Herşey boşunamı? Ne kadar uzun yıllar önce basılmış( Yalnızız bu okadar eski değil ama) bi kitap okusam hep bi hiçlik duygusu. Hiçbirşey değişmiyor sadece insanların suretleri biri ölüyor başka suret geliyor... Çağın getirdiği teknoloji mi o sadece çağı geri götürüyor..
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her ev, her kapalı kapı,kendi talihsiz sırrını izliyordu acının delik deşik gerçeğine. Yangın da ilk kurtarılacakların,ilk onların katil vacip kılınıyor kıyım meclislerinde. Önce kadınlar ve çocuklar nakşediliyordu mezar taşlarının beyaz mermerlerine. Kurbanların tarihi,sesizlik yeminleriyle defalarca yeniden yazılıyordu. Heyhat, ümit öyle elzem,yaşamak lezzeti öylesine keskindir ki, her bozguna sonra henüz yazılmamış bir hikaye için acele kan aranıyordu
İnsan kimi sevmezdi? Sevilmeyi hak etmeyecek kadar kötülerimi yoksa kendilerini sevmeyenleri mi? Hem birini iyi ya yada kötü yapan neydi? Fıtrat mi? Kader mi? Yoksa ona bakıp nasıl bir insan olduğuna karar verenleri mi? Mutluluk öyle bir şeydi ki herkese yakışıyor, gülümserken pek az kişi kötü olabiliyordu
Hayat bir iskambil oyunu olsaydı eğer,muhtemelen sürüp giden ellerde keder sevinci daima yernerdi. Buna rağmen kazan̈in hep mutluluk olması içinden çıkılmaz garip bir deneklemdi.