Herkese merhabalar,
Kitabımız korkusuz çocuk Mert’in başından geçenleri anlatan akıcı, güzel bir eser.
Mert, kitabın ilk bölümünde korkusuzluk hastalığına yakalanıyor ve hiçbir şeyden korkmuyor. Hal böyle olunca ailesi daha çok annesi onun üzerine titriyor. Fakat annesi yurt dışına çıkınca Mert bundan yararlanıyor ve evden kaçıyor. Tabii babası Hayri ve ağabeyi Atıl onu aramaya koyuluyorlar ama bulamıyorlar. Bu sırada annesi dönüyor ve Mert’in kayıp haberiyle yıkılıyor. Bu sırada bilgisayara mailler gelmeye başlıyor ve onlardan yola çıkarak Mert’i bulmaya çalışıyorlar.
Kitabın ikinci bölümündeyse Mert ve kaçtığı kişi Suso’yu görüyoruz. Bu ikili kaça kaça bir eyleme katılıyor, bu eylem hayvan haklarıyla ilgili. Önce iki kişi oldukları eylemde sayıları gitgide artıyor ve kitap bu olaylarla sona eriyor.
Kitabı herkesin zevkle okuyabileceğini söyleyerek incelememi tamamlıyorum. Herkese bol kitaplı ve kahveli günler diliyorum.
Bir çocuk anneannesi ile yaşamaktadır.Bir iş ilanı görür gider ve işe alınır bir beyefendiye kitap okumaya başlar.
Daha sonra hem bu adama hemde çocuğun anneannesi ne masal yazılı mektuplar gelir ve çocuk araştırmaya başlar mahalleden komşularına da benzer mektuplar geldiğini öğrenir.
Böyle devam eden bir kitap ve çocuk sonlara doğru mektubun kimden geldiğini öğreniyor.
Beğenmediğim bir iki yer vardı onun dışında güzel eğlenceli bir kitap tavsiye ederim.
Sevim Ak’ın “Uçurtmam Bulut Şimdi” adlı eseri, ilk bakışta sevimli kapak tasarımı ve renkli çizimleriyle dikkat çeken bir çocuk kitabı izlenimi veriyor. Ancak içerik incelendiğinde, bu kitabın çocuklara uygunluğu konusunda ciddi soru işaretleri doğuyor.
Kitapta yer yer şiddet öğeleri ve karakterler arası aşağılama içeren diyaloglar, çocuk gelişimi açısından sakıncalı bulunabilecek nitelikte. Bu tür temaların bir çocuk kitabında yer alması, küçük yaş gruplarının duygusal dünyasında olumsuz etkiler yaratabilir. Özellikle empati, hoşgörü ve sevgi gibi değerlerin öne çıkarılması beklenen çocuk edebiyatında, bu kitabın zaman zaman bunların tam tersi bir etki bıraktığı söylenebilir.
Bu bağlamda, “Uçurtmam Bulut Şimdi” her ne kadar uzun yıllardır basılıyor ve geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmış olsa da, içeriği itibariyle çocuklara önerilmesi güç bir eser olarak değerlendirilmeli. Ebeveynlerin ve eğitimcilerin, bu kitabı çocuklarına sunmadan önce mutlaka kendilerinin okumaları ve değerlendirmeleri yerinde olacaktır.
Sonuç olarak, çocuklara pozitif değerler kazandırmayı hedefleyen kitapların daha dikkatle seçilmesi gerektiğine inanıyor; bu eserin bu bağlamda zayıf kaldığını düşünüyorum.. Uçurtmam Bulut Şimdi
Öğrencilerime okutmaya başlayıp bir de üstüne kendisiyle söyleşi yaptıktan sonra hayranlığım kat kat artmaya başladı Sevim Ak'a. Okuduğum dördüncü kitabı oldu Lodos Yolcuları. Çok beğendim.
Bir lodos rüzgârının esmesi sonucunda kişilerin hayatında yaşanan karmaşıklığı anlatıyor kitap. Bu bir çocuk kitabı. Ancak insanların hayatında rüzgârların esebileceğini, var olanın yok olabileceğini, dünyalık şeylere ne ait ne sahip olunması gerektiğini anlatıyor aslında. Hem çocuklara hem büyüklere okutulabilecek bir kitap. Keyifli okumalar.
Lodos YolcularıSevim Ak · Can Çocuk Yayınları · 2016284 okunma
Herkese merhaba.
Çocuk kitapları, çocuklara gerek görsellik gerek içerik yapısıyla okumayı sevdirmeli ve yetişkinlik dönemlerinde okuma alışkanlığı kazanmış bir birey olmalarına zemin hazırlamalıdır. Ne yazık ki kitap bu ölçütlere uygun olmamakla birlikte iç karartıcı. Yazı tipi, hiç boşluksuz sayfa düzeni, kullanılan kağıdın kalitesi, beni okumayın der gibi. Kullanılan resimler çocukların yeni hikayeler uydurabileceği kadar ilgi çekici değil, renksiz ve yetersiz sayıda. Günlük hayatta karşımıza çıkabilecek sorunlara çok sık yer verilmiş. Etrafındaki olumsuz havadan kaçıp bir kitaba sığınmak isteyen çocuk, benzer şeylerle kitapta da karşılaşmamalı.
Çocuklar kitap kahramanlarını taklit edebilirler bu nedenle baş karakter baskı ve şiddete, doğaya zarar vermeye özendirmemeli sorunları şiddete başvurarak çözmemeli.
Üzülerek söylemeliyim ki olması gerektiğini düşündüğüm özelliklerin tam aksi biçimde yazılmış. Kitap boyunca hissettiğim en yoğun duygu huzursuzluktu. Herhangi bir çocuk gözünden okuduğumda ise buna üzüntü ve korku eklendi.
Kullanılan ifadeler daha özenle seçilmeli herhangi bir küfür, kötü söz ve hurafe içermemeliydi. Soyut düşünme becerisi yeni yeni oluşan 7 yaşında bir çocuğa ölümden haddinden fazla bahsedilmemeliydi.
Malesef öğrencilerime tavsiye edebileceğim bir kitap değil. Son olarak okuyup okumama konusunda tereddüt edenler için hoşuma gitmeyen kısımlardan birkaç örnek bırakıyorum.
"Bütün kötü adamlar böyle olurlar, filmin sonunda mutlaka ölürler." syf 9
"Gece el etek çekildikten sonra balta, bıçak, çekiç ve çakıyı alet dolabından alıp bir torbaya koydum. Kafamdan aşağı beyaz bir çarşaf geçirdim. Bir hayaletten farksız olmuştum. Bahçeye çıktım. Dut ağacının karşısında durdum. Tabansızın tekiymiş, hemencecik korktu. Garip sesler çıkararak çevresinde
Kıymığın bir dedektif gibi vanilya kokulu mektupların peşine düşmesiyle olay başlar. Kıymığın en merak ettiği şey ise bu mektupların neden vanilya koktuğuydu