Ardından "Neden insanlar birbirlerini eleştirmeden yaşayamıyor?" diye sormuş kendi kendine ve başını iki yana sallayarak bu soru üzerine düşünmeye başlamış. "Kumla dolu sahilde açan çalı yoncaları, etrafta gezinen küçük yengeçler, koyda dinlenen gri kazlar... Hiçbiri beni eleştirme ihtiyacı hissetmiyor. Keşke insanlar da böyle olsa! Hepimiz, hayatı yaşama şeklimizin farklı olabileceğini kabul edip birbirimize saygı duysak olmaz mı? Kimseye zarar vermeden, onurlu bir hayat sürmeye çalışmama rağmen, nedense herkes benimle alakalı eleştirecek bir şeyler buluyor!"
Derin bir iç çekmiş, "Gerçekten, usandım bu durumdan."
Maneviyat eğitimi, esas itibarıyla, bir taraftan çağdaş Japonya'da sosyal bağların yitirilmiş olmasına diğer taraftan bu yitirişinin suçlusu olan Batı etkisine karşı tepkinin bir ürünüdür.
Şimdi seishin kyooiku tatbikatı yapan şirketlerin sözcülerine göre Japonlar için bu yaklaşım, iyi vatandaşlık eğitimi ile eş anlamlıdır. Bunlar okul sisteminden kovulduğu zaman eğitimde bir boşluk doğmuş olur.