Ölmek ne Bahar? Ölmek ne? Senin ölmekle ne işin var?
Sen güzelsin, güzele ölüm yakışır mı? Ben seni buradan gittiğin günden beri bekliyorum, ölmek ne demek? Sen Bahar'sın, adının yanına ölüm koyunca oluyor mu, denesene bir kere.
Șu fotoğrafta onca yıldır gülümseyıp dururken ölmenin sırası mı? Aşk olsun Bahar, bir daha ağzından böyle sözler çıkarsa. Aşk olsun! Kuşçu Hüseyin'in oğlu Murat öldü ama sen ona niye bakıyorsun? Bizim okuldan Özgür kendini öldürdü de sen onunla bir misin? Nedim'in ablasıyla kız kardeşi lodoslu bir gecede öldüler ama şimdi lodos mu var? Oğuzhan'ın yanına gittiği kadının kocası dövüp sonra da pencereden atıp öldürdü, sen niye ölesin? Mehmet Ali'nin annesi Yıldız Abla dertten öldü, ölecek ne derdin var Bahar? Müfit Abi'yi ibretiâlem olsun diye öldürdüler ama senin ne meselen olacak ki ölesin? Bahar, ölmek ne demek?
Annelik duygusu kız çocuklarının yapısında vardır. Bu duygu sonradan kazanılmış bir duygu değildir. Biz erkekler sil*ahlarla, misketlerle oynarken, top peşinde koşarken, karşı cinslerimizin elinde mutlaka bir oyuncak bebek vardır. Her kız çocuğu o oyuncak bebeği sahiplenmekte ve ona şefkatle yaklaşmaktadır. Kız çocuğu biraz büyüdüğünde gerçek bir bebeğe mama verir ve onu bağrına basar. Hele bir de abla olursa ona kardeşinden öte bakmaya başlar.
“Yıldızın ışığı bize yıldız kaybolduktan milyonlarca yıl sonra ulaşır ya da öyle denir, doğrudur belki de. Bu nasıl bir evren ki böyle, bedenimizin ortasındaki karanlık dengede kalabiliyor?”
Ne istiyorlardı, insanlar? Bu kavga, bu öfke, bu kin, bu huzursuzlukları üreten davranışlar neden?.. Kardeşçe, dostça yaşamak dururken, bütün bölmek, huzuru huzursuzluklarla değiştirmek arzusu neden?.. Neden Allah'ım bu isyan, bu taşkınlık, bu öfke?..
Dost, sevecen, müşfik olmalı insanlar... Neden, neden Allah'ım bu düşmanlıklar?.. Yoksa, her olumlu ve olumsuz unsur, birer imtihan aracın mı yeryüzünde?..