10/10
·440 syf.··
2026 15. kitabı
Kitabın özetidir. Kendime not olarak yazıyorum. Yazırın okuduğum dördüncü kitabıydı ve çok sevmedim. Başlangıçta anneanne, anne ve kızdan oluşan üç kuşak kadın hikayesi okuyoruz gibi geliyor ama ilerledikçe çarpıyor insanı. Şehnaz, annesi ideal öğretmen Ayhan Varlı ve soyu bir Osmanlı paşasına dayanan anneannesi Hatice Şehbal Targut hayatta kalmak için sıkı bir yumak oluşturmuş üç kadındır. Şehnaz ekonomi öğrencisiyken hocası olan, narsist, egoist, kibirli E’ye aşık olur ve 30 yıllık kabullenişmiş bir (bence) istismar başlar. Çünkü E, göz alıcı, çekici avukat Eyşan’la evlidir. Kör aşık Şehnaz ikinci kadın olmayı, E’nin lütfettiği kadar hayatında kalmayı bile isteye kabul etmiştir. Gezerler, yurt içi- yırt dışı tatillerine giderler, şehnaz’ın ayaklarını yerden kesen kaçamaklar yaşarlar ama E lütfettiği kadar. Ayhan hanım hiç onaylamasada kızını kaybetmemek için kabul eder bu ilişkiyi. Tüm sorun bu ve anneannelerinin bencil istekleri diye bakarken anneanne tüm acı ve sırlarını beyin kanaması geçirip ölerek yanında götürür. Ta ki, Ayhan hanımın uyur gezer olduğu anlaşılıp, en karanlık sırlar açığa çıkana kadar. Toplamda 3 uyur gezer gece sonunda tüm hikayeyi öğreniyoruz. Hatice şehbal hanımın paşa babası annesi güzeller güzeli Esmeden 30 yaş büyük çok yaşlı bir adamdır. Zaten çok erken ölünce annesiyle ortada kalırlar. Esme çok güzel olsada aklı kıttır. İmam nikahı adı aldında sayız erkeğin himayesine girer ve kızını koruyamayacak kadar aklı gittiği için Hatice şehbal hanım bu adamların tecavüzüne uğrar. Öyleki Ayhan hanımın babası belli bile değildir. Tüm bunları bilinç dışına itmiş kendi kurduğu gerçeklikte asıl gerçekleri değiştirerek kendine yep yeni bir hikaye yazar Hatice Şehbal hanım. Onu da gerçekleri kabullenme şekli budur. Annesi Ayhan hanım ise öğretmen
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,1bin okunma
Dan Brown gene yapmış
9/10
·600 syf.··
2026 6. kitabı
Dan Brown ve Grange kitaplarını çok seviyorum. Okurken yep yeni bilgilerle aklınızın sınırlarını zorlar her zaman. Gerçeğin en görünmezlerini bulur ve kurgularlar. Sırların sırrı da böyle bir kitap. Okurken yaşıyor ve bir sürü sırra sahip oluyorsunuz. Bilinc denen şeyi nasıl yanii diyerek kavrayacaksınız. Kuantum ve metafiziğe, bizi bir odundan, taştan ayıranın bilinç olduğuna inanan biri olarak sıkılmadan okudum. Çift yarık deneyini zaman zaman açar izlerim. Bu kitabı da zaman zaman açar altını çizdiklerimi okurum artık. Farkındalığıma katkıda bulundu, ufkumu açtı. Kitap bittiğinde çok güzeldi bee diyerek kapadım kapağını. O hissi bana veren tüm kitaplara sevgiyle…
Sırların SırrıDan Brown · Altın Kitaplar · 20254,003 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 104. kitabı
Merhabalar Çok severek okuduğum bir fantastik kurgu olan Bir Kış Gecesi Masalı serisinin ilk kitabı Ayı Ve Bülbül ile gelmiş bulunmaktayım kitap gerçekten çok iyi. "İki nefes arasında geçen boşlukta, rüzgar ona bir masal anlatmıştı: ölüm ve yaşamın birlikteliğine, hüzünlü bir yılda doğan bir çocuğa dair bir masal..." Vasya ve kardeşleri rus ormanlarında yılın çoğuna hakim olan çetin kış mevsimini ateşin etrafına toplanıp, bakıcıların anlattığı masalları dinleyerek geçirirler. Bu masalların içerisinde Vasilisa en çok mavi gözlü buz iblis'in hikayesini dinlemeyi