Benim içine doğduğum, içinden dünyaya doğduğum kent o yıllarda daha da küçüktü. Bütün dünyaya uzaktı. Biz öyle sanıyorduk. Görsel medya dediğimiz bir bulantı hayatlarımıza girmemişti. Henüz şarkı söylemeyi biliyorduk. Yıldızlarımız vardı. Bahçelerimiz vardı. Hayal kurmayı unutmamıştık.
İnsan yalnızca içinde bulunduğu güne ait musibetlere sabretmekle mükelleftir. Allah insana hayat boyu sabretmesini değil, yalnızca bir an sabretmesini emretmiştir. O da içinde bulunduğu âna ait sabırdır.