiye de ilk polisiye hangisi, polisiye nedir , nasıl yazılmalıdır öğrenmek istiyorsanız buraya :)
1884-1928 yılları arasında ki polisiye kitapları ve bunların özelliklerini inceleyen , tanıtan ve fikir veren okuması gayet keyifli olan bir eserdi .
112 syf.
·4/10 puan
Osmanlı ve Polisiye kavramları bana uzak olmasına rağmen neden 'Osmanlı Polisiyesi' okuduğum benim için bile bir muamma. Neyse konunun ilgi çekici yönü benim için şuydu; Üç kişiden oluşan bir ekip Tübitak'a sundukları bir proje bu Osmanlı Arşivlerinde bulunan Arapça polisiyeleri günümüz Türkçesine çevirmek. Proje de fikir de güzel. Zaten kabul edilmiş fakat uygulama sıkıntılı. Günümüzde kullanılmayan kelimeler parantez içlerinde muadilleri verilerek yazılmış
{ mamafih (ama ) şeklinde } bu da okuma bütünlüğünü bozuyor. Kelimeler arası geçişten dolayı hikayeye odaklanamıyor insan. Hikayeden zaten büyük bir beklentim yoktu tam da düşündüğüm gibi oldu. Polisiye türüne çok da hakim olmamakla birlikte türünün güzel renkleriyle kıyaslanamayacak bir Arsen Lüphen hikayesiydi. Sanırım bu Osmanlı Polisiyesi türü bir daha açılmamak üzere kapandı benim için.

Yazarın biyografisi

Adı:
Seval Şahin
Unvan:
Yazar, Editör
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğretim üyesidir. Edebi biçimlerin sosyolojisi, edebiyatta gündelik hayat ve polisiye romanla ilgilenmektedir. 2011-2014 yılları arasında, “1884-1928’de Türkiye’de yayımlanmış telif polisiye eserlerin tarihi” üzerine TÜBİTAK destekli bir araştırma projesi yürütmüştür. Kültürel Sermaye, Kibar Hırsız ve Şehir (Bağlam Yayınları, 2011) ve Modernizmin Oyunu-Oyunun Modernizmi, Tanpınar’da Oyun (Kapı Yayınları, 2013) adlı kitapları bulunmaktadır. Hazırladığı kitaplar: Berna Moran, Edebiyat Üzerine Makaleler/Röportajlar (İletişim Yayınları, 2004), Tevfik Fikret - Düşünce Dergisi - Nüsha-i Mahsusa 1918 (Kitap Yayınları, 2006), Muallim Naci, Mehmed Muzaffer Mecmuası (Kitap Yayınları, 2006), Mehmed Asım Us, Karikatür-II. Meşrutiyet’in Ünlü Simaları (Kitap Yayınları, 2008), “Ne Güzel Suçluyuz Biz Hepimiz!” Sevgi Soysal İçin Yazılar (İletişim Yayınları, 2013); Ahmed Midhat Efendi - Hayatı - Romancılığı - Bir Eseri: “Şeytankaya Tılsımı” (MSGSÜ Yayınları, 2013), Süleyman Sûdî, E. Âli, Gece Kuşları, (Labirent Yayınları, 2013), Edebiyatın İzinde: Polisiye Edebiyat, Didem Ardalı Büyükarman ve Banu Öztürk ile (Bağlam Yayınları, 2013), Yervant Odyan, Abdülhamid ve Sherlock Holmes, Didem Ardalı Büyükarman, Banu Öztürk, Ayşe Şahin ve E. Şule Ayva ile (Everest Yayınları, 2014), Edebiyatın İzinde: Fantastik ve Bilimkurgu, Didem Ardalı Büyükarman ve Banu Öztürk ile (Bağlam Yayınları, 2015).

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 59 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 83 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.