severdi. Yaşlı köylüler ise buz kralından korkmakta ve evlerini onlardan koruyan ruhları ödüllendirmektedir. Yıllar sonra Vasya'nın üvey annesinin gelişi ile tüm hayatları değişir. Kadın ev perilerinin uzaklaştırılmasını emreder. Ve onları ödüllendirmeyi yasaklar. Vasya bunun kötü talihe olduğunun farkındadır. Sonrasında peşpeşe gelen felaketler köyün yakasını bırakmaz. Tehlike yaklaştıkça Vasya ailesini bekleyen tehditten onları korumak için uğraşır. Ancak bu mücadelesi onu hiç beklemediği bir maceraya sürükleyecek. Bakıcısının anlattığı masalların gerçeğe dönüştüğü yep yeni dünyalar keşfetmesini sağlayacak. İçinde sihir, canavar ve büyümeye çalışan küçük bir kız çocuğunun mücadelesi olan eşsiz bir kış masalına Morozko ve Vasya'yı okumaya hazırmısınız.... @arden_katherine Ephesus Yayınları
1000Kitap
Bir Kış Gecesi Masalı 1Katherine Arden · Ephesus Yayınları · 2021904 okunma
Spoiler İçerebilir
Puan vermedi·283 syf.··
2025 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2025 16:18
Selamlar sevgili okurlar; Gece yarısı kütüphanesinin yazarının bir başka kitabının yorumuyla geldim. İnsanlar… Öyle güzel bir kitaptı ki yazarın hayal gücüne bir kez daha hayran kaldım. Kitabın konusundan spoiler vermeden yazmaya çalışacağım ama şimdiden söyleyim; dünya dışı yaşam formlarını merak eden, bilim kurgu türlerini seven, gece yarısı kütüphanesini seven herkes bu kitabı kesinlikle sever. Bir oturuşta biten çok güzel bir kitaptı. Kitabın konusuna gelecek olursam; dünyada yaşayan bir matematik profesörü çözülmez denilen bir matematik denklemini çözüyor ve çözülen denklem adeta dünyayı karanlık çağdan alıp yep yeni bir çağa adım atamasını sağlayacak kadar önemli bilimsel gelişmelerin temelini oluşturuyor. Aynı Albert Einstein’nın izafiyet teorisini çözmesi gibi… Bu denklem çözülünce dünya dışı başka bir gezegende yaşayan yaşam formları (insanlar göre çok çok gelişmiş bir yaşam formu) denklemin yok edilmesini insanların onlar kadar gelişip onların teknolojisine sahip olmalılarını istemiyorlar ve kitabın ana kahramanını göreve dünyaya gönderiyorlar. Onlara göre karbon bazlı organizma olan insanlar oldukça ilkel, kavgacı, bencil, biz kavramanıdan önce bencilce ben diyorlar. Evrenin temeline insanlar kendinlerini koyuyorlar kendileri dışında canlıları kendilerine itaat etmelerini isteyen ilkel bir tür. Eğer bu formül çözülür ve çağ atlarlarsa diğer yaşam formlarına ulaşıp onları köle haline bile getirmeye çalışabileceklerinden korktukları için insanların dünya dışına çıkmalarını diğer yaşam formlarını öğrenmelerini istemiyorlar aslında bu şekilde olacak savaşların önüne geçtiklerini düşünüyorlar. Hem insanları hem evreni koruduklarına inanıyorlar. Bu sebepten formülü ve formülü bilen herkesi ortadan kaldırmak istiyorlar. Gelen görevlinin bu görev ve insanlar
1000Kitap
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,8bin okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2025 00:51
