Hakan AYDIN

Hakan AYDIN
@yazar3434
"Herkesçe beğenilen güzellik ahlak güzelliğidir. Çünkü ahlak güzelliği her yaşta güzeldir."
9/10
·86 syf.··
2025 15. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mart 2025 02:19
Öyle bir yazar ki ne sinirimin önüne geçebiliyorum ne de kitaplarını elimdem bırakabiliyorum. Reşo Ağa'da okuduğum diğer iki kitabı gibi birbirinden ilginç hikâyelere tanık olmamı sağladı. Kitap "Doğunun insanı, sevdiği için ölür, yaşamak için öldürür. " cümlesiyle başlıyor fakat ilk üç hikâye "Doğu'nun insanı sadede öldürür. " mottosuyla devam ediyor. Kendilerinin belirlediği namus yasalarıyla insan öldürmenin ne kadar kolay, kadın olmanınsa ne kadar zor olduğunu görüyoruz. Diğer ilgimi çeken unsursa Bekir Yıldız'ın kadın karakterlerin çoğunu para ve hırs düşkünü yapması. Okuduğum üç kitabında da buna fazlasıyla şahit oldum. Erkekler evdeki aptal eşlerinden kaçmak için bir genelev turu yapar ve her seferinde biz buna şahit oluruz :) Yani artık o kadar şahit oldum ki hikâyenin başında adamın nereye gideceğini çıkarabiliyorum. Yazarı bu konuda da tebrik ediyorum, o kadar gerçekçi yazıyor ki bir yerden sonra yıpranan sinirinizle baş başa kalıyorsunuz. Genel olarak okumaktan keyif aldığım, memleketimin farklı yerlerindeki insanların yaşamı ve erkeklerin iç dünyasına yolculuk yapmamı sağlayan bir yazar Bekir Yıldız. Edebiyatımızda bu kadar arka planda kalmasını üzücü buluyorum.
Edebiyat
Reşo AğaBekir Yıldız · Everest Yayınları · 2010168 okunma
Hakan AYDIN
Güzel analiz etmişsiniz👏
Reklam
8/10
·779 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2023 00:15
"Anlayabilmesi için, önce kalbi olması gerekir insanın!" Dostoyevski seni okumak ne güzel? Olayları yaşamak, kişilikleri tanımak ve anı sanki yanındaymış gibi hissetmek... Gelelim kitabımıza; sara hastası bir genç adamın dünyada, dürüst bir insan olarak yaşamanın ne kadar zor olduğu anlatılmaktadır. En acısı da; toplumun, sisteme alıştığını  görmekti doğrusu... Yıllar sonra bile değişen birşey olmaması da çok manidar...Sakın unutmayın! Böyle bir dünyada yaşıyorsanız;  dürüst iseniz; size toplum 'budala' adını rahatlıkla verir. Hatta günümüzde bu kadarla da kalmaz daha kötü isimler alırsınız. Ah Prens; ikiyüzlülük, entrikalar ve ahlaki yoksunluklarla dolu bu dünyada; iyi yürekli ve dürüst bir  insan olmak ne kadar zor değil mi? Seninle zaman zaman aynı duyguları yaşadım... Bu dünyada düzgün olmamak gerektiğini ne yazık ki pek çoğumuz gibi ben de defalarca hissettim... Ve fakat; tavsiyemdir: Doğruluktan şaşmayın! Dostoyevski'nin en önemli kadın kahramanlarından, tutku ve güzelliğin sembolü Nastasya ile bu kitapta  tanışıyoruz. Böylece Budala da Rus edebiyatının en güzel aşk romanları arasında yerini alıyor. Umarım hayatımızda bir kere bile olsun budala bir insanla yollarımız kesişir... Ben çok beğendim, takdir sizin... Keyifli okumalar dilerim...
BudalaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201231,5bin okunma
Hakan AYDIN
Çok doğru böyle bir çağda dürüst olmak..
Tek Kanatlı Bir Kuş
9/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2021 179. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mart 2021 17:55
Merhabalar, bugün Yaşar Kemal'in "Tek Kanatlı Bir Kuş" adlı eseriyle geldim. Tek Kanatlı Bir Kuş'u, Yaşar Kemal aslında 1960'lı yıllarda yazmış. İlk baskısı ise 2013'te Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkmış. Kitap 72 sayfa ve 1-2 saatte rahatlıkla okuyabileceğiniz kısa bir roman, uzun bir öykü tadında. Dili akıcı ve sade. Yazarımız bu kitabında toplumun belli kesiminden insanları birleştirerek, sembolik bir şekilde korkuyu işlemiş. Her kitabında olduğu gibi, Anadolu insanının yüce gönüllülüğünü, sevgisini, sıcaklığını, bizdenliğini hissediyorsunuz. Kitabımız, kuş uçmaz kervan geçmez bir kasaba olan Yokuşlu'ya tayini çıkan bir posta müdürü ve onunla birlikte gelen eşi Melek Hanım'ın hikayesi ile başlıyor. Üç günlük tren yolculuğunun anlatılışı muhteşemdi. O kokuları ben de hissettim resmen. :D Yokuşlu'ya kimse gitmek istemiyor halkta bir korku var. Uzak bir yerinde bırakıyor otobüs vb araçlar da. Bu iki garibim de eşyalarıyla yolun kenarında kalakalıyorlar. Kasabaya girseler mi girmeseler mi? Bir yandan anlatılan şeylerde bir belirsizlik var. Kasabaya neden girilmediği belli değil. İşte tam da burada yazarın bahsettiği korku olayı devreye giriyor. Bulaşıcı bir hastalık gibi yayılan bir olaya dönüşüyor. Yaşar Kemal, korku için şöyle diyor: "Ben hep korkudan korktum. Korkudan çok korktum. Roman yazdığım zaman içimde bir korku istemezdim. O yüzden bu kitapta da korkuyu anlattım. Kayseri'de askerlik yaptığım kasabanın üzerinde büyük bir taş vardı ve bütün kasaba bu taşın üzerlerine düşeceğinden korkuyor, taşı üzerilerine düşmesin diye demir zincirlerle bağlıyorlardı. Madem korkuyorsunuz o zaman çekin gidin derdim. Seneler senesi bu korkuyu yazmak istedim." Bundan başka benim en merak ettiğim konu ise Yanıkoğlu Hüseyin karakterinin derdiydi. Kitap bitti ama onun derdini
Roman
Tek Kanatlı Bir KuşYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201911,2bin okunma
Hakan AYDIN
Mükemmel izah etmişainiz🤗