Bulunduğu konum, yaşadığı çevre ve eğitim düzeyi gibi birçok etkenler bakımından en aşağıda yer alan genç bir adam; kendisinden çok daha yüksekte olan, eğitimli gerek ailesinden gerek çevresinden gelişmiş, geliştirilmiş genç bir kadın...
Mutlu olduğu yaşam tarzından sevdiği için ve hayatlarını merak ettiği, hayranlık duyduğu yere erişmek için vazgeçen bir adam Martin EDEN...
Okuduğu kitaplar, araştırmaları, öğrendiği onca şey onu istediği yere götürür mü? götürürse neler yaşar bilinmez. Ancak bu hayat yolculuğunda okura çok güzel mesajlar veren, karakterlerin her birinin ayrı fikir ve ayrı düşüncelere sahip olması, insanların bu fikir ayrılığı sebebi ile birbirlerine ne kadar acımasız olabileceklerini gösteriyor.
Bu kitap için şunu söyleyebilirim ki bazen körü körüne tutunduğumuz hayaller gerçekleşse bile geç kalabilir; hayatımızda önemli yere sahip olan insanları seçimlerimize, Geleceğe dair planlarımıza ne kadar dahil ettiğimiz, fikirlerini ne ölçüde aldığımız çok önemli.
Hayalini kurduğumuz o hayat belki de kavuşunca hayal ettiğimiz zamanlardaki kadar mutluluk vermeyebilir. Belki de güzel olan hayal etmektir ya da hayal etiğin günlerin koşullarında güzeldir...
Bir de toplum, aile baskısı var... Hayatımızda ne kadar seçimlerimiz en uzak tutmaya çalışsakta yine de bir yerde onlara uygun olmaya çalışırız ya da uydurmaya... Ya sevdiğimizi, ya kendimizi ya da tüm hayatımızı...
Vazgeçtiğin hayata yeni hayatı değer mi? Eski hayatını özler mi? Özlese bile geri döndüğünde artık kendisini oraya ait hisseder mi? Bunların cevabı kitabın en derinlerinde saklı...