Thomas Cathcart

Thomas Cathcart

Yazar
8.0/10
485 Kişi
·
1.515
Okunma
·
22
Beğeni
·
2.211
Gösterim
Adı:
Thomas Cathcart
Unvan:
Amerikalı Felsefe Profesörü, Yazar
Doğum:
Amerika Birleşik Devletleri
Tam adı Thomas Wilson Catchart olan Amerikalı yazar. Harvard'lı felsefe profesörü. Kendisi gibi Harvard'lı bir felsefe profesörü olan Daniel Martin Klein ile birlikte yazdığı "felsefespri" kitaplarıyla ünlüdür.
Uçakta sarışın bir kadınla bir avukat yan yana düşer. Avukat vakit geçirmek için kimin genel kültürü daha iyi oyunu oynamayı teklif eder. Kadın aldırmaz. Bunun üzerine, "Her bilemediğiniz soru için siz bana beş dolar verin, ben her bilemediğim sorunuz için size elli dolar vereyim," der. Kadın kabul eder.

"Peki," der avukat, "Dünyanın güneşe uzaklığı ne kadardır?"

Kadın yanıt vermez, çantasından çıkardığı beş doları uzatır. Sıra ondadır:

"Dağa üç ayakla tırmanıp dört ayakla inen nedir?" Avukat düşünür, düşünür ama bulamaz. Elli dolar çıkarıp kadına uzatır. Sarışın, tek söz etmeden parayı çantasına koyar.

Avukat, "Dur bir dakika," der. "Yanıt neydi?"

Kadın avukata beş dolar uzatır.”

Kitaptaki en çok beğendiğim fıkra buydu
“Holmes, Watson'la birlikte kamp yapmaktadır. Gecenin geç bir saatinde Holmes uyanır ve Dr.Watson'ı dürter. "Watson," der, "göğe bak ve bana ne gördüğünü söyle.

"Milyonlarca yıldız görüyorum, Holmes," der Watson.
“Peki, bundan ne sonuca varıyorsun,Watson?"

Watson biraz düşünür, sonunda, "Şey," der, "astronomik açıdan milyonlarca galaksi ve muhtemelen milyarlarca gezegen bulunduğu sonucuna varıyorum. Astrolojik açıdan Satürn'ün Aslan burcuna girdiğini görüyorum. Zamansal açıdan saatin yaklaşık üçü çeyrek geçtiğini kestirebiliyorum. Meteorolojik açıdan yarının harika geçeceğini düşünüyorum. Teolojik açıdansa Tanrı'nın her şeye gücünün yettiğini ve bizim minnacık olduğumuzu çıkarabiliyorum. E, peki sen ne sonuca vardın, Holmes?"

