Zeynep Nur Yıldızhan

Zeynep Nur Yıldızhan
@yildizhan_
"Daimîdir sürgünüm."
Yüksek Lisans
İstanbul
96 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
(Spoiler içerir.)
Puan vermedi·100 syf.··
2025 5. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2025 23:25
Pervin etrafındaki her şeyi eleştiren hatta resmen yerin dibine sokan bir kız. Katıldığım düşünceleri olmakla birlikte etrafına karşı bu kadar yargıç rolü üstlenmek kibirden başka bir şeyi hissettirmez bana. Ki beni bundan da öte sinirlendiren bir şey var. Herkesi bu kadar çok eleştiren ve özellikle kadınların bu hayattaki rollerine çok itina ile yaklaşan, onların özgür olmaları gerektiğini savunan bu kız, mesele kendi duyguları olunca bunları ayaklar altına seriyor. Tabii ki aşk insanı değiştirir, bazen kontrol zorluğu getirir vs. ama benim kabullenemediğim yer kızın aşık olduğu adam için ona köle olmak (mecazi de olsa) tarzı söylemlerinin olması. Kız bu kadar etrafını eleştiren biri olmasa da çok sinirlenirdim buna. Sonradan biraz daha gururlu oluyor ama o, aşkın imkansızlığından sonraki süreç. Bu subjektif söylemlerimden sonra asıl inceleme kısmına gelelim: Dediğim gibi kızın düşüncelerinde katıldıklarım da katılmadıklarım da var. Ama bunlardan bağımsız olarak şunu söyleyebilirim: Kitap genel olarak bu kızın (aslında yazarın) düşüncelerinden ibaret. Yani sanki sadece birinin birkaç konu hakkındaki düşüncelerini okuyor gibisiniz. Bu da romana zarar veriyor. O yüzden pek beğenmedim kitabı. Ama kitabı dönemine göre değerlendirirsek işler biraz değişebilir.
Genç Kız KalbiMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202310,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bana Her Şeyi Çok Erken Anlattılar
10/10
·184 syf.··
2025 2. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2025 15:31
(Spoiler içerir.) Uzun zamandır kendimi hüzün içeren kitaplardan uzak tutmaya çalışıyordum. Ama Şeker Portakalı ile bu kararımı çiğnemiş oldum. Bazıları bu kitabı küçükken okur ama iyi ki şimdiye bırakmışım. Böylesine güzel bir kitabı şu anki bilincimle okumak en doğrusuymuş. Kitabın ana karakteri Zezé adında bir çocuk. Biz de onun başından geçenleri, bunlar hakkındaki duygu ve düşüncelerini okuyoruz. Kitabın dili sade ve akıcı. Şimdi özüne gelelim; Zeki, hayalperest bir çocuk düşünün. Büyüklerin duygularını ve düşüncelerini çok iyi anlıyor. Onların üzülmesini umursuyor ve bunun için çaba harcıyor. Ama maalesef büyükler onun üzüntüsünü o kadar da önemsemiyor. İyi niyetle yaptığı şeylerin sonucunda bile dayak yediği oluyor. Onu çok iyi anlayan biri var ama. Hayata umutla bakmasını sağlıyor. Ama sonra onu kaybediyor. Ve büyük bir şok, bir hüsran yaşıyor. Hani insan bütün hayatını tek bir şeye bağlar, onu kaybedince de her şeyini kaybetmiş olur ya. İşte aynen öyle. Sonra Zezé, büyümeye başlıyor. Yaşadıkları onu erken büyütüyor. Bir çocuk gibi yaşayamıyor çünkü. Kitabın sonunda, başlığa da adını verdiğim "Bana her şeyi çok erken anlattılar." cümlesini kuruyor. Özellikle bu son sayfa çok etkiledi beni. Ama benim en etkilendiğim, en vurucu hissi yaşadığım yer burası değildi. Babasının ona portakal ağacının kesilmesine daha vakit olduğunu söylediği sahneydi. Çünkü orada Zezé ağlayarak, aslında portakal ağacının çoktan kesildiğini söyledi. Büyümüştü. Bir şeyler fiziksel olarak var olsa bile, anlamını kaybedince ölüyordu. Diğer etkilendiğim yer ise, Zezé babasını öldüreceğini söylemişti. Kastettiği onu kalbinde öldürmekti. Gerçekten de öyle olmuştu. "Beni kucağına alan bu adamın istediği nedir? Babam değil ki." demişti kayıtsız bir tavırla. Ortak olan durum, bir şeyler bizim
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,2bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2024 19. kitabı
