Oğlu şafakta doğmuş,güneş yükselirken ölmüştü.
Bir fikir gibi doğmuş ,bir iç çekiş gibi sönmüş ve bir gölge gibi kaybolmuştu. Annesini teselli edip ona huzur verecek kadar yaşayamamıştı. Yaşamı,gecenin bitişiyle başlamış, güneşin doğuşuyla da sona ermişti.
Bir dalganın kıyıya vurduğu, denizin çekilmesiyle tekrar denize dönen bir inci tanesi...
Daha yeni filizlenen, ama ölümün ayakları altında ezilen bir zambak...
Gelişiyle Selma'nın yüreğini aydınlatan, gidişiyle ruhunu öldüren bir misafir...
Ben ne sevgi ve huzur dolu yeni bir hayatı hak ediyorum ne de kendimi hayatın tüm güzelliklere ve zevklerini görebilecek kadar güçlü hissediyorum.Çünkü kanadı kırık bir kuş semaya yükselemez bir mumun verdiği loş ışığa alışan gözler ,güneşe bakabilecek kadar güçlü değillerdir.Bana mutluluktan söz etme ,çünkü o mutlu hatıralar bana acı veriyor.Bana huzurdan söz etme çünkü gölgesinden bile çekiniyorum.Ancak bana bak ve Tanrı'nın küllerimin içinden tutuşturduğu meşaleyi gör.
"Hayır,sevdiğim, yüreğim ayrılmamızı istemiyor, çünkü sen benim bir parçamsın. Gözlerim sana bakmaktan hiç yorulmaz, çünkü sen benim ışığımsın. Ancak kader, benden hayatın engebeli yolunda kederle yürümemi istiyorsa, senin kaderinin benimkine benzeyecek olması beni nasıl memnun edebilir? ve devam etti, "Sana her şeyi anlatamam, çünkü acıdan dilim yuttum, konuşamam.Dudaklarım kederle mühürlendi, kıpırdayamazlar. Sana söyleyebileceğim tek şey, senin de benim düştüğüm tuzağa düşmenden korktuğumdur."
"Bırak huzur içinde göçeyim bu diyardan. Bu kafesin demirlerini kırdım artık: izin ver uçayım ve beni çağıran annene kavuşayım. Hava açık, deniz sakin, gemi yola çıkmaya hazır. Geminin yola çıkmasına engel olma. Bırak rüyam burada son bulsun, bedenim diğerinin yattığı yerde huzur içinde yatsın, ruhum şafakta uyansın, ruhun benim ruhumu kucaklasın ve bana bir umut öpücüğü ver.Mezarımın üzerinde çiçekler ve otlar bitsin diye üzerime ne hüznün ne de acının gözyaşlarını akıt. Ellerime ıstırap gözyaşları dökme, çünkü mezarımı dikenler kaplar. Alnıma acının çizgilerini çekme. çünkü rüzgâr geçerken görür ve bedenimin küllerini savurmaz yeşil kırlara. Seni nefes alabildiğim sürece seviyorum yavrum. Öldükten sonra da seni sevmeye devam edeceğim. Ruhum her zaman seni koruyup,kollayacak."