Eğer herşey, Vâhid-i Ehad olan Kadîr-i Zülcelal'e verilmezse, belki esbaba isnad edilse lâzım gelir ki; âlemin pek çok anasır ve esbabı, herbir zîhayatın vücudunda müdahalesi bulunsun.
Üstlerindeki göğe bakmazlar mı, onu nasıl bina edip süsledik. (Kaf Suresi 50:6)
Hem semanın yüzünde, hikmet içinde bir hareketi görmeyi âyet emrediyor.
Nasılki bir fabrikanın çarklarını ve dolaplarını bir hikmet içinde çeviren bir san'atkâr, fabrikanın azamet ve intizamı derecesinde derece-i san'at ve maharetini gösterir.
Öyle de: Koca Güneşe, seyyarat ile beraber fabrika vaziyetini veren ve o müdhiş azîm küreleri fabrika çarkları gibi etrafında döndüren bir Kadîr-i Zülcelal'in kudret ve hikmeti, o nisbette nazara tezahür eder.