Kitapların arasında kuruttuğum çiçeklerim var benim.
Her biri sana dair bir hayalin arasında saklı sanki.
Her biri bazen bir sayfayı açıyor,
Kimisi aradan düşüp küçücük bir çiçekle birlikte seni ve seninle kurduğum hayalleri hatırlıyor bana;aynı masada içeceğimiz kahveleri, paylaşacağımız uzun hikâyeleri.
Artık geleceği düşündüğümde kendimi yalnız hayal etmiyorum.
Merak ettiğim şehirlerde,
güzel manzaralarda,
okuduğum cümlelerde ve duyduğum şarkılarda hep sen varsın.
Görülecek,
Keşfedilecek,
Belki de günlerce bir orman içinde yahut bir su kenarında huzurla geçirilecek kamp günlükleri,
Haftanın bir günü rakı balık yapacağımız o gün,(cuma olmaz. Cumartesi olsun🫂)
Bulaşıkları sevmediğini bile bile sana yıkacağım günler,
Çoraplarını kenara atmışsın diye kızıp sonra da kıyamayıp kendi kendime yatışacağım anlar..
Daha bir sürü hayalim var ama en çok hangisini istersin dersen;
Başım göğsünde,sesinin tınısına bırakıp kendimi oracıkta uyuyacağım günler derim..
Huzurla,
Güvende hissederek,
Korkmadan,
Çekinmeden,
Yüzümde tebessümle göğsünde uyuyacağım günler..
Biliyor musun:Sen bana sevginin insanın içini huzurla doldurduğunu öğrettin.
Olmadığında içim susuyor,
Yüzüm gülmüyor,
Neşem benden çooooook uzaklara gidiyor..
Ama sen olunca tam aksi dünyanın tüm gürültüsü susuyor, içimdeki telaşlar sakinleşiyor. Çünkü senin varlığın benim yuvam yokluğun kapı eşiğinde kalmışlık hissi..
Kalbime iyi gelenim,
beni olduğum gibi sevenim..
Aksiyim biraz,
Huysuzum kabul..