Şima Rondinelli

Şima Rondinelli

Çevirmen
8.2/10
80 Kişi
·
Okunma
·
1
Beğeni
·
193
Gösterim
Adı:
Şima Rondinelli
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
384 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
1857’de yayımlanan ve Fransa’da ciddi tartışmalara neden olan Madam Bovary yazarına şöhret ve beraberinde suçlamalar getiren en tanınmış eseridir. Şöyle ki, bu romandan sonra Flaubert edebiyat eleştirmenleri tarafından modern romanın kurucusu olarak kabul edilmiştir.
19. yüzyıl toplumsal gerçekliğini çarpıcı bir biçimde aktaran bu dünya klasiği ilk basıldığında “ahlaksızlık-sapkınlık”eseri olarak görüldü ve yazara dava açıldı. suçlamalara göre romanda cinsellik,aldatma,şehvet gibi duygular yükseltilerek geleneklere hakaret edilmekteydi. Mahkemede “namus celladı kadın”ın gerçekte kim olduğu sorulduğunda Flaubert verdiği “Madam Bovary benim!” yanıtı ile meşhurdur.
Bu mahkeme sonrasında Flaubert’in aklanması “Madam Bovary”nin yeniden basılmasını sağlamıştır.
İnternette yorumları okurken eserin çokça “Aşkı Memnu” ile benzetildiğini gördüm. Fakat bana Stefan Zweig’in “Korku” eserini anımsattı. Bazı kısımlarda Balzac’ın “Vadideki zambak”ı ile karşılaştırdım. Ama Emma Bovary bambaşka bir karakter. Yaşadıklarından çok daha renkli bir hayatı hayal eden tüm duyarlı kadınların simgesidir. Okuduğu romanlarda yaşamak, balolarda dans etmek, davetlerde boy göstermekti hayali. Bu yüzden küçük bir taşra evindeki sıradan hayatına sığmıyor, yavaş yavaş çürüyordu.
Yani hayaller ve hayatlar... :) Daha fazla spoiler vermeden buyrun siz tanıyın kendisini. Biraz siniriniz bozulabilir
384 syf.
·Beğendi·9/10
Kendisini Kurmaca Kişiler Kenti’nde tanıyıp sonra öyküsünü merak ettiğim Emma Bovary ve Anna Karenina... Öncelikle Madam Bovary‘i okumakla başladım ve Kurmaca Kişiler Kenti’nde Emma’yı anlayabilirken romanını okuduktan sonra pek empati kuramadım. Kocasını ihtirassız bulması onu evlilik dışı ilişkilere itti ve türlü yalanlara, daha fazla borçlanmalarına sebep oldu. Rodolphe’ta bulunan çapkınlık ve dil cambazlıkları, Leon’da olan korkaklık ve çekingenlik Charles’ta olmadığından sevmedi belki de Emma onu. Kurmaca Kişiler Kenti’nde Emma’nın öyküsünü Emma’nın ağzından dinlerken Charles’ın ona ilgisizliği, tutkusuzluğu yüzünden kocasından uzaklaştığını, kendisine duyulan sevginin gösterilmesini istediğini söylemesine rağmen romanda Charles ilgi gösterdiğinde Emma’nın onu ittiğini gördüm. Ayrıca romanın sonunda o zavallı kızcağızlarının trajik sonu da beni bayağı üzdü. Olayın masum kişisi minik Berthe, annesinin ve herkesin bedelini ödeyecek olan kişi oldu. Anlamaya çalıştığım ve empati kurabildiğim tek şey ise, insan sevgi için, yüreğinin okşanabilmesi için hayatta her şeyi göze alabiliyor. İhtiyaç duyduğu sevgi ve mutluluk kadar hayatta büyük oynayabiliyor. Herkese keyifli okumalar. Madame Bovary Gustave Flaubert
318 syf.
·Puan vermedi
Dorian'ın ruhu Basil'in yaptığı portreye, portrede ki Dorian'ın genç ve güzel yüzü Dorian'da hapsolmuştu. Lord Harry'nin aşırı gerçekçi anlatış tarzı ile yapılmaması gereken alçakça şeylere özendirdiği Dorian bir raddeden sonra saf bir kötü oldu.
Sizce Dorian'ın melek yüzü portre ile bağlantılı olmasaydı bu kadar kötü olur muydu?
Bu kötü yüzünü herkes görseydi yine de kötü olur muydu?
Kendi çirkin ruhunu portrede her görüşünde biraz daha kötü olmadı mı sizce?
188 syf.
·2 günde·1/10
Dünya klasiği olduğundan şüphe ettiğim kitaplardan biri. Tam olarak konusu ve mevzusu belli değil. Anlatım dili çok iyi kendini okutan bir yazımı var lakin birşey olmuyor hem değişik farklı hikayeler var bence zaman kaybı.
175 syf.
·4 günde·8/10
Klasik olmuş bir eseri 200 yıl sonra yorumlamaya çalışmak. Bu tip klasik eserlerin yıllarca kaç hikayeye,kac romana,kaç filme,kaç tv dizisine ilham olduğunu bilemiyoruz,adı üstünde bir klasik.
Tefrika halinde yayınlanan romanlarda uzun tasvirler,upuzun anlatımlar olmasi günümüzün tv dizilerinin uzun anlatım şekli gibi oluyor.
Romanda çok fazla karakter var, başrol oyuncusu bence Rastignac olabilirdi,her ne kadar konu Goriot Baba olsa bile Rastignac baş kahramanı gibi. Çeviriden mi kaynaklı yoksa yazar oyle mi tercih etmis bilemiyorum,ayni kişi adıyla,soyadiyla, unvanıyla, mesleğiyle farkli bir sekilde söz ediliyor, karekter sayisi zaten fazla iken bu x3 etki yaratıyor. Romanın ilk 100 sayfasını sabırla ve ortamı hayal etmeye calisarak geçirin,orayi atlatirsaniz finişte ipi göğüslersiniz.
318 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Bir arkadaşımın tavsiyesi ile bu kitapla tanıştım. Çok büyük bir merak uyandırmıştı bende. Gerçekten karşılığını aldığınızı hissettirecek bir kitap! Sanki her sözü özenle düşünülüp seçilmiş.
Kitap çok sürükleyici olmasının yanında Dorian Gray gibi bir insan modelini de tanımak ayrı bir hazdı...
Tüm karakterler birbirinden tamamen farklı ama nefis bir karma durumda. Dorian'in masum kabuğundan fırlaması da çok zaman almıyor. Karakteri kendi yerinize koymayı denemek bu kitap için yanlış olurdu. Tamamen bir film edası ile izlemek ve düşünmek gerek. Etkisinden zor kurtulacağınız ve hemen en sevilenler rafında kendine yer bulacak kıymetli bir kitap. Kitabın sonu kitaba yakışacak cinsden. Mutlaka okunmalı!
288 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Zola nın okuduğum ilk kitabı, tanışmak için bir kitap seçmişim ama kötü bir yayın evi :(

