Bir kötülüğün, bayağı bir davranışın çirkinliği; kötülüğün büyüklüğüne veya küçüklüğüne göre değişmez. Yapılan kötülük büyük de olsa, küçük de olsa fark etmez. Bir ekmek çalmakla bir kişiyi milyarlarca lira dolandırmak nicelikte farklı görünürken nitelikte aynıdır. Kişi anlamalıdır ki aslolan büyük kötülüklerden kaçınmak değil, kötülüklere hiç bulaşmamaktır. Fakat hepimiz biliriz ki toplumda buna dikkat etmeyenler çoktur. Böyleleri için önde gelen şey yapılan kötülüğün etkisinin büyüklüğü ve küçüklüğüdür. "Bu küçük bir hata, küçük bir kötülük; bu kadarı kadı kızında da olur." diyenlere şunu söylemek gerekir: "Küçük kötülükleri hoş görenler, büyük kötülüklere zemin hazırlarlar."
Türk köylüsünün ruhu, durgun ve derin bir sudur. Bunun dibinde ne var? Yalçın bir kaya mı, balçık yığını mı, bir yumuşak kum tabakası mı? Keşfetmek mümkün değildir.
Biliyordum ki, toprak katı ve tabiat zalimdir ve insan cinsi bozuk bir hayvandan başka bir şey değildir; biliyorum ki, insan hayvanların en kötüsü, en bayağısı ve en az sevimli olanıdır.