10/10
·325 syf.·
2026 5. kitabı
Hayatımda ilk defa bir kitabı okurken ağladım. Kitabın ilk sayfalarından itibaren beni etkileyen yerlerde durup notlar alarak ilerledim. Notlarıma dönüp baktığımda görüyorum ki, ilk sayfadan itibaren beni duygulandıran birçok sayfa olmuş. Charlie’nin azmi ve hevesi, ameliyata girerken uğurlu eşyalarını yanında götürmesi, o çocuksu masumluğu hatta engelliler okulu lafı bile duygulanmama yetti. Zihinsel engelli bir karakteri ve bu karakterin yaşadığı o gelişimi yazan yazarı da böyle bir kitabı çeviren çevirmeni de ayrı ayrı tebrik ediyorum. Charlie’nin annesinin tutumu, okurken nefesimi kesen cinsten bir kötülüktü. Norma çocuktu, annesinden de etkileniyordu ama annelerinin; Norma’nın “normal” olduğunu fark ettiği an sorunun kendinden kaynaklı olmadığını, sorunun sadece Charlie olduğunu düşünüp onu gözden çıkarışının hiçbir açıklaması yok. Zihinsel engelli bir birey yaptıklarının mesuliyetini alabilecek düzeyde değildir. Sırf zihinsel engelli diye dalga geçen fırındakilere ve ameliyatı yöneten ekibe ayrı ayrı öfkelendim. Özellikle Profesör Nemur’un, Charlie’yi bir birey olarak görmediğini belirtmesi ve özünde tüm ekibin onu sadece deney faresi gibi görmeleri içler acısıydı. Ama bu okuduklarımız ne kadar yaralayıcı olsa da gerçek hayatta zihinsel engelli bireylerin sıkça yaşadığı durumlar. İnsanlar engelli birinin bir kalbi, düşünceleri, duyguları daha doğrusu bir insan olduğunu o kadar çok yok sayıyorlar ki; bu kitabın her aşamasının bu kadar gerçekçi olması da yazarın nasıl olur da bunları bu denli gözlem ve analiz edip kaleme almış diye hayret etmekten alıkoyamadı. Özellikle de yakın çevresinde zihinsel engelli bir birey yoksa, bu daha da hayran olunası bir gözlem ve empati yeteneği. Charlie’nin o sondaki çöküş anını okumak benim için o kadar zorlayıcıydı ki bir
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
7/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 10:41
Sándor Márai’den okuduğum ilk kitaptı Csutora. Açıkçası kitaba büyük beklentilerle başlamadım ve bitirdiğimde de bayıldığım kitaplar arasına girdiğini söyleyemem. Ama okurken beni düşündüren ve bitirdikten sonra da aklımda kalmaya devam eden bir metin oldu. İlk bakışta bir köpeğin hikayesini okuyacakmışız gibi görünse de kitap ilerledikçe meselenin köpekten çok insan olduğunu fark ediyoruz. İnsanların canlılara, eşyalara hatta birbirlerine bile yükledikleri anlamları, beklentileri ve sahip olma duygusunu görüyoruz. Özellikle Csutora’nın cins bir köpek olmadığının anlaşılmasıyla birlikte insanların ona bakışının değişmesi bana oldukça çarpıcı geldi. Aynı canlı, aynı karakter ama bir anda değeri değişiyor… Kitap boyunca beni en çok etkileyen şey ise Csutora’nın bir türlü kalıplara sığmaması oldu. İnsanlar onu değiştirmeye, anlamlandırmaya ve kendi dünyalarına uygun hale getirmeye çalışırken o hep kendi doğasında kalıyor. Bu durum ister istemez insanın kendi hayatını da düşündürüyor. Ne kadarımız gerçekten kendimiz gibi yaşayabiliyoruz, ne kadarımız başkalarının beklentilerine göre şekilleniyoruz Márai’nin dili oldukça sade ve akıcıydı. Kısa bir kitap olmasına rağmen satır aralarında çok şey söyleyen metinlerden biri. Büyük duygusal kırılmalar yaşatmadı bana ama sakin sakin ilerleyen, düşündüren ve okuduğuma memnun kaldığım bir kitap oldu. İlk Márai deneyimim olarak da yazarın diğer kitaplarını merak etmeme yetti.
Edebiyat
CsutoraSándor Márai · Can Yayınları · 2025470 okunma
Reklam
Kendinden kaçamazsın.