Aslına ''Germinal'' le başlıcaktım ama bir Beyazıt sahafları ziyareti esnasında orada gördüm 'Germinal 'e göre biraz daha ince olması cazip geldi belkide.
Sonrasında kitabın konusunu incelerken bir arkadaşımın bu kitabı tavsiye ettiğini hatırladım, hatta okumam falan demiştim.
İyiki kitabı aldıktan sonra hatırladım bunları...

kitaba gelince de Zola gerçekten ilgi uyandırıcı bi kitap yazmış. ki ben gerçekten kötü bir çeviri okudum bence buna rağmen etkileyiciydi..
Hikayenin başından sonuna kadar bir kedi kaldı aynı pisikolojide.Ben dahil herkes değişti :)

Konusu; halası tarafından büyütülen ve hayatla ilgili bütün kararları halası tarafından verilen bir kadın, sürekli hastaymış gibi muamele gören bir oğul, bütün hayatı ve hayatındakileri kontrol etmeye çalışan, onlara yerine doğru yapan, yine onlar yerine yanlış yapan bir anne aynı zaman da hala... ve çoğu romanda olan yakışıklı! elinde birşey gelmeyen bir erkek, heee bir de iğrenç komşuları var tabi...
Güzel bir hırs intikam şehvet kombinasyonu olmuş.
Hızlı okunan ve olaya sizi de dahil eden bir roman.
Daha iyi bir çevirisi olmak şartıyla tavsiye ederim...
%56 (123/221)
Kendime bu işkenceyi daha fazla edemem. Şimdiye kadar bir ton kitap okurdum. Okumuyorum, okumayacağım. Asla okumayacağım. Beyaz Diş'ten sonra tam bir hayal kırıklığı.
318 syf.
·Beğendi·9/10
Kitapta genç ve yakışıklı Dorian 'in kendisi için yapılmış portresine bakıp "keşke bu resimdeki gibi hep genç kalsam benim yerime bu portre yaşlansa" dileğinin gerçekleştirmesinin hikayesini okuyoruz. Romanda Dorian zevkleri uğruna yaşayan biri olarak karşımıza çıkıyor. Yaşamda her türlü zevki , ihtirası yaşamayı amaçlıyor tabi bunu yaparken de etrafına yakınlatına zarar veriyor. Kendi istekleri için yaşarken bencilliğin , acımasızlığın dibine vuruyor tabiri caizse.
Kitabın kurgusunu beğendiğimi söyleyebilirim. Kahramanlar arasında gecen diyaloglar da çok güzel. Akıcı ve gerçekten de bir klasik olmanın hakkını veriyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Şima Rondinelli

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.