"Birisi çadırımızı çalmış, dostum.”
İki inek çayırda otlamaktadır. Biri diğerine döner ve "Pi genellikle beş sayıyla yazılıyor ama aslında sonsuza kadar devam ediyor," der.
Diğer inek kafasını çevirir ve yanıtlar: "Mö."
Millie kocasını doktora götürür. Doktor baştan aşağı muayene ettikten sonra Maurice'e dışarıda beklemesini söyler. Maurice çıkınca, "Kocanız aşırı stresten kaynaklanan çok ciddi bir hastalığa yakalanmış," der. "Eğer söyleyeceklerimi yapmazsanız ölecek. Her sabah eşinizi öperek uyandırın, ardından mükellef bir kahvaltı hazırlayın. Hep nazik olun ve hep neşeli kalmasına dikkat edin. Sadece en sevdiği yemekleri hazırlayın ve yemekten sonra hafif şekerleme yapmasına izin verin. Sağa sola yollayıp yormayın ve sorunlarınızı anlatmayın; bunlar sadece stresi artırmaya yarar. Sizi eleştirirse veya sizle alay etse bile şakın tartışmaya girmeyin. Akşamları masaj yaparak rahatlamasına yardımcı olun. En sevdiğiniz dizileri kaçırmanıza yol açsa bile istediği kadar maç ve spor programı seyretmesi için teşvik edin. En önemlisi, geceleri onu tatmin edecek ne varsa hepsini yapın. Önümüzdeki altı ay boyunca bunları harfiyen ve her gün yaparsanız Maurice sağlığına tamamen kavuşacaktır."
Çıkışta Maurice merakla karısına sorar: "Ee, ne dedi doktor?"
-"Ölecekmişsin."
Bir gün köprüde yürüyordum ve kenarda, aşağı atlamaya hazırlanan bir adama rastladım. Hemen koştum ve "Dur!" dedim. "Yapma!"
"Neden yapmayayım? dedi.
"E, uğruna yaşanacak çok şey var çünkü!"
"Mesela?"
"Şey... Dindar mısın?"
Evet, dedi adam.
"Ben de!" dedim. "Gördün mü? Şimdiden asgari müşterekte birleştik bile! Gel konuşalım. Hristiyan mısın yoksa Budist mi?"
"Hrıstiyan'ım."
"Ben de! Katolik misin, Prostestan mı?"
"Protestan."
"Ben de! Episkopal misin, Baptist mi?
"Baptist."
"Vay! Ben de! Tanrı'nın Baptist Kilisesi'nden misin peki, yoksa reformcu Tanrı'nın Baptist Kilisesi'nden mi?"
"Reformcu Tanrı'nın Baptist Kilisesi!"
"Ben de! Peki, 1879'da reform yapan Reformcu Tanrı'nın Baptist Kilisesi'nden misin yoksa 1915'te reform yapan Reformcu Tanrı'nın Baptist Kilisesi'nden misin?
"1915'te reform yapan Reformcu Tanrı'nın Baptist Kilisesi'ndenim," dedi adam.
Bunun üzerine ben de "Geber o zaman kafir pislik!" deyip ittim alçağı.
304 syf.
·9/10
"Yaşamanın en iyi yolu diye bir şey yok, bu yüzden sen kamyonunu sürmeye devam et.”
Merhabalar yazarın okuduğum üçüncü kitabı olan bu eserden önce Platon Bir Gün Kolunda Bir Ornitorenkle Bara Girer isimli kitabını okumuş ve çok beğenmiştim.Bu eseri de diğer eserinde olduğu gibi Platon üzerinde durmuştur ancak bunda farklı olarak mizahi ve karikatürist bir anlatım tarzı benimsenerek kaleme almıştır.Felsefeyi ve filozofları anlamak isteriz.Okuyarak ve anlayarak bir yolcuğa çıkmak isteyenlerin tercih etmesi gereken bir eserdir.Bu eserdeki her çizimde felsefeyi anlatıyor.Yazar resimleri çok farklı anlamlarla açıklıyor.Felsefik kitaplar sıkıcıdır tezini çürütmektedir.Kitap sayesinde öğrenmek istediğim çoğu şeyi öğrendim.Kitabın son bölümde ünlü filozofların hayatlarıyla ilgili bilgiler verilmiştir.
Keyifli Okumalar Dilerim
200 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Evet okudum :D Okudum ve çok sevdim. Yine bir kitap alışverişiydi. Ve gözlerim bu enteresan kitaba takılıverdi. Kitabın adı zaten beni benden aldı o an :) Hemen siteye girip okuyanlara, yorumlara baktım önce. Sonra sayfaları karıştırdım ve neden olmasın dedim. Neden felsefeyi bir de böyle okumayayım ki...

Öncelikle beklentilerinizi düşük tutmayın dostlarım. Çünkü Harvard'lı iki felsefe profesörü harika bir iş çıkarmış. Felsefenin aynı fıkralar gibi dünyamıza yeni bakış açısı getirdiğini ve "tıpkı mizah gibi aklımızı gıdıkladığını" farketmişler. Ve bu sayede ortaya "felsefespri" adını verdikleri bir tür çıkmış. Felsefespri; yani felsefeyi mizah yoluyla anlamak. Öyle şey olur mu demeyin, oluyormuş. Denedim, gördüm :)

Kitabın içeriğinden biraz bahsedelim. Metafizik, Tümevarım, Stoacılık, Koşulsuz Buyruk, Altın Kural ve daha fazlasını bulmanız mümkün kitapta. Ama tek farkla... Her bölümde sizi bir konu ve her konuyu daha iyi kavramak için bir fıkra bekliyor. Her fıkra arasında da konuyla ilgili açıklamalar buluyorsunuz. Bu da hem okuma hevesini arttırıyor hem de anlama kolaylığı sağlıyor.
Tümevarımlı Mantık örneği ile neden bahsettiğimi anlayacaksınız. Önce yazarlar biraz konudan bahsetmiş ve sonra daha iyi anlaşılması adına bir fıkra ile perçinlemiş anlatımı. İşte o fıkra;

Holmes, Watson’la birlikte kamp yapmaktadır. Gecenin geç bir saatinde Holmes uyanır ve Dr. Watson’ı dürter. "Watson," der, "göğe bak ve bana ne gördüğünü söyle."
"Milyonlarca yıldız görüyorum, Holmes," der Watson.
"Peki, bundan ne sonuca varıyorsun, Watson?"
Watson biraz düşünür, sonunda, "Şey," der, "astronomik açıdan milyonlarca galaksi ve muhtemelen milyarlarca gezegen bulunduğu sonucuna varıyorum. Astrolojik açıdan Satürn’ün Aslan burcuna girdiğini görüyorum. Zamansal açıdan saatin yaklaşık üçü çeyrek geçtiğini kestirebiliyorum. Meteorolojik açıdan yarının harika geçeceğini düşünüyorum. Teolojik açıdansa Tanrı’nın her şeye gücünün yettiğini ve bizim minnacık olduğumuzu çıkarabiliyorum. E, peki sen ne sonuca vardın, Holmes?"
"Birisi çadırımızı çalmış, dostum."