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 108. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 07:24
Alex Schulman, o akıcı üslubuyla bizi öyle bir psikolojik labirente sokuyor ki, bir sonraki sayfayı çevirmeden duramıyorsunuz. Roman, fantastik bir zamanda yolculuk hikayesinden ziyade, insanın geçmişteki kendisiyle yaptığı o sarsıcı, dilsiz hesaplaşmanın anatomisi. İnsanın geçmişten kendisiyle konuşması nasıl olur? Olay zinciri bozulup zamanda bir kırılma mı yaşanacak, yoksa her şey kaçınılmaz bir sona mı hizmet edecek? Yazar bu soruları bir 'merak mekanizması' haline getirip okuru o telefon hattına bağlıyor. Kendi adıma, telefonla konuşmak zaten bir travmayken, geçmişteki kendimle o ahizenin ucunda karşılaşma fikri bile tüylerimi diken diken etmeye yetti. Alengirli cümlelere gerek yok; bu kitap insanı kendi geçmişiyle vuruyor. Son sayfalarında da ağlamak garanti. Okunmasını şiddetle tavsiye ederim.
Alıntı
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,235 okunma
Puan vermedi·512 syf.··
2019 16. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2019 00:00
Bu akşam Ephesus Yayınları nın FMArsal kitaplarından biriyle geldim. Dün akşam biten #buzsıcağı diğer bitenlerin yanında yerini aldı çoktan. Her zaman olmasa da arada tercih ettiğim türde olan kitaplar fazla birikmiş elimde. Bu üç kitabı da sahafta çok uygun görünce dayanamamış almıştım. Kalemine yabancı olmadığım bir yazar, az çok ne okuyacağımı bilerek yola çıkışım okumamı kolaylaştırdı. Hem sinirlenmemi, hem şaşırmamı, hem gülmemi, hem "yetti da" dememi sağlayan karakter ve olaylar sayesinde çabucak bitti. Başarılı bir beyin cerrahı ve çaresizlikte dibe vuran bir üniversite öğrencisinin tesadüfen yollarının kesişmesi sonucu ortaya çıkan hikayeyi okudum. Biri ne olursa olsun devam eden 'hayat' gibi capcanlı, biri dostlar başına bir buzul. Ben şimdi aksiyon beklentim olan bir kitaba balıklama dalış yapıyorum, malum fazla romantizm alerji yapıyor :) Keyifli okumalarınız daim olsun...
Buz SıcağıFatih Murat Arsal · Ephesus Yayınları · 2017624 okunma
Puan vermedi·355 syf.··
2019 14. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2019 00:00
Çoook uzun zamandır elimde beklettiğim @artemisyayinlari ndan #güneylivampirlerserisi ni geçtiğimiz aylarda nihayet okumaya başlamıştım. İlk iki kitabından sonra unutmuşum :) İki kitabın paylaşımına da baktım, ikisinde de sorular sormuşum ve keyifli yanıtlar almışım :) Tekrara girmesini istemediğim için bu sefer soru sormayacağım. Karakterlerimiz vampirlerden, şekil değiştiren insancıklardan (her türlü mahlukata dönüşebiliyorlar), telepatlardan ve kurt adamlardan oluşuyor. Başrol karakterlerimiz ise bir vampir ve telapat. Bu kadar hatırlama size de bana da yeter sanırım :) Serinin #kulüpölüsü kitabında özel bir görevde olan vampirimiz kaçırılıp, elindeki bilgiler için işkenceye maruz kalırken, onu kurtarmak telepat sevgilisine, vampir patronuna, borcunu ödemek isteyen bir kurt adama düşüyor. "yetti artık" dediğim durumlar çoktu, çünkü büyük bir hataya düştüm. Klasik ardından vampir okuyunca hazımsızlık yaptı :) Cümleleri o kadar sıradan geldi ki. Vampir okumayı ve onların aksiyonunu seven yanım olmasa araya gidecekti kitap. Her ay serinin bir kitabını okuyarak eritme sürecine girmiş bulunmaktayım. Görselde serinin yarısı var, nasıl eriyecekse artık. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Kulüp ÖlüsüCharlaine Harris · Artemis Yayınları · 2010401 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 1245. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 21:01
Önemli!! Caner Özdemir yazdı. Yapay zeka ile yazılmadı. Kitaptan önce evet kitaptan önce Kötülükler İyiliğe… Manyak kitabının yazarı Esra hocamın ürettiği içerikler yetti. Son zamanlarda üretilen içerikler kitapların değerini arttırır. Esra hocam benim kitabım olan Pessinus ve Tapınakları aldı. Benim için önce mütekabiliyet gelir. Kitabımı alanın kitabını alırım arkadaş. Ben pek fantastik kitaptan anlamıyorum. Kusurum mudur bilmiyorum ama Esra Hocam yine fantastik kitap çıkarırsa yine alır okurum. Kurgulaması yeter. Başkada lafım yok.
Kötülükler İyiliğe… ManyakEsra Karalı · Tilki Kitap · 20263 okunma
Reklam
Reklam