Bir kötülüğün, bayağı bir davranışın çirkinliği; kötülüğün büyüklüğüne veya küçüklüğüne göre değişmez. Yapılan kötülük büyük de olsa, küçük de olsa fark etmez. Bir ekmek çalmakla bir kişiyi milyarlarca lira dolandırmak nicelikte farklı görünürken nitelikte aynıdır. Kişi anlamalıdır ki aslolan büyük kötülüklerden kaçınmak değil, kötülüklere hiç bulaşmamaktır. Fakat hepimiz biliriz ki toplumda buna dikkat etmeyenler çoktur. Böyleleri için önde gelen şey yapılan kötülüğün etkisinin büyüklüğü ve küçüklüğüdür. "Bu küçük bir hata, küçük bir kötülük; bu kadarı kadı kızında da olur." diyenlere şunu söylemek gerekir: "Küçük kötülükleri hoş görenler, büyük kötülüklere zemin hazırlarlar."
Türk köylüsünün ruhu, durgun ve derin bir sudur. Bunun dibinde ne var? Yalçın bir kaya mı, balçık yığını mı, bir yumuşak kum tabakası mı? Keşfetmek mümkün değildir.
Biliyordum ki, toprak katı ve tabiat zalimdir ve insan cinsi bozuk bir hayvandan başka bir şey değildir; biliyorum ki, insan hayvanların en kötüsü, en bayağısı ve en az sevimli olanıdır.
Şu an hislerimi nasıl dışarı vuracağımı bilmiyorum ama harika bir kitabı daha bitirmiş bulunmaktayım. Bu kitabı etkinlik dahilinde okumamı sağlayıp bana destek olan Quidam'a çok teşekkür ederim.
Rus Edebiyatı hep ilgimi çekmiştir ve Dostoyevski de adını sıkça duyduğum yazarlardan biri oldu. Haliyle Suç ve Ceza'yı okumak da hep aklımın bir köşesindeydi. Ne kadar sınav dönemimle çakışmış ve bakmaya bir süre ara vermiş olsam da beni kendine çok bağladı. Ah Raskolnikov, sana hiç kızamıyorum! Bir katil olsan da kendiyle olan konuşmalarında öyle bir anlatım şekli var ki resmen işlediği cinayeti normalleştiriyor. Ki ben bunu daha önceden de duymuştum yani o kitabı okuduğunda cinayeti işlediği için Raskolnikov'a kızamayacaksın demişlerdi ki öyle de oldu.
Raskolnikov kitabımızın baş kahramanı, eski bir üniversite öğrencisi ailesinden uzakta ve yalnız, yoksul bir yaşam sürüyor. Razumihin onun yakın arkadaşı, ve tabi ailesi de var ama onlar kitaba daha sonrasında dahil oluyorlar.
Raskolnikov bir cinayet işliyor ama bunu anlatırken hep "Ben bir kötülük değil insanlığın yararına bir şey yaptım o kadın bir işe yaramıyordu." diyor. Ve hatta bu yüzden vicdan azabı çekmediğini söylüyor.
Normalde nasıl olursa olsun bir cinayeti kabullenemeyiz yani doğru bulmayız. Gerçi bu biraz da katilin içinde bulunduğu duruma bağlı diye düşünüyorum. Tabi ki cinayet affı olmayan bir şey kimse bir diğer kişinin yaşama hakkını elinden almaya hakkı yoktur. Fakat bu konuda katilin ruh hali ve akli dengesinin yerinde olup olmaması da göz önünde bulundurulacak durumlardan birazıdır. Ki Raskolnikov yoksul bir adam ailesinden uzakta olması yalnızlık çekmesi vs vs onu bu yanlış duruma iten sebeplerden olabilir.
Sürekli kendi kendine konuşuyor olduğunu okuyunca sanki bu bunalımları siz de yaşıyor gibi