İşte Tümevarımlı Mantık...
Tıpkı bunun gibi birçok konuyla fıkrayı bağdaştıran, hem güldüren hem de gerçekten öğreten bir kitaptı. Felsefe okumaktan korkanlara, sıkılıp okumayı bırakanlara, ah keşke daha zevkli olsaydı tüm bu terimler diyenlere kesinlikle tavsiyemdir :) Yazarların ikinci kitabı olan "Nietzsche Öldü! Bir Hipopotam Olarak Yeniden Doğdu..." da yine ilginç bir isme ve konuya sahip. Sıra ona da gelecek :)
200 syf.
Felsefeye giriş düzeyinde, oldukça keyifle okunacak ve felsefeyi sevdirecek bir kitap. Birçok felsefi akım ve kuramlar hakkında oldukça öz ve akılda kalıcı bilgiler veriyor. Bununla birlikte tüm bilgiler çok sayıda güzel fıkra ile pekiştiriliyor.

İçerdiği felsefe konuları metafizik, özcülük, akılcılık, özgür irade ve belirlenimcilik, süreç felsefesi; mantık, çelişmezlik yasası, tümevarım, tümdengelim, analoji, Zenon paradoksu; epistemoloji, deneycilik, bilimsel yöntem, Alman idealizmi, matematik felsefesi, pragmatizm, fenomenoloji; etik, Platoncu erdem, Stoacılık, yararcılık, güç istenci, duyguculuk; din felsefesi; varoluşçuluk; dil felsefesi; toplum ve siyaset felsefesi, feminizm, ekonomi felsefesi, hukuk felsefesi; görelilik; metafelsefe.

Oldukça akıcı ve kolay okunabilir bir kitap. Özellikle fıkralar okurken güzel vakit geçirmenize yardımcı olacak. Giriş düzeyinde felsefe bilgisi edinmek isteyenler veya felsefe üzerine keyifli bir kitap okumak isteyenlere tavsiye ederim.
İyi okumalar.
200 syf.
·5 günde
Merhaba. Hayırlı sahurlar. Yine uyumaya yakın ve sadece tek gözüm açıkken inceleme yazmaya karar verdim. Kitaba tesadüfen rast geldikten sonra birkaç alıntı okuyup merak etmiştim. Felsefenin ana konularını ihtiva eden kavramları hem giriş düzeyinde hem de işi mizaha dökerek anlattığı iddia ediliyordu ki gerçekten öyleymiş. İlk defa bir felsefe giriş kitabını okurken böyle zevk aldım diyebilirim. Kitapta yer alan temel konular arasında din felsefesi, etik, mantık, görelelik, toplum ve siyaset felsefesi gibi kısımlar özellikle dikkat çekici oldu benim için. Felsefe okumadan evvel benim üzerine düşündüğüm ama adını koyamadığım şeylerin bir ana kavram altında toplanması ve filozofların çeşitli görüşlerini de orada işlemesi çok hoşuma giden bir durum olurdu. Bu kitapta pek yok aslında bu ama genel anlamda felsefenin en güzel kısmı bu bana göre. Bu kitap temel kavramları örneklerle açıkladığı için genelde bir iki görüş bildirmiş konular hakkında. Ama giriş düzeyinde olanlara yeterli diye düşünüyorum. Konunun ana fikri ve o konuya filozofların nasıl yaklaşmış olabildiğine dair az çok bir şeyler söyleyebilir hale geliyorsunuz okudukça. Ben alanın cahili olarak okurken hem güldüm hem de bilgilendim ilgilisine tavsiye ediyorum.

