İyi bir insan olmak ancak iyilikle mümkündür. İyilik yapabilmek için zengin olmayı beklemek nasıl kendini hayırdan mahrum bırakmak ve yoksulluğa esir olmak ise, aynı dili konuşmak, aynı ırka, dine, mezhebe mensup olmak da gerekmez iyilik edilenle. Irkın, rengin, dilin bir önemi var mı, gözlerimizin içine bakıp merhamet umut eden bir yetim, bir garip, bir kimsesiz gördüğümüzde? Sahi, "biz"den olmayan var mı yeryüzünde?
Sayfa 148 - DİB·Kitabı okuyor
Din
Bir kişi, yedi yüz fersah öteden, yedi kelime öğrenmek için bir bilgenin yaşadığı yere gitti. Bilgenin yanına var- dığı zaman ona şöyle dedi: "Ben Allah'ın sana vermiş ol- duğu ilim için sana gelmiş bulunuyorum. Gök ve gökler- den daha ağır olanı, yer ve yerden daha geniş olanı, taş ve taştan daha katı olanı, ateş ve ateşten daha hararetli olanı, zemherir ve zemherirden daha soğuk olanı, deniz ve denizden daha zengin olanı, yetim ve yetimden daha zelil olanı bana haber ver." Bilge kişi, ona şöyle dedi: "1. Suçsuz bir kimseye iftira atmak, göklerden daha ağırdır. 2. Hak ve hakikat, yerden daha geniştir. 3. Kanaatkâr bir kimsenin kalbi, denizden daha zen- gindir. 4. Hırs ve haset, ateşten daha hararetlidir. 5. Yakın akrabaya olan ihtiyaç -eğer yerine getiril- mezse- zemherirden daha soğuktur. 6. Kâfirin kalbi, taştan daha katıdır. 7. Koğucu bir kimse --koğuculuğu ortaya çıktığı za- man- yetimden daha zelil ve sefildir."
Sayfa 202·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yazının ruhu mu olurmuş diyor mahkeme katibi Bu yüzden eskiyor hayat, merhamet yetim kalıyor Bir tek susku kalıyor, diller de ölüyor birer birer Ölen her dil yalnızlığı oluyor bu dünyanın
Alıntı
Mescid-i Aksa'yı gördüm düşümde Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu Varıp eşiğine alnımı koydum Sanki bir yeraltı nehr çağlıyordu ​Gözlerim yollarda bekler dururum Nerde kardeşlerin diyordu bir ses İlk Kıblesi benim ulu Nebi'nin Unuttu mu bunu acaba herkes ​Burak dolanırdı yörelerimde Miraca yol veren hız üssü idim Kutsallığım belli şehir ismimden Her yana nur saçan bir kürsü idim ​Hani o günler ki binlerce mü'min Tek yürek halinde bana koşardı Hemşehrim nebi'ler hâtırı için Cevaba erişen dualar vardı ​Şimdi kimsecikler varmaz yanıma Mü'minden yoksunum tek ve tenhayım Rüzgârlar silemez gözyaşlarımı Çöllerde kayıp bir yetim vâhayım ​Mescid-i Aksa'yı gördüm düşümde Götür müslümâna selam diyordu Dayanamıyorum bu ayrılığa Kucaklasın beni İslâm diyordu
Sayfa 85·Kitabı okudu
Mescid-i-Aksa
Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu Varıp eşiğine alnımı koydum Sanki bir yer altı nehr çağlıyordu Gözlerim yollarda bekler dururum Nerde kardeşlerim diyordu bir ses İlk Kıblesi benim ulu Nebi’nin Unuttu mu bunu acaba herkes Burak dolanırdı yörelerimde Mi’raca yol veren hız üssü idim Bellidir kutsallığım şehir ismimden Her yana nur saçan bir kürsü idim Hani o günler ki binlerce mü’min Tek yürek halinde bana koşardı Hemşehrim nebi’ler yüzü hürmetine Cevaba erişen dualar vardı Şimdi kimsecikler varmaz yanıma Mü’minde yoksunum tek ve tenhayım Rüzgarlar silemez gözyaşlarımı Çöllerde kayıp bir yetim vâhayım Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde Götür müslümana selam diyordu Dayanamıyorum bu ayrılığa Kucaklasın beni İslâm diyordu
Alıntı
Yalın Kılıç Bir Sevdâ
O ki meydanın ortasına durmuştu Elini kılıcının kabzasına koymuştu. Dedi savaşçı: "Ben gidiyorum Hicret ediyorum. Varsa ağlatmak isteyen anasını Dul koymak isteyen karısını Ve istiyorsa çocukları yetim kalsın Arkamdan gelsin.
Sayfa 121 - İz Yayıncılık 20.Baskı, 2021
Arayanlar ve Bulanlar