Kırıldım Ama İyileşiyorum / Kinsun “Kırıldım Ama İyileşiyorum”,benim için sadece okunup,rafa kaldırılacak bir kitap olmadı.Yazarla karşılıklı sohbeti başlatan ve ayrıca düşünme ritüelimin de eşlikçisi oldu. Hayatın yoğun,telaşlı temposundan yorulduğumuz anlarda,kitabın sayfalarını çevirmek,içinden bir söz seçip üzerine düşünmek bile sakinleştirmeye yetiyor.Yazar Kinsun,öyle sade ve etkili bir dil kullanmış ki,sayfaları çevirirken bir terapi seansındaymışız gibi hissetmemek mümkün değil.Bu kitapta yargılama,sorgulama okuruna “neden,niçin kırıldın,üzüldün” soruları yok,aksine artık “nasıl iyileşeceksin” sorusuna cevaplar ve yol planlaması var. Bu pratik ve yapıcı yaklaşım biz okurların modunu yükseltirken,güçlü mesajlar da,belki hemen belki de zamanla yep yeni bir “ben” uyanışlarının başlamasına vesile olacak. Kitapta altını çizeceğimiz her cümle,kendimize hediye edeceğimiz ve artık sonraki hareketimizin eylemi olacak şekilde bizlerin sahipliğinde oluyor.Yazarın kendi hayatından da yer verdiği hikayeler,bizlere dışarıdan bilgi aktarmaktan çok,içimizdeki gücü görmemizi sağlayacak kolaylıklar sunmasıyla daha da anlam kazanıyor. Yaralarımızı yok saymadan aksine onlardan güç alarak parlamak istiyorsak,bu kitap bir sonraki adıma geçme motivasyonumuz olacaktır. Hayata dair umudunu tazelemek ve kendi baharını getirmek isteyen herkesin elinin altında olması gereken bir motivasyon ve “ışığını fark et” seslenişleriyle dolu dolu olan bu eser,aslında sadece bir kitap değil,resmen masanın üzerinde duran bir huzur karesi,bir rehber,bir yol arkadaşlığı gücü… Tavsiyemdir,keyifle okunsun. @kinsunofficial @destekyayinlari #kırıldımamaiyileşiyorum
Kırıldım Ama İyileşiyorumKinsun · Destek Yayınları · 2025193 okunma
Yok olan ritüellerden, yokluğun ve değişimin ritüeline
Puan vermedi·116 syf.··
2025 27. kitabı
Kitap farklı konulardaki kaybolan ritüeller sonucunda insanın anlam arayışında yaşanan dönüşüm ve “insan olmak” kavramı üzerinde farklılaşan toplumu kuvvetli argümanlarla desteklemiş. Ritüellerin kökündeki sembolizm arayışı ve insanın varlığı itibariyle içerisinde barındırdığı sembolik dil, hayata ve topluma sembolik bakışı ve ritüellerin insan hayatında girmesi, taşınması ve uygulanmasında yaşanan dönüşümle, insan kavramında yaşanan dönüşüm kuvvetli argümanlarla destekleniyor. Örneğin üretim devrimi ile birlikte uzun süredir üretim metası olan insandan tüketim metası olan insana dönüşüm; tüketimle dejenere olan ve kanıksanan metanın insan için anlamsızlaşması ve değersizleşmesi örneklerle anlatılmış. İnsanın ego merkezine yaptığı yolculukta, sergilediği her performans ile kendisini yaratması ve kollektif narsizme giden dönüşüm ile “iletişimden yoksun toplulukların, topluluktan yoksun iletişime dönüşmesi”, din, kurban, bayram gibi kavramlarda yaşanan yozlaşma ve dönüşüm, adalet için düello yapan asillerden, asiller için ölen kölelerin savaşına ve savaşın ritüellerindeki dönüşümüne, cinsellikteki ritüellerden pornografiye ve insan bedeninin çıplaklaşmasına kadar çok farklı destek noktalarından konu oldukça güzel bir kompozisyonda sunulmuş ve ufuk açıcı çok fazla noktayı içeriyor. Gelelim kitabın bıraktığı bir iki soruya: Mesela, kitapta bahsedilen ve yok olan ritüellerin yerine yep yeni ritüeller sürekli çıkıyor. Mesela, bugün yapay zeka alanında yeni teknoloji firmaları, bu firmaların kendi ritüelleri, yıllık toplantıları, duyurdukları yeni icat ve ürünleri ve bunların ritüel şeklinde yapılması var. Bir diğer konu ise bireysel ritüeller. Kitabın kabulü tamamen sosyal ritüeller üzerinden yapılmış. Bir insanın hayatta yaşadığı bireysel ve sadece kendisini hissettiği
Ritüellerin Yok Oluşuna DairByung-Chul Han · İnka Kitap · 2022223 okunma