Kitabın epub hali var isteyene atabilirim.
200 syf.
·8 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitap incelemesi okuyanlara selamlar..
Dikkat! İçerde Felsefespri Var!
Kitabın isminden anlaşılacağı üzere bu bir felsefe kitabıdır ama içeriği nasıl güzel nasıl güzel anlatamam o derece güzel işte. Felsefik terimleri, kavramları sıkıcı bulan insanlar mı var, ya benim aklım o terimleri almıyor diyen mi var, felsefe benlik değil ya okurken çok sıkılıyorum diyen mi var, işte bu kitap tam size göre sayın felsefe kitaplarını sevmeye çekingen yaklaşanlar. İçerde neler var neler. Her kavramı, her teoriyi esprili bir üslupla anlatarak, üstüne bolca fıkralar serpiştirerek hem gülmemizi ama aynı zamanda düşünmemizi sağlayan fırından iyiki çıkmış dediğimiz bir kitap. Felsefeye yeni başlayanlara şiddetle tavsiye edilir, ha bide mizah seviyorsanız bence okuyun. Ornitorenk de bir yarı-deniz memelisiymiş onu da öğrendik.
DrDen
DrDen Platon Bir Gün Kolunda Bir Ornitorenkle Bara Girer'i inceledi.
200 syf.
Herkesin ismini "ilginç"bulduğu kitap,kitabın ismi şu fıkradan alınmış"Geçenlerde bir gün Platon, kolunda bir ornitorenkle bara girmiş. Barmen çifte alaycı bir bakış atınca bizim ihtiyar, "Ne diyeyim?" demiş, "mağarada daha güzel görünmüştü gözüme!"
Kitap felsefe ile ilgilenenlere hafif yada basit gelebilir çünkü "temel felsefi kavramlar"tanımlarına ek olarak fıkralarla örneklendirilmiş ve Harward'lı iki profesör bu kitapta ele aldıkları bu yönteme "felsefespri" demişler.
Kitap felsefenin tanımlarını bile anlaşılmaz bulanlar icin gayet açık ve anlaşılır.Ayrıca fıkralarla desteklenmiş olması anlamayı kolaylastırıyor.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar.
Melike
Melike Platon Bir Gün Kolunda Bir Ornitorenkle Bara Girer'i inceledi.
200 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Eğlenceli bir felsefeye giriş kitabı arıyorsanız, bu kitap aradığınız kitap.
Ciddi felsefî bilgiler öğrenirken, bir yandan da bu öğretileri açıklayan fıkralarla eğleniyorsunuz. Fıkralar gerçekten hem komik hem de açıklayıcı. Fıkra deyip geçmeyin anlayamadığım bazı konuları, durumu açıklayan fıkra ile kavrama imkanım oldu.
Felsefî terimlerin açıklaması da kitabın sonunda verilmiş. O yüzden felsefe öğrenmek isteyenlere tavsiye edilir. Bilenler de keyifle okuyacaktır.
Uzun bir inceleme yazmayacağım zira daha fazla açıklamayla spoiler vermek istemiyorum.
Okuyacaklara iyi eğlenceler.
212 syf.
Hipopotam'a atfedilen felsefi yönü düşündüğümüzde Nietzsche ile olan ilişkisi bağlamında güzel bir kitap olabilirdi ancak beklediğim nitelik ve değerde değildi.

Oldukça basit ve sıradan fıkra temalı mesajlarla boğulmuş diyebilirim kitap için. ''... felsefeyi sevdiren'' denilmiş hemen herkes tarafından kitap hakkında ancak herhangi bir felsefi altyapısı olan metinler okuyamadım. Kitap felsefi özelliğinden çok karikatür, eğelence, mizah şeklinde tasarlanmış. bazı sayfalar karikatürlere ayrılmış, oldukça ilginçti.

Belki de felsefi bir şeyler aradığım için esprileri kaçırdım. Ancak içerik olarak müthiş bir kopukluk var.

Tavsiye edebileceğim bir kitap değil. Karikatür dergileri daha eğlenceli.
200 syf.
·Beğendi·9/10
Bölümüm olmasına rağmen anlamakta zorlandığım bir branş olan felsefeyi bu kadar eğlenceli düşünmezdim. Felsefespriler sizi düşünmeye iterken, okuduğunuz şeyleri kolayca anlamanız sizin ''filozof mu oldum lan ben şimdi¿'' diye düşünmenize sebep oluyor. Okumadan ölmeyin çünkü felsefe hayattır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Thomas Cathcart
Unvan:
Amerikalı Felsefe Profesörü, Yazar
Doğum:
Amerika Birleşik Devletleri
Tam adı Thomas Wilson Catchart olan Amerikalı yazar. Harvard'lı felsefe profesörü. Kendisi gibi Harvard'lı bir felsefe profesörü olan Daniel Martin Klein ile birlikte yazdığı "felsefespri" kitaplarıyla ünlüdür.

Yazar istatistikleri

  • 22 okur beğendi.
  • 1.515 okur okudu.
  • 57 okur okuyor.
  • 985 okur okuyacak.
  • 46 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları