İnsanlar için yaşamına son vermek..
İnce bir kitap olmasına rağmen bir çok şeyi sorgulatmaya yeterli. Zararı sadece kendisine olan bir kişi insanlar için ve onlar yüzünden vazgeçmeli miydi kendinden, yaşamından?
İntihar etmeyi düşünen ve bunu gerçekleştiren birey çoğunlukla insanlar için ölüyor.
Yalnızlık, ilgiye açlık, kenarda kalınmışlık hissediliyor her satırda. Stefan Zweig
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,8bin okunma
Bazı okurların beğenip bazı okurların ise beğenmediği Kırmızı Saçlı Kadın’ı ben çok beğenerek ve birçok duyguyu aynı anda hissederek okudum. Ve tavsiye edeceğim bir kitap oldu.
Kitabın ismi ile içeriğini ancak son sayfalara geldiğimde anladım ve kitabın ismi ile içeriğinin hikâyesine anlam yükledim.
“Çantamdan çıkardığım Dante Rossetti’nin yırtılmış, kırmızı saçlı kadın resmini verdim. Bitince kapağına bu resmi koyar, biraz da güzel ananın gençliğini anlatırsın. Tabii romanına nasıl başlayacağını sen daha iyi bilirsin ama kitabın, benim son sahnedeki monologlarım gibi hem içten hem de bir masal gibi olmalı. Hem yaşanmış bir hikaye hem de bir efsane gibi tandık olmalı.”
(syf.195)
İşte tam da böyle bir roman Kırmızı Saçlı Kadın. Annesi Gülcihan’ın (Kırmızı saçlı kadının) oğluna olması gerektiğini söylediği gibiydi.
Yazarın birçok yerde belirttiği gibi “Hayat, efsaneyi tekrar eder.” olayı Kırmızı Saçlı Kadın yapıtının dipnotu.
Doğu’nun Rüstem ve Sührab’ında hem de Batı’nın Oidipus’unda yaşananlar romanın bütününde karakterlerin olay örgüsüne entegre edilmiş biçimde.
Rüstem ve Sührab hikayesinin konusuyla bir gecelik birliktelikten dünyaya gelen çocuğun babasız büyümesi ile başlayan hikaye sonrasında Oidipus’un babasını öldürmesi olayı ile sonu birleştirilen Kırmızı Saçlı Kadın yapıtı eski hikayeler ile sentezlenmiştir.
Orhan Pamuk