Ayşe

Ayşe
Okul Öncesi Ögretmeni
Lisans
20 Nisan
111 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Biz Çanakkale'de, Ehl-i saliba karşı harbettik. Ve Allah'a bin şükür, salipleriyle beraber cümlesini hak ile yeksan ettik. Lâkin unutmamalıyız ki bu harp başka başka cephelerde devam ediyor ve Müslümanlar uyanıp da kendilerine gelinceye kadar devam edecektir."
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Hele Fahreddin Paşa, diyorlardı. Şöhreti buralara kadar yayılan bu kumandanın Arap olduğunu iddia edenler var. Bazıları da Arnavut olduğunu söylüyor. Doğru mudur? Aslını siz bildiğiniz için lütfen bizi aydınlatın." Aydınlattık ve Paşa'nın halis muhlis Türk, Türkoğlu Türk olduğunu anlatırken, Mısırlı gazetecinin: "Ama duyduğumuza göre pek mûtekit bir Müslümanmış da..." deyişi üzerine, ben dayanamadım sesimi yükselttim: "Doğrudur, öyledir. Fakat hangi Türk yine öyle dini bütün Müslüman değildir? Zaten öyle olmasaydılar dünyaya parmak ısırtan o Medine destanını yaratabilirler miydi?
Emir Abdullah, ertesi günkü bir görüşmemizde bana: "Beyefendi." demişti. "İşte gördünüz. Müslümanlık öyle bir bağdır ki bunu kimse koparamaz. Hele Türklerle bizi birbirimize bağlayan bu bağın artık kıymetini bilmeliyiz ve inşallah bileceğiz." O gün, Emir Abdullah'ın bu sözüne karşı, durumum gereği, yazık ki, "İyi ama Emir Hazretleri, bu bağın kıymetini bilememiş olanlar kimlerdir? Herhalde bütün tarih boyunca bu bağın kıymetini Türklerden çok bilen ve bu uğurda durmadan kan döken başka kimse olmamıştır." deyip de nihayet aklının başına geldiğini hatırlatamamışımdır ama daha sonraları -görüleceği veçhile- Allah'a şükür bunu yapabilmişimdir.
- Bu hasta halinle nereye kaçıyorsun? + Efendim iki aydır yatıyorum. Artık yeter. Fazlası erkekliğe yakışmaz. Biz buraya milletin ekmeğini boşu boşuna oturarak yemeğe gelmedik. - Peki ama kaçıp da nereye gidecektin? + Yine karargâhıma gidecektim. - Evladım, olan biteni biliyorsun. Karargâh filan kalmadı. Paşa da Medine'den ayrıldı. + Yalan efendim, yalan. Öyle şey olmaz. Nasıl ayrılır? Burayı bırakıp da nereye gider? Doğruluğunu iyice anlatmak için söylenenlerin hepsini dinledikten sonra ağlamaya başlayan Osman oğlu Ramazan'ın, gözyaşlarını sile sile son sözleri şu oluyor: + Vah, bu da mı başımıza gelecekti? Öyle ise, kaçar Medine'de bir yere saklanırım. Fahreddin Paşa, nasıl olsa bir gün yine buraya gelecektir. O gelinceye kadar onu beklerim. Aç, susuz da kalsam, yine beklerim. Ama esir olmam.
Mısırlı biri yazar: "Türklerden tarih boyunca pek çok kahraman çıktığı bilinen bir gerçektir. Fakat biz Araplar, Fahreddin Paşa'yı Türk olmakla beraber, İslam'ın da bir kahramanı olarak kabul ediyoruz. Ve İslam alemi bugün böyle bir kahramana, her zamandan fazla muhtaçtır. Müslümanlığın bugün içinde bulunduğu çok müşkül durumdan kurtuluşu, ancak Fahreddin Paşa gibi müstesna bir şahsiyetin önderliği ile mümkündür." demişti.