" İnsan nedir? " diye devam ediyor baba. İnsan secimler ve koşullardan ibarettir. Hiç kimsenin koşullar üzerinde hâkimiyeti yoktur ama seçimleri üzerinde vardır.
" Ya siz kayınbabacığım, siz Uganda'dan mı yanasınız yoksa Filistin'den mi? "
" Uganda! 1905'ten beri hiç kimse Uganda'da bir Yahudi devleti kurmayı düşünmüyor. Bu İngilizlerin onur kırıcı bir teklifiydi. Kara Afrika'da! Hayır, Filistin'e gitmeliyiz. "
Hitler küplere biniyordu. Sığınağına çekilmiş, kulaklarını tıkıyordu. El sıkışmak ve ilahiler söylemek için hendeklerin arasında kalan no man's land içinde buluşan Alman, İngiliz ve Fransız kuvvetleri arasında bu kendiliğinden gelişen Noel ateşkesini tüm benliğiyle kınıyordu. Öfkeden tepiniyordu.
Adolf Hitler : Reddedildi.
Demirden bir perde indi. Bitti. Bu kadar. Daha ileriye geçiş yok. Haydi, başka kapıya. Dışarı.
Hitler, etrafına baktı. Onlarca ergen, kulakları kızarmış, çeneleri kasılmış, ayak uçlarında zemberek gibi gerilmiş bedenleri ve heyecandan terleyip ıslanmış koltukaltlarıyla, her birinin kaderini tek tek çizen odacıyı dinliyorlardı. Kimse ona dikkat etmiyordu. Az önce açıklanan korkunç şeyi, Güzel Sanatlar Akademisi'nin salonunu delip geçen felaketi, kâinatta koca bir gedik açan patlamayı tek kişi bile işitmemişti : Adolf Hitler reddedildi.