Ne diyeyim, nasıl anlatayım? Mustafa Çiftçi kalemi kalbiyle tutuyor. Hatta doğrudan kalbiyle yazıyor. Anlatıcıyı araya sokmuyor da karşıma geçmiş bana anlatıyor. Ağaca kuş kondu dediğinde bahçedeki ağaca sahiden bir kuş konuveriyor. Yağmur başladı deyince pencereme damlalar vuruyor. Öyle işte...
Her şeyi bilen ben.
Müşteriyi seçen ben.
Alan, satan, veren ben... Handan'ı görünce ne edeceğimi bilemedim. Handan dedim, durdum. Handan dedim, kaldım. Bir adım atamadım. Öteye gidemedim. Beriye gelemedim. Handan dedim, isminiz ne güzelmiş diyemedim. Handan dedim, gözleriniz ne yeşilmiş diyemedim.