·
56 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2024 21:15
Bu kitaba başlarken büyük bir hevesle başlamamıştım. Sıkıcı gibi gözükmüştü gözüme. Aslında ağır bir kitap değil fakat kendisini yavaş okutan bir kitap oldu, en azından benim için. Bu kitabı okurken farklı kitaplar da okumuştum ama bunu bir türlü bitirememiştim. Ama böyle olduğunda zorlamıyorum kendimi. Kitabın bende istediği hızda devam etmesini engellemiyorum. Kitap bir kadın hakkında insanların anlattıklarını içeriyor. Dediğim gibi dili ağır değil, anlaşılması zor değil. Ama sayfaları acaba n'olacak diye heyecanla çevirmedim. Garip bir kitaptı, okurken garipsediğim çok şey oldu. Bunların yanında gerçekten güzel şeyler kattı bana. Farklı bakış açıları öğrendim. Bazı cümleler terapide psikoloğun söyleyeceği cümlelere benziyor. (Coelho'dan da bunu beklerdim.) Ben de böyle kitapları çok seviyorumm <3
Portobello CadısıPaulo Coelho · Can Yayınları · 20085,1bin okunma
10/10
·202 syf.··
2021 1. kitabı
Burada kitabın genelinden değil içindeki bir öyküden söz etmek istiyorum. Öykünün adı "Unutulan". Bu, benim yıllardır en sevdiğim öykü. Hiçbir şey onu geçemedi. Bir edebiyat hocam okumuştu bu öyküyü. Öyle tanıştım. Ve dinlediğimde afalladım. Tekrar tekrar açıp okudum, yüzlerce defa dinledim öyküyü. Öyle ki nerdeyse ezbere biliyorum. Her seferinde aynı etkiyi yaratıyor üstümde, çarpıcı bir öykü. Birçok görüş var kendisiyle alakalı. Tavan arasının neyi simgelediği vs. Bana sorarsanız neyi simgelerse simgelesin, hatta hiçbir şeyi simgelemese bile etkili bir öykü. İçimde bir yerlere hep dokunuyor. Öyle vurucu cümleleri var ki. Tabii bunları fark etmek için yavaş okunması gerekiyor. Özellikle yağmurlu günlerde bu öyküyü açıp dinlemek bağımlılık oldu. Belki hiç kimsede olmadığı kadar özel bir yer kaplıyor bende. Bu yüzden de inceleme yazmaktan hep çekinmiştim. Bende kapladığı güzel yeri yeterince belirtemem diye. Belirtemeyeceğim, biliyorum. Ama beni en çok etkileyen, en sevdiğim öyküye yer vermeden edemedim. Sindire sindire ve defalarca okundukça kendisini daha çok açıyor okuruna. Şunu biliyorum ki bazılarımız zamanının çoğunu o tavan arasında geçiriyor. Daha sık çıkıyor oraya. Bu kitaptan alıntı paylaşmayacağım. Çünkü bir cümlesini paylaşsam diğerlerine haksızlık oluyor. Bu da bütün öyküyü alıntı olarak paylaşmam demek. Ama incelemeyi (inceleme sayılıyorsa) öyküden bir cümleyle bitirmek istiyorum. "Seni çok mu yalnız bıraktılar sevgilim?"
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,4bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2024 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2024 20:48
Rilke'yi hocalarımdan duymuş, onun şiirlerinden ve sözlerinden etkilenmiştim. Tanışma fırsatını hep kolluyordum. Bu, okuduğum ilk kitabı. Öncelikle kitabın akıcı bir şekilde ilerlediğini söyleyebilirim. Anlaşılması zor bir kitap da değil. En sevdiğim şeylerden biri bölüm bölüm ayrılması. Diğeri ise çok uzun tutulmayan paragraflarıydı. Böylelikle okuru sıkmadığını düşünüyorum. Rilke, hiç bakmadığımız yerlerden bakıyor meselelere. Onun bu özgünlüğü en çok etkilendiğim özelliklerinden biri. Bazen bazı şeyleri öyle güzel anlatıyor, tanımlıyor ki anca bu kadar güzel anlatılabilirdi diyor insan. Kitapta katılmadığım birçok şey de oldu elbette ama geneli beni etkileyen, evet işte tam olarak bu diye karşılık verdiğim cümlelerden oluştu. Beklediğim şeyle karşılaştım mı diye kendime sorduğumda evet diyorum. Rilke'nin bazı cümlelerinden büyüleneceğimi umuyordum. Karşılığını da aldım. Öyle ki bazı cümleleri ara ara zihnimde yankılanmaya devam ediyor.
Çünkü Zordur SevgiRainer Maria Rilke · Cem Yayınevi · 2